İncir - Ansiklopedik bilgi
İncir

1. (isim, bitki bilimi) Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
2. Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı
İncir - Ayet mealleri
Tin (İncir) Suresi 1. ayet:
İncire ve zeytine andolsun,
İncir - Kitap Tanıtım
İncir 
Geçmişten Günümüze

Hilmi Anaç
AYDIN TİCARET ODASI KÜLTÜR YAYINLARI

Aydın Ticaret odası Aydın Kentinin ticareti canlandırma çalışmalarında etkin varlığını sürdürürken, diğer yandan da kültürel çalışmalarıyla kent kimliği, kent tarihi ve kültürüne katkı sağlamak konusunda ciddi bir uğraş içerisindedir. 
Odamız 2006 yılından itibaren yayınlarına devam etmekte ve Aydın Ticaret Odasının katkılarıyla 5 eseri okuyucu ile buluşturmuştur. 
Kültür yayınları serisinde 6. eserimiz olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora öğrencisi Hilmi Anaç tarafından ilk kez bilimsel çerçeve içinde hazırlanmış olan "Geçmişten Günümüze İncir" adlı çalışmasını sizlerle paylaşmaktan onur duyuyoruz. "Dağlarından yağ, ovalarından bal akan şehir" olarak özdeyişlerde yerini alan ama ne zeytini ne de inciri ile ilgili bir refrans kitabı bulunmayan, dünyanın en büyük incir üreticisi olan Aydın`ımızın sosyo-ekonomik yapısına da yön veren İncir`i tarihi ve kültürünü konu alan bir çalışmanın halkımızla buluşturulması Aydın Ticaret Odası için kaçınılmaz bir görevdir. 
"Geçmişten Günümüze İncir" adlı araştırmasını hazırlayan Hilmi Anaç`a, böyle bir çalışmanın eksikliğini sürekli dile getiren öğrencilerini yönlendiren, bu araştırmanın ortaya çıkmasında da yapıcı tönlendirmeleriyle danışmanlık yapan Adnan Menderes Üniversitesi Fen - Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Günver Güneş Hocamıza teşekkür ediyoruz. 
Aydın Ticaret Odası Yönetim Kurulu 
İncir - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, aç bir arslan zayıf bir yavrusunu kendi nefsine tercih ederek, elde ettiği bir eti yemeyip yavrusuna vermesi; hem, korkak tavuk, yavrusunu himâye için ite, aslana saldırması; hem, incir ağacı kendi çamur yiyerek yavrusu olan meyvelerine hâlis süt vermesi, bilbedâhe nihayetsiz Rahîm, Kerîm, Şefîk bir Zâtın hesâbiyle hareket ettiklerini kör olmayana gösteriyorlar. Evet, nebâtât ve behimiyât gibi şuursuzların gayet derecede şuurkârâne ve hakîmâne işler görmesi, bizzarûre gösterir ki, gayet derecede Alîm ve Hakîm birisi vardır ki, onları işlettiriyor; onlar, Onun nâmiyle işliyorlar.

Sözler | Onuncu Söz (Haşiye)

Evet, havanın her bir zerresi, her bir zîhayatın cismine, her bir çiçeğin her bir meyvesine, her bir yaprağın binâsına girip işleyebilir. Halbuki, onların teşkilâtları ayrı ayrı tarzdadır, başka başka nizâmâtı var. Bir incir meyvesinin fabrikası, farazâ çuha makinesi gibi olsa, bir nar meyvesinin fabrikası da şeker makinesi gibi olacaktır. Ve hâkezâ, o binâların, o cisimlerin programları birbirinden başkadır. Şimdi şu zerre-i havâiye, bütün onlara girer veya girebilir ve gayet hakîmâne ve üstadâne yanlışsız olarak işler, vaziyetler alır. Vazifesi bittikten sonra kalkar gider.

Sözler | Otuzuncu Söz