Vahşet - Ansiklopedik bilgi
Vahşet  

1. (isim) Yabani, vahşi olma durumu
2. Korku, ürküntü
3. Issızlık, yalnızlık
Vahşet - Bağlantılar
Vahşet Kuşağında Merhamet

İnsanlık medeniyetle mi, yoksa vahşetle mi başladı?
Vahşet - Kitap Tanıtım
Medeni Vahşet Davası 
Cezaevi Notları 1984- 1985

Hüsnü Aktaş 
MİSAK YAYINLARI 

Laiklik ideolojisini keyiflerine göre yorumlayan ve İslâm Fıkhı’nı mahkûm etmeye çalışan bürokratların, ‘Devletin temel nizamlarını dine uydurmak için propaganda yapmayı’ yasakladıklarını, düşünen ve düşündüklerini ifade eden insaları ‘sanık sandalyesine’ oturtmayı marifet zannettikleri gizlenemez bir gerçektir. Yazar Hüsnü Aktaş’ın; hevâlarını ilâh edinen ve keyiflerini kanun haline getiren zorbaların dünya görüşlerini reddetmek için kaleme aldığı ‘Medeni Vahşet’ isimli eseri; hem modern hurafelere inanan ‘aydınları’(!), hem de ‘zinde güçleri’(!) çileden çıkarmıştır. 

Bu eserin konusu, 12 Eylül Askeri Darbesi’nden sonra yazarın 1984-85 yıllarında tutuklu olarak yargılandığı Ankara Ulucanlar ve Mamak Askeri Cezaevi’nde yaşadığı hadiselerdir.
Vahşet - Özlü sözler
  • İnsanlar, bir arslanı öldürmek istediği zaman ona spor der, bir arslan onu öldürmek istediğinde ise buna vahşet der. Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem. - George Bernard Shaw
Vahşet - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat, gördüm ki; dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdâdımın bir mezar-ı ekberi sûretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi. 
Sözler | On Yedinci Söz 

İşte ey nefsim! Birinci saray bir Müslümandır; Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde, o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el-iyâzü billâh, kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez; belki hiçbir kemâlâtın yeri, ruhunda kalamaz, hattâ Rabbini de tanımaz. Mahiyetindeki bütün menziller ve latîfeler karanlığa düşer ve kalbinde müthiş bir tahribât ve vahşet oluyor. Acaba bu tahribât ve vahşete mukabil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup o tahribât zararını onunla tâmir edersin? Halbuki, ecnebîler o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâmın nurunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bâzı nurlar kalabilir veya kalabilir zannederler. Onların mânevî kemâlât-ı ahlâkiyelerine medâr olacak Hazret-i Mûsâ ve İsâ Aleyhimesselâma bir nevi imânları ve Halıklarına bir çeşit îtikadları kalabilir.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz