Moral - Motivasyon - Ansiklopedik bilgi
Moral - Motivasyon

Moral, (isim) Bir insanın ruhsal gücü, manevi güç, maneviyat 

Motivasyon
1. (isim) İsteklendirme
2. Güdüleme
Moral - Motivasyon - Ayet mealleri
İnşirah (Ferahlık) Suresi 7. ayet:
Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.
Moral - Motivasyon - Kitap Tanıtım
Moral Veren Öyküler

Sevda Akbaba
MORALİTE YAYINLARI

Moral Veren Öyküler, insanlara dost olacak, yalnızlığını paylaşacak, mutluluğu bulmasında yol gösterecek türden bir çalışma. Sevda Akbaba´nın hazırladığı bu çalışmada yer alan her bir hikaye, hayatınıza yeni bir bakış sunacak, yaşamın göremediğimiz güzelliklerini gözler önüne serecektir. Okuduğunuzda içdünyanızda çok şeyin değiştiğini hissedeceksiniz. 

Hayatı güzelleştirme adına atılacak adımların başında, moral sahibi olmak geliyor. İnsanoğlunun ortak neşelerini, kaderlerini ve hayat serüvenlerini ortaya çıkaran bir hikayeler, eminiz ki sizlerin de hayatında olumlu izler bırakacaktır. 

Mutluluk ve başarı için Moral Veren Öyküler´e hepimizin ihtiyacı var, unutmayın!
Moral - Motivasyon - Kitap Tanıtım
Farklı Motivasyon Teknikleri

İlker Balcıoğlu
NESİL YAYINLARI

Anadolu ve Fen Liselerine hazırlanan öğrencilerin veli, öğretmen ve yakınları sürekli istenilen yoğunlukta çalışma kalitesine erişemediklerinden şikayet ederler. Bunun doğruluğu tartışılsa da bazen öğrencilerimizin çeşitli sebeplerden hazırlık sürecinden uzaklaştıkları gözlemlenir.

Azalan motivasyonları, kaybolan ilgileri beklemeden "Farklı Motivasyon Teknikleri" nin belli periyotlar halinde uygulanmasını tavsiye ederiz. Uygulamanız için sistemleştirdiğimiz teknikleri istediğiniz taktirde beş veya onarlı paket programlar halinde veya aylık, haftalık periyotlar halinde uygulayabilirsiniz. Uygulayacağınız farklı motivasyon teknikleri sayesinde öğrencilerin çok daha yoğun bir şekilde LGS´ye hazırlanacağını göreceksiniz.
Moral - Motivasyon - Muhtelif yazılar
BOMBA GİBİYİM 

Michael herkesin imrendiği biriydi. Her zaman neşeliydi ve çevresine hep olumlu şeyler söylerdi. Birisi ona nasıl olduğunu sorduğunda: 

"Daha iyi olamazdım" diye yanıtlardı. 

Doğal bir motivatördü. Eğer çalışanlardan birisi işyerinde kötü bir gün geçirmişse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarına bakmasını söylerdi. Michael in bu tarzı beni çok meraklandırdı, ve bir gün Michael a gidip sordum; 

- Anlamıyorum! Her zaman nasıl bu kadar pozitif biri olabiliyorsun? Bunu nasıl yapıyorsun?

Michael yanıtladı:
Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki: 
- Bu gün iki seçeneğin var: ya iyi bir ruh halinde olabilirsin ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap. Ben de iyi bir ruh halinde olmayı tercih ediyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim. Ben de bir şey öğrenmeyi tercih ediyorum. Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatın olumlu taraflarını gösterebilirim. Ben de ikincisini tercih ediyorum. 

İtiraz ettim: 
- Hayır bu kadar da basit değil. 
- Evet bu kadar basit, Michael yanıtladı ve devam etti: 
- Yaşam seçeneklerden ibarettir. Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında her durumun bir seçenek olduğunu görürsün. Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin. İnsanların senin ruh halini nasıl etkileyeceğini kendin seçersin. Nasıl bir ruh hali içinde olacağını kendin seçersin. Hayatını nasıl yaşayacağın da senin seçimine bağlıdır. 

Michael in söyledikleri üzerinde uzun uzun düşündüm. Bir süre sonra kendi işime başlamak için işyerinden ayrıldım. Birbirimizle teması kaybettik, fakat hayat hakkında bir seçim yapacağım sırada sık sık onu ve hayata bakış şeklini düşündüm. Bir kaç yıl sonra, Michael in ciddi bir iş kazası geçirdiğini duydum. 18 saatlik bir ameliyat ve yoğun bakımdan sonra, Michael sırtına yerleştirilmiş demir çubuklarla hastaneden taburcu edilmişti. Kazadan 6 ay sonra Michael i gördüm. 

Kendini nasıl hissettiğini sorduğumda, "daha iyi olamazdım, yara izlerimi görmek ister miydin?" diye sakayla karışık yanıtladı. Teklifini reddettim, ama kaza esnasında beyninden neler geçtiğini kendisine sordum. Michael yanıtladı 

"İlk aklıma gelen şey yeni doğacak kızımın sağlığı oldu. Yerde yatarken iki seçeneğim olduğunu düşündüm. Ya yasayacaktım, ya da ölecek. Ben yaşamayı tercih ettim".

- Korkmadın mı? Bilincini kaybetmedin mi? diye sordum. 
Michael yanıtladı:
- İlkyardım görevlileri bana sürekli düzeleceğimi söylediler. Fakat hastaneye getirildiğimde, doktorların hemşirelerin yüzlerindeki ifadeyi görünce gerçekten korktum. Gözleri adeta benim öldüğümü haykırıyordu. O anda bir şeyler yapmam gerektiğini anladım. 
- Ne yaptın? diye sordum. 
Michael yanıtladı: 
- İri cüsseli bir bayan hemşire bana sürekli sorular soruyordu. Benim herhangi bir şeye karşı alerjik olup olmadığı mi sordu. "Evet, yerçekimine karşı alerjim var" diye bağırdım. 
Gülüşmeleri üzerine onlara dedim ki; ben yaşamayı seçiyorum. Beni ölü biri gibi değil canlı birisi gibi ameliyat edin!. 

Michael hem doktorlarının yeteneği, hem de inanılmaz tavrı sayesinde yaşamayı başardı. Her gün hayati dolu dolu yaşamak için seçme hakkımız olduğunu ondan öğrendim. 

Yaşama olan tavır ve bakış açımız her şeydir. "Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün. Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır". Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır.

Moral - Motivasyon - Muhtelif yazılar
Sizinde değiştirebileceğiniz şeyler vardır

Kıyıdan bir şeyler alıp denize atan adama ne yaptığını sorarlar. 
O da, suların çekilmesiyle kıyıda kalmış olan deniz yıldızlarını suya attığını söyler.
Neden böyle yaptığını, bütün deniz yıldızlarını suya atmanın mümkün olmadığını, boşuna kürek çektiğini, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini söylediklerinde, elindeki deniz yıldızını suya fırlatarak : 
"Bunun hayatı değişti" diye karşılık verir.
Herkesin değiştirebileceği şeyler vardır.
Moral - Motivasyon - Risale-i Nur Külliyatı
İkincisi: Bu risale, uzunluğuyla beraber, ne yazması usanç verir ve ne de okuması halâvetini kaybeder. Tembel ehl-i kalemi öyle bir şevk ve gayrete getirdi ki, bu sıkıntılı ve usançlı bir zamanda, bu civarda, bir sene zarfında yetmiş adede yakın nüshalar yazıldığı, o mucize-i risaletin bir kerameti olduğunu, muttali olanlara kanaat verdi.

Mektubat | On Dokuzuncu Mektup

Evet, insanın elindeki cüz-ü ihtiyarî ile işledikleri ef´allerinde, Cenâb-ı Hakka ait netâici düşünmemek gerektir. Meselâ, kardeşlerimizden bir kısım zatlar, halkların Risale-i Nur´a iltihakları şevklerini ziyadeleştiriyor, gayrete getiriyor. Dinlemedikleri vakit, zayıfların kuvve-i mâneviyeleri kırılıyor, şevkleri bir derece sönüyor. 

Lemalar | On Yedinci Lem’a