Şiddet - Ansiklopedik bilgi
Şiddet  

1. (isim) Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik
2. Hız
3. Bir hareketten doğan güç
4. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma
5. Kaba güç
6. Duygu veya davranışta aşırılık
Şiddet - Ayet mealleri
Araf (Orta Yer) Suresi 46. ayet:
İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A´raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: "Selam size" derler, ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) "şiddetle arzu edip umanlardır." 

Yunus Suresi 88. ayet:
Musa dedi ki: "Rabbimiz, şüphesiz Sen, Firavun´a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç, ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz, Senin yolundan saptırmaları için (mi?) Rabbimiz, mallarını yerin dibine geçir ve onların kalblerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler."

Yusuf Suresi 103. ayet:
Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

İbrahim Suresi 18. ayet:
Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların yaptıkları, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu bir kül gibidir. Kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremezler. İşte uzak bir sapıklık (içinde olmak) budur.

Duhan (Duman) Suresi 16. ayet:
Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette biz intikam alacağız. 

Kaf Suresi 36. ayet:
Biz bunlardan önce nice nesiller yıkıma uğrattık ki onlar, zorbaca yakalamak (yakıp-yıkmak, baskı ve şiddetle yönetmek, sindirmek) bakımından kendilerinden daha üstündüler; şehirlerde (yerin üstünü altına getirip, sayısız kazı, inşaat ve araştırmalarla her yanı) delik-deşik etmişlerdi. (Ama) kaçacak bir yer var mı?
Şiddet - Bağlantılar
Dijital Şiddet

Okullardaki Şiddet

Okuldaki Şiddet

İletişimle Gelen Şiddet

İnsan ve Şiddet

Televizyon, Şiddet ve Çocuklarımız

Sahte Metafizik ve Şiddet Edebiyatı

Televizyonda Şiddet Unsuru ve Çocuklar
Şiddet - Hadisler
Ebu Necih İrbâz İbn-i Sariye (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir:
Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) gözleri yaşartan, kalpleri ürperten çok tesirli bir konuşma yaptı.
- Ey Allah’ın Rasulü! Bu nasihat sanki ayrılmak üzere olan birinin öğüdüne benziyor, bizlere tavsiyede bulununuz, dedik. Bunun üzerine:
- Allahtan korkmanızı, başınıza Habeşli simsiyah bir köle bile olsa onu dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Benden sonra içinizde hayatta kalanlar pek çok ihtilaflar göreceklerdir. O zaman sizin yapacağınız benim sünnetim ve doğru yolda olan Hulefa-i Raşidin’in sünnetine sarılmaktır. Bu sünnetlere sımsıkı sarılınız.
Sonradan ortaya çıkarılmış bidatlerden şiddetle sakınınız. Çünkü her bidat bir sapıklıktır. 
[Ebu Davud, Sünnet 5, Tirmizi İlim 16]

Enes ibni Malik (Allah Ondan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Bazı kimselere ne oluyor ki namaz kılarken gözlerini göğe dikiyorlar?" Bu konuda sözünü daha da şiddetlendirerek, "Ya bundan vazgeçerler ya da gözlerinin nuru alınır da kör olurlar!" buyurdu. 
[Buhari, Ezan, 92]
Şiddet - Kitap Tanıtım
Şefkat In Şiddet Out

Riccon Doğan 
NESİL YAYINLARI 

Şiddet ile şefkatin birbirine karıştığı bir kargaşa ortamında yaşıyoruz. Öyle ki neyin şiddet, neyin şefkat olduğunun ayrımını yapmada zorlanıyoruz. Alenen ve bilerek birbirinin yerine kullanıldığına da şahit olmaktayız.
Savaşı “barış için” yapanlara her gün yenileri ekleniyor. “Demokrasi yolunda taşların yerine oturması için” gönül rahatlığı içinde şiddetin en ağırına cevaz verenler az değil. Töre için kardeş veya evlat katili olanların da mazeretleri hazır.
Şiddet önlenmeli. Üstelik şiddetin önlenmesi için katı prensiplere, sert kanunlara, ağır müeyyidelere hiç ihtiyaç da yok. Şefkat bir sihirli değnek misali ortamı barış ve esenlikle doldurabilecek etkiye ve güce sahip zaten. Yeter ki “şefkatliymişiz” gibi davranmadan şefkate sımsıkı sarılalım. 
Şefkati tüm saflığıyla yaşamak da çok kolay.
Çünkü:
Şefkat yardımlaşmaktır, elini taşın altına koymaktır.
Şefkat yapmaktır, yapıcı olmaktır. Taşın üzerine taş koyabilmektir.
Şefkat bağışlamaktır, paylaşmaktır. 
Şefkat bilmektir, bilgilendirmektir, eğitmektir.
Şefkat yaraları sarmak, onarmaktır.
Şefkat bir karıncaya dahi zarar veremeyiştir.
İşte bu yüzden,
Şefkatin olduğu yerde şiddet,
Şiddetin olduğu yerde şefkat asla olmaz.
İşte evrensel formül:
Şefkat In, Şiddet Out!
Şiddet - Özlü sözler
  • Ahiret âlimleri, yüzlerindeki sükûnet, Allah´a karşı zillet ve tevazu ile bilinirler. Huni gibi açılıp kapanan ve gülerken kulaklara kadar yayılan ağızların sahipleri, hareketlerinde ve konuşmalarında hiddetli olan kimseler ise, onların bu şiddet ve hiddetleri gafletlerinden ileri gelmektedir. Böyle hareketler dünyaperestlerin âdetidir. - İmam-ı Gazali
  • Akıllı bir hükümet, şiddetle zorlamasını veya ağırbaşlılıkla gönül almasını bilen hükümettir. - George Grenville
  • Aklın bittiği ve sustuğu yerde son karar şiddete aittir. - Adolf Hitler
  • Başarı yolunda sürat, isteğin şiddeti kadardır.
  • Bütün gerçekler üç aşamadan geçer: Önce, dalga geçilir; sonra, şiddetle karşı çıkılır, sonunda aşikar kabul edilir. - Arthur Schopenhauer
  • Büyük ruhlar, sıradan beyinler tarafından her zaman şiddetli muhalefet gördü. Sıradan bir beyin, geleneksel önyargıları körce boyun eğmeden reddeden ve düşüncelerini cesurca ve dürüstçe ifade eden insanları anlayabilecek kapasiteye sahip değildir. - Albert Einstein
  • Dert ve sıkıntının şiddetine sabır göster, bunun da sonu gelecektir. Bil ki sabır bir asalet göstergesidir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Devlet, kendi şiddetine hukuk bireyinkine ise, "suç" adını verir. - Max Stirner
  • Dünya çok acı çekiyor. Ama kötü insanların şiddetinden değil, iyi insanların sessizliğinden. - Napolyon Bonapart
  • Düşüncelerde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir. - Bernard Barton
  • Eğer bir adam marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa, o değersiz bir yaratıktır. Kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği halde her nasılsa yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun. Uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir. Emirle gelen kahramanlıktan, bilinçli ve bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nefret ediyorum. Ben savaşı ve o soğuk silahları öylesine tiksindirici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi yok ederim daha iyi. Benim anlayışıma göre sıradan bir cinayet, savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir. - Albert Einstein
  • Fırtınanın şiddeti ne olursa olsun; martı sevdiği denizden asla vazgeçmez. - Alfred Capus
  • Fikirler cebir ve şiddetle, top ve tüfekle asla öldürülemez. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin.  - Hz. Ali (r.a.) 
  • İnsanın en yakın dostu da en şiddetli düşmanı da kendisidir.
  • İnsanlar yasaları, adaletin işlemesi ve şiddetin onun kölesi olması için oluşturdu. - Euripides
  • İstemek yetmez, amacımıza ulaşmak için şiddetle arzulamamız gerekir. - Ovidius
  • Kadınların üzüntüsü yaz fırtınası gibidir; şiddetli ama kısa olur. - Joanna Baillie
  • Ne kadar az bilirseniz; o kadar şiddetle müdafaa edersiniz. - Bertrand Russell
  • Ortalama insanda; herhangi bir günde, herhangi bir orduya yetecek kadar ihanet, nefret, şiddet ve saçmalık vardır. O yüzden ortalama erkekten ve ortalama kadından sakının.
  • Ölüm korkusu, ölüm acısından daha şiddetlidir. - Osman Pamukoğlu
  • Rüzgârın şiddeti nasıl olursa olsun, martı sevdiği denizden asla vazgeçmez.
  • Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Sanat, şiddeti ortadan kaldırmalıdır, yalnız o yapabilir bunu. - Lev Nikolayeviç Tolstoy 
  • Senin iyiliğini isteyen kimse, yolunda şöyle bir diken var diyendir. Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür. - Sadi
  • Sevgi insanlığın, şiddet hayvanlığın kanunudur. - Mohandas Karamçand Gandi
  • Şiddet göstermeksizin kuvvetli, zayıflık belirtmeksizin yumuşak ol. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir. - Mahatma Gandhi
  • Şiddet iyi yönde kullanılabilir. - V For Vendetta
  • Şiddet otoritaryanizmin bütün özünü oluşturur; tıpkı şiddetin reddinin anarşizmin bütün özünü oluşturması gibi. - Errico Malatesta
  • Şiddet yaşanmamış bir hayatın; suçluluk ise tatmin edilmemiş bir yaşamın sonucudur.
  • Şiddetli sevinçlerin şiddetli sonları vardır. - William Shakespeare
  • Tartışırken sakin olun; şiddetiniz hatayı kusura, gerçeği kabalığa çevirir. - George Herbert
  • Tatlı sözler, şiddetli bir öfkeye karşı en tesirli ilaçtır. - Aiskhylos
  • Tüm gerçekler üç aşamada oluşur. Önce alay edilir. Sonra şiddetle karşı çıkılır. Son olarak da zaten belli olan bir şey denir ve kabul edilir.  - Artur Schopenhauer
  • Tüm yazılanlar arasında en çok bir kişinin kendi kanıyla yazdığı şeyi severim. Kanla yaz; ve göreceksin ki, kan tindir... Etrafımda cinler olsun istiyorum, çünkü ben cesurum. Hayaletleri kaçıran cesaret, kendisine cinler yaratır. -cesaret gülmek ister. Artık hislerinizi paylaşmıyorum; altımda gördüğüm şu bulut, güldüğüm şu karaltı ve ağırlık -işte budur sizin yağmur bulutunuz. Yükselmeyi arzuladığınızda yukarı bakarsınız siz. Ve ben aşağı bakarım, çünkü yükseltilmiş biriyim ben. Aranızdan hanginiz aynı anda hem gülebilir, hem yükseltilmiş olabilir? En yüksek dağa çıkan, tüm matem oyunlarına, tüm matem ciddiyetlerine güler. Cesur, tasasız, alaycı ve şiddet uygular -işte böyle istiyor bizleri bilgelik: O bir kadındır ve daima savaşçıyı sever ancak. - Friedrich Nietzsche
  • Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma; yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar. Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Yönetici için korkutma şiddetin kendisinden daha etkilidir. - Yalçın Küçük
  • Yüksek ruhlar, her zaman sıradan akılların şiddetli muhalefetleriyle karşılaşırlar. - Albert Einstein
Şiddet - Risale-i Nur Külliyatı
Birinci Şuâ
Derece-i i´câzda belâgat-ı Kur´âniyedir. O belâgat ise, nazmın cezâletinden ve hüsn-ü metânetinden ve üslûblarının bedâatinden, garip ve müstahsenliğinden ve beyânın berâatinden, fâik ve safvetinden ve maânîsinin kuvvet ve hakkâniyetinden ve lâfzının fesâhatinden, selâsetinden tevellüd eden bir belâgat-ı hârikulâdedir ki; benî Âdem´in en dâhî ediblerini, en hârika hatiplerini, en mütebahhir ulemâsını muârazaya dâvet edip bin üç yüz senedir meydan okuyor. Onların damarlarına şiddetle dokunuyor. Muârazaya dâvet ettiği halde, kibir ve gururlarından başı semâvâta vuran o dâhîler, ona muâraza için ağız açamayıp, kemâl-i zilletle boyun eğdiler.
Sözler | Yirmi Beşinci Söz

Evet, hergün, her zaman, herkes için bir âlem gider, taze bir âlemin kapısı kendine açılmasından, geçici herbir âlemini nurlandırmak için ihtiyaç ve iştiyakla Lâ ilâhe illâllah cümlesini bin defa tekrar ile o değişen perdelerin herbirisine Lâ ilâhe illâllah´ı lâmba yaptığı gibi, öyle de, o kesretli, geçici perdeleri ve o tazelenen seyyar kâinatları karanlıklandırmamak ve âyine-i hayatında in´ikâs eden suretlerini çirkinleştirmemek ve lehinde şahit olabilen o misafir vaziyetleri aleyhine çevirmemek için, o cinayetlerin cezalarını ve Padişah-ı Ezelînin şiddetli ve inatlarını kıran tehditlerini, Kur´ân´ı okumakla takdir etmek ve nefsinin tuğyanından kurtulmaya çalışmak hikmetiyle, Kur´ân gayet mânidar tekrar eder. Ve bu derece kuvvet ve şiddet ve tekrarla tehdidat-ı Kur´âniyeyi hakikatsız tevehhüm etmekten, şeytan bile kaçar. Onları dinlemeyen münkirlere Cehennem azabı ayn-ı adalettir, diye gösterir.
Sözler | Yirmi Beşinci Söz