Ürkmek - Ansiklopedik bilgi
Ürkmek

1. Bir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek
2. Şaşkınlık ve korku duymak
3. Ağaç meyve vermemek
4. Çekinmek
Ürkmek - Ayet mealleri
Sad Suresi 22. ayet:
Davud´a girdiklerinde, o, onlardan ürkmüştü; dediler ki: "Korkma, iki davacıyız, birimiz diğerimize haksızlıkta bulundu. Şimdi sen aramızda hak ile hükmet, kararında zulme sapma ve bizi doğru yolun ortasına yöneltip-ilet."

Mücadile (Mücadeleci Kadın) Suresi 13. ayet:
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü? Çünkü yapmadınız, Allah sizin tevbelerinizi kabul etti. Şu halde namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah´a ve O´nun Resûlü´ne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Müdessir (Gizlenen) Suresi 50. ayet:
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler;
Ürkmek - Hadisler
Bera ibni Azib (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: 
Bir adam Kehf suresini okuyordu. Yanında atı da iki iple bağlı duruyordu. Bu adamın üzerine bir bulut geldi ve ona yaklaşmaya başladı. Atı da bundan ürktü. 
Sabah olunca adam Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): 
"O sekînedir = Rahmet ve huzurdur. Kur’an okuduğun için inmiştir" buyurdu. 
[Buhari, Fezail Kur’an 11, Müslim, Müsafirin 240]
Ürkmek - Kitap Tanıtım
Ürkek Bir Keklik

Zeki Oğuz 
YABA YAYINLARI 

"Ürkek Bir Keklik" Oğuz´un yayımlanan dördüncü öykü kitabıdır. Doğanın içinden kopup gelen bu öyküler, temiz pırıl pırıl biçimde öykü yatağında yerini alıyorlar. Öykü işinin bir olgunluk, bir uzun zaman deneyi olduğu bilinir, Zeki Oğuz´un öykülerini böylesi bir doğal ortamda derlenen çiçeklerin güzelliğinde okuyacak, "Ürkek Bir Keklik"le onu daha iyi tanıyacaksınız.
Ürkmek - Özlü sözler
  • Alışan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç? O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker, kaçar. 
  • Ay, geceden ürkmediği, karanlığından kaçmadığı içindir ki nurlandı.
  • Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin, ne kadar dirensen de nafile. İnsansın sonuçta, seveceksin.
  • Din evinde haset faresi bir delik açar ama kedinin bir miyavlamasi ile ürker kaçar. 
  • Engeller gözlerinizi hedeften ayırdığınız zaman gördüğümüz o ürkütücü şeylerdir. 
  • Hayatlarını gözden geçirip birçok haksızlık ettiklerini gören kimseler çocuklar gibi sık sık uykudan uyanır, ürker, kötü bir bekleyiş içinde yaşarlar. Halbuki hiçbir zaman haksızlık etmediklerini bilenlerde daima tatlı bir umut vardır. - Platon
  • Herkes ölümden ürker, korkar. Sufiler, ona bıyık altından gülmektedir. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Komünistler, görüş ve niyetlerini gizlemeyi reddederler. Amaçlarına ancak bugüne kadarki tüm toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla ulaşabileceklerini açıkça bildirirler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim ürküntüsüyle tir tir titresinler. Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yok. Bir dünya var kazanacakları.
  • Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor. - Yahya Kemal Beyatlı
  • Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin.
  • Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür. - Arthur Schopenhauer
  • Unutma! Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile, insansın sonuçta, seveceksin.
  • Yarla hoş geçinen kimse, Yâr’sız kalmaz. Müşterisi ile uzlaşan tüccar, müflis olmaz. Ay, geceden ürkmediği, karanlığından kaçmadığı içindir ki nurlandı. Gül, o güzel kokuyu, dikenle hoş geçinmekle kazandı. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
Ürkmek - Risale-i Nur Külliyatı
İhtar: Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyâya girer. Şan ve şeref arzusuyla teveccüh-ü nâs ise, ücret ve mükâfat değil, belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet, amel-i salihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ve şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz´iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından, teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhretperestlerin ve şan ve şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın!
Lemalar | Yirminci Lem’a

Birden, esarette, Kosturma´daki camideki intibah-ı rûhî yine başladı. Onun eseri olarak, kalben merbût olduğum ve medar-ı saadet-i dünyeviye zannettiğim halatı, esbabı tetkike başladım. Hangisini tetkik ettimse, baktım ki, çürüktür, alakaya değmiyor, aldatıyor. O sıralarda, en sadakatli zannettiğim bir arkadaşımda, umulmadık bir sadakatsizlik ve hatıra gelmez bir vefasızlık gördüm. Hayat-ı dünyeviyeden bir ürkmek geldi. Kalbime dedim: "Acaba ben bütün bütün aldanmış mıyım? Görüyorum ki, hakîkat noktasında acınacak halimize, pekçok insanlar gıpta ile bakıyorlar. Bütün bu insanlar dîvane mi olmuşlar? Yoksa şimdi ben dîvane mi oluyorum ki, bu dünyaperest insanları dîvane görüyorum?" 
Tarihçe-i Hayat | Birinci Kısım : İlk Hayatı