Acıma - Ansiklopedik bilgi
Acıma 
1. (isim) Acımak durumu
2. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet
Acıma - Ayet mealleri
Nur suresi 2. ayet:
Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, onlara Allah'ın dini(ni uygulama) konusunda sizi bir acıma tutmasın; onlara uygulanan cezaya mü'minlerden bir grup da şahit bulunsun.

Acıma - Hadisler
Numan ibni Beşir (Allah Onlardan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler.
Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman diğer uzuvlar da bu sebeble uykusuz ve ateş içerisinde kalırlar." 
[Buhari, Edeb 27, Müslim, Birr 66]

Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Sırtına iki çocuğunu yüklemiş bir kadın bir şeyler istemek üzere çıkageldi. Ona üç hurma verdim. 
O da çocuklarına birer hurma verdi, öteki hurmayı da kendisi yemek üzere ağzına götürmüştü ki çocuklar onu da istediler. Kadın hurmayı ikiye böldü ve onlara verdi.
Kadının bu davranışına hayran kaldım ve olup biteni Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e anlattım. O da şöyle buyurdu: 
"Muhakkak ki Allah bu şefkat ve acıması sebebiyle o kadına cennetini vermiş veya bu sebeple onu cehennemden kurtarmıştır. 
[Müslim, Birr 148]
Acıma - Kitap Tanıtım
Acımak
Reşat Nuri Güntekin
İnkılâp Kitabevi

Reşat Nuri Güntekin 1928 yılında yayınlanan bu eserinde; çalışkan başarılı fakat zaaf gösterenlere karşı acımasız olan Zehra Öğretmen ile babası Mürşit´in bakış açılarından dramatik yaşam öykülerini anlatıyor. 

Yazar, cumhuriyet öncesinde yeni mezun, idealist genç bir mülkiyelinin iş ve sosyal yaşamdaki çatışmalarını ve uyumsuz ilişkilerini anlatırken, dönemin memuriyet yaşamına, köhne yapısına ait önemli ipuçları da veriyor. Şehirden kasabalara sürüklenirken, ardında birer birer ilkelerini de bırakan genç adam hatalı bir evlilikle korkunç bir sona doğru sürükleniyor. 

Acı ve sefaletle dolu ortamdan tesadüfle sadece kızı Zehra´yı kurtarabiliyor. Acımak; aile içi ilişkileri ve sorumluluklarını, adeta ders verir gibi gözler önüne seriyor.
Acıma - Özlü sözler
  • Acımak, insan dışında, (sudan yaratılmış) hiç bir canlıda olmayan bir başka özelliktir.
  • Acıyı bitkiler dahil bütün canlılar hissederken, acımak sadece insana mahsus bir özelliktir.
  • Allahü teâlâ başkasına acımayana acımaz, affetmeyeni affetmez, özür kabul etmeyenin özrünü kabul etmez. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Aşkın en acımasız yanı, ağzından çıkmaya cesareti olmayan sözlerin, yürekte fırtınalar koparmasıdır. - Aragon
  • Bana bir mutluluk söyleyin ki, acı karşılığında elde edilmiş Olmasın. - Margeret Oliphant
  • Bir erkek hiç bir zaman bir kadın kadar acımasız olamaz. - Soren Kierkegaard
  • Bir gram nükte, bir kilo acıya bedeldir. - Richard Baxter
  • Bu toplumda "biliyor olmak" mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü bilgi borçlandırır, "anlamak" zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbetten mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder. - Alev Alatlı
  • En acımasız zalimler, daha önce büyük zulümlere maruz kalmış mazlumlardan çıkarmış.
  • Geçmişte çektiğimiz acılar, bize çekmekte olduğumuzdan daima daha hafif görünür.  - Gabriele D Annunzio
  • Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir.  - Seneca
  • Hayat en mutlu olduğun anda bile, acımasız olabilir.
  • Hayat o kadar acımasız ki; Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile. - Can Yücel
  • İnsanın en zor katlandığı duygu acımadır, hele hak edince. - Honore de Balzac
  • İstenmeden verilen şey cömertliktir. İstendikten sonra verilense acıma ve bağıştır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. - Alexandre Dumas
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Keşke hiç büyümeseydik, dizlerimiz kanasaydı da kalbimiz hiç acımasaydı.
  • Kişi, acıma duyduğunda, gücünden yitirir. - Friedrich Nietzsche
  • Kötülere acımak iyilere zulümdür. - Sadi-i Şirazi
  • Ölenlere acıma Harry.Yaşayanlara acı, ve hepsinden çok sevgisiz yaşayanlara. - J.K. Rowling
  • Sen yalan içinde yaşıyorsun, ben hakikatte iddiası, bir insanın ötekine söyleyebileceği en acımasız sözdür. - Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Senin çelme taktığın yerden başlıyorum hayata..Varsın yara içinde kalsın dizlerim, yüreğim kadar acımaz nasıl olsa. - Cemal Süreya
  • Tecrübe acımasız bir öğretmen olabilir.Ama öğrenirsin.Hem de öyle bir öğrenirsin ki! - Clive Staples Lewis  
  • Yaz beni ey kalem! Kalbim hüzün denizine öyle daldı ki, insanlar acımasız, vefasız. Yar´dan başka kimim kaldı ki, yâr hoş da! Yaradan daha hoş.
Acıma - Risale-i Nur Külliyatı
Demek ey nefis! Nefsine muhabbet değil, belki adâvet etmelisin; veyahut acımalısın; veyahut mutmainne olduktan sonra, şefkat etmelisin.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz 

Meselâ, nasıl ki harikulâde bir fabrika makinesine âdi bazı maddeler atılır; içinde yanarlar, zâhiren mahvolur, fakat o fabrikanın imbiklerinde çok kıymettar kimya maddeleri ve edviyeler teressüp eder. Hem onun kuvvetiyle ve buharıyla o fabrikanın çarkları döner; bir taraftan kumaşları dokumasına, bir kısmı kitap tab´ına, bir kısmı da şeker gibi başka kıymettar şeyleri imal etmesine medar oluyor, ve hâkezâ... Demek, o âdi maddelerin yanmasıyla ve zâhiren mahvolmasıyla binler şeyler vücut buluyor. Demek, âdi bir vücut gider, âli çok vücutları irsiyet bırakır. İşte, şu halde, o âdi maddeye "Yazık oldu" denilir mi? "Fabrika sahibi neden ona acımadı, yandırdı; o sevimli maddeleri mahvetti?" şikâyet edilir mi?
Mektubat | Yirmi Dördüncü Mektup
Acıma - Şiir türü
Sol yanım acıyor anne
Merhaba anne, 
Yine ben geldim. 
Merak etme okuldan çıktımda geldim. 
Annelerde babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama 
Ali “Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder” demişti de 
Onun için söylüyorum. 
Geçen hafta öğretmen, 
Sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte 
Öğretti sağımı solumu. 
Ben biliyorum artık anne sağım neresi, solum neresi 
Ağrıyan yanımın neresi olduğunu 
Şimdi iyi biliyorum anne. 
Hani geçen geldiğimde 
Şuram acıyor işte şuram demiştim de 
Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne 
Bak şimdi söylüyorum 
Şuram işte, 
Sol yanım çok acıyor anne. 
Hem de her gün acıyor anne her gün. 
Dün sabah annesi Ayşe’nin saçlarını örmüştü. 
Elinden tutup okula getirdi. 
Yakası da danteldi. 
Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi. 
Bende ağladım, 
Ağladım hiç de utanmadım. 
Öğretmen ne oldu dedi. 
Düştüm dizim çok acıyor dedim. 
Yalan söyledim anne. 
Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne. 
Bugün bende saçım örülsün istedim. 
Babam ördü ama onunki gibi olmadı. 
Dantel yaka istedim. 
Babam “Ben bilmem ki kızım” dedi. 
Bari okula sen götür dedim. 
“kızım, iş” dedi. 
Bende banane dedim, ağladım. 
“kızım, ekmek” dedi babam. 
Sustum ama okula giderken yine ağladım anne. 
Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne. 
Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. 
Zeynep “annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş” dedi. 
Babam hepsini birlikte yıkıyor. 
Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? 
Uff babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. 
Üzülmesin diye söylemiyorum ama 
Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. 
Biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. 
Hava kararıyor, ben gideyim anne. 
Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi. 
Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum. 
Kim bozuyor toprağını, 
Çiçeklerini kim koparıyor. 
İzin verme anne ne olur toprağına el sürdürme. 
Eve gidince aklıma geliyor bide bunun için ağlıyorum anne. >> 
Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. 
Biliyor musun anne her gelişimde aldığım topraklarını 
Şu kavanozda biriktirdim. 
Üzerine de resmini yapıştırıp başucuma koydum. 
Her sabah onu öpüyor kokluyorum. 
Kimseye söyleme ama anne 
Bazen de konuşuyorum onunla. 
Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. 
Ha unutmadan, 
Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. 
Ben babama yazdıracağım. 
Öğretmen anlarsa çok kızar ama banane kızarsa kızsın. 
Ben seni hiç görmedim ki neyi, nasıl anlatacağım anne. 
Senin adın geçince sol yanım acıyor anne. 
Hiç bir şey yutamıyorum. 
Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. 
Kağıda da böyle yazamam ya anne. 
Ben gidiyorum anne, 
Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp. 
Mutlaka gel anne, 
Sen rüyama gelmeyince sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne. 
Sol yanım acıyor anne. 
İşte tam şurası, 
Sol yanım çok acıyor anne. 
Seni çok özledim, 
Anne çook…
Bedirhan Gökçe