Affetmek - Ansiklopedik bilgi
Affetmek

1. Bağışlamak
2. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek
3. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek
Affetmek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 286. ayet:
Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez. (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir. "Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Maide (Ziyafet) Suresi 13. ayet:
Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever.

Nur (Işık) Suresi 22. ayet:
Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Affetmek - Kitap Tanıtım
Affet Beni Öğrencim!

Bestami Yazgan
NAR YAYINLARI

Bu kitabı okurken yıllar öncesine gideceğinize, bu gidiş sırasında bazen yanağınızda güller açacağına bazen de gözlerinizden sıcacık bir damlanın süzüleceğine inanıyoruz. 
Affetmek - Kitap Tanıtım
Afedersin Hayat

Ahmed Günbay Yıldız
TİMAŞ YAYINLARI
Kavramlar sahi bu kadar ikiyüzlü müydü? Yoksa, istediğimiz gibi yorumlayışımız mıydı onları özünden koparıp birer karmaşa haline getiren? Bilmiyorum doğrusu. Bildğim tek şey, işimize gelmeyen gerçekleri kendimize uyduruşumuz!...
Maskeler utanç vericidir benim bildiğim. Utançsa, gerçeklerden gocunduğu için doğar suçlı vicdanlarda. Sahi, utandın mı yaptıklarından? Daha şimdiden hayal eder gibiyim, mektubumu okurken neler hissedeceğini... "Afedersin Hayat!..." diyeceksin kahırlanıp; ama hayat, yaşanmışları affetmez ki!
Evliliklerde ilan gerekir benim bildiğim... Eş, dost, anne, baba... herkesin duyumuna açık bir ilan... Sorumsuz yaşamak mutluluk gibi görünse de başlangıçta, her istediğini yapmak, sonuçlarınıda göze almayı gerektirir; bunu öğrendin mi hiç olmazsa?...
Affetmek - Muhtelif yazılar
Manifaturacı İle Şeyh
Birgün Şeyh Ebu Bekr-i Tahir Hazretleri bir manifaturacı dükkânının önünden geçiyordu. 
Manifaturacının oğlu şeyhin bağlılarındandı. Babası dükkânda olmadığı halde dükkânı bırakıp şeyh ile birlikte gitti. Babası geldiğinde oğlunu bulamadı.
Doğruca şeyhin yolunu tuttu. Oğlunu şeyhin huzurunda buldu. Şeyhin yanında oğluna bağırıp çağırdı. Bir hayli eziyet ettikten sonra alıp götürdü.
Ebu Bekr-i Tahir Hazretleri o geceyi geçirdi ama, çok huzursuz olmuştu. Sabah olunca cariyesini de alarak manifaturacının yanına vardı ve dışarı çağırarak:
— Dün geceyi çok huzursuz bir vaziyette geçirdim. Dünya malı olarak da bir cariyem var. 
Eğer seni incittiğimden dolayı kabul edersen bunu sana verdim gitti, beni bağışla... Yok eğer kabul etmezsen azat ettim gitti, dedi.
Manifaturacı hata ettiğini anlıyarak hemen şeyhin ayaklarına kapanıp özür diledi ve:
— Ey Şeyh! Günahı ben işliyorum, sen özür diliyorsun. Sen benim hatamı affet!, dedi. Şeyh:
Doğrusu günahı sen işledin ama, elemi bana erişti, beni rahatsız etti, dedi ve cariyesini azat ederek serbest bıraktı.
Kaynak: www.hikayearsivi.net

Affetmek - Muhtelif yazılar
Allah (c.c.) günahkar kullarını da affeder.

Hayatını günahlarla doldurmuş adamın biri yağmurlu ve çamurlu bir günde ayağı kayıp yere düşer. 
Düşerken üstü kirlenmesin diye elleriyle yere tutunur ve ayağa kalkar. Bunun üzerine sağ eli çok kirlenmiştir. 
Ama bu bedevi ve görgüsüz insan, elini su ile yıkayacağına bir yere silmeyi tercih eder. 
Silecek bir yer bulamadığından ötürü o an yolda oynayan bir çocuğun kafasını okşayarak elini temizler ve oradan ayrılır. 
Bu hareketi çok yanlış olup, çocuğun bundan haberi bile olmamıştır. 
Ve bu adam kısa bir zaman sonra günahlarına tövbe bile etme fırsatını yakalayamadan vefat eder. 
Gideceği yer melekler tarafından gösterileceği vakit çok korkar çünkü hayatı günahlarla doludur. 
Cehennemi beklerken melekler ona cennet bahçelerinden bir bahçe gösterir.
Adam çok şaşırır. Bu kadar günahı olduğu halde nasıl olur da Allah kendisine cenneti nasip eder? 
Melekler ise durumu Allah a bildirirler. Zaten tüm olanları, daha olmadan önce bilen Allah (c.c.) meleklerine şöyle nida eder: 
O kuluma söyleyin, bir gün eli çamurlandığında, o elini silmek için bir çocuğun başını okşamıştı. 
Yaptığı yanlış bir şey de olsa o çocuk yetim idi. Kimse başını okşamamıştı. 
O kulum kötü niyetle de olsa o yetimin başını okşaması o yetimi o kadar çok sevindirdi ki; ben de o güzel yetim kulumun yüzü suyu hürmetine o günahkar kulumu da affettim. 
Affetmek - Muhtelif yazılar
Affetmenin Dayanılmaz Hafifliği

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: 
- Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz? 
Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamamışlardır. 
Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar."
Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk?"
Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: 
- Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
Affetmek - Muhtelif yazılar
Affet Babacığım

Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.

Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can "Baba ben de seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı. En son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can´ın elini tutup hızla barakayı terk etti.

Arabaya bindiler. Can yol çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can "Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim" diye sorunca Dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba" diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu "Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet" diye hatasını belli ediyordu. Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu.

- Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum. 
Affetmek - Özlü sözler
  • Affederim ama unutmam demek, affetmem demenin bir yoludur. Affetmek bir daha kimseye gösterilmemek üzere yırtılıp yakılan not parçası gibi olmalı. - Henry Ward Beecger
  • Affederiz fakat unutmayız. 
  • Affedilmenin verdiği acı kadar kötü bir şey olamaz. - Guy de Maupassant
  • Affedince yorulur insan, yalnız kaldığında bir de; ama insanı en çok yoran şey hayal kurmaktır, olmayacağını bildiği halde. - Cengiz Aytmatov
  • Affet ama asla unutma yoksa tekrar yaralanırsın. Affetmek bakış açını değiştirir, unutmak ise aldığın dersi kaybettirir. - Paulo Coelho
  • Affetmek daha ilahi bir şey olamaz. - G. E. Lesing
  • Affetmek fazilettir. Kararlı olmak metadır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zayi olmaktır. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İnsaf rahatlık, şer küstahlıktır. Emanete hıyanet etmemek, imandandır, güler yüzlülük ihsandandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanaat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Haset yıpratır, nefret çökertir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Affetmek geçmişi değiştirmez; ama geleceğin önünü açar. - Paule Boese
  • Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar. - Publilius Syrus
  • Affetmek için iki kişilik erdem lazım. Hem onu affetmek, hem onu affettiği için kendini affetmek. - Orson Welles
  • Affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır. - Friedrich Schiller
  • Affetmek, eylem ve özgürlüğün anahtarıdır. - Hannah Arendt  
  • Affetmek, intikam almaktan daha iyidir. - Pittakos
  • Affetmekten utanmayın. Cezalandırmakta da acele etmeyin. - Hz. Ali (r.a.)
  • Affetmenin ne olduğunu yalnız cesurlar bilir, korkakların tabiatında af diye bir şey yoktur. - Laurence Sterne
  • Ahilik Nasihati: Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan Söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma, kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.
  • Akıllı insanlar kendilerine yapılan bir çok şeyi affedebilir. Ama affettikleri şeyleri, hiçbir zaman unutmaz. - Pablo Neruda
  • Allahü teâlâ başkasına acımayana acımaz, affetmeyeni affetmez, özür kabul etmeyenin özrünü kabul etmez. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar. - Şems-i Tebrizi
  • Aptalı sık sık affetmek onu ahlaksız yapar. - Publius Cyrus
  • Başkalarını affetmeyen kişi, kendi geçeceği köprüyü yıkar. - George Herbert
  • Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet. - Çin Atasözü 
  • Bazen alabileceğin en büyük intikam; affetmektir. Ve bazen karşındakine verebilecek en güzel cevap gülüp geçmektir. - Victor Hugo
  • Bir adın kalmalı geriye, birde kahreden gurbet... Beni affet: Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç. - Nazım Hikmet Ran
  • Bir an bekle, arkana dön ve unuttuklarını anımsa. Kaybettiysen ara, kırdıysan af dile, kırıldıysan affet; çünkü hayat çok kısa. - Şems-i Tebrizi
  • Bir düşmanı affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydır. - Dorothe Deluzy
  • Bir insan size kızmak istiyorsa; Dünyanın en iyi insanı dahi olsanız bir neden bulabilir. Aynı şekilde bir insan sizi affetmek istiyorsa, dünyanın en kötü insanı dahi olsanız bir mazeret bulabilir. Aradaki fark, sizin iyiliğinizde ya da kötülüğünüzde değil, karşınızdakinin gözünde ne kadar değerli olduğunuzla alakalıdır.
  • Birini mevkiinden çıkarırsan, bir müddet geçtikten sonra suçunu affet. Ümit besleyen kimsenin muradını vermek, mahpusun bağını çözmekten bin kat iyidir. - Sadi
  • Düşmanını affetmemiş kişi, henüz yaşamın en yüce zevklerinden birini tatmamıştır. - Johann Lavater
  • Eğer insanlara zarar verirsem, özür dileme gücü ver bana. Ve eğer insanlar bana zarar verirse, affetme ve merhamet gücü ver bana. - Mohandas Karamçand Gandi
  • En anlamlı yemin söz vermektir. En büyük intikam affetmektir. En adi söz hiç sevmedim demek ve en güzel cevap gülüp geçmektir. - Victor Hugo
  • En çok da üç şey yorar insanı! Affetmek, içi yanarken susmak ve olmayacağını bildiği halde hayal kurmak. - Chuck Palahniuk
  • Erkekler unutur, ama asla affetmez; kadınlar affeder, ama asla unutmaz. - Robert Jordan  
  • Ey gelmişin ve geleceğin rabbi! Ey isimlerin sahibi! Ben ayağımın nerede sürçtüğünü, ben hatamı, ben yanılgımı adımı bilir gibi biliyorum. Ben bin kere kabul ettim kabahatimi. Sen bir kere affet. - Nazan Bekiroğlu
  • Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, / Affet senden habersiz aldığım nefesten.
  • Hayat güçsüzlüğü affetmez. - Adolf Hitler
  • Hayat korkakları affetmez. - Ernesto Che Guevara
  • Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez. - Johann Wolfgang von Goethe
  • İnsanlar, sen istediğin kadar hayatındalar, göz yumduğun kadar dürüstler ve onları affettiğin kadar iyiler. - Robin Sharma
  • İyi hasletlerin en üstünü; kızgınlık hâlinde doğruluk, sıkıntı hâlinde cömertlik, cezâ vermeye gücü yettiği hâlde affetmektir. - İdris (a.s.)
  • Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir. - Konfüçyüs
  • Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.
  • Layık olmadığı halde birini affetmek güçlü olmaktır.
  • Onu sana tüm yaptıklarına rağmen affedebilirsin;  zor olan onu affettiğin için kendini affedebilmektir. - Charles Bukowski
  • Oysa insanlar sen istediğin kadar hayatındalar, göz yumduğun kadar dürüstler ve onları affettiğin kadar iyiler.
  • Öfkelenmek beşeri bir olaydır, fakat bilahare sakinleşmemek ve affetmemek ayıplanacak iğrenç bir harekettir. - François de Sales
  • Özgürlük istemek; insanları affetmekle başlar. - İlhan Aladağlı
  • Rüzgâr kırdıysa dalı, dal rüzgârı affetse bile kırılmıştır bir kere   
  • Samimi bir şekilde ve hüsnüniyetle kayıtsız şartsız affetmek, insan severliğin en esaslı mihenk taşıdır. - P. A. Bourdalone
  • Sana affedilmeyecek kadar büyük hata yapan birine akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan, bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader, kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir. - Şems-i Tebrizi
  • Sana dokunmak tüm kelimeleri yakmak gibi. Sana dokunmak tüm insanları affetmek gibi.
  • Şahsınıza fenalık eden bir düşmanı affediniz. Lakin vatanınıza ve milletinize fenalık eden bir kimseyi asla affetmeyiniz. - Hz. Ali (r.a.)
  • Şu mektepler olmasa maarifi ne güzel yönetirdim. - Maarif Nazırı Saffet Paşa
  • Unut ki affetmek zorunda kalmayasın. - Ebner Eschenbach
  • Unut ve affet. Ekşi üzümden iyi şarap olmaz.
  • Unutmazsan senin, affetmezsen onun canı acıyacaktır. Unutma, affetmek ve unutmak sadece iyi insanların intikamıdır. 
  • Üç özellik büyüklüğün mayasıdır: Öfkeyi yenmek, kötülük yapanı affetmek, insanlara iyilik yapmak. - Cafer-i Sâdık
  • Üç şey, dünya ve ahiret güzelliklerindendir: Sana zulüm edeni affetmen, seninle ilişkisini kesenle ilişki kurman ve sana karşı cahillik yapana yumuşak ve olgun davranman. - İmam Muhammed Bakır 
  • Yalnızca cesurlar affetmeyi bilir. Korkaklar hiç bir zaman affetmezler, af onların tabiatında yoktur. - Laurence Sterne
  • Zalimleri affetmek, mazlumlara zulümdür. - Sadi-i Şirazi
  • Zayıf insanlar affedemezler. Affetmek güçlülere has bir özelliktir.- Mohandas Karamçand Gandi
  • Zihninden zararsızca geçip gidebiliyorsa, o insanı affetmişsin demektir. - Karyl Huntley
  • Zulüm üç çeşittir: Allah’ın affetmeyeceği zulüm, Allah’ın affedeceği zulüm ve Allah’ın ondan vazgeçmeyeceği (hesapsız bırakmayacağı) zulüm. Allah’ın affetmeyeceği zulüm, Allah’a şirk koşmaktır. Allah’ın affedeceği zulüm, insanın kendisiyle Allah arasında olan bir şeyde kendisine zulüm etmesidir. Allah’ın ondan geçmeyeceği zulüm ise insanlara yapılan zulümdür. - İmam Muhammed Bakır 
Affetmek - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, sevgili üstadım. Biz Allah´tan, Kur´ân´dan, Habib-i Zîşandan ve Risale-i Nur´dan ve Kur´ân dellâlı siz sevgili üstadımızdan ebediyen razıyız. Ve intisabımızdan hiçbir cihetle pişmanlığımız yok. Hem kalbimizde zerre kadar kötülük etmek için niyet yok. Biz ancak Allah´ı ve rızasını istiyoruz. Gün geçtikçe, rızası içinde Cenâb-ı Hakka vuslat iştiyaklarını kalbimizde teksif ediyoruz. Bilâ istisna bize fenalık edenleri Cenâb-ı Hakka terk etmekle affetmek ve bilakis bize zulmeden o zâlimler de dahil olduğu halde herkese iyilik etmek, Risale-i Nur talebelerinin kalblerine yerleşen bir şiar-ı İslâm olduğunu, biz istemeyerek ilân eden Hazret-i Allah´a hadsiz hudutsuz şükürler ediyoruz. 
Çok kusurlu talebeniz 
Hüsrev

Asa-yı Musa | Birinci Kısım

Geçen Ramazan-ı Şerifte, Ehl-i Sünnetin selamet ve necatı için edilen pek çok duaların şimdilik âşikâre kabulleri görünmemesine hususi iki sebep ihtar edildi. 
Birincisi: Bu asrın acip bir hassasıdır. Haşiye Bu asırdaki ehl-i İslamın fevkalade safderunluğu ve dehşetli cânileri de âlicenâbâne affetmesi ve bir tek haseneyi, binler seyyiatı işleyen ve binler manevi ve maddî hukuk-u ibâdı mahveden adamdan görse, ona bir nevi taraftar çıkmasıdır. Bu suretle, ekall-i kalîl olan ehl-i dalâlet ve tuğyan, safdil taraftarla ekseriyet teşkil ederek, ekseriyetin hatasına terettüp eden musibet-i âmmenin devamına ve idamesine, belki teşdidine kader-i İlahiyeye fetva verirler; "Biz buna müstehakız" derler. 
Evet, elması bildiği (ahiret ve İmân gibi) halde, yalnız zaruret-i kat´iye suretinde şişeyi (dünya ve mal gibi) ona tercih etmek ruhsat-ı şer´iye var. Yoksa, küçük bir ihtiyaçla veya hevesle veya tamâh ve hafif bir korkuyla tercih edilse, eblehâne bir cehalet ve hasârettir, tokata müstehak eder. 
Hem âlicenâbâne affetmek ise, yalnız kendine karşı cinayetini affedebilir. Kendi hakkından vazgeçse hakkı var; yoksa başkalarının hukukunu çiğneyen cânilere afüvkârâne bakmaya hakkı yoktur, zulme şerik olur. 

Kastamonu Lâhikası | Manevi Bir İhtarla Bir İki İnce Meseleyi Size Yazıyorum