Çocuk - Ansiklopedik bilgi
Çocuk

1. (isim) Küçük yaştaki erkek veya kız
2. Soy bakımından oğul veya kız, evlat
3. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak
4. Genç erkek
5. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi
6. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse
7. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse
Çocuk - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 49. ayet:
Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı. 

Bakara (Sığır) Suresi 146. ayet:
Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. 

Bakara (Sığır) Suresi 233. ayet:
Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği bilinen (örf)e uygun olarak, çocuk kendisinin olana (babaya) aittir. Kimseye güç yetireceğinin dışında (yük ve sorumluluk) teklif edilmez. Anne, çocuğu, çocuk kendisinin olan baba da çocuğu dolayısıyla zarara uğratılmasın; mirasçı üzerinde (ki sorumluluk ve görev) de bunun gibidir. Eğer (anne ve baba) aralarında rıza ile ve danışarak (çocuğu iki yıl tamamlanmadan) sütten ayırmayı isterlerse, ikisi için de bir güçlük yoktur. Ve eğer çocuklarınızı (bir süt anneye) emzirtmek isterseniz, vereceğinizi örfe uygun olarak ödedikten sonra size bir sorumluluk yoktur. Allah tan korkup-sakının ve bilin ki, Allah yaptıklarınızı görendir. 

Müzemmil (Bürünen) Suresi 17. ayet:
Eğer inkâr edecek olursanız, çocukların saçlarını ağartan bir günde kendinizi nasıl koruyacaksınız?

Cin Suresi 3. ayet:
Elbette, Rabbimizin şanı yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."

Münafikun (İkiyüzlüler) Suresi 9. ayet:
Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah ı zikretmekten "tutkuya kaptırarak-alıkoymasın"; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

Çocuk - Bağlantılar
Çocuk

Çocuk Deyip Geçmeyin

Çocuk Eğitiminde Eskimeyen Usuller

Çocuk Eğitiminde Püf Nokta

Çocuk Gelişiminde Oyunun Önemi

Çocuk ve Bilgisayar Oyunları

Çocuk Eğitiminde Uygun Mesajlar

Çocuk Dünyasında Bilinmeyen Tehlike

Çocuk Dünyasında Bilinmeyen Tehlike 2

Anne - Çocuk Arasındaki Bağ

Tarihten Günümüze Çocuk Hakları

Okuma Alışkanlığı ve Çocuk Eğitimi


Anne Çocuk Münasebetinde Yeni Tesbitler

Çocuk Terbiyesi ve İktisadi Ölçüler

Çocuk Eğitimi mi Anne-Baba Eğitimi mi?
Çocuk - Bağlantılar
Efendimiz (S.A.V)´ın Hayatından Bir Örnek Işığında Çocuk Eğitimi 

ÇOCUKTA DİNÎ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ 

ÇOCUK EĞİTİMİ ÜZERİNE FARKLI BİR BAKIŞ 

Çocuk Suçluluğunu Önlemede Sünnetin Rolü 

Çocuk Karakterinin Ailede Şekillenmesi 

Efendimiz´in Çocukları İsimlendirmede Uyguladığı Yöntem 

Hadîsler Işığında Çocuk Terbiyesi 

Göz Nuru Ve Gönül Meyvesi Çocuklarımız 

Çocuk Ve Gençlerin Önündeki Engeller 
Hz. Peygamberin Hanımları ve Çocuklarıyla Münasebeti
Çocuk - Kitap Tanıtım
Çocuklara Söz Geçirme Sanatı
Pedagog Ali Çankırılı
ZAFER YAYINLARI

Arabanızla büyük ve kalabalık bir şehrin sokaklarında seyahat ettiğinizi, daha önce hiç gitmediğiniz bir adresi bulmaya çalıştığınızı, ancak kavşaklarda ve dönemeçlerde hiç levha bulunmadığı düşünün.
Aradığınız adresi bulmak için kim bilir kaç kez yanlış yola girer, kaç kez kaza atlatırsınız.
Doğru ve kabul edilebilir davranışları öğrenmeye çalışan çocuklar için de durum aynıdır.
Koyduğunuz sınırlar yol gösteren levhalar gibidir. Sınırlar, sanıldığı gibi, çocukların haklarını kısıtlamak, onlara baskı uygulamak değildir.
Sınırlar, çocuklara korundukları, güvende oldukları ve değer verildikleri duygusu kazandırır.
Aile içi kurallara uymalarını, işbirliği yapmalarını, otoriteye saygı duymalarını sağlar. 
Sorumluluk kazandırır. 
Sınırlar, onaylanan davranışları tanımlayan, çocuğa hatalı davranışlarını düzeltme fırsatı veren eğitici ve öğretici bir etkiye sahiptir.
Bu kitap çocuklara nasıl doğru sınırlar koyacağınızı, bağırmadan, sinirlenmeden, ceza vermeden nasıl söz geçireceğinizi anlatmaya çalışacaktır.
Çocuk - Muhtelif yazılar
FİLİSTİNLİ ÇOCUK 

Filistinli bir çocuk İsrail askerlerini taşlarken yakalanır. Askerler çocuğu merkeze götürürler. 
Komutan çocuğa :
- Sen intifada örgütünden misin ? diye sorar. Çocuk :
- Hayır, derse de kurtulamaz. Komutan eğer İntifadan beş kişinin ismini verirse serbest bırakılacağını söyler. Başka türlü kurtulamayacağını anlayan çocuk biraz düşündükten sonra :
- Eğer beş kişinin ismini verirsem gerçekten serbest bırakacak mısınız ? der.
Komutan :
-Söz, serbest bırakacağım, der. Bunun üzerine çocuk şu isimleri sayar :
1- Ebu Bekir es-Sıddık, 2-Ömer b. Hattab, 3- Osman b. Affan, 4- Ali Ebu Talib 5- Ubeydullah b. cerrah.
İsimleri alan komutan,çocuğu serbest bırakır İsimleri istihbarat teşkilatına gönderir.
Fakat hiç beklemedikleri bir cevapla karşılaşırlar. Çocuğun verdikleri isimler Allah Rasulü nün ashabının isimleridir.

Çocuk - Muhtelif yazılar
ÇOCUK KAÇ DEVREDE BÜYÜR?

İslam, çocuğu büyükten ayırdıktan sonra, bilhassa terbiyeyi ilgilendiren belli başlı yaş safhalarına ayırır. 
Aslında bu meseleye doğumdan önceki safhalarını da açıklayarak girmek gerekir, ancak mevzu uzayacağı için ona girmeyeceğiz.
İslama göre çocuğun terbiyesinde doğumdan itibaren şu safhalar mühimdir :
1. Doğum ve ilk yedi günü : Temizlik, ad konması, akika kurbanı kesilip,ziyafet verilmesi, hatta sünnet edilmesi. İlk yapılacak işlerin başında gelir.
2. İlk iki yıl süt devresidir : Kur´an-ı Kerim : "Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler" buyurarak, meseleye çocuğun haklarından biri olarak yer verir.
Şu halde bu devre, çocuğun biyolojik gelişmesinde en mühim devredir. 
Anne sütü esas olmak üzere gıdasına iyi dikkat etmesi gerekir.
3. Konuşma yaşı : Fiili, sistemli, şuurlu öğretimin başladığı devredir.
4. Temyiz yaşı : Çocuğun söylenenleri tam olarak anlayıp, doğru olarak cevap vermeye başladığı yaş olarak tavsif edilir.
İslam alimleri temzyiz yaşına kadar, çocukların dövülmeyeceğini,bunun "haram olduğunu" söylerler. 
Bu yaşa kadar te´dipde, dayağın terbiyevi ve faydalı tesir yapmayacağı kanaati vardır.
5. İstiğna yaşı : Çocuğun kendi kendine bazı ihtiyaçlarını görebilme yaşı.
6-10 yaş : Namaz işinin ciddiyetle ele alınması gereken yaştır.
7.Mürahık yaşı : Büluğa yaklaştığı devredir. Umumiyetle 12 yaşından itibaren çocuk mürahık sayılır.
8. Büluğ yaşı : Bu mükellefiyet yaşıdır. Büluğdan sonra kişi İslam´a göre artık çocuk değil "genç" tir ve akli gelişmesinde bir aksaklık yoksa, Allah´a karşı mükelleftir.
İslami terbiyede,büluğ öncesini hayata hazırlama safhası olarak kabul etmekle beraber, terbiyevi hedeflerin gerçekleştirilmesinde çok müdaheleci olmamak gerekir. 
Bilhassa temyiz öncesi devrede, çocuğun çocuksu isteklerine müdahale etmemek esastır. 
Peygamberimizin şahsi davranışlarında bu hususta çok örnek vardır.
İslam, çocuğu, büluğdan önce aklen ve nakıs görür ve büyükten kesinlikle ayırır. 
Bu ayırım, aleyhine durum hasıl etmez. Mesela çocuğa karşı işlenen bir cinayette, büyüğe verilecek cezanın diyetini hafifletmez veya çocuğun mirastan alacağı payın miktarını büyükten aşağı kılmaz. 
Bu ayırım, çocuğun aleyhine olacak durumları önler. 
Mesela alış veriş aktine ehil kılmaz, çünkü aldatılabilir. 
Onun yerine kanuni vasisi veya velisi alış veriş yapar. 
Veya bu ayırım onun işlediği cürümlerde cezalandırılmasını önler. 
Çocuğun büyükten ayrılmasını sağlayan bu temel prensip, esasını şu hadisten alır :
"Kalem (sorumluluk)üç kişiden kaldırılmıştır:
1- Büluğa erinceye kadar çocuktan
2- Tedavi oluncaya kadar deliden,
3- Uyanıncaya kadar uyuyandan."
Batı asırlar boyu, "Çocuk küçük insan, insan büyük çocuk" telakkisine kapılarak, çocuğun ayrı bir fıtrata sahip olduğunun farkına varamamış, bu yüzden ayrı bir teşriata ihtiyaç duymamış, herhangi bir suçun kanundaki karşılığı ne ise idam etmeye varıncaya kadar yaşına bakmaksızın, aynen küçüğe de uygulayarak çocuğu ezmiştir.
Son zamanlarda çocuk üzerinde derinleşen batı araştırması ortaya çıkarmıştır ki, çocuk, büyükten oldukça ayrı bir varlıktır. 
Öylesine ayrı ki, çocuğu, büyük insanı tahlil eden antropoloji esasları çerçevesinde incelemek zordur. 
Bazı alimler ayrı bir çocuk antropolojisinden bahsetmeye başlamışlardır bile. 
Yani batı, Resulullah´ın 1500 yıl önce beyan buyurduğu bir gerçeği yeni keşfetmiş, anlayabilmiş demektir.

Çocuk - Muhtelif yazılar
YAŞLI ADAM VE ÇOCUKLAR

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar.
Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir.
Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve, "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar vereceğim" der.
Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der, "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı, bundan böyle size sadece 50 sent verebilirim."
Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.
"Bakın" der, "Henüz maaşımı alamadım bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?"
"Olanaksız bayım" der içlerinden biri, "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."
Çocuk - Muhtelif yazılar
Çocuğunuzdan mektup var

Sevgili anneciğim, babacığım;

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim:
Sürekli bir büyüme ve değişme içindeyim. Sizin çocuğunuz olsam da sizden ayrı bir kişilik geliştiriyorum. Beni tanımaya ve anlamaya çalışın.
Deneme ile öğrenirim. Bana ayak uydurmakta güçlük çekebilirsiniz. Oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarımda özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her zaman koruyup kollamayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?
Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum. Ancak siz verdikçe almadan edemiyorum. Bana yerli yersiz söz de vermeyin. Sözünüzü tutamayınca sizlere güvenim azalıyor.
Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak, hiç kısıtlanmayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.
Öğütlerinizden çok davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.
Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi iz bırakır. "Ben senin yaşında iken..." diye başlayan söylevleri hep kulak ardına atarım.
Küçük yanılgılarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Bana yanılma payı bırakın. Beni, korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak uslandırmaya çalışmayın. Yaramazlıklarım için beni kötü çocukmuşum gibi yargılamayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece cezama katlanabilirim.
Beni dinleyin. Öğrenmeye en yatkın olduğum anlar, soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun. Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Ama başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Bana güvendiğinizi belli edin. Beni destekleyin; hiç değilse çabamı övün. Beni başkalarıyla karşılaştırmayın; umutsuzluğa kapılırım.
Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın; bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkıştırmayın; yalana sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunaltsam bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların önünde güç durumlara düşürebilirim.
Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yaklaştırır. Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.
Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırıklığına uğratıyorum. Bana verdikleriniz yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. Yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse bir çoğundan vazgeçebilirim; yeter ki beni ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.
Benden "Örnek çocuk" olmamı istemezseniz, ben de sizden kusursuz ana-baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.
Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ama seçme hakkım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.
Sevgiler,
Çocuğunuz.
Çocuk - Muhtelif yazılar
ÇOCUĞUN ÜMİDİ

Küçük çocuk, deniz kenarında gördüğü yassı bir taşın güzelliğine hayran olmuştu. Mutlaka bir mücevherdi bulduğu. Şekli de bir insan kalbi gibiydi. Üstelik de parıl parıl parlamaktaydı.
Çocuk, taşı avuçlayıp evine koştu. Ve onu büyük bir heyecanla babasına uzattı. Adam, yavrusunun soğuktan morarmış avucundaki taşın, birbirine sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir çakmak taşı olduğunu hemen anladı. Fakat bunu ona söyleyemedi.
Küçük çocuk, rüyalarını süsleyen bisiklete kavuşmak için elindeki taşı satmak istiyor ve o paranın bir bölümüyle, bir de top alacağına inanıyordu. Fakat babası buna yanaşmıyordu.
Çocuk, işin kendisine düştüğünü anladığında, tatil de simit sattığı çarşıya gitti. Kuyumcu vitrinleri, göz kamaştıran ışıkların aydınlattığı altın kolyelerle doluydu. Bir de, elindeki taşın çok daha küçük olanlarıyla süslenen pahalı yüzüklerle.
Çocuk, en gösterişli mağazayı gözüne kestirdikten sonra, bir süre vitrin önünde bekledi. İçeride, dükkan sahibi olduğu anlaşılan bir adam vardı. Müşteri olarak da, kürk mantolu bir hanım.
Küçük çocuk, biraz sonra içeri girdi. Ve cebinden çıkardığı taşı dükkan sahibine uzatarak:
- Bu pırlantayı deniz kenarında buldum efendim!. dedi. Eğer isterseniz size satarım.
Adam, taşa uzaktan bir göz atıp:
- O sadece basit bir çakmak taşı, dedi. Bütün sahil o taşlarla doludur.
- Hayır!. diye atıldı küçük çocuk. İsterseniz ıslatın. Ne kadar parladığını göreceksiniz.
Dükkan sahibi, zengin müşterisini kaçırmaktan korkuyor ve çocuğu kolundan tutup atmayı planlıyordu.
Kadın, onun niyetini sezmişti. Çocuğun taşına yakından bakıp:
- Tam istediğim şey!. diye gülümsedi. Onu bana satar mısın?
Küçük çocuk, taşının gerçek değerini anlayan biriyle karşılaşmış olmaktan son derece mutluydu. Kadının cebine doldurduğu paralar ise, aklını başından almıştı. Defalarca teşekkür ettikten sonra, koşarak uzaklaştı.
Kadın, elindeki taşı kuyumcuya vererek ona bir zincir takmasını istedi. Beli ki mücevher gibi taşıyacaktı.
Dükkan sahibi, yapmış olduğu ikazı anlamadığı için, kadının aldandığını düşünüyordu. Bu yüzden de:
- Söylemiştim ama tekrar edeyim!. dedi. Satın aldığınız şey basit bir taştır.
Kadın, önce pırlanta kolyesine, daha sonra da yüzüğüne bakarak:
- Zannetmiyorum!.. dedi. O taş bence bunlardan çok değerli. Çünkü bu taş küçük bir çocuğun ümidini taşıyor.
Çocuk - Muhtelif yazılar

Çocuklar İlgi ister
Anneciğim ve babacığım, bu yazı sizin için!
Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:
“Anne, biliyor musun bugün yuvada ne oldu?”
“Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum!” dedi annesi.
Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.
Her şey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.
Bir de eve misafir gelecek oldu mu, kendisine hiç yer kalmıyordu.
Nerelere gitsindi?
Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere, kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti.
“Sana yardım edeyim mi?” dedi en sevimli hâlini takınarak. Annesi manalı manalı baktı.
“Hayırdır? Bir yaramazlık mı düşünüyorsun? Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.” Yorgunluk nasıl bir şeydi? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında, anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır, “Nasıl yorulmuş yavrucak! Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni” diyerek, alnına bir öpücük konduruverirdi. Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
“Anneciğim, yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.”
“Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın.
Yorgunluktan ölüyorum.” Bu kelimeden nefret ediyordu “Yorgunum… yorgun olduğumdan… böyle yorgun yorgunken...”
“Anneciğim sen yorulma diye...”
“Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lâzım. Haydi, sen oyna biraz.”
“Hani siz yoruluyorsunuz ya...”
“Eeee...”
“Ben de oynamaktan yoruluyorum.”
“Ne yapayım?”
“Bilmem...”
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden.
Annesi öfkeyle söylenmeye başladı. “Mum da yok” diye diye karıştırdı dolapları el yordamı ile.
Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü.
Gaz lâmbasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını... Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne.
Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı. “Bak deli tavşan” diyerek parmaklarını oynattı.
Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda.
Otlarla, kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu.
Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı. Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti birden. Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.
Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.
Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına “İşin bitince beni sever misin anne?” dedi.
Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.

Çocuk - Muhtelif yazılar

ÇOCUK DEDİĞİN
Çocuk dediğin uslu oturur.
Çocuk dediğin büyüklerin sözünü dinler.
Çocuk dediğin her lafa karışmaz.
Çocuk dediğin ``yapma`` deyince yapmaz.
Çocuk dediğin ``yat`` deyince yatar.
Çocuk dediğin önüne konulanı yer.
Çocuk dediğin yeni icatlar çıkarmaz.Çocuk dediğin ders çalışır.
Çocuk dediğin dik kafalılık etmez.
Çocuk dediğin çok soru sormaz.
Çocuk dediğin karşılık vermez.
Çocuk dediğin paylanınca önüne bakar.
Çocuk dediğin evi dağıtmaz.
Çocuk dediğin her şeyi istemez.
Çocuk dediğin her duyduğunu söylemez.
Çocuk dediğin anasından babasından korkar.
Çocuk dediğin ``şimdi seni gebertirim`` deyince sus pus olur.
Çocuk dediğin her önüne gelenle oynamaz.
Çocuk dediğin büyüklerini üzmez.
Çocuk dediğin ikide birde zırlamaz.
Çocuk dediğin büyüklerin vurduğu yerde gül biteceğini bilir.
Çocuk dediğin ağaca da çıkmaz.
Çocuk dediğin kapının önüne çıkar.
Çocuk dediğin durmadan ıslık çalmaz.
Çocuk dediğin  yemekten önce kiraz yemez.
Çocuk dediğin hep top peşinde koşmaz.
Çocuk dediğin kuş peşinde de koşmaz.
Çocuk dediğin kız peşinde hiç koşmaz.
Çocuk dediğin büyüklerin bir dediğini iki ettirmez.
Çocuk dediğin zırt pırt televizyonu açmaz.
Çocuk dediğin söylenen isten kaçmaz.
Çocuk dediğin anasının babasının odasını açmaz.
Çocuk dediğin kapı çalınınca koşar kapıyı acar.
Çocuk dediğin insanin tepesine binmez.
Çocuk dediğin akşama kadar bisiklete de binmez.
Çocuk dediğin kimsenin dalına basmaz.
Çocuk dediğin ıslak yerlere de basmaz.
Çocuk dediğin sofrada adam gibi oturur.
Çocuk dediğin büyüklerin yanında oturmaz.
Çocuk dediğin haytalık etmez.
Çocuk dediğin çocukluğunu bilir.
Çocuk dediğin saygı suygu bilir.
Çocuk dediğin dersini de bilir.
Çocuk dediğin insanın kafasını şişirmez
Çocuk dediğin pırtlatmak için avurdunu şişirmez.
Çocuk dediğin çok gülmez.
Çocuk dediğin çağrılınca gelir.
Çocuk dediğin yemek saatinde eve gelir.
Çocuk dediğin yüzüne bakılınca kendine gelir.
         xxxx
Büyüklere gelince...
Onlar büyüktür, her şeyi yapabilirler.
Ve çocuklar yaşlanıp ölünceye dek, her şeyi sadece büyüklerin yapabileceğine inanarak yaşarlar.
Çetin ALTAN                                                
(14 Haziran 1985) 

Çocuk - Muhtelif yazılar

Çocuklar ayağa kalkın!       
 Hayır, bu sefer sınıfa öğretmen girdiği için değil, kendi haklarınız için kalkın ayağa!..Yarın açılıyor okulunuz...Kim bilir kaçıncı kez boy sırasına girecek, rap rap yürüyecek ve karatahta önüne geçeceksiniz. Büyüklerinizden miras kalan çarpık bir sistemin önünde eğileceksiniz.
Bu yazı, çoğunuza okulda, evde, sokakta, televizyonda söylenmeyenleri küçük kulaklarınıza haykırmak istiyor.Umarım size ulaşır ve aklınızda kalır.
Sizler "yetişkinler krallığı"nın, önemser gibi yapıp aslında en zor koşullarda yaşamaya mahkum ettiği, aciz bir ordunun küçük askerlerisiniz.
Savaşın ve kötülüğün pençesine düşmüş, kirli, haksız, yoksul bir dünyaya doğdunuz.
Masallardaki kötü adamların yeryüzündeki temsilcileri gözünü size dikti: Savaş tacirleri elinize taşlar, silahlar verip cepheye sürüyor sizi... Pornocular çıplak fotoğraflarınızı satıyor. Satış uzmanları daha çok tüketmeniz için tuzak kuruyor. Oyuncakçılar, reklamcılar gözünüzü boyuyor. Çocuk çalıştıran imalathaneler, oyun zamanlarını çalan dershaneler derinizi soyuyor.
18 yaşına kadar "çocuk" sayıldığınız halde köleler gibi çalıştırılıyor, atlar gibi yarıştırılıyor, vahşiler gibi savaştırılıyorsunuz.
Ne yazık ki, bunca saldırı karşısında bebek kadar korumasızsınız. Ne devlet, ne okul, ne aileniz koruyor sizi; hatta onlar savaştırıyor, yarıştırıyor, çalıştırıyor kiminizi...
Çaresi yok, çocuk aklınızla, siz savunacaksınız kendinizi...
Şunları aklınızdan çıkarmayın:
Türkiye, çocuk ölümlerinin en yüksek olduğu ülkelerden biri... Bu, ekmeğe değil, silaha para harcayan büyüklerinizin tercihi... Sadece göstermelik koltuklara oturduğunuz 23 Nisan´larda değil, her an hesabını sorun bunun... Sütsüzlükten, ilgisizlikten, dayaktan ölen kardeşleriniz için ne yapabileceğinizi düşünün. Lokmanızı paylaşın onlarla...
Türkiye´de 4 milyon çocuk, ucuz işgücü olarak çalıştırılıyor. Trafikte araba camı silen, sokakta yara bandı satan yaşıtlarınıza iyi bakın. Onların da çocuk gibi yaşamaya, okumaya, beslenmeye, oynamaya hakkı olduğunu düşünün. Neden çalıştırıldıklarını sorun, itiraz edin.
Arkadaşınıza okula gidip gitmediğini, kitap alıp alamadığını, okulda öğretmen, araç gereç, laboratuvar bulunup bulunmadığını sorun. Her çocuğun eşit, parasız ve kaliteli "eğitim hakkı" olduğunu unutmayın. Fırsat eşitliğini savunun.
Televizyonda savaşırken izlediğiniz yaşıtlarınıza sahip çıkın. Savaşsız bir dünya için resim yapın, yazı yazın, imza toplayın. Çocukları silahlarla buluşturan ülkelere, liderlere, oyunlara, oyuncaklara karşı çıkın.
Okulda uyanık olun:
Örgütlenip okul yönetiminden sizinle ilgili kararlarda söz hakkı isteyin. Oyun zamanı ve alanı, rehberlik hizmeti, araç gereç, müşfik yaklaşım hakkınızdır. Kimsenin, ama hiç kimsenin size el kaldırmaya hakkı olmadığını unutmayın. Dayağa, hakarete direnin, karşılık verin, şikayet edin.
Evde uyanık olun:
Sizinle ilgilenmesi için ana babanızı sıkıştırın. Dersinize, oyununuza ortak edin. Yarış atı gibi çalıştırılmanıza karşı çıkın. Bu saçma sistemi kuranların ve ona uyup sizi o kurstan bu kursa sürükleyen büyüklerinizin tuzağına düşmeyin.
Sokakta uyanık olun:
Arabaların egzozu sizi zehirliyor, park olmadığı için sokakta top oynamak hayatınızı tehlikeye atıyor, yaya geçiş kurallarına uyulmaması ölüm tehdidi yaratıyor; itiraz edin. Tiyatrolar, sinemalar, resim atölyeleri, yeşil sahalar, yeteneğinizi geliştirebileceğiniz ortamlar talep edin.Ekran karşısında uyanık olun:
Reklamlarda, gazinolarda, podyumlarda, internette çocuk kullanımına isyan edin. Medya sizin yararınıza yayın yapma sorumluluğu taşır, unutturmayın. Ailenizden çok ilgilendiğiniz televizyondan daha iyi programlar; yayıncılardan çocuk kitapları, dergileri talep edin.
Büyüklerinizin şikayet edip durduğu dünyayı değiştirmenin koşulu, sizin bu yaşlardan başlayarak bilinçlenmenizdir.
İtirazınız olan her şeyi, yetkililere, ailenize, bize bildirin.
Haydi iyi dersler!

Çocuk - Muhtelif yazılar

Anne ve Çocuk
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz
4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "Gitmiycemmm" diye ağlayarak teşekkür ettiniz.
7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz
9 yaşınızdayken size piyano öğretmeni buldu. Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz.
10 yaşınızdayken doğum günü partilerinden dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü. Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz.
11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz.
12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz.
15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi. Tek satır mektup yazmayarak teşekkür ettiniz.
17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi. Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.
19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz.
21 yaşınızdayken iş hayatı ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz
22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz.
24 yaşınızdayken uzun suredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz.
25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz
30 yaşınızdayken bebek bakımı hakkında size akıl vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz.
40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz.
50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz.
Derken bir gün..... o öldü. O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü....

Çocuk - Muhtelif yazılar

Çocuğa sınırlarını göstermek
"Güle güle Canan, güle güle Hülya” dedi Monika. “Yarın görüşürüz.”
“Yarın görüşmek üzere” deyip Canan´ın elinden tuttum, aceleyle yola koyulduk.
Yuva denilen yer ne güzel bir buluş! O da olmasaymış ne yaparmışız, bilmiyorum. Gün o kadar kısa ki, Canan´ı yuvaya götür, yarım gün işe git, Canan´ı yuvadan al, alışveriş yap, yemek, bulaşık, ortalığı topla, derken bitiveriyor. Geriye bir tek uyuyup ertesi gün aynı yerden devam etmek kalıyor. Bu tek düzeyliğe karşı hafta sonlarını iple çekiyoruz.


Durakta otobüs beklerken Canan kendi kendine oyuna koyuldu. Köşedeki bir telefon kulübesinde ahize yerine asılmamış, aşağıya sarkıyordu. Canan koşa koşa giderek ahizeye bir şeyler söyleyip geri dönüyor, durakla kulübe arasında mekik dokuyordu. Ben de bıraktım oynasın. Düşerse düşsün, bir sıyrıktan ne olacak? dedim. Ama gözümden de ayırmıyordum. Bilmem yolunu mu şaşırdı, yoksa benim tepkimi mi görmek istedi, birden aksi yönde koşup sokağın ortasına fırlayıverdi. Aklım başımdan gitti. Hemen peşinden koşup yetiştim. Omuzlarından tutup sertçe sarstım.
“Sen aklını kaçırdın galiba!”
Canan´ın korkudan beti benzi attı, ağlamaya başladı.
Neyse ki, sokak tenhaydı. Yoldan geçen tek araba da bizi görüp durmuştu. Kaptığım gibi durağa götürdüm Canan´ı. Heyecandan dizlerim titriyordu. Tam o anda otobüs geldi.
Otobüste de uzun bir süre yüreğim hep tıp tıp attı. Neden sonra Canan burnunu çeke çeke sarıldı bana. Sert tepkimi görünce ç ok tehlikeli bir şey yaptığını anlamıştı, kendini bağışlatmak istiyordu. Kucağıma alıp sımsıkı sarıldım, o da kollarını boynuma doladı. Otobüsten ininceye kadar öylece kaldık.


Bir süre önce televizyonda gördüğüm bir doğa filmi geldi aklıma. Ayılar üzerineydi. Anne ayı yavrularına çok düşkün, hiç yanından ayırmıyor. Uyurken bile bir gözü açık, hep onları kolluyor. Yavrular yaramaz mı yaramaz! Üstüne çıkıp dört dönüyorlar, burnunu ısırıyorlar. Anne hoşgörülü, hiç sesini çıkarmıyor. Ama yavrulardan biri yanından epeyce uzaklaşınca birden öfkeyle yerinden fırlıyor, homurtular içinde iki adımda yavrusuna yetişip korkunç bir pençe darbesiyle onu havadan kardeşlerinin yanına gönderiyor. Canı çok yanmış olacak ki, cıyak cıyak bağırıyor minik ayı. Anne homurtularla yerine dönüp bir şey olmamış gibi uykusuna devam ederken minik ayı darılıp bir ağacın arkasına saklanıyor. Neden sonra canı sıkılınca bir suçluluk duygusu içinde yavaş yavaş annesine yaklaşıyor, iniltili sesler çıkartarak memelerini arıyor. Kardeşleri de hemen geliyor. Anne sırt üstü dönüp kucaklar gibi kollarını açarak yavrularını emziriyor.
Minik ayılar belirli sınırlar içinde her şeyi yapabiliyorlardı. Aralarından biri, bu sınırı geçince ne olacağını merak etmiş — ve öğrenmişti de. Benim tepkim de bundan farklı sayılmaz. Ayılar için vahşi doğa neyse, Canan için de trafik o. Tehlike sınırını aştığında kaba güç kullanabiliyordum demek ki. Ama bu sınırlar içinde pek fazla şeyi yasaklamak istemiyorum. Merak, çocuğun gelişmesini sağlar. Biz büyükler bile sınırlarımızı zorlayarak öğreniyoruz. Şu duvarın, şu tepenin ardında, ufkun öte yanında ne var acaba? Bir çocuk bizim de yardımımızla, ateşin yaktığını, çatalın battığını, makas ve bıçağın kestiğini deneyerek kendi öğrenebilir. Canan´ın sıcak fırının, bıçak, çatal ve makasın ne olduğunu bilmesi, bana ve ona güvence veriyor, çünkü ben nasıl hep onun peşinde koşayım? Trafik koşullarına uygun davranmayı deneyerek değil, kurallara uyarak öğreniriz.


Bir çocuğa sınırları, her şeyi tek tek anlatma, öğüt, tatlı dil ve uyarı gibi bir çok yolla gösterilebilir. Biraz sabır ve yaratıcılıkla ve kaba güç kullanmadan! Ama bir anneden günde bir kaç kez bu sabır ve beceri beklenebilir mi? Annenin de canı var, onun da sabrı taşabilir. Hem anlayışlı hem de kararlı ve tutarlı olmak kolay değil. Ama gayret ve deneyimle gitgide daha başarılı olabilirsiniz.

Çocuk - Özlü sözler
  • 5 yaşındaki bir çocuğun annesinden dayak yiyince verdiği cevap gibidir belki de hayat; "Hem vuruyorsun hem ağlama diyorsun".
  • Akıl ve dirayetin ak saçlılarınki gibi ama kalbin çocuklarınki gibi olsun. - Friedrich Schiller
  • Altı yaşındaki çocuğa açıklayamıyorsan, sen de anlamamışsındır. - Albert Einstein
  • Ana ailenin güneşidir. Bir ailede o olmazsa orada büyüyen çocuklar gölgede kalmış meyveler gibi olgunlaşmazlar. - Pestalozzi
  • Ana ve babaların çocuklarına bağışlayabilecekleri en güzel miras, günlük zamanlarından bir kaç dakikadır. - O.A. Batista
  • Analık sanatının ilk şartı çocuk uyuduktan sonra uyumaktır. - Anatole France
  • Anne dediğin küçük çocukların dilinde ve kalbindeki tanrıdır. - William Makepeace Thackeray
  • Anne kalbi çocuğun okuludur. - Henry Ward
  • Annesinden dayak yediği halde, yine "anne" diye ağlayan bir çocuktur aşk. - Cemal Süreyya 
  • Arşivimde acılarım var benim rutubetli; güneşe serip kuruttuğum.  Tozunu alıp, halı altında biriktirdiğim hatalarım. Seninse anlatmadığın masalların var.  "Sus"ların kucağında çocuk masumu yüzün ve küf rengi günahların.
  • Aslında annem seni anlatır dururmuş çocukluğumda, her masala seni anlatarak başlarmış. "Bir varmış, Bir yokmuş". - Cemal Süreya
  • Baba olduktan sonra göreceksiniz ki, kendi mutluluğunuzdan çok, çocuğunuzun mutluluğu ile mutlu olabilirsiniz. - Honore de Balzac
  • Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır.  Bu güvendir.
  • Babalarının taşkınlıklarını, çocukların usandırıcı hırçınlıklarını eritecek fazilet cevheri: Anne kalbidir. - A. Şeref Güzelyazıcı
  • Babalarınıza iyi davranın ki, çocuklarınız da size iyi davransın.  - İbn-i Sina
  • Babalarınıza iyilik edin ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler. Halkın hanımlarına karşı iffetli davranın ki, hanımlarınız da iffetli olsunlar. - Caferi Sadık
  • Babanın faziletleri, çocukların servetidir. - Anatole France
  • Başarı, cesaretin çocuğudur. - Benjamin Disraeli
  • Ben çocukken , çocuk gibi konuşur, çocuk gibi düşünür, çocuk gibi akıl yürütürdüm… Büyüyüp adam olduğumda, çocuksu yönlerimi bir kenara bıraktım… Ve şimdi şu üçü kalıyor; sadakat , ümit ve sevgi… Ama bunların en önemlisi sevgidir… - Kara Yılan İnliyor
  • Ben kimsesiz seyyahı meçhuller caddesinin / Ben yankısından kaçan çocuk kendi sesinin - Necip Fazıl Kısakürek
  • Ben küçük bir çocukken ölüdeniz sadece hastaydı. - George Burns
  • Beyin olanca gücüyle ilerlerken, cinsel sistemlerin korkunç etkinliği daha uykuda olduğu için çocukluk, hayatımız boyunca özlemle geri dönüp baktığımız masumiyet ve mutluluk dönemi, hayatın cennetidir, kayıp cennet. - Arthur Schopenhauer
  • Bilmeyen ve bilmediğini bilen, çocuktur ona öğretin. Bilen ve bildiğini bilmeyen, uykudadır onu uyandırın. Bilen ve bildiğini bilen, liderdir onu izleyin. Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen, aptaldır ondan sakının. - Kung-Fu-Tzu
  • Bir annenin kolları şefkatten yapılmıştır ve bu yüzden çocuklar kollarında usulca uyur. - Victor Hugo
  • Bir baba, çocuklarına sinirlendiği zaman, hemen hiddetlenebilir ve onları denetim altına almak için kuvvetini ve otoritesini kullanabilir. Bu eski bir paradigmadır. Ürünü kalıplanmış insandır. Sevgiye dayalı paradigma uzun vadeyi göz önüne alır ve çocuğun sorununu anlamaya ve konuşarak ona yol göstermeye yönelir. - Doğan Cüceloğlu 
  • Bir babanın çocukları için yapabileceği en önemli şey, annelerini sevmektir. - Theodore Hesburgh
  • Bir çocuğa önce konuşmayı öğretirsiniz, sonra da susmayı. - Prochnow
  • Bir çocuğa ve bir domuza istediği herşeyi verirseniz, sonuçta çok iyi bir domuzunuz ve çok kötü bir çocuğunuz olur. - H. Jackson Brown
  • Bir çocuğun bir erişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır: 1. Nedensiz yere mutlu olmak, 2. Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak, 3. Elde etmek istediği şeyi var gücüyle dayatmak. - Paulo Coelho
  • Bir çocuk doldurulacak bir vazo değildir, o yakılacak bir ateştir. - François Rabelais
  • Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın. - William Shakespeare  
  • Bir çocuk kadar güzel olur, başını öğe doğru kaldıran. - Fazıl Hüsnü Dağlarca
  • Bir çocuk sütle ve övgüyle beslenir. - Lamb
  • Bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Bir çocuğun, bir yetişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır: 1. Nedensiz yere mutlu olmak, 2. Her zaman meşgul olabileceği bir şey bulmak, 3. Elde etmek istediği şeyi var gücü ile dayatmak. - Paulo Coelho
  • Bir gün, dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleri ile yargılanacağı bir ülkede yaşayacaklarına dair bir hayalim var. - Martin Luther King
  • Bir işi yaptırmanın üç yolu vardır: ya kendin yaparsın, ya para verip yaptırırsın ya da çocuklarının yapmasını yasaklarsın. - Monta Crane
  • Birisi hayatı boyunca büyük bir çocuk gibi kalmayıp ciddi, makul ve mantıklı bir adam olursa, dünyanın çok işe yarar ve adamakıllı bir vatandaşı olabilir ama dahi olamaz artık. - Arthur Schopenhauer
  • Biyolojik savaşlarda ölmez bir çocuk, asıl sevgisiz kalınca ölür. Ve "git başımdan çocuk!" tan sonra binip giderler uçan halılarına çocuklar. 
  • Biz Cumhuriyet´in kanadı kırık çocuklarıyız. Uçmaya çalıştığımızda ne kadar canımız yansa da kanat çırpışlarımız semada yankılanır.
  • Biz ihaneti çocukken öğrendik. O kimseye vermediğimiz oyuncağı, yenisi geldiğinde köşeye atarak.
  • Bugün kelimelerim masum bir çocuk gibi. Susmayı öğreniyor yüreğim. Kalpsiz dünyaya kafa tutuyor. Her şeye alışıyor da, içindeki yalnızlığa çare bulamıyor. Yeni maske takıyor yüreğine yine. Aptal gülüşlerle saklıyor kendini insanlardan. Sanırım gitme vaktin geldi bu yalnızlıktan.
  • Çeşmeden avucu ile su içen bir çocuk görünce bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti, diye haykırıp su çanağını kırmıştır. - Diyojen
  • Çocuğa baskı yaparak ve dayak atarak terbiyesini sağlamak asla mümkün değildir. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Çocuğa kötü söz söylemen, onu kardeşine ve sana karşı aynı şekilde konuşmaya sevk eder. - İmam Şafii (r.a.)
  • Çocuğa küçük şeylerden zevk almasını öğreten, ona büyük bir servet bırakmış olur. - Etienne Gilson
  • Çocuğun kalbi hiç ekilmemiş bir tarla gibidir. Ona ne verilirse kabul eder. - Hz. Ali (r.a.)
  • Çocuğuna, dilini tutmasını söyle; bak, konuşmayı nasıl da hızlı öğrenir. - Benjamin Franklin
  • Çocuğunda sevmediğin bir davranış görüyorsan, o davranış senin yaptığın davranıştır. Kendini düzelt. - Hasan-ı Basri
  • Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz. - Victor Hugo
  • Çocuğunuza bırakacağınız "en güzel miras" onu, hem dünya ve hem de ahiret mutluluğuna eriştirecek bir terbiyedir. - Tirmizi
  • Çocuğunuzla 7 yaşına kadar oyun oynayın, sonra 15 yaşına kadar arkadaş olun, sonra da istişare edin. - Hz. Ali (r.a.)
  • Çocuğunuzun büyüdüğünü nereden anlarsınız? Size soru sormayı keserler ve tabi nereye gittiklerini söylemeyi de. - P. J. O. Rourke
  • Çocuğunuzun yedi yıl oyun oynamasına müsade ediniz ve yedi yıl ona yaşam edebini ögretiniz. - Hz. Ali (r.a.)
  • Çocuk açısından hiçbir süt, anne sütünden iyi değildir. - Hz.Ali (r.a.)
  • Çocuk doldurulacak bir kap değil, ısıtılacak bir ocaktır. - Danner
  • Çocuk mantığın uykusudur. - Jean Jacques Rousseau
  • Çocuk ne kadar güzelse de, çocuk en büyük sevgilerin objesi olsa da, çocuğun hep çocuk kalması sürekli bir üzüntü ve endişe kaynağıdır. - Yalçın Küçük
  • Çocuk olsam yeniden, bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece. - Cemal Süreya
  • Çocuk sevgisi insan için bir ihtiyaçtır. 
  • Çocuk yüzlerimizi kaybettikten beri niye bu sahte yüzler.
  • Çocuk, doldurulacak bir vazo değil tutuşturulacak bir ateştir.
  • Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir. - Dostoveyski
  • Çocuk, dünyanın en büyük saadetidir. - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Çocuk, istediğin gibi değil; yetiştirdiğin gibi olur.
  • Çocukken "akıl hastanesi" diye bi yer olduğunu duyunca aptallığın tedavi edilebildiğini sanmıştım. Büyüyünce anladım; yanılmışım.
  • Çocukken iki kişi oturduğumuz kapı eşiğine, tek başıma zor sığıyorum şimdi. Büyüdükçe insan yalnız mı kalıyor ne?
  • Çocukken kendimi yalnız hissederdim; hala da öyle hissediyorum çünkü bazı şeyleri biliyorum ve bunları hiç bilmedikleri ya da bilmek istemedikleri anlaşılan insanlara bazı ip uçları vermeye çalışıyorum. - Carl Gustav Jung
  • Çocukken yarın neler oynayabiliriz diye düşünürdük, şimdiyse yarın hayat bize hangi oyunu oynayacak diye düşünüyoruz. - Can Dündar
  • Çocukken; her şeyin sahibi olmak için büyümek isterdik. Büyüdük; şimdi her şeyden uzak olmak için hep çocuk kalmak istiyoruz. - Paulo Coelho
  • Çocuklar "hiçbir şey" de her şeyi bulurlar. Yetişkinler ise "her şey" de hiçbir şeyi.
  • Çocuklar annelerin hayatındaki çapalardır. - Sofokles
  • Çocuklar bizim şimdimizdir, geleceğimiz değil. Şimdi yoksa gelecek de yoktur. - Domingo Notaro
  • Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşse iz bırakır. - Haim Jinott
  • Çocuklar hayatı önemli kılar. - Erma Bombeck
  • Çocuklar iyi yapmanın en iyi yolu onları sevindirmektir. - Oscar Wilde
  • Çocuklar kendilerini sevenleri değil, kendilerine saygı duyanlara saygı duyarlar.
  • Çocuklar tümüyle egoist varlıklardır. İhtiyaçlarını çok yoğun biçimde hisseder ve karşılamak için acımasızca mücadele ederler. - Sigmund Freud
  • Çocuklar uyuya uyuya büyür, ihtiyarlar uyuya uyuya ölür.
  • Çocuklar, fakirlerin servetidir. - Thomas Fuller
  • Çocuklara ne düşünecekleri değil,nasıl düşünecekleri öğretilmelidir. - Margaret
  • Çocuklara, babalarının yeteneklerine göre değil, kendi yeteneklerine göre meslek bulmak gerekir. - Eflatun (Platon) 
  • Çocuklardan çok şey öğreniriz. Örneğin ne kadar sabırsız biri olduğumuzu. - Franklin P. Jones
  • Çocukları duymayınız, görünüz. - İngiliz atasözü
  • Çocukları eleştirmecilerden çok, örneklere ihtiyacı vardır. - Joubert
  • Çocukları iyi yapmanın en iyi yolu onları sevindirmektir. - Oscar Wilde
  • Çocuklarımızı kuzu gibi büyütmeyelim ki, ileride koyun gibi güdülmesinler. - Sadi-i Şirazi
  • Çocuklarımızın ayaklarına batan dikenler, / Ya bizim ektiklerimizdendir, / Ya da biçmediklerimizden.
  • Çocukların nasihatten çok iyi bir örneğe ihtiyaçları vardır. - Joseph Joubert
  • Çocukların sevgi görmeye ihtiyacı vardır. Özellikle de hak etmedikleri zaman. - Harold Hulbert
  • Çocukların utangaç olması onların iyi ahlak sahibi olmalarını müjdeler. - İmam Gazali
  • Çocukların yaşamadığı bir dünya korkunç olurdu. - J. KANYON
  • Çocuklarının ekmeğini çalan ve çaldıran toplumlar ihya olmaz.
  • Çocuklarınız sizlerin değildir. Onlar bizzat yaşamın çağrısının kızları ve oğullarıdır. Elinizden geçerler, sizden gelmezler. Eğer sizlerle birlikteyseler, bu sizindir anlamına gelmez. Onlara sevginizi verin, fikirlerinizi değil.  Çünkü onların kendi fikirleri vardır.  Bedenlerini barındırın, ruhlarını değil. Çünkü ruhları bize ve hayallerimize yasaklanan yarınlardadır. Sizler onlara benzemeye çalışın. Onları kendinize benzetmeye değil. 
  • Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretin; konuşmasını nasıl olsa öğrenecektir. - Benjamin Franklin
  • Çocuklarınıza erdemli olmayı öğretin, insanlığı ancak bu mutlu kılar. - L.V. Beethoven
  • Çocuklarınıza fazileti öğün. İnsanı ancak o bahtiyar eder. Para değil. - Beethoven
  • Çocuklarınıza küçükken kökler verin. Büyüdüklerinde kanatlar verin.
  • Çocuklarınıza zaman harcamak, onlar için para harcamaktan çok daha değerlidir. - Anthony Douglas Williams
  • Çocuklarınızı kendi ahlakınıza göre zorlamayın, onlar sizin zamanınızdan başka bir zaman için yaratılmışlardır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Çocuklarınızın sizi dinlememelerine üzülmeyin, esas,her an izlemelerinden korkun. - Robert Fulghum
  • Çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz. - Nurullah Ataç
  • Çocukluğunu tam yapmamış insan, kolay kolay tam bir insan olamaz. - Hölderlin
  • Çocukluğunu unutan ve çocuklara sevgi duymayan bir öğretmen ne çocukları eğitebilir, ne de çocuklara yardımcı olabilir. - Krişnamurti
  • Çocukluktaki safiyetini kaybetmeyen adama, büyük adam denir. - Mencius 
  • Çocuktaki utanma hali ondaki akıl nurunun alametidir. - İmamı Gazali
  • Çocuktum; hep kardan adamlar süslerdi düşlerimi. Büyüdüm; hep kandan adamlar oydular yüreğimi çocuktum; hep ölümsüz aşkları okurdum masallarda. Büyüdüm; ne aşklar satıldı o körkütük masalarda. Çocuktum; şerefti itibardı bütün kapıları açan anahtar. Büyüdüm; hiçbir güç tanımadım para kadar. Çocuktum; yaşam bir yağmur gibi düşerdi avuçlarıma. Büyüdüm; şimdi hep çocukluğum geliyor aklıma.
  • Deha, gayret ve sabrın çocuğudur. - Dwight
  • Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu: Maveraünnehir nereye dökülür? En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı: Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbinedir. - Ece Ayhan
  • Dikkat, aklın en büyük çocuğudur. - Victor Hugo
  • Dostları özlemle kucaklamayı unutma. Çocuk sevmeyi çiçek koklamayı unutma. En zorlu anındayken bile kavganın, gökyüzüne bakmayı unutma.
  • Dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık. - Kızılderili Atasözü
  • Dünya daha güzel olacak, inanıyorum buna. Bir insan kalbinin güzelliğine, çocukluğuna, sonsuz cesaretine, olanaklılığına inandığım kadar. - Ataol Behramoğlu
  • Dünya, 15 yaşından küçük çocuklara din dersi vermeyecek kadar dürüst olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz. - Arthur Schopenhauer
  • Dünyada bir tane dahi çocuk mutsuz olduğu sürece, büyük icatlar ve ilerlemeler yoktur. - Albert Einstein
  • Dünyadaki en büyük düşman hayırsız evlattır. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Dünyanın en yakışıklı, zengin, başarılı adamı da olsan; Bir kadın seni çocuklarının babası olarak hayal edemiyorsa; sıfırsın. - Chuck Palahniuk
  • Dünyaya bakış açımızın sağlam temelleri ve derinlik veya sığlığı çocukluk yıllarında oluşur. Bu görüş daha sonra özenle düzeltilir ve mükemmel hale getirilir, ama özde değişmeden kalır. - Arthur Schopenhauer
  • Dürüst bir insan her zaman çocuktur. - Sokrates  
  • Düşler yalnızca tembel bir beynin çocuklarıdır. - Hamlet  
  • Düşünüyorum da, biz büyüyerek çocukluk etmişiz. - Turgut Uyar
  • Eğer bir gün yolunuzu kaybederseniz bir çocuğun gözlerinin içine bakın. Çünkü bir çocuğun bir yetişkine her zaman öğretebileceği üç şey vardır; 1. Nedensiz yere mutlu olmak, 2. Her zaman meşgul olabilecek bir şey bulmak, 3. Ve elde etmek istediği şey için var gücüyle dayatmak. - Paulo Coelho
  • Eğer hayallerin olmazsa bir gün başkasının hayali olamazsın! Her şey; bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş. Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz. Ve senin "naber" soruna, "iyilik" dediğim kadar yalan.
  • Eğerle meğer evlenmişler, keşke isimli bir çocukları olmuş.
  • Eğitim ana kucağında başlar; her söylenilen kelime çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır. - Hosea Ballov
  • Eğitim, bir çocuğa özel yeteneklerinin fakına varması için yardım etmektir. Eğitimin zıddı yönlendirmedir. - Erich Fromm
  • Eğitim, öğretmenlerin çocuklara sözcüklerle anlattıklarıyla değil, çocukların fiziksel ve sosyal çevrede geçirdikleri yaşantılarla gerçekleşir. - Maria Montessori 
  • Eğitimin sırrı, çocuğa saygıyla başlar.
  • En iyi dostlarımdan kimileri çocuklardır. Aslında tüm iyi dostlarım çocuklar.
  • En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır. - Johann Wolfgang von Goethe
  • Erkek çocuk ile babası arasındaki tek fark oyuncaklarının fiyatıdır. - Jurg Weber
  • Erkek hanımıyla çocuk gibi olmalı; ama evin idaresinde adam gibi olmalıdır. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı surette bütün öğrenim derecelerindeki öğretim ve eğitimlerinin uygulamalı olması mühimdir. Memleket çocukları, her tahsil derecesinde ekonomik hayatta katkılı, etkili ve muvaffak olacak surette donatılmalıdır. Milli ahlâkımız, medeni esaslarla ve her türlü fikirlerle artırılmalı ve takviye olunmalıdır. Bu çok önemlidir; özellikle dikkatinizi çekerim. Korkutmaya dayalı ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka güvene de layık değildir. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman en doğru insana kavuştuğunu hissetsin. Zengini öyle karşıla ki; Gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğine kahretsin. Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin.  Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki sancıları unutuversin. Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka çocuğa imrenmesin.
  • Ferhat doğduğu gün isim vermeden bu çocuk ne kadar şirin demişler.
  • Gerçek bir çevreci, dünyanın atalarından kalmadığını, çocuklarından ödünç alındığını bilendir. - John James Audubon
  • Gerçeklikle karşılaştırıldığında, bilimde vardığımız düzey ilkeldir, çocuk oyuncağıdır. Ama sahip olduğumuz en değerli şey odur. - Albert Einstein
  • Gökyüzü gibi bir şey şu çocukluk, hiç bir yere gitmiyor. - Edip Cansever
  • Hayalim, bir çocuğa ne kadar seviyorsun dediğinde, açıp elini iki yana; işte bu kadar derken ki o masum sevgiyi bulmaktı. - Aziz Nesin
  • Hayat bir oyundur. Oyunda kaybedersek üzülmemeli, çocukların yaptığı gibi oyuna devam etmeliyiz. - Jordan
  • Hayatımızın ilk yarısını anne-babamız, ikinci yarısını da çocuklarımız mahveder. - Clarence Darrow
  • Helal ile beslersen çocuğunu Hürmet ile öder borcunu, Haram ile beslersen o´nu Hakaret ile öder borcunu. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Her çocuk bir bakıma bir dahi ve her dahi bir bakıma bir çocuktur. - Arthur Schopenhauer
  • Her çocuk sanatçıdır.Asıl problem büyüyünce de sanatçı kalabilmektir. - Pablo Picasso
  • Her şey dinin yanında: vahiy, kehanetler, hükümetin koruması, en yüksek değer ve tanınmışlık... ve hepsinden öte, doktrinlerini çocukluğun körpe çağında zihne kazıma, dolayısıyla neredeyse doğuştan gelen fikirler gibi görülmelerini sağlama şeklindeki paha biçilmez ayrıcalık. - Arthur Schopenhauer
  • Her şey; Bir sokak çocuğunun elini cebine sokabildiği kadar boş. Öznesi olmayan cümleler gibi değersiz. Ve senin "Naber" soruna, "İyilik" dediğim kadar yalan.
  • Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü. Biz öleceğiz ama çocuklarımız bırakacağımız mirası taşıyacaklar yüreklerinde. Ve onların yürekleri bizim altında ezildiğimiz korkuları taşımayacak. - Yılmaz Güney
  • Hiçbir insan, kollarında bir çocuk tutan anne kadar çekici ve birkaç çocuk arasındaki bir anne kadar saygıya layık değildir. - Johann Wolfgang von Goethe
  • İleriyi önceden görebilseydik, çocukların ölüme değil, hayata mahkum olan, ama henüz cezalarının ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar bilinçsiz olan masum mahkumlar olduğunu görebilirdik. Yine de her insan ileri yaşlara... "bugün kötü ve her gün daha da kötüleşecek, ta ki en kötüsü olana kadar," denilebilecek bir hayat durumuna ulaşmak ister. - Arthur Schopenhauer
  • İlginç bir dünyada yaşıyoruz; çocuklar konuşmayı öğrendiğinde, yetişkinler de susmayı öğrendiklerinde seviniyoruz. - Melih Arat
  • İlk başta anne ve babalarımızın çocukları, sonra çocuklarımızın anne ve babası oluruz. Daha sonra anne ve babamızın anne ve babası, en sonunda da çocuklarımızın çocukları oluruz. - Milton Greenblatt
  • İnsan torun sahibi olduktan sonra çocuklarını anlamaya başlar. - Erich Köstner
  • İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. - İbni Haldun
  • İnsanlar böcek değildir. Onlar gece kalkıp çocuklarının üzerini örterler.
  • İnsanlar ömürleri boyunca bir defa buluğ ıstırabı çekerler. Halbuki dehanın çocukları sık sık bu ıstırabı çekerler ve her defasında gençleşirler. - Johann Wolfgang von Goethe 
  • İnsanlar uygar oldukları müddetçe en güzel soruları soramazlar, çocuk oldukları müddetçe en güzel sorulara koşarlar, kafalarında menedici bir kural veya sansür yoktur. - Yalçın Küçük
  • İnsanoğlu çocukluktan sıkılır, büyümek için acele eder, sonrada çocukluğunu özler.
  • İsrailli çocuk: Benim babam söyledi; "Siz Filistinliler şeytanmışsınız, hayvanmışsınız." Filistinli çocuk: "Benim babam bir şey söyleyemedi; Siz öldürmüşsünüz."
  • İyi damat; Kazanılmış bir erkek evlattır. Kötü damat ise, kaybedilmiş bir kız çocuğudur. - Hz. Ali (r.a.) 
  • Kadın cennettir. Kadın annedir. Kadın ailedir. Kadın kız çocuğudur. Kadın iffettir. Kadın peygamberi doğuran anadır.
  • Kadın için erkek araçtır. Amaç ise her zaman çocuktur. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Kadıncağız, markette ağlıyordu. Güvenlik görevlisine, kadının niçin ağladığını sordum. Çocuğunu kaybetmiş. Yaklaşık 5 dakika sonra aynı kadını çocuğuna hem kızıp hem de vururken gördüm. Kaybetmenin karşıtı bulmak ve ağlamanın (üzülmenin) karşıtı da gülmek (sevinmek) ise bu kadın bulduğu çocuğunu niçin dövüyordu?
  • Kapadım gözlerimi, sevgililerin karşılıklı, çocukların mutlu, din, dil, ırk ayrımı olmayan herkesin eşit olduğu bir Dünya´yı barış içinde hayal ediyorum. Mutluyum. Küçücük bir hayalle başlar her şey.
  • Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir. Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar. En uzun yolculuklar ise, bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise bir tebessümle başlar. Annem her fırsatta çocuklarına güneşe doğru zıplamalarını öğütlerdi. Güneşe ulaşamazdık ama hiç olmazsa ayaklarımız yerden kesilirdi. - Zora Neala Hurston
  • Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır. - Eflatun (Platon)
  • Kazancının kirini temizle yoksa neslini zehirlersin. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Kendi kendinin efendisi olan baba, çocuğuna en güzel örnek olur.
  • Kerem kendi suretini görmeden, sen artık Aslı´na bürün demişler; Ferhat doğduğu gün isim vermeden bu çocuk ne kadar Şirin demişler.
  • Keşke çocuk kalsaydım, dizimdeki yarayı büyük bir acı sansaydım.
  • Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp, birazını da bu zamanlara saklasaydık. Lazım oluyor arada. 
  • Kırgınlığım lunaparkta unutulmuş bir çocuğun nefreti kadar. Sorun atlı karıncalar değil, arkamdan dönüp duran dönme dolaplar.
  • Kızlar iyilik, oğlan çocuklar ise nimettirler. İyiliğe karşı sevap verilir, nimetlerden ise sorguya çekilir. - Caferi Sadık
  • Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk! Sen büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle. 
  • Kirazların ve dutların tadını çocuklar ve serçelerden sor.
  • Kirli bir sokak çocuğuyum kapında; ama tertemiz gözlerle bakıyorum sana. İstediğim şeker değil, kalbini koy avuçlarıma.  - Yılmaz Erdoğan
  • Kirpi gibisin çocuk, her tarafın diken, kim elini uzatsa delik deşik üstelik sen de kan içindesin. - Attila İlhan
  • Kitabına eğilmiş çocuk, aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi, tezgâhtaki sanatkâr fenalık düşünmeye vakit bulamaz.  - Ahmet Yesevi
  • Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden birinde şemsiye vardı. (Bu inançtır.) Babalar bebeklerini havaya hoplatır, çocuklar gülmekten bayılır. Yere düşeceklerini akıllarına bile getirmezler. Çünkü babaları onu tutacaktır. (Bu güvendir.) Yatağımıza girerken yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair garantimiz yoktur. Ama yine de ertesi güne dair planlar yaparız. (Bu ümittir.) Bu üçü varsa, hayatınız güzeldir.
  • Küçük bir çocukken annem bana şöyle demişti, eğer asker olursan general olacaksın, rahip olursan papalığa yükseleceksin. Ama ben ressam oldum ve Picasso olarak kaldım. - Pablo Picasso
  • Küçük çocukların derdini küçük görmemeli. - Firdevsi
  • Mutlu çocuk! Beşik ne büyük geliyor sana; büyü de bakalım dünyaya sığabilecek misin? 
  • Nitelikli insan, sevgi ve hoşgörü ile yetişir. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Okulda öğrendiğiyle yetinen, sadece bakıcısıyla konuşan çocuğa benzer. - François-Marie Arouet Voltaire
  • Olur, olmaz maslahata, çol çocuk karışır oldu. / Küllükteki boz eşek, atla yarışır oldu.
  • Onlar 36 milyonluk ülkenin bütün yükünü 20 gencin üzerine yıkmaya alışmışlardır. Bizi bağımsız bir ülkenin çocukları olmaktan mahrum eden hepiniz dahil, sizlersiniz. Ve sonunda idam isteğiyle buraya getirildik. - Deniz Gezmiş
  • Oyun, görünüşte akla uymaz ama çocuk oyunla akıllanır. - Mevlana
  • Oyuncağın kırıldı diye üzülme çocuk. Büyüyünce kalbini paramparça yapacaklar.
  • Öğretmenlik, bir çocuğun gülüşüne düşen ilk cemredir.
  • Öyle bir kırıldı ki kalemim, mürekkep yerine kan damlatıyor hecelerim. Umuda uçurtma açan minik bir çocuğa emanet artık düşlerim. Hadi asma suratını, rahat olsun için çünkü benden yana helaldir sevgim.
  • Özgürlüğü elinden alınan çocuğa büyük derler. - Özdemir Asaf
  • Parasızlığını çocuğundan saklayan bir baba kadar,  kaynayan soğuğu avuçlarında saklayan  kederli bir balıkçı kadar, asil olacaksın. Ve ağlayıp sızlanmayacaksın önünde,  kelimelerin anlamsız, susacaksın.  Ucunda ölüm olsa bile, gülümse katiline  "Aşk" asalet ister.
  • Rafael gibi çizebilmek için dört yıl harcadım, çocuk gibi çizebilmek için ise bir ömür. - Pablo Picasso
  • Sadece çocukken güler insan, diğerleri palavra. Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil, acılara gülmeyi öğrenir aslında.
  • Sanma ki herkes güzel yaşıyor, / Tomurcuk gamlanıyor bir gün solmaktan / Doğmadan düşüyor çocuklar geçim derdine / Kuzular bile tedirgin yeşil çimenden.
  • Saygı, yetişkinlerden açılan bir yolla çocuğa gider ve çocuktan yetişkinlere geri döner.
  • Senin asıl düşmanın, kendisini öldürdüğün takdirde, Allah tarafından mükâfatlandıracağın düşmanın değil, kendi öz nefsin, seninle beraber aynı yastığa baş koyan kadının ve senden olma çocuğundur. Bunlar yüzünden imtihanı kaybettiğin takdirde, senin en büyük düşmanın olmuş olurlar. - Ebu Malik el-Eş´ari
  • Senin yürek cumhuriyetinde, sonsuza dek kalabilecek bir esirliktir aşk şimdi. Ya mültecin olurum sığınırım senin yüreğine, karanlıktan korkan çocuklar gibi sokulurum düşlerine, ya da aşka müebbet kalarak kapatırım yüreğimi adının geçmediği tüm iklimlere.
  • Sevgili insanlık! Bir çocuk masumiyetiyle bir kez daha elma diyoruz. Ne olur çık artık! 
  • Sevginin yaşı, cinsiyeti ya da kuralları yoktur. Kadınca, erkekçe ya da çocukça diye ayıramazsın. O yalnızca insancadır.
  • Sevginizin hepsini öğrencilerinize vermeyin; bir kısmını da ailenize ve çocuklarınıza saklayın.
  • Sevilmeyen çocuk, iki cihanın dengesini kuramaz. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin taktirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği taktir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek; sağlık. - Ralph Waldo Emerson
  • Söylediğin her yalandan sonra "keşke hep çocuk kalsaydım" deme. Çünkü söylediğin her yalanda yeterince küçüldün zaten gözümde. - Sunay Akın
  • Sözde dâhilerle aram hiçbir zaman iyi olmadı. Özellikle bu sıfata sınavlardan en yüksek notları alarak layık görülenlerle. Bunların beyinleri hazır cevaplarla doludur. Lisedeyken sürekli iftihara geçen bir arkadaşım vardı. İşin sırrı annesiydi. Okuldan eve gelince annesi onu kitapların başına oturtur, yatıncaya kadar çalıştırırdı, o kadar değil belki, ama günde 5-6 saat. Aslında okulun en aptal çocuğuydu. Kitaplardan öğrendiği her şeyi unutmalı insan. Baştan başlayıp gördüklerinden ve hissettiklerinden öğrenmeye bak. Bir de, Disneyland´dan uzak dur. - Charles Bukowski
  • Tay at olunca at dinlenir, çocuk adam olunca ata dinlenir. - Kaşgarlı Mahmut
  • Tembellik iki çocuklu bir anadır. Kızının adı açlık, oğlunun adı hırsızlıktır. - Victor Hugo
  • Topluma en büyük eserleri, çocuksuz adamların evlenmemiş olanları vermişlerdir. - Francis Bacon
  • Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Ucuz kazanan ucuz verir. İnci çocuğun eline geçerse onu bir somun ekmeğe satar. 
  • Unutma ki, şairleri haykırmayan bir millet, sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir. - M. Emin Yurdakul
  • Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcı’dan ödünç aldınız. - Mohawk Kabilesi
  • Yakışıklı bir çocuk görürsün, tanışırsın, arkadaşlarına hava yaparsın; hevesin kaçar. Yakışıklı bir çocuk görürsün, hayal edersin, birileri yoluyla tanışırsın çıkarsın, hava yaparsın; hevesin kaçar. Yakışıklı bir görürsün, uğraşırsın, hayal edersin, çok kafaya takarsın, senin olur, arkadaşlarına hava yaparsın; hevesin kaçar. Sonra bi çocuk görürsün, kolay ulaşırsın, yapmadığını bırakmaz ve sen yine de ondan vazgeçemezsin.
  • Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
  • Yaşamak, bir çocuğun yılmak bilmez inadı ve inancıyla.
  • Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin sınırı ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel Türkiye’nin bağımsızlığı ile kendi benliğine ve milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Zaman lazım sadece, unutacaksın! Nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını, kırılan kalbini de öyle unutacaksın. - Cemal Süreya
  • Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. - Can Yücel
Çocuk - Risale-i Nur Külliyatı
Birincisi: Nev-i beşerin hemen yarısını teşkil eden çocuklar, yalnız Cennet fikriyle, onlara dehşetli ve ağlatıcı görünen ölümlere ve vefâtlara karşı dayanabilirler. Ve gayet zayıf ve nâzik vücudlarında bir kuvve-i mâneviye bulabilirler. Ve her şeyden çabuk ağlayan gayet mukâvemetsiz mizâc-ı ruhlarında, o Cennet ile bir ümit bulup, mesrurâne yaşayabilirler.
Meselâ, Cennet fikriyle der: "Benim küçük kardeşim veya arkadaşım öldü; Cennetin bir kuşu oldu, Cennette gezer, bizden daha güzel yaşar." Yoksa, her vakit etrafında kendi gibi çocukların ve büyüklerin ölümleri, o zayıf bîçarelerin endişeli nazarlarına çarpması, mukâvemetlerini ve kuvve-i mâneviyelerini zîr ü zeber ederek, gözleriyle beraber ruh, kalb, akıl gibi bütün letâifini dahi öyle ağlattıracak; ya mahvolup veya divâne bir bedbaht hayvan olacaktı.

Sözler | Onuncu Söz

Hem insan, nihayetsiz acziyle nihayetsiz beliyyâta mâruz ve hadsiz a´dânın hücumuna mübtelâ ve nihayetsiz fakrıyla beraber nihayetsiz hâcâta giriftar ve nihayetsiz metâlibe muhtaç olduğundan, vazife-i asliye-i fıtriyesi, imândan sonra duâdır. Duâ ise, esâs-ı ubûdiyettir. Nasıl, bir çocuk, eli yetişmediği bir merâmını, bir arzusunu elde etmek için ya ağlar, ya ister; yani, ya fiilî, ya kavlî lisân-ı acziyle, bir duâ eder, maksuduna muvaffak olur. Öyle de, insan, bütün zîhayat âlemi içinde nâzik, nâzenin, nazdar bir çocuk hükmündedir. Rahmânirrahîmin dergâhında, ya zaaf ve acziyle ağlamak veya fakr ve ihtiyacıyla duâ etmek gerektir; tâ ki, makâsıdı ona musahhar olsun veya teshîrin şükrünü edâ etsin. Yoksa, bir sinekten vâveylâ eden ahmak ve haylaz bir çocuk gibi, "Ben kuvvetimle bu kâbil-i teshîr olmayan ve bin derece ondan kuvvetli olan acîb şeyleri teshîr ediyorum. Ve fikir ve tedbîrimle kendime itaat ettiriyorum" deyip küfrân-ı nimete sapmak, insaniyetin fıtrat-ı asliyesine zıd olduğu gibi, şiddetli bir azaba kendini müstehak eder.

Sözler | Yirmi Üçüncü Söz