Zengin - Ansiklopedik bilgi
Zengin

1. (sıfat) Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
2. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan
3. Verimli
4. Gösterişli
5. Çok, bol
Zengin - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 273. ayet:
(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Nisa (Kadınlar) Suresi 6. ayet:
Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Nisa (Kadınlar) Suresi 135. ayet:
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Tevbe (Tövbe) Suresi 28. ayet:
Ey iman edenler, müşrikler ancak bir pisliktirler; öyleyse bu yıllarından sonra artık Mescid-i Haram a yaklaşmasınlar. Eğer ihtiyaç içinde kalmaktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi fazlından zengin kılar. Şüphesiz Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Duhan (Duman) Suresi 8. ayet:
Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?
Zengin - Kitap Tanıtım
Nasıl Zengin Oldular

Ömer Faruk Reca
AKİS KİTAP

· Sakıp Sabancı’dan Nejat Eczacıbaşı’na, Vehbi Koç’tan Kadir Has’a Türkiye’nin meşhur işadamları nasıl zengin oldular dersiniz? 

· Bu ülkenin topraklarında yetişmiş ve sıfırdan zirveye erişmiş meşhur zenginlerin yaşam öyküleri ve başarı sırları artık size bu sayfalar kadar yakın. 

· Zor şartlarda geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarıyla beslenen ama hiç yılmayan, yenilgilerle daha da güçlenen, şaha kalkan bir azim örneği bu hayatlar... 

· Kısa yoldan değil emek vererek, akıl yürüterek, kalbi ve ruhu bir kenara bırakmadan yükselmenin yollarını ülkemizin meşhur işadamlarının dilinden dinleyeceksiniz.

· Yaşam öyküleri, anılar, başarı tavsiyeleri, kazancı akıllıca değerlendirme önerileri eşliğinde sağlam ve emin adımlarla zengin olmanın sırları gerçek başarıyı arayan okuyucuları bekliyor. 
Zengin - Muhtelif yazılar
Zengin kimdir?

Zamanın birinde parasıyla övünen "zengin" bir adam, ıssız bir yerde, kör bir kuyuya düşmüş. 
Zıplasa da tırmansa da bir türlü kuyudan çıkamıyormuş. 
Tam tüm ümitlerini yitirmişken oradan geçen bir derviş adamın sesini duymuş. 
Kuşağını sarkıtmış ve adamı kuyudan kurtarmış. 

Zengin sevincinden ne yapacağını şaşırmış:
- Dile benden ne dilersen..... demiş.
Derviş:
- Bir şeye ihtiyacım yok, benim için dua et yeter... demiş.
Zengin inanamamış. 100 altından başlamış teklif etmeye... 1000 altına kadar çıkmış, ama dervişin umurunda bile değilmiş. 

Israr devam edince, derviş paragöz adama sormuş:
- Senin kaç altının var?
- 100.000
Derviş tekrar sormuş:
- 200.000 altının olsun ister misin? 
Adamın gözleri parlamış;
- İsterim tabii.
Derviş hafifçe gülümsemiş:
- Bak... demiş... Senin daha 100.000 altına ihtiyacın var. 
İyisi mi sen altınlarını kendine sakla, gerisini kazanırken önüne bakmayı unutma... 
demiş, gülümseyerek selâmını vermiş, yoluna devam etmiş.
Zengin - Muhtelif yazılar
BEHLÜL DİVÂNE 

Birgün adamın biri Behlül´e akıl danıştı: 
- Ey Behlül Dana, ben zengin olmak istiyorum, bana ne tavsiye edersin? 
Behlül bir an düşünüp cevap verdi: 
- Demir al, demir sat. 
Demir ticareti eski çağlardan beri kârlı bir iş olarak biliniyordu. Çünkü demir hiç fire vermeyen, daima üstüne koyan bir maddeydi. Adam Behlül´ün tavsiyesine uyup demir ticaretine başladı ve gerçekten kısa zamanda dilediği gibi zengin biri oldu. Zengin olduktan sonra Behlül için "Bu ne budala adam, verdiği akılla herkes köşeyi dönüyor, 
kendisi fakirlikten kırılıyor" diye düşündü. Bir zaman sonra Behlül´ün karşısına çıktı, yeni bir akıl danıştı: 
- Ey Behlül Divâne (Dana yerine aptal yerine koyarak divane diyor) ben demir alıp satmaktan yeterince zengin oldum. Biraz da başka bir iş yapayım. Bu sefer ne tavsiye edersin? 
Behlül adamın içini dışını bildiğinden onu kötü niyetine kurban edecek bir tavsiyede bulundu: 
- Soğan al, soğan sat. 
Soğan ticaretinin de riskli işlerden biri olduğu bilinir. Soğan devamlı fire veren bir nesnedir. Adam soğan ticaretine başlayınca kısa zamanda iflas bayrağını çekti ve kötü kalpliliğinin cezasını pahalı bir biçimde ödedi. 

Zengin - Muhtelif yazılar
FİNCAN TAKIMI

Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldılar: "Eski gazeteniz var mı bayan?"
Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. 
İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. 
- İçeri girin de, size kakao yapayım.
dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı.
Kakaonun yanında reçel, ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri. 
Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işlerimi yapmaya koyuldum. 
Fakat oturma odasındaki sessizlik dikkatimi çekti bir an ve başımı uzattım içeriye. Küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu.
Erkek çocuğu bana döndü:
- Bayan, siz  zengin misiniz? 
diye sordu. Zengin mi?
- Yo hayır! 
diye yanıtlarken çocuğu,gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı. Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve:
- Sizin fincanlarınız, fincan tabaklarınız takım.
dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu.
Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte bir şey yapmışlardı.
Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler, başımızı sokacak bir evimiz vardı, bir eşim vardı ve eşimin de bir işi. 
Bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi bir uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. 
Çocukların sandaletlerinin çamur izleri,halının üzerindeydi halâ. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de. Olur unutuveririm ne denli zengin olduğumu.
Zengin - Risale-i Nur Külliyatı
İnsanın cihazât cihetiyle zenginliği şu sırdandır ki: Akıl ve fikir sebebiyle, insanın hasseleri, duyguları fazla inkişaf ve inbisat peydâ etmiştir. Ve ihtiyacâtın kesreti sebebiyle, çok çeşit çeşit hissiyât peydâ olmuştur. Ve hassâsiyeti çok tenevvü etmiş; ve fıtratın câmiiyeti sebebiyle, pekçok makâsıda müteveccih arzulara medâr olmuş; ve pekçok vazife-i fıtriyesi bulunduğu sebebiyle, âlât ve cihazâtı ziyâde inbisat peydâ etmiştir. Ve ibâdâtın bütün envâına müstaid bir fıtratta yaratıldığı için, bütün kemâlâtın tohumlarına câmi bir istidad verilmiştir.

İşte şu derece cihazâtça zenginlik ve sermâyece kesret, elbette ehemmiyetsiz, muvakkat şu hayat-ı dünyeviyenin tahsili için verilmemiştir. Belki, şöyle bir insanın vazife-i asliyesi, nihayetsiz makâsıda müteveccih vezâifini görüp, acz ve fakr ve kusurunu ubûdiyet sûretinde ilân etmek ve küllî nazarıyla mevcudâtın tesbihâtını müşâhede ederek, şehâdet etmek ve nimetler içinde imdadât-ı Rahmâniyeyi görüp şükretmek ve masnuâtta kudret-i Rabbâniyenin mucizâtını temâşâ ederek nazar-ı ibretle tefekkür etmektir.

Sözler | Yirmi Üçüncü Söz 

DÖRDÜNCÜ MESELE 
Eğer desen: Ne için ehl-i küfür ve dalâlet dünyada ehl-i hidayete galip oluyor? 
Elcevap: Çünkü, küfrün divaneliğiyle ve dalâletin sarhoşluğuyla ve gafletin sersemliğiyle, ebedî elmasları satın almak için verilen letâif ve istidâdât-ı insaniye sermayesini, fâni şişelere, soğuk buzlara veriyor. Elbette ham cam ve câmid cemed, elmas fiyatıyla alındığı için, en âlâ cam ve en eclâ cemed alınır. 
Bir vakit elmasçı zengin bir adam divane olur, çarşıya gider, beş paralık cam parçasına beş altın verir. O zengin divaneye, herkes en iyi camlarını alır ona verir. Hattâ çocuklar da güzel buz parçalarını ona veriyor, bir altın alıyorlardı. 
Hem bir vakit bir padişah sarhoş olur, çocukların içine girer, onları vükelâ ve ümerâ-yı askeriye zanneder. Şâhâne emir verir, çocukların hoşuna gider, iyi itaat ettiklerinden güzelce bir eğlence yapar. 

Barla Lâhikası | Mesail-i Müteferrika