Aslan - Ansiklopedik bilgi
Aslan
1. (isim, hayvan bilimi) Kedigillerden, Afrika da ve Asya da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan
2. Gürbüz, cesur ve yiğit adam

Aslan - Ayet mealleri
Müdessir (Gizlenen) Suresi 51-52. ayetler:
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler; (50)
Aslandan korkup-kaçmışlar. (51)
Aslan - Kitap Tanıtım
Aslan Kral Değildir 
Kral Olan Aslanlardır

Şükrullah Dolu
HAYAT YAYINLARI

Aslan Kral mıdır yoksa Kral Aslan mıdır? 

Coğrafyacı kimliğiyle sahaya inen ve Afrika’dan Uzakdoğu’ya, Asya’dan da tarihin derinliklerine kadar aslanın izini süren Ekonomi Gazetecisi Şükrullah Dolu, 10 yıllık bir araştırmanın sonucunda, “Aslan kral değildir” diyerek bilinen ezberleri bozuyor. Çünkü aslan, hayvanlar dünyasının en büyük ve en güçlüsü değil… Hatta büyük kediler ailesinden kaplandan bile daha güçlü ve çevik değil… Buna rağmen nasıl oluyor da kral koltuğuna oturtuluyor?

 Yazar, bu kritik soruyu “Aslan kral değildir, kral olan aslanlardır” diye cevaplıyor. Gözlemler ve kayıtlar da bu tezi doğruluyor. 

Türkiye’de ilk ve tek, dünyada ise farklı boyutları olan bu çalışmada yazar; aslanlar dünyasından insan, toplum ve iş hayatına bakıyor. Aynı zamanda günlük hayata uyarlanabilecek çıkarımlar yapıyor. Dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen şirket ve işadamlarının aslanca analizini sunuyor. 

“Bugünü anlamak ve yarını kurmak için aslanı tanımak gerekir” diyen yazar, aslanlar üzerinden Afrika’yı da keşfettiriyor. ‘Afrika Yüzyılı’na hazırlanmayı öneriyor. 
Aslan - Risale-i Nur Külliyatı
Sağ ve sol iki tarafından dehşetli derin iki yara ile yaralı ve arkasında cesîm bir aslan ona saldırmak için bekliyor gibi duruyor. Ve gözü önünde bir darağacı dikilmiş. Bütün sevdiklerini asıp mahvediyor. Onu da bekliyor. Hem, bu hali ile beraber, uzun bir yolculuğu var, nefyediliyor.
O bîçare, şu dehşet içinde me´yusâne düşünürken, sağ cihetinde Hızır gibi bir hayırhâh, nurânî bir zât peydâ olur, ona der:
"Me´yus olma! Sana iki tılsım verip öğreteceğim. Güzelce istimâl etsen, o aslan sana musahhar bir at olur. Hem, o darağacı sana keyif ve tenezzüh için hoş bir salıncağa döner. Hem, sana iki ilâç vereceğim. Güzelce istimâl etsen, o iki müteaffin yaraların, iki güzel kokulu gül-ü Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm denilen latîf çiçeğe inkılâb ederler. Hem, sana bir bilet vereceğim. Onunla, uçar gibi, bir senelik bir yolu bir günde kesersin. İşte, eğer inanmıyorsan, bir parça tecrübe et. Tâ doğru olduğunu anlayasın."
Hakikaten bir parça tecrübe etti. Doğru olduğunu tasdik etti.

Sözler | Yedinci Söz

Sonra niyaza başladı. Tâ, tılsımın anahtarı ona ilham oldu. Bağırdı ki:
"Ey bu yerlerin Hâkimi! Senin bahtına düştüm. Sana dehâlet ediyorum ve sana hizmetkârım ve senin rızânı istiyorum ve seni arıyorum."
Ve bu niyazdan sonra birden kuyunun duvarı yarılıp şâhâne, nezîh ve güzel bir bahçeye bir kapı açıldı. Belki ejderha ağzı o kapıya inkılâb etti. Ve aslan ve ejderha iki hizmetkâr sûretini giydiler. Ve onu içeriye dâvet ediyorlar. Hattâ, o aslan, kendisine musahhar bir at şekline girdi.
İşte ey tenbel nefsim ve ey hayalî arkadaşım! Geliniz, bu iki kardeşin vaziyetlerini muvâzene edelim. Tâ, iyilik nasıl iyilik getirir ve fenalık nasıl fenalık getirir, görelim, bilelim.
Bakınız, sol yolun bedbaht yolcusu, her vakit ejderhanın ağzına girmeye muntazırdır, titriyor. Ve şu bahtiyar ise, meyvedar ve revnaktar bir bahçeye dâvet edilir.
Hem o bedbaht, elîm bir dehşette ve azîm bir korku içinde kalbi parçalanıyor. Ve şu bahtiyar ise leziz bir ibret, tatlı bir havf, mahbub bir mârifet içinde garip şeyleri seyir ve temâşâ ediyor.

Sözler | Sekizinci Söz