Keyif - Ansiklopedik bilgi
Keyif 

1. (isim) Vücut esenliği, sağlık
2. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı
3. Rahat, huzur, afiyet
4. İstek, heves, zevk
5. Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum
6. Yolsuz ve kural dışı istek
7. Esrar
Keyif - Ayet mealleri
Zuhruf (Gösteriş) Suresi 57. ayet:
Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.
Keyif - Kitap Tanıtım
Hayattan Keyif Almanın Yolları

Zeynep Özkan 
AKİS KİTAP 

Bilgelik ve mutluluk dolu bir yaşama "merhaba" demek için hemen şimdi uygulayabileceğiniz harika yöntemler bu sayfalarda sizlerle buluşuyor. 
Zihninizi, kalbinizi, ruhunuzu ve bedeninizi geliştiren sırlar eşliğinde yaşamın pozitif yüzüyle tanışacak, huzurun çok da uzaklarda olmadığını duyumsayacaksınız.
Hayattan keyif almanın sırrı, bakış açınızı değiştirmek ve pozitif düşünmek.
Bu elbette kolay değil. Ama elinizdeki kitapta, hayatınızın ışığını keşfetmenizi sağlayan, pek çok kaynaktan derlenen pratik, sıra dışı ve özel öğütlerle yaşam gücünüze güç katacak, keyfinize bakacaksınız.
Keyif - Özlü sözler
  • Acıyı acıyla gidermeyi sevmem. Karnınız ağrıyor diye kendinizi istiridye yemek keyfinden yoksun ettiniz mi, derdiniz birken iki olmuş demektir. Michel de Montaigne
  • Akıllı insanlar, oturup kayıplarına hayıflanmazlar, keyifle zararlarını nasıl karşılayabileceklerini düşünürler. - William Shakespeare  
  • Bir dağın zirvesinde olmanın keyfini önce eteklerinde yürümeden nasıl yaşayabilirsin. - Robin Sharma
  • Birisiyle çok mutluysanız, birlikteliğin keyfini çıkarın. Çünkü ha geldi ha gelecektir, eli kulağındadır yalnızlığın.
  • Biz üç kişiydik; ben, keyfim ve kahyası. Keyfim öldü, kahyası işi bıraktı. Olsun biz yine üç kişiyiz... Ben, tepem ve tası.
  • Bugünlerde üç kişi takılıyoruz. Ben, keyfim ve keyfimin kahyası.
  • Cesaret, zaman ve gerçek. Bunlar insan hayatının üç dansözü. Öyle kişisel kıvırıyorlar ki, herkes keyfini ya da kahrını başka sürüyor. Yaydan fırlamış bir ok gibi dalınamıyor gerçeğe. Parçalanmayı, dağılmayı, çatlaklardan sızmayı göze almak gerekiyor. Gerçek böyle. Vurulmayı göze almayan hiç kimse firar edemez mesela. Cesaret ister ve kim bir mahkumdan daha mükemmel tanıyabilir ki zamanı, yaşamak ister.
  • Çok keyifli anınızda kimseye bir şey vaat etmeyin. Çok öfkeli anınızda kimseye yanıt vermeyin. - Çin Atasözü
  • Ev halkını koruyan Tanrıya inanmaktan daha keyif veren ne olabilir! - Franz Kafka
  • Havalara giren birine hiç dokunmayın. Bırakın, ne kadar yükselirse o kadar sert düşecektir.  İzleyin ve keyfini çıkarın. - Coffee and cigarettes
  • Hayatta amaçlanacak iki şey vardır. Önce istediğine ulaşmak sonra onun keyfini çıkarmak. Sadece en akıllılar ikinciye ulaşır.
  • Herkesin huzurunu kendi rahatına tercih eden kimseye ne mutlu. Hüner sahipleri, başkalarının gamını çekmekten kendi keyiflerine bakamamışlardır. - Sadi
  • İnsanlar kendi tarihlerini kendileri yaparlar, ama bunu keyfi, kendilerinin seçtiği koşullar içerisinde değil, doğrudan kendilerine verili ve geçmişten miras kalan koşullar içerisinde yaparlar. Bütün ölmüş nesillerin geleneği büyük bir ağırlıkla yaşayanların beyinleri üzerine çöker. - Karl Marx
  • İnsanları keyifli bir ruh haline sokmanın başınıza gelen kötü bir şeyi anlatmaktan veya kişisel bir zayıflığınızı açıklamaktan daha başka yolları da vardır. - Arthur Schopenhauer
  • Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan. - George Bernard Shaw
  • Kızı keyfine bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya.
  • Küçük şeylerden keyif alabilmek, lüks şeyler yerine zarafet aramak, sevgi istemek yerine değerli olmak, zengin olmak yerine muhtaç olmamak, sıkı çalışmak, sessiz düşünmek ve dürüst konuşmak, yıldızları, kelebekleri ve bilgeleri açık kalple dinlemek. İşte benim senfonim. - William Ellery 
  • Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. -  Mehmet Akif Ersoy
Keyif - Risale-i Nur Külliyatı
Elhasıl: Eğer Türk milleti yalnız altıncı taife olan gençlerden ibaret olsa ve gençlikleri daimî kalsa ve dünyadan başka yerleri bulunmasa, sizin Türkçülük perdesi altındaki frenkmeşrebâne harekâtınız, hamiyet-i milliyeden sayılabilirdi. Benim gibi hayat-ı dünyeviyeye az ehemmiyet veren ve unsuriyet fikrini frengî illeti gibi bir maraz telâkki eden ve gençleri nâmeşrû keyif ve hevesattan men´e çalışan ve başka memlekette dünyaya gelen bir adama, "O Kürttür, arkasına düşmeyiniz" diyebilirdiniz ve demeye bir hak kazanabilirdiniz. Fakat madem ki Türk namı altında olan şu vatan evlâdı, sabıkan beyan edildiği gibi, altı kısımdır. Beş kısma zarar vermek ve keyiflerini kaçırmak, yalnız birtek kısma muvakkat ve dünyevî ve âkıbeti meş´um bir keyif vermek, belki sarhoş etmek, elbette o Türk milletine dostluk değil, düşmanlıktır.
Mektubat | Yirmi Dokuzuncu Mektup 

Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Geçmiş zamanın elli sene evvelki hadisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hadisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretle ve teellümlerle ağlayacaklardı.
Ben o Eskişehir Hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken, sefahet ve dalâleti terviç eden bir şahs-ı mânevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi:
"Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma."
Şualar | On Birinci Şuâ