Şevk - Ansiklopedik bilgi
Şevk

1. (isim) İstek, heves
Şevk - Bağlantılar
Şevk u İştiyâk

Aşk ve Şevk Nasıl Korunur
Şevk - Kitap Tanıtım
Kuranda Şevk ve Heyecan

Harun Yahya 
VURAL YAYINCILIK 

Genel anlamıyla şevk, insanın herhangi bir konuya karşı içinde ciddi bir ilgi ve istek duyması ve bu amacına ulaşbilmek için samimi bir çaba harcamasıdır. Bazı kimseler zengin olabilmek, makam mevki ve kariyer sahibi olabilmek için çabalarken, bazıları da insanlar arasında üstün konuma gelebilmek, saygınlık, itibar ve övgü kazanabilmek için emek sarf ederler. Bir insan şevkle ulaşmaya çalıştığı bir amaç için genel halinden çokdaha farklı ve azim dolu bir tavır sergileyebilir. 
Ancak çoğu insanın şevki kalıcı değildir. Bunun sebebi ise hiç kuşkusuz ki bu kimselerin şevklerinin sağlam bir temelinin olmayışıdır. Hayatlarının sonuna kadar kalplerinde ise müminlerdir. Çünkü müminlerin şevklerinin kaynağı Allah´a olan imanları ve Allah´ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmayı kendilerine yegane amaç edinmiş olmalarıdır. Bu kitapta, müminlerin hayatlarının sonuna kadar her an daha da artan şekleri konu edilmektedir.
Şevk - Özlü sözler
  • Başarı, hiç şevkini kaybetmeden başarısızlıktan başarısızlığa atlamaktır. - Winston Churchill
  • Hayat faaliyet ve harekettir, şevk ise matiyyesidir (bineğidir). - Bediüzzaman
Şevk - Risale-i Nur Külliyatı
Şimdi, hayatının saadet içindeki kemâli ise, senin hayatının aynasında temessül eden Şems-i Ezelînin envârını hissedip, sevmektir. Zîşuur olarak Ona şevk göstermektir, Onun muhabbetiyle kendinden geçmektir, kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmektir. 
Sözler | On Birinci Söz

Birinci nevi, onun memlûk ve köleleridir. Bu nevin, ne maaşı var ve ne de ücreti var. Belki onlar seyyidlerinin emriyle işledikleri her amelde, onların gayet latîf bir zevk ve hoş bir şevkleri vardır. Seyyidlerinin methinden ve vasfından ne deseler onların zevkini ve şevkini ziyâde eder. Onlar o mukaddes seyyidlerine intisablarını büyük bir şeref bilerek onunla iktifâ ediyorlar. Hem o seyyidin nâmiyle, hesâbiyle, nazarıyla işlere bakmalarından da mânevî lezzet buluyorlar. Ücret ve rütbeye ve maaşa muhtaç olmuyorlar.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz