Hürmet - Hürmet etmek - Ansiklopedik bilgi
Hürmet - Hürmet etmek

Hürmet

1. (isim) Saygı

Hürmet etmek

1. Saymak, saygı göstermek
Hürmet - Hürmet etmek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 194. ayet: 
Haram ay, haram aya karşılıktır; hürmetler (de) karşılıklıdır. Öyleyse kim size saldırırsa, onun saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah´tan korkup-sakının ve bilin ki Allah, muhakkak ki korkup-sakınanlarla beraberdir.
Hürmet - Hürmet etmek - Bağlantılar
Huşû ve Hürmet

Mukaddes Değerlere Hürmet

Hürmet-i müsahere nedir
Hürmet - Hürmet etmek - Hadisler
Enes ibni Malik (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: 
Cerir ibni Abdullah el Beceli (Allah Ondan razı olsun) ile bir yolculuğa çıkmıştım. 
Benden yaşlı olmasına rağmen bana hizmet ediyordu. Ona böyle yapma! deyince bana şöyle söyledi: 
Ben Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e ensarın ne büyük hizmet ve hürmet ettiklerini gördüm ve kendi kendime: Eğer Ensardan biriyle arkadaşlık edersem ben de ona hizmet edeyim diye yemin etmiştim. 
[Buhari, Cihad 71, Müslim, Fezailüs-Sahabe 181]

Yezid ibni Hayyan (Allah Onlardan razı olsun) şöyle demiştir. 
Bir gün Hüseyin ibni Sebre ve Amr ibni Müslim ile birlikte Zeyd ibni Erkam’ın yanına girmiştik. Yanına oturunca Hüseyin: 
Zeyd! Sen çok hayra kavuştun, Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i gördün, onun sözlerini işittin, onunla savaşlara katıldın, arkasında namaz kıldın, gerçekten çok büyük saadete eriştin. 
Rasulullah’tan  duyduklarını bize haber ver, diye ricada bulundu. Bunun üzerine Zeyd şunları söyledi:
-Ey kardeşimin oğlu, yaşım hayli ilerledi. Aradan çok zaman geçti. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’den duyup öğrendiklerimin bir çoğunu unuttum. 
Bu sebeple anlattıklarımı öğrenin, söylemediklerimde de beni zorlamayın, diyerek sözüne şöyle devam etti.
Bir gün Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mekke ile Medine arasındaki Hum suyunun başında bize bir konuşma yaptı. Allah’a hamd ve senadan sonra şöyle buyurdu: 
Ey insanlar, ben de bir insanım. Yakın bir zamanda Rabbimin elçisi bana da gelecek, ben de o davete uyacağım. Size iki önemli şey bırakıyorum. 
Biri insanı doğru yola ileten rehber ve nur olan Allah’ın kitabı Kur’an’dır, ona sımsıkı yapışın.
Kur’ana sarılma ve ona bağlanma konusunda gerekli tavsiyelerde bulundu ve şöyle devam etti.
-İkincisi ehli beytimdir. Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyıp ehli beytime saygısızlık edip hürmette kusur etmeyiniz, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşıyıp ehli beytime saygısızlık edip hürmette kusur etmeyiniz, Husayn ibni Sebre: 
Zeyd’e, ehli beytin kimler olduğunu, peygamber hanımları da ehli beytten değilmidir? diye sorunca, Zeyd dedi ki:
-Hanımları da ehli beyttendir. Fakat asıl ehli beyti kendisinden sonra da sadaka almaları haram olanlardır, dedi. Onlar da kimler sorusuna Zeyd: 
Ali, Âkîl, Cafer ve Abbas aileleri ve soylarıdır, dedi.
Husayn: Bunların hepsine sadaka haram mıdır? diye sorunca Zeyd: Evet, diye cevap verdi. 
[Müslim, Fezailüs Sahabe 36]
* Değişik bir rivayette Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
Size iki önemli şey bırakıyorum. Bunlardan biri Allah’ın kitabıdır. O Allah’ın ipidir. Ona yapışan doğru yolu bulur. Onu bırakan da yolunu sapıtır. 
[Müslim, Fezailüs Sahabe 37]
Hürmet - Hürmet etmek - Kitap Tanıtım
Hürmeten

Serap Aslı Araklı 
VARLIK YAYINLARI 

Hürmeten adlı dosyasıyla 2013 Yaşar Nabi Nayır Gençlik Şiir Ödülü’ne değer görülen şair, “çok siyah-beyaz bakma öyle bende tüm renkler az az/ senin gramerinde ben hep anlatım bozukluğu eksik cümle/ tüm sözlerim ki ucu kaçmış yumak içimde tezcümle/ ikimizden her şey çıkar bir hiçlik çıkmaz” diyor.
Hürmet - Hürmet etmek - Özlü sözler
  • Ahmaklar arasında bulunan horlanır, âlimler arasında bulunan hürmet görür. - Cafer-i Sâdık
  • Ben onun yemininin hürmetini terk ettim, onun adaleti de benim( yeminimi) sağ elimi kestirdi! - Mevlana Celaleddin-i Rumi
  • Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Edeple gelen hürmetle gider.
  • Gençliğe, yaşlılıktan çok hürmet etmeliyiz. - Victor Hugo
  • Gerçi bize milliyetçi derler. Ama biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.  - Mustafa Kemal Atatürk 
  • Helal ile beslersen çocuğunu hürmet ile öder borcunu, haram ile beslersen o´nu hakaret ile öder borcunu. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Kasr-ı Gülşen´sin evet, lâkin gönüller şen değil! / Durduğum, mâzine hürmet, yoksa neşvemde değil. / Var mı loş sinende cânandan kalan nûr izleri? / Ey yeşil yurt, istenen senden odur, sinen değil.
  • Mahremiyetin kalmadığı yerde iffet / İffetin kalmadığı yerde hürmet / Hürmetin kalmadığı yerde hilkat / Hilkatin kalmadığı yerde ise fıtrat bozulur. - Kaygusuz Abdal
  • Oğlum kalbin katı olduğu halde insanların hürmet etmesi için kendini Allah’tan korkar gibi göstermeye çalışmaya. - Lokman (a.s.)
  • Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez. - Mustafa Kemal Atatürk
  • Tecrübelerim bana gösterdi ki, hukuka bağlı olmayan bir hükümet uzun müddet ayakta kalamaz. Böyle hükümetler çıplak olup, kendini gören herkese karşı gözlerini yere diken ve kimsenin yanında hürmet ve itibarı olmayan birine benzerler. Hatta böyle bir hükümet, tavanı, kapısı, avlu duvarları olmayan ve her önüne gelenin içeriye daldığı bir eve de benzetilebilir. - Emir Timur
Hürmet - Hürmet etmek - Risale-i Nur Külliyatı
Mâdem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor; sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir. Ve kat´iyen anla ki, senin gibi zaif-i mutlak, âciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fânî, küçük bir mahlûka koca kâinatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek, elbette hikmet ve inâyet ve ilim ve kudreti tazammun eden hakikat-i rahmettir.
Elbette böyle bir rahmet, senden küllî ve hâlis bir şükür ve ciddî ve sâfî bir hürmet ister. İşte o hâlis şükrün ve o sâfî hürmetin tercümânı ve ünvânı olan "Bismillahirrahmanirrahim"´i de; o rahmetin vüsûlüne vesîle ve o Rahmân´ın dergâhında şefaatçi yap.
Sözler | On Dördüncü Lemanın İkinci Makamı

• Dördüncü delil: Nev-i beşerin hayat-ı dünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevî saadet için bir Cennet, bir melce, bir tahassüngâh ise, âile hayatıdır. Ve herkesin hânesi, küçük bir dünyasıdır. Ve o hâne ve âile hayatının hayatı ve saadeti ise, samimi ve ciddî ve vefâdarâne hürmet ve hakiki ve şefkatli ve fedâkârâne merhamet ile olabilir. Ve bu hakiki hürmet ve samimi merhamet ise, ebedî bir arkadaşlık ve dâimî bir refâkat ve sermedî bir beraberlik ve hadsiz bir zamanda ve hududsuz bir hayatta birbiriyle pederâne, ferzendâne, kardeşâne, arkadaşâne münâsebetlerin bulunmak fikriyle, akîdesiyle olabilir.
Meselâ, der: "Bu haremim, ebedî bir âlemde, ebedî bir hayatta dâimî bir refîka-i hayatımdır. Şimdilik ihtiyar ve çirkin olmuş ise de, zararı yok. Çünkü, ebedî bir güzelliği var; gelecek. Ve böyle dâimî arkadaşlığın hatırı için, her bir fedâkârlığı ve merhameti yaparım" diyerek, o ihtiyâre karısına, güzel bir hûri gibi muhabbetle, şefkatle, merhametle mukabele edebilir. Yoksa kısacık, bir iki saat sûrî bir refâkatten sonra ebedî bir firâk ve müfârakata uğrayan arkadaşlık, elbette gayet sûrî ve muvakkat ve esassız, hayvan gibi bir rikkat-i cinsiye mânâsında ve bir mecâzî merhamet ve sun´î bir hürmet verebilir. Ve hayvanâtta olduğu gibi, başka menfaatler ve sâir gâlip hisler, o hürmet ve merhameti mağlûp edip, o dünya cennetini cehenneme çevirir.
Sözler | Onuncu Söz