Hoşlanmak - Ansiklopedik bilgi
Hoşlanmak

1. Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek
Hoşlanmak - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 87. ayet:
Andolsun, biz Musa´ya kitabı verdik ve ardından peşpeşe elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa´ya da apaçık belgeler verdik ve onu Ruhu´l-Kudüs´le teyid ettik. Demek, size ne zaman bir elçi nefsinizin hoşlanmayacağı bir şeyle gelse, büyüklük taslayarak bir kısmınız onu yalanlayacak, bir kısmınız da onu öldürecek misiniz?

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 118. ayet:
Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülük ve zarar vermeye çalışıyor, size zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz.

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 188. ayet:
Getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten hoşlananları (kazançlı) sayma; onları azaptan kurtulmuş olarak sayma. Onlar için acı bir azap vardır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 19. ayet:
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan "çirkin bir hayasızlık" yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.

Maide (Ziyafet) Suresi 59. ayet:
De ki: "Ey Kitap Ehli, yalnızca Allah´a, bize indirilene ve önceden indirilene inanmamız ve sizin çoğunuzun fasıklar olmanız nedeniyle mi bizden hoşlanmıyorsunuz?"

Enam (Davar) Suresi 113. ayet:
Bir de ahirete inanmayanların kalpleri ona meyletsin de ondan (bu yaldızlı ve içi çarpık sözlerden) hoşlansınlar ve yüklenmekte olduklarını yüklenedursunlar.

Tevbe (Tövbe) Suresi 54. ayet:
İnfak ettiklerinin kendilerinden kabulünü engelleyen şey, Allah´ı ve elçisini tanımamaları, namaza ancak isteksizce gelmeleri ve hoşlarına gitmiyorken infak etmeleridir.

Tevbe (Tövbe) Suresi 58. ayet:
Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.

Yunus Suresi 93. ayet:
Andolsun, biz İsrailoğullarını, hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik ve temiz şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler. Şüphesiz Rabbin, aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir.

Hud Suresi 70. ayet:
Ellerinin ona uzanmadığını görünce (İbrahim durumdan) hoşlanmadı ve içine bir tür korku düştü. Dediler ki: "Korkma. Biz Lut kavmine gönderildik."

Nahl (Arı) Suresi 62. ayet:
Onlar, Allah´a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın "kendilerinin olduğunu" düzmektedir. Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir. 

Nur (Işık) Suresi 19. ayet:
Çirkin utanmazlıkların (fuhşun) iman edenler içinde  yaygınlaşmasından hoşlananlara, dünyada ve ahirette acıklı bir azab vardır. Allah bilir, siz ise bilmiyorsunuz.
Hoşlanmak - Hadisler
Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır: 
"Hiçbir müslüman hanımına karşı kin besleyip buğz etmesin. Onda hoşlanmayacağı huylar varsa da memnun olacağı huyları da vardır." 
[Müslim, Rada 61]

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Altın, gümüş, kumaş ve elbiseye kul köle olanlar helak oldular. Bu tip insanlar kendilerine verilse sevinirler, verilmezse hoşlanmazlar.
[Buhari, Rikak 10]
Hoşlanmak - Kitap Tanıtım
Hoş Esintiler 
Özenle Seçilmiş, Eğiten ve Neşelendiren Fıkralar

Dr. Sevim Asımgil/ Merve Şahin 
İPEK YAYIN-DAĞITIM 

Her milletin, nesilden nesile akıp gelmiş fıkraları, o toplumun kültürünü yansıtır.

Başında sarığı, sırtında cübbesi, elinde tesbihi, namazı-niyazı camilerde imamlık yapması, halka öğütlerde bulunması ile meşhur Nasreddin Hocamızın fıkraları da bizim  coğrafyamızda doğmuştur. Fakat ünü hemen hemen tüm dünyaya yayılmıştır.

Kimseyi aşağılamayan, kızdırmayan, zelil duruma düşürmeyen bu öğretici fıkralar aynı  zamanda hoş vakit geçirme reçetesidir.

Nasreddin Hocamızın fıkralarının yanı sıra Bektaşi Temel ve yabancı fıkralar da yer verdik. Ayrıca çocuklar için de özel fıkra bölümleri yaptık.

Fıkraların etkisi olması temennisiyle…
Hoşlanmak - Özlü sözler
  • Ahmak olan kimse, övülmekten hoşlanır.
  • Başkasında görüp hoşlanmadığın ayıbın kendinde olduğunu görmemekten büyük ayıp olamaz. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Cennet (nefse ağır geldiği için) hoşlanılmayan şeylerle, cehennem de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. - Muhammed bin Abdullah
  • Çirkin olmakla ne kadar şanslısın bilemezsin, çünkü insanlar senden hoşlanıyorsa başka bir şey için olmadığını bilirsin. - Charles Bukowski
  • Erkek hoşlandıktan sonra tanır, kadın tanıdıkça hoşlanır. 
  • Hayat herkesin yaşadığı, kimsenin yaşamaktan hoşlanmadığı komedya. - Cemil Meriç
  • Her ferdi, hatta her topluluğu, hoşlandığı yem ile avlarlar. - Hüseyin Rahmi Gürpınar
  • Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır. - Friedrich Nietzsche
  • Hoşlanmadığına sabretmedikçe, hoşlandığını ele geçiremezsin. - Hz. İsa (a.s.)
  • İnsanlar parlayanı karartmaktan, yükseleni yere serip toza bulamaktan hoşlanırlar. - Schiller
  • İnsanlarla pek hemfikir olmayı istemiyorum, çünkü onlardan bayağı hoşlanmak gibi bir dertten kurtarıyor beni. - Jane Austen
  • Kadınlar, gururlarını kurtaran yalanlardan hoşlanırlar. - G. F. Atherton
  • Kardeşinin dahi hoşlanmadığı bir şeyden başka yerde bahsedilirse bu da dedikodudan sayılır. - John Watson
  • Kedilerden hoşlanmayan insanlardan uzak durun. - İrlanda atasözü
  • Övülmekten hoşlanmak ahmaklıktır.  - Bişr-i Hafi
  • Yalnız sizin şu büyük başarılarınızdan hoşlanmıyorum, tanrıların ne kadar kıskanç olduğunu bildiğimden. - Heredot
Hoşlanmak - Risale-i Nur Külliyatı
Eğer fakir ve ihtiyar ve hasta ve İmân hakikatlerine müştak ise, farzını yapmak ve tevbe etmek şartıyla, herbir saatleri yirmişer saat ibâdet olup, hapis ona bir istirahathâne; ve merhametkârâne ona bakan dostlar için bir muhabbethâne, bir terbiyehâne, bir dershâne hükmüne geçer. O hapiste durmakla, hariçteki müşevveş, her taraftaki günahların hücumuna mâruz serbestiyetten daha ziyâde hoşlanabilir; hapisten tam terbiye alır. Çıktığı zaman, bir kâtil, bir müntakîm olarak değil, belki tevbekâr, tecrübeli, terbiyeli, millete menfaatli bir adam çıkar. Hattâ Denizli hapsindeki zâtların az zamanda Nurlardan fevkalâde hüsn-ü ahlâk dersini alanlarını gören bâzı alâkadar zâtlar demişler ki, "Terbiye için on beş sene hapse atmaktansa, on beş hafta Risâle-i Nur dersini alsalar, daha ziyâde onları ıslâh eder."
Sözler | On Üçüncü Söz 

İhtar: Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlâsı kaybeder, riyâya girer. Şan ve şeref arzusuyla teveccüh-ü nâs ise, ücret ve mükâfat değil, belki ihlâssızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet, amel-i salihin hayatı olan ihlâsın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ve şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz´iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azâb-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından, teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhretperestlerin ve şan ve şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın!
Lemalar | Yirminci Lem’a