Sevda - Ansiklopedik bilgi
Sevda

1. (isim) Güçlü sevgi, aşk
2. Aşırı ve güçlü tutku, istek
Sevda - Bağlantılar
Sevda

Allah´ın haricinde mahlukatı sevmek neden acı veriyor fikirlerinizi alabilir miyim?
Sevda - Kitap Tanıtım
Sevdanın Kanatları

Ali Erkan Kavaklı 
HAYAT YAYINLARI-KELEPİR 

Umutsuzluk dehlizlerinde kaybolmak üzere olan Ödemişli Fazıl’ın hikâyesi. Fazıl okuduğu lisenin gelecek vaat etmediğini düşünerek liseyi terk eder. Bir gün okul arkadaşı Çakı Ali kendisini okuldaki bir konferansa davet eder. Bu konferans Fazıl’ın hayatını değiştirir. “O an, ne andı ama... Mutluluğumu, heyecanımı, sevincimi ve şaşkınlığımı anlatamam. Sanatçıların neden alkış delisi olduğunu o an anladım. Yerimden fırlayıp var gücümle haykırmak ve sevincimi zor kazanılmış bir zafer gibi ilan etmek geldi içimden. Yüreğimi ateşlemiştiniz. Surlara bayrağı ilk diken kahraman yeniçeri Ulubatlı Hasan sanki bendim. Hâlbuki birkaç saat öncesine kadar kendimi okulun serserisi olarak görüyordum. Nasıl da bu kadar yanılmışım! O alkıştan itibaren her şey değişti. Gözlüğü değiştirmiştim. Siyah camlı gözlüğü atmış, beyaz camlı ve yepyeni bir gözlük takmıştım.” Fazıl’ın ümitsizlik girdabından kurtulup ümit denizine yelken açış serüvenini keyifle okuyacaksınız.
Sevda - Özlü sözler
  • Ah benim sevdasına bencil yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzelde darma duman ediyorsun beni. - Nazım Hikmet
  • Anladım ki susmak bir cüsse işi. Derin denizlerin işi. Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi öfkeyi de kini de azaltır.
  • Balığın kuşa duyduğu aşk gibi bizim sevdamız. Ya sen sudan çıkacaksın ya ben suya dalacağım.
  • Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, ne de kış da boyun büker.
  • Beyin aptaldır; neyin gerçek neyin hayal olduğunu bilmez. İçine en çok ne doldurulursa onu var sanır. Ya sadece yaşadıklarımızdan beslenir beyin ya da yaşadıklarımızdan ve kurduğumuz hayallerden. Hayaller, hayal gücü o nedenle çok önemlidir. Sevdanın tadını yaşamak istemezsen, hayatın şiirini duyamazsın. - Sami Gürel
  • Bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık olmak içinse erken. Beni sevda yerimden vurdu yine zaman. Şimdi sana söylenecek tek cümle: Bende sana yetecek kadar ben kalmadı. - Yılmaz Erdoğan
  • Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın. - William Shakespeare  
  • Bir sevdadır öğretmen olmak, yüreklerde vatan vatan atmak, damarlarda bayrak bayrak dolaşmaktır.
  • Biz ne zaman yelken açsak sevdalara, kesiliyor bütün rüzgarlar ve biz ne zaman bir parça aşk istesek, yalnızlık kesiyor önümüz. - Cemal Süreya
  • Biz, önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık. - Yılmaz Güney
  • Bülbülün feryadı gonca güle, / İnsanın sevdası bir tatlı dile.
  • Dayan be gönlüm! Biçare değilsin Yaradan sana yâr. Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var! Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar! Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Deniz martıya sevdalı, martı denize. Martı denize giderde tek kendi sevdalı sanır. Bilmez ki koca deniz onu bekler.
  • Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip, kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine çıkarır. Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında, her sevda ruhumuzun bir başka yüzü.
  • Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz.
  • Ey gönül! Sen, aşkı ve sevdayı onda bunda mı sanırsın? Oysa o, senin bağrında hâlâ anlamaz mısın? - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey insanoğlu! Bazen ağlıyorsun, gözyaşı döküyorsun, bazen de altın sevdasına kapılıyor, toprak eliyor, altın kırıntıları arıyorsun! Fakat düşünmüyorsun ki, sen, altın madenisin, değerli bir kimyasın. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Giden ömrün, kaçırılmış fırsatın, karşılıksız sevdanın, defteri kapanmıştır.
  • Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden "git artık" demek "beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden. Yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek. - Can Yücel
  • Gönlüm düştü bu sevdaya / Gel gör beni aşk neyledi - Yunus Emre
  • Gönül çalamazsın aşkın sazını, ne perdeye dokun ne teli incit. Eğer çekemezsen gülün nazını, ne dikene dokun ne gülü incit. Bekle dost kapısın sadık dost isen, gönüller tamir et ehli dil isen, sevda sahrasında mecnun değilsen, ne Leyla´yı çağır ne çölü incit.
  • Görünenle yetinirsen eğer, sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın.
  • Gün bir gün sevdalanmış geceye, gecede yakamoz düşürmüş denize, o günden bugüne geceyle gündüz ayrılmaz olmuş, ta ki güneş tutulup, gölge düşürene dek sevdalarına.
  • Hayat düşündüğün kadar güzel, gördüğün gibi tatlı değildir. Gerçekler bir gün gözünün önüne geldiğinde, pembenin kara, sevdanın yara, arkadaşlığın ne palavra olduğunu anlarsın.
  • Hiç bir sevdayı yalnızca sevgiyle yaşatamazsınız hiç bir dağ bir özlemi gömebileceğiniz kadar büyük değildir.
  • İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır.
  • İnsanlar işine gelince değil de vicdanına değince iyilik yapsalardı; bugün çıkar ilişkileri değil, gerçek sevdalar yaşanırdı. - Nazım Hikmet
  • Mesela çok değer verip aynı değeri alsak. Mesela üzülmesek. Mesela bir sevda için milyon kere ölmesek. Mesela. Meseladan yani. - Yılmaz Erdoğan
  • Nazım´ın dediği gibi "kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulmadı, lakin gel de zamana anlat bunu. Sevdalara doyulmadı. - Can Yücel
  • Ne şair yaş döker ne âşık ağlar / Tarihe karıştı eski sevdalar - F. N. Çamlıbel
  • Ne zaman vuslat ey yar! Can bitap düştü, saçlarıma hazan düştü. Sevdama köz düştü. Lime lime etti bu hasret beni. İlmek ilmek cana dokudum da seni, gönül gözüme hayranlık düştü. Özlem iklimlerinden dergâhına sesleniştir bu, ahı feryada karışmış bir Kıtmir’in yanmasıdır. Gel ne olur bir gün çıkıp gel alev almadan ruhum. Canı dişinde, özü közünde bir ağlayıştır bu. Kâlin hâle serzenişi, Mecnun´un Leyla´ya vurgunluğu. Gel ateşe su. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur. - Cemal Süreya
  • Onu sadece güzelliğini merak ederek; kimliğini, karanlıklarını, geçmişini merak etmeden tarihçesi ihmal edilmiş bir aşkla sevdim. Koşullu değildi sevdam, bana gösterdiğinden daha fazlasını istemedim. - Nazan Bekiroğlu
  • Saatleri geri almalıymışım, saatler yetmez ki bana. Birkaç mevsim geri almalı şimdi,  illa da almalıysam birkaç ay, birkaç yıl, birkaç sevda geri almalıyım ben birçok  acı...
  • Sen öylesine, o kadar bensin ki... Ah nasıl anlatsam, boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var sana olan sevdamın. - Can Dündar
  • Sığ suları en hafif rüzgârlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli. -  Şems-i Tebrizi
  • Şimdi de, benim susma vaktim. Ve demir parmakların arasından görebildiğimiz  gökyüzüne bakıp bakıp. Bu sevdayı "ayrılığa" gömmeliyiz. Gömmeliyiz çünkü biz iki yakası kavuşmayacak iki uçurumuz. Çünkü biz aşkı öldürmekten suçluyuz.
  • Umutlarını sıkı giyin. Üşütme sakın mutluluklarını. Üşürsen eğer gülüşlerini ört üzerine. Sesine sımsıkı sarıl ve sevdanı kuşan.
  • Utanırım, söyleyemem yaşadığım yalnızlığı, kelimeler yetmiyor ki, bu mu sevda dedikleri.
  • Üç zümreye, üç şey çirkin düşer: 1. İdarecilere, sertlik, 2. Alimlere, mal sevdası, 3. Zenginlere ise cimrilik. - Molla Cami
  • Yaşamak elindeyken bugüne bugün, / Ne diye bırakır, yarını düşünürsün? / Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar; / Kadrini bilmeğe bak avucundaki ömrün.
  • Züleyha sevdayı Yusuf´uyla öğrenmiş, o sevdayı yüreğinde pişirmiş, pişirmiş. Baki olan seni bulmuş, sana yönelmiş. Bize de Züleyha gibi sevmeyi öğret Allah´ım.
Sevda - Risale-i Nur Külliyatı
ALTINCI MERTEBE-İ NURİYE-İ HASBİYE: Mufarakat-i umumiye hengâmında olan harab-ı dünyadan haber veren âhirzaman hâdisâtı içinde mufarakat-i hususiyemi ihtar eden ihtiyarlık ve âhir ömrümde bir hassasiyet-i fevkalâde ile fıtratımdaki cemalperestlik ve güzellik sevdası ve kemâlâta meftuniyet hisleri inkişaf ettikleri bir zamanda, daimî tahribatçı olan zeval ve fenâ ve mütemadî tefrik edici olan mevt ve adem, dehşetli bir surette bu güzel dünyayı ve bu güzel mahlûkatı hırpaladığını, parça parça edip güzelliklerini bozduğunu, fevkalâde bir şuur ve teessürle gördüm. Fıtratımdaki aşk-ı mecazî bu hale karşı şiddetli galeyan ve isyan ettiği zamanda bir medar-ı teselli bulmak için, yine bu âyet-i hasbiyeye müracaat ettim. Dedi: "Beni oku ve dikkatle mânâma bak." 
Lemalar | Yirmi Altıncı Lem´a

Hem, Üstadımız tekellüf ve taazzumdan asla hoşlanmaz ve talebelerinin dahi tekellüf kaydından azade olmalarını emreder. Ve buyururlar ki: "Tekellüf, şer´ an ve hikmeten fenadır. Çünkü, tekellüf sevdası, insanı hadd-i manıfu tecavüze sevk eder. Mütekellif olanlar, bazan hodbinane bir tezahür ve tefahur tavrı ve muvakkat soğuk bir riyakar vaziyeti takınmaktan kurtulmaz. xalbuki bunların ikisi de ihlası zedeler." 
Hem, Üstadımız gayet mütevazidir; tefevvuk ve temeyyüz dairelerinden, şöhret sevdalarından ziyadesiyle sakınırlar. Kendilerine mahsus safî meşrebi, o gibi can sıkacak şeylerden alîdir. Herkese, hele ihtiyarlara ve çocuklara ve fukaralara, rıfk ve mülayemetle uhuvvetkarane bir muamele-i halisanede bulunurlar. Mübarek yüzlerinde, mehabet ve beşaşetle karışık bir nûr-u vakar lemean eder; heybetle beraber asar-ı üns ve ülfet dahi görünür. Daima mütebessim bulunurlar.
Tarihçe-i Hayat | Dördüncü Kısım : Kastamonu Hayatı
Sevda - Şiir türü
Kara Sevda

Nasıl anlatsam bilemiyorum, içim içime sığmıyor
O deli dolu. neşe dolu kişi ben değilim sanki
Dışarısı buz gibi, lapa lapa kar var, benim içim yanıyor
Eksi kırk derecede soğuk suda bile yüzerim inan ki

Kara sevda, kara sevda, dedikleri daha ne olabilir ki?
Kara sevda, kara sevda, beni senden kim ayırabilir ki?
Çocukça bir aşk deyip de geçme sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

Nasıl anlatsam bilemiyorum, gözlerim kararıyor
Tepetaklak oldu dünya tersine sanki
Bütün aşılar el ele, kol kola cıvıl cıvıl geziyor
Bense Nuh’un gemisinde tek başıma gibi inan ki

Kara sevda, kara sevda, dedikleri daha ne olabilir ki?
Kara sevda, kara sevda, beni senden kim ayırabilir ki?
Çocukça bir aşk deyip de geçme sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

Barış Manço
Sevda - Şiir türü
Sevdalandım Sevdalandım
 
Boz bulanık seller gibi
Dağ başında güller gibi
Erişilmez düşler gibi
Sevdalandım sevdalandım

Gündüz müydü gece miydi
İçimdeki çiçek miydi
Aşka doğan güneş miydi
Sevdalandım sevdalandım

Gözler başka kirpik başka
Gülüşleri bir bambaşka
Nasıl düşmez gönül aşka
Sevdalandım sevdalandım

Serin bahar yeli gibi
Sanki ilkyaz günü gibi
Bir güzele deli gibi
Sevdalandım sevdalandım

Dünya dursun kalbim dursun
Sevincimi herkes duysun
Canım benim canım olsun
Sevdalandım sevdalandım

Gözler başka kirpik başka
Gülüşleri bir bambaşka
Nasıl düşmez gönül aşka
Sevdalandım sevdalandım
 
Yöresi : Ardanuç