Hayâ - Ansiklopedik bilgi
Hayâ 

1. (isim) Utanma duygusu, utanç, utanma, sıkılma
Hayâ - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 135. ayet:
Ve "çirkin bir hayasızlık" işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah´ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah´tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir. 

Nisa (Kadınlar) Suresi 19. ayet:
Ey iman edenler, kadınlara zorla mirasçı olmaya kalkışmanız helal değildir. Apaçık olan "çirkin bir hayasızlık" yapmadıkları sürece, onlara verdiklerinizin bir kısmını gidermeniz (kendinize almanız) için onlara baskı yapmanız da (helal değildir.) Onlarla güzellikle geçinin. Şayet onlardan hoşlanmadınızsa, belki, bir şey hoşunuza gitmez, ama Allah onda çok hayır kılar.

Nisa (Kadınlar) Suresi 22. ayet:
Kadınlardan babalarınızın nikahladıklarını nikahlamayın. Ancak (cahiliyede) geçen geçmiştir. Çünkü bu, "çirkin bir hayasızlık" ve "öfke duyulan bir iğrençliktir." Ne kötü bir yoldu o!... 

Araf (Orta Yer) Suresi 28. ayet:
Onlar, "çirkin bir hayasızlık" işlediklerinde: "biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti" derler. De ki: "Şüphesiz Allah, ´çirkin hayasızlıkları´ emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah´a karşı mı söylüyorsunuz?"

Araf (Orta Yer) Suresi 80. ayet:
Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 32. ayet:
Zinaya yaklaşmayın, gerçekten o, "çirkin bir hayasızlık" ve kötü bir yoldur.

Talak (Boşanma) Suresi 1. ayet:
Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah´tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık "çirkin bir hayasızlık" göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah´ın sınırlarıdır. Kim Allah´ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.
Hayâ - Bağlantılar
HAYÂ

HAYA ABİDESİ HZ. OSMAN (ra) -1

HAYA ABİDESİ HZ. OSMAN (Ra) -2 

Haya Abidesi Hz. Osman (ra) -4

Hayâ Âbidesi Hz. Osman (R.A.) 

Hayâ Ve İffet Duygusu 
Hayâ - Hadisler
İbni Mesud (Allah Ondan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Olgun bir müslüman kimseyi ayıplayıp kötülemez, kimseyi lanetlemez, sözünde ve işinde sınırı aşıp hayasızlık etmez, kötü ve çirkin sözler sarfetmez." 
[Tirmizi, Birr, 48]

Ebû Saîdi´l-Hudrî (radıyallâhu anh) anlatıyor: 
"Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) çadırdaki bâkire kızdan daha çok hayâ sahibi idi. Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz bunu yüzünden hemen anlardık." 
[Buhârî, Edeb 77, Menâkıb 23; Müslim, Fedâilu´n-Nebi 67, (2320).]
Hayâ - Kitap Tanıtım
Haya Timsali Hz. Osman (r.a.)

Prof. Dr. Murat Sarıcık 
NESİL YAYINLARI 

Genç yaşta Kureyş`in sayılı zenginleri arasına girdi.
Otuzlu yaşlarda İslamla şereflendi. Mekke müşriklerinin tüm baskılarına, tehdit ve işkencelerine rağmen davasından vazgeçmedi. Elindeki tüm imkanları İslama adamaktan çekinmedi.
Cennetle müjdelenen on kişinin arasında o da vardı.
Hz. Peygamber`in (a.s.m.) damadı oldu ve “Zi`n-Nûreyn = İki Nur Sahibi” unvanını aldı. 
Resulüllah`ın (a.s.m.) “Gerçekten Osman pek hayâlı bir adamdır” iltifatına mazhar oldu. 
Hz. Ömer`den (r.a.) sonra toplanan şûra meclisi tarafından halife seçildi. Ne yazık ki, ihtilalle şehid edilen ilk devlet başkanı olarak tarihe geçti.
Bu kitapta örnek bir Müslüman, örnek bir devlet adamı ve hayâda zirveye ulaşan örnek bir insan portresiyle karşılaşacaksınız.
Hayâ - Özlü sözler
  • Ey oğlum! Yalandan çok sakın. Çünkü dinini bozar ve insanlar yanında şerefini düşürür. Bununla birlikte hayanı, değerini ve makamını kaybedersin. - Lokman Hekim
  • Hayâ sıyrılmış inmiş / Öyle yüzsüzlük ki, her yerde / Ne çirkin yüzler örtermiş / Meğer incecik bir perde - Mehmet Akif Ersoy
  • İnsanda bozuk olunca maya; ne ar tanır, ne de hayâ. - Mehmet Akif Ersoy
  • Milletler hayâsızlıklarla değil, fedakarlıklarla kurtarılır. - Adolf Hitler
Hayâ - Risale-i Nur Külliyatı
Yedinci çocuk: Çocuk tabiatında hayâsız bir kadın, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm yemek yerken lokma istemiş, vermiş. Demiş: "Yok, senin ağzındakini istiyorum." Onu da vermiş. O gayet hayâsız kadın, o lokmayı yedikten sonra, en hayâlı kadın ve Medine kadınlarının fevkinde bir hayâ sahibi oldu. 
Mektubat | On Dokuzuncu Mektup

Hâmisen : Katiyen size beyân ediyorum ki; hiçbir cemiyetçilik ve cemiyetler ile ve siyasî cereyanlarla hiçbir alâkası olmayan Nur Talebelerini cemiyetçilik ve siyasetçilikle itham etmek, doğrudan doğruya, kırk seneden beri İslâmiyet ve îman aleyhinde çalışan gizli bir zındıka komitesi ve bu vatanda anarşîliği yetiştiren bir nevî Bolşevizm nâmına bilerek veya bilmeyerek bizimle bir mücâdeledir ki; üç mahkeme cemiyetçilik cihetinde bütün Nurcuların ve Nur Risâlelerinin berâetlerine karar vermişler. 
Yalnız Eskişehir Mahkemesi tesettür-ü nisâ hakkında bir küçük risâlenin birtek meselesini, belki bu gelen cümleyi, "Mesmuâtıma göre, merkez-i hükûmette, bir kundura boyacısı, çarşı içinde, bir büyük adamın yarım çıplak karısına sarkıntılık edip, o acîb edepsizliği yapması, tesettür aleyhinde olanın hayâsız yüzüne şamar vuruyor" diye eskiden yazılmış cümle sebebiyle, bir sene bana ve yüz yirmi adamdan onbeş arkadaşıma altışar ay ceza verdiler. Demek, şimdi Risâle-i Nur´u ve şâkirtlerini itham etmek, o üç mahkemeyi mahkûm etmek ve itham ve ihânet etmek demektir.
Tarihçe-i Hayat | Yedinci Kısım : Afyon Hayatı