Eksiklik - Kusur - Ansiklopedik bilgi
Eksiklik - Kusur

Kusur
1. (isim) Eksiklik, noksan, nakısa
2. Özür
3. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama
4. Elverişsiz durum
Eksiklik - Kusur - Ayet mealleri
Nisa (Kadınlar) Suresi 31. ayet:
Size yasaklanan büyük günahlardan kaçınırsanız, sizin kusurlarınızı örteriz ve sizi "onurlu-üstün" bir makama sokarız.

Kehf (Mağara) Suresi 79. ayet:
"Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı."

Zümer (Yığınlar) Suresi 56. ayet:
Kişinin (yana yakıla) şöyle diyeceği (gün): "Allah yanında (kullukta) yaptığım kusurlardan dolayı yazıklar olsun (bana) doğrusu ben, (Allah ın diniyle) alay edenlerdendim."

Haşr (Toplanma) Suresi 24. ayet:
O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, "şekil ve suret" verendir. En güzel isimler O nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.
Eksiklik - Kusur - Kitap Tanıtım
İletişimdeki Kusurlarımız

Mesut Fırat
ADEN YAYINLARI

Toplum içinde yaşamak zorunda olduğumuz hayatta aslında hepmiz birbirimize gerek maddi olarak, gerekse psikolojik olarak muhtacız. Her türlü alışkanlıklarımızı, sevinçlerimizi, üzüntü ve kaygılarımızı, şüphelerimizi, kazancımızı, sevgilerimizi, kısacası tüm ihtiyaçlarımızı karşılamak için hep birbirimizden alış veriş yapmak zorundayız. 
Eksiklik - Kusur - Muhtelif yazılar
Hepimiz aslında çatlak kovalarız

Hindistan da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.
Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş.
Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. 
İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:
"Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum." 
"Neden?..." 
diye sormuş sucu. 
"Niye utanç duyuyorsun?..." 
Kova cevap vermiş:
"Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun." 
Sucu söyle demiş:
"Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum." 
Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş.
Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. 
Sucu kovaya sormuş: 
"Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim SENİN KUSURUNU BİLMEM ve ONDAN YARARLANMAMDIR. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı."
* * * * *
Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır.
Hepimiz aslında çatlak kovalarız.
Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez.
Kusurlarınızdan korkmayın. Onları sahiplenin. 
Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.
Eksiklik - Kusur - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci Nükte: İbâdetin mânâsı şudur ki: Dergâh-ı İlâhîde abd, kendi kusurunu ve acz ve fakrını görüp, kemâl-i Rubûbiyetin ve kudret-i Samedâniyenin ve rahmet-i İlâhiyenin önünde hayret ve muhabbetle secde etmektir.
Yani, Rubûbiyetin saltanatı, nasıl ki ubûdiyeti ve itaati ister; Rubûbiyetin kudsiyeti, pâklığı dahi ister ki, abd, kendi kusurunu görüp istiğfar ile ve Rabbini bütün nekâisten pâk ve müberrâ ve ehl-i dalâletin efkâr-ı bâtılasından münezzeh ve muallâ ve kâinatın bütün kusurâtından mukaddes ve muarrâ olduğunu tesbih ile, "SübhanAllah" -1- ile ilân etsin.

Sözler | Dokuzuncu Söz

Mâdem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise gurura müncer olan hüsn-ü amelin rü´yetine-böyle vesveseli adama-müreccahtır; yani böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense, amelini kusurlu görse, istiğfar etse, daha evlâdır.

Sözler | Yirmi Birinci Söz