Hiddet - Ansiklopedik bilgi
Hiddet

1. (isim) Öfke, kızgınlık
Hiddet - Bağlantılar
HİDDET

Hiddet !. 
Hiddet - Hadisler
Abdullah ibn Abbâs (Allah Onlardan razı olsun) şöyle dedi: 
Uyeyne ibn Hısn Medine’ye geldi yeğeni Hurr ibn Kays’a misafir oldu. Hurr Hz. Ömer’in yakın dostlarındandı. 
Zaten genç olsun yaşlı olsun Kurra ehli (Kur’ân’a her yönüyle vâkıf olan alimler) Hz. Ömer’in danışma meclisinde bulunurlardı. 
Bu sebeple Uyeyne yeğeni Hurr ibn Kays’a: 
Yeğenim senin devlet başkanı yanında önemli bir yerin vardır, beni kendisiyle görüştür dedi. Hurr da Hz. Ömer’den izin aldı. Uyeyne Hz. Ömer’in yanına girince: 
Ey Hattab oğlu Allah’a yemin ederim ki bize fazla birşey vermiyor ve aramızda adaletle hükmetmiyorsun dedi. Hz. Ömer hiddetlenip Uyeyne’ye ceza vermek istedi. Bunun üzerine Hurr: 
Ey mü’minlerin emiri Allah peygamberine: 
"Affetmeyi seç, iyiliği emret, cahilleri cezalandırmaktan yüz çevir." (A’râf suresi 199. ayet) buyurdu. Benim amcam da cahillerdendir dedi.
Allah’a yemin ederim ki Hurr bu ayeti okuyunca Ömer Uyeyne’yi cezalandırmaktan vazgeçti. Zaten Ömer Allah’ın ayetlerini görünce daha ileri gitmez, dikkatli davranır ve dururdu. 
[Buhârî, İ’tisâm 2].
Hiddet - Kitap Tanıtım
Ejderhanın Hiddeti / Ejdergemileri Serisi Üçüncü Kitap

Margaret Weis/ Tracy Hickman 
İTHAKİ YAYINLARI 

Skylan Ivorson tüm Vindrasi klanlarının tanrılarca seçilmiş şefidir ve nihayet halkının gerçek lideri olarak kabul görmüştür. Fakat Vindrasilere hayat veren tanrılar, yaradılış gücü için onlara meydan okuyan yeni nesil tanrıların saldırısı altındadırlar. Bu küstah fırlamaları durdurmanın tek yolu nesillerdir kayıp olan Beş Vektia Ejderhası’nın —dünyanın inşası sırasında yaratılan ilkel ejderhaların— ruhkemiklerinde yatmaktadır.

Yeni Şafak Tanrısı muazzam bir ordu kurarken Skylan kısa bir süre öncesine kadar halkının kanlı bıçaklı düşmanı olan ogreler arasından yeni müttefikler bulmak zorunda kalır. Fakat Vindrasi Şefler Şefi onları ortak düşmanlarına karşı dövüşmeye çağırdığında hep beraber daha da büyük bir savaşın içine düşerler. Skylan hem canını hem de liderliğini tehlikeye atan kurnazca ve hassas bir planı uygulamak için klanıyla birlikte Gözyaşları Denizi’ne yelken açmak zorundadır.
Karada yaşayanlarca hiç kullanılmamış güçlerden faydalanan yeni bir düşman denizin derinliklerinden çıkarken, Skylan ile mürettebatı başka ihanetlerle yüzleşirler. Halkını —ve tabii kendi hayatını— kurtarmak için Skylan’ın ejdergemisinden ve onun sihrinden yardım alması gerekecektir.
Hiddet - Özlü sözler
  • Ahilik Nasihati: Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan Söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma, kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.
  • Ahiret âlimleri, yüzlerindeki sükûnet, Allah´a karşı zillet ve tevazu ile bilinirler. Huni gibi açılıp kapanan ve gülerken kulaklara kadar yayılan ağızların sahipleri, hareketlerinde ve konuşmalarında hiddetli olan kimseler ise, onların bu şiddet ve hiddetleri gafletlerinden ileri gelmektedir. Böyle hareketler dünyaperestlerin âdetidir. - İmam-ı Gazali
  • Baba: Bazen hiddetinden korktuğun, gücünü devleştirdiğin, her türlü sorumluluğu yükleyip de elinle ittiğin, bazen de arkadaş olup, gezdiğin, örnek aldığın, yüreğindeki sınırları sonsuza kadar açtığın, taptığın.
  • Bir baba, çocuklarına sinirlendiği zaman, hemen hiddetlenebilir ve onları denetim altına almak için kuvvetini ve otoritesini kullanabilir. Bu eski bir paradigmadır. Ürünü kalıplanmış insandır. Sevgiye dayalı paradigma uzun vadeyi göz önüne alır ve çocuğun sorununu anlamaya ve konuşarak ona yol göstermeye yönelir. - Doğan Cüceloğlu 
  • Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir. - Cafer bin Muhammed
  • Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.  Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.  Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Çanakkale de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. -Sir Julien Corbet
  • Hayatın karşına çıkardığı müşkül hadiselere sabır ve tahammül et. Onları hiç kimseden bilme ve hiç kimseye karşı kalbinde bir adavet besleme; hiç kimseye hiddet ve şiddet gösterme. Bu suretle hareket edersen en büyük müşkülleri bile yenersin ve sen de "insan-ı kamil" mertebesine erersin.  - Hz. Ali (r.a.) 
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.
  • Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
  • Yiğit harpte, dost dertte, olgun adam hiddette belli olur.
Hiddet - Risale-i Nur Külliyatı
Beşinci Suâl: Âdil ve Rahîm, Kadîr ve Hakîm, neden hususi hatâlara hususi ceza vermeyip, koca bir unsuru musallat eder. Bu hal cemâl-i rahmetine ve şümûl-ü kudretine nasıl muvâfık düşer?
Elcevap: Kadîr-i Zülcelâl, herbir unsura çok vazifeler vermiş ve herbir vazifede çok neticeler verdiriyor. Bir unsurun birtek vazifesinde, birtek neticesi çirkin ve şer ve musîbet olsa da, sâir güzel neticeler, bu neticeyi de güzel hükmüne getirir. Eğer, bu tek çirkin netice vücuda gelmemek için, insana karşı hiddete gelmiş o unsur, o vazifeden men edilse; o vakit o güzel neticeler adedince hayırlar terk edilir ve lüzumlu bir hayrı yapmamak, şer olması haysiyetiyle, o hayırlar adedince şerler yapılır. Tâ birtek şer gelmesin gibi; gayet çirkin ve hilâf-ı hikmet ve hilâf-ı hakikat ve kusurdur. Kudret ve hikmet ve hakikat kusurdan münezzehtirler. Mâdem bir kısım hatâlar, unsurları ve arzı hiddete getirecek derecede bir şümûllü isyandır ve çok mahlûkatın hukukuna bir tahkirli tecavüzdür. Elbette o cinâyetin fevkalâde çirkinliğini göstermek için, koca bir unsura, küllî vazifesi içinde "Onları terbiye et" diye emir verilmesi ayn-ı hikmettir ve adâlettir ve mazlumlara ayn-ı rahmettir.
Sözler | On Dördüncü Söz 

Evet, ihtiyacın tekerrürüyle tekrarın lüzumu haysiyetiyle, yirmi sene zarfında pek çok mükerrer suallere cevap olarak ayrı ayrı çok tabakalara ders veren ve koca kâinatı parça parça edip kıyamette şeklini değiştirerek, dünyayı kaldırıp onun yerine azametli âhireti kuracak ve zerrattan yıldızlara kadar bütün cüz´iyat ve külliyatın tek bir Zâtın elinde ve tasarrufunda bulunduğunu ispat edecek ve kâinatı ve arzı ve semavatı ve anâsırı kızdıran ve hiddete getiren nev-i beşerin zulümlerine, kâinatın netice-i hilkati hesabına gazab-ı İlâhîyi ve hiddet-i Rabbâniyeyi gösterecek hadsiz ve nihayetsiz ve dehşetli ve geniş bir inkılâbın tesisinde, binler netice kuvvetinde bazı cümleleri ve hadsiz delillerin neticesi olan bir kısım âyetleri tekrar etmek, değil bir kusur, belki gayet kuvvetli bir i´caz ve gayet yüksek bir belâgat ve mukteza-yı hâle gayet mutabık bir cezâlettir, bir fesâhattir.
Sözler | Yirmi Beşinci Söz