Gönül - Ansiklopedik bilgi
Gönül

1. (isim) Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı
2. İstek, arzu
Gönül - Ayet mealleri
Nisa (Kadınlar) Suresi 4. ayet:
Kadınlara mehirlerini gönülden isteyerek (ve bir hak olarak) verin, fakat onlar, gönül hoşluğuyla size ondan bir şeyi bağışlarlarsa, onu da afiyetle, iç huzuruyla yiyin.

Müminun (İnananlar) Suresi 78. ayet:
O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.

Rum (Romalılar) Suresi 26. ayet:
Göklerde ve yerde bulunanlar O´nundur; hepsi O´na "gönülden boyun eğmiş" bulunuyorlar.
Gönül - Bağlantılar
GÖNÜL; FETHİN İLK DURAĞI 

Gönül Sultanlığına Doğru 

Göz Nuru Ve Gönül Meyvesi Çocuklarımız 
Gönül - Hadisler
İbn Mes’ûd (Allah Ondan razı olsun)’den bildirildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle dua ederdi: 
"Allah’ım senden hidayet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim." 
[Müslim, Zikir 72]

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Gerçek zenginlik malın fazla olması değil, kalb zenginliği gönül tokluğudur." 
[Buhari, Rikak 15, Müslim, Zekat 130]
Gönül - Kitap Tanıtım
Gönül Kimi Severse Güzel Odur

Fatma Burçak 
CARPE DİEM KİTAP 

“Gözleri okşayan, gönül açan ve ruhları saran Gülistan adlı bir kitap yazacağım. Öyle bir eser ki, sonbahar rüzgârı onun yapraklarına dokunamasın, sarartıp solduramasın. Dünyanın dönüşü, feleğin devredişi onun baharının sefasını, sonbaharın hüznüne çevirmesin.”

Bir demetçik gül ne işe yarar? Gel de benim Gülistan’ımdan bir yaprak al. Bahçedeki gülün ömrü beş, altı günlüktür. Fakat benim bu Gülistan’ım daimidir. Her zaman hoştur. Solmaz ve sararmaz. Ömrü öyle geçici değildir. Her zaman terü tazedir. Leyla ile Mecnun hayatta olsalardı, aşk dersini bu Gülistan’dan okur öğrenirlerdi.”
Gönül - Özlü sözler
  • A gönül! Mecnun misali, Leyla’nın zülfüne hemen gönül bağlama. Çünkü seni aşk çöllerinde gezdirip duran leyla değil, Mevla’dır.
  • Açın herkese açabileceğiniz kadar kalbinizi, ummanlar gibi olsun inançlı olun. Kalmasın el uzatmadığınız bir hüzünlü gönül toleranslı olun, barışık olun ama önce kendinizle barışık olun. Aynaya bakın ama önce kendinizi (özünüzü) görün.
  • Ağlayanlar bir gün güler, gamlanma gönül gamlanma. - Karacaoğlan
  • Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu, gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Akıllı bir hükümet, şiddetle zorlamasını veya ağırbaşlılıkla gönül almasını bilen hükümettir. - George Grenville
  • Akılsız, yüzü güzele; akıllı, gönlü güzele talip olur. Zaman yüz güzelliğini tüketir; ama gönül güzelliğini artırır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Anladım ki gönül çuvalımdaki, kelimeler sana yetmez. Oysa gönlüm güzel olmazsa bahçemde bir gül dahi bitmez. Ey sevgili, senin "aşk’ın" daim olsun, benim yaram olsa da fark etmez. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Aşka gönül ile düşersen; yanarsın. Zeka ile düşersen; kavrulursun. Akıl ile düşersen; çıldırırsın. Duygu ile düşersen; gülünç olursun. Aşka düşmezsen; kalabalığa karışırsın, ezilirsin. Sersem sersem bakınıp durma bir yol seç. - Özdemir Asaf
  • Bak dostum! Cahil ile dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün. Saygısızla dost olma: Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez; üzülürsün. Aç gözlü ile dost olma: İkram bilmez, kural bilmez, doymak bilmez; üzülürsün. Görgüsüzle dost olma: Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez; üzülürsün. Kibirliyle dost olma: Hal bilmez, ahval bilmez, gönül bilmez; üzülürsün. Ukalayla dost olma: Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzülürsün. Namertle dost olma: Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez; üzülürsün. İlim bil, irfan bil, söz bil.  İkram bil, kural bil, doyum bil.  Usul bil, adap bil, sınır bil.  Yol bil, yordam bil.  Hal bil, ahval bil, gönül bil.  Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.  Mert ol, yürekli ol. Kimsenin umudunu kırma. Sen seni bil; ömrünce bu yeter sana. - Şeyh Edebali
  • Bir amaca gönül vermenin insanı güçlü kıldığını öğrendim.
  • Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme.. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme. - Yunus Emre
  • Bir gece aşka; "doğru söyle, sen kimsin?" dedim. "Ben ölmeyen hayatım, ölmeyen yaşanışım. Ben daima devam eden, hoş geçen bir ömürüm." dedi. Tekrar sordum: "ey mekandan dışarı olan aşk! Senin evin nerededir?" Ben gönül ateşinin dostuyum. Ben yaşlı gözlerin yanı başındayım." dedi. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden, sus bari bir gönül yıkılmasın.
  • Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak, peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım? 
  • Dil harap, Gönül yorgun! Ya Rab! Hüznüme dua sürdüm, sabır taneleri ile. Olur mu ki akıbetim hayır diye!
  • Dünyada mevcut bütün canlar, sana karşı canlıktan çıkıyorlar, beden oluyorlar. Halbuki sen, cansın, canlar canısın, cansız beden ne işe yarar? Ben çok eskiden, sana gönül vermiştim. Gel, ey sevgili gel de şimdi sana canımı da vereyim! 
  • Eğer çalamazsan gönül sazını, ne perdeye dokun ne teli incit.
  • Ey can! Haberin var mı? Senin dertlerle, kederlerle harap olmuş, yıkılmış gönlünde, Hakk´ın gizli bir hazinesi vardır. Aklını başına al da, şu yıkık gönül köyünü, Bağdat şehri ile bile değişme! Allah´a yemin ederim ki, senin şu karanlık gecen, yüzlerce gündüzden daha iyidir. Geceyi verme, gündüzü arama. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey can! Şu fâni varlıklara gönül vererek yerlerde sürünme; aşk kanadını aç da, birazcık yüksel, uç! Çünkü ay, yerde değildir, yücelerdedir; gölge ise aşağılardadır! Dilenciler gibi her kapıyı çalma, her kapıdan bir şey bekleme! Aklını başına al, yer kapılarını çalma da gök kapısını çal! Korkma; sen, üstün bir varlıksın! Elin göklere kadar uzanır; gök kapısını çalabilirsin!
  • Ey gönlüme aşkı sevdirenim. Gönlüm senin aşkınla yansın. Eğer ki; birine gönül verirsem o gönülde senin aşkını bilsin.
  • Ey gönül sana aşk nedir diye mi soruyorlar? De ki: kim ki sorar anlamaz, kim ki anlar zaten bu soruyu sormaz. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Âşık olunca kalbin öyle çok yüksek sesle atar ki, aklının sesini asla duyamazsın. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Aşkı arama inanki ararken kaybolursun. Bulduğunda ya veli ya da deli olursun. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Bana derler: "Sevgili´ye bunca hasret, özlem neden?" diye; "ulaşamayacağını bile bile neden onu arıyorsun?" derler. Ben de derim ki: "öleceğimi bile bile neden yaşıyorsam, o yüzden!" diye. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Bir günahı işler iken, onun küçüklüğüne değil. Onu yasaklayanın büyüklüğüne dikkat kesil.
  • Ey gönül! Bu dünya denilen metanet hiç kimseye yâr olmadı, sana da olması muhtemel değil. Sükûnete bürün, bürün ki yar-ı Baki´ye visal bulasın.
  • Ey gönül! Cehennem, insanın yüreğindeki sevginin bittiği yerdedir.
  • Ey gönül! Gezip de hayran kalmadığım yerin olmadı; bazen aklımı başımdan aldın, bazen benliğimi ayaklar altına. Ama herkeste bulunsa da, çoğunun farkında olmadığı bir sır gibi taşıdım seni. Dağları delmiyorum, çölleri aşmıyorum ama daha zoru olan benliğimle savaşıyorum. Yanıyorum diyerek masivâya sesleniyorum; ateşsiz, dumansız içten içe kül oluyorum.
  • Ey gönül! gidenden ümidini kes! / Kaçan bir hayale benziyor herkes, / Sanki kulağıma gaipten bir ses / Buluşmalar kaldı mahşere diyor. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Ey gönül! İnsanlar namaz kılıyor da ne oluyor, hâlâ günah işliyorlar diyeceğine; İnsanlar namaz kıldığı halde bu kadar günah işliyorsa, bir de kılmasalar çok daha fazla işlerler demek, senin başkalarının kusurunu görmedeki kusurunun masum hâlidir.
  • Ey gönül! Kaç Yusuf kaldı zindana talip nefsi için. Ve kaç Züleyha kaldı cehenneme razı Yusuf için?
  • Ey gönül! Kopan her ip istenirse bağlanır, ama bağlanan yerde düğüm kalır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Mecnun olup sevmekten korkma, her Leyla´yı unutturacak bir çöl vardır mutlaka. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Ne kederlenirsin? / Dünya yalnız sana mı dar? Her kışın baharı her gecenin bir sabahı var.
  • Ey gönül! Sen, aşkı ve sevdayı onda bunda mı sanırsın? Oysa o, senin bağrında hâlâ anlamaz mısın? - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Seni anlamaya dilim dönmüyor, gücüm yetmiyor, harfler seni anlamaya kafi gelmiyor. Seni anlatmak için yeni harfler, taze sesler gerek. Bari canıma şu dilden başka bir dil ver. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ey gönül! Söyle bakalım: damla düşmeden su bulanır mı? Rüzgar esmeden dal sallanır mı? "Allah" demeden kalp uyanır mı?
  • Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?  - Şems-i Tebrizi
  • Ey Oğul! Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana. Suçlamak bize; katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana. Geçimsizlikler, çatışmalar uyumsuzluklar anlaşmazlıklar bize; adalet sana. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana. Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize; uyarmak gayretlendirmek şekillendirmek sana. - Şeyh Edebali
  • Ey yar! Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun, hükmün sahibi bundan razı ise; Vuslata âşık gönül susmaya da razı.
  • Gerçek zenginlik, mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.
  • Giremediğin gönül senin değildir, gönül yalnız gönül vermekle alınır, gönül istiyorsan, önce gönlünü vereceksin. - Hz. Ali (r.a.)
  • Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse, / Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı. / Aslında tesbih, seccade, tövbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır. / Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Gönlü, gönül vermekten başka bir şeyle elde edemezsin. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Gönül adamı ömrünü boşa harcamaz, yüreğini ucuza satmaz, edep tacını başından almaz. Gönül erinin her zaman yüzü yerde, gönlü göktedir. Haklı olduğunda kavga vermesini bilir. Kavgayı sadece bileğiyle değil, ilmiyle ve yüreğiyle yapmasını bilir. - Şeyh Edebali ( Osman Gazi´ye nasihatından )
  • Gönül kalem kırdı gülüm, ferman senindir. / Gönül kalem yıkıldı, bak zafer senindir.
  • Gönül kapısı herkese açılır mı, iki laf eden adam sayılır mı? Bakma insanoğlunun uyruğuna, tanıyamazsın basmadıkça kuyruğuna.
  • Gönül nuru olmayan gönül, gönül değildir. Bedende ruh yoksa topraktır. - Mevlana Celaleddin-i Rumi
  • Gönül öyle yol geçen hanı değildir, dergahtır. Öyle paldır küldür girilip çıkılmaz. Günahtır.
  • Gönül şahin bakışlı bir kadına benzer, baktıkça gerer.
  • Gönül yan, senin yanışın nice işler halleder, / Gece yarısı bir dua nice yüz belayı defeder. - Sadi-i Şirazi
  • Gönülde şimdilik gam var; ey neşe! Şimdi gelme. Bir yerde misafir üstüne misafir olmaz. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana) 
  • Gönülden ahh edenin her ahına icabet edilmiştir, ilahi dergaha yükselen hiçbir ses cevapsız kalmamıştır; elverir ki o ses gönlün sesi olsun.
  • Gönüllerden kibri çıkarmak yüce dağları iğne ile kazımaktan daha zordur. - Şeyh Şamil
  • Görünenle yetinirsen eğer, sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer, kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın.
  • Görünüşümüzü kurda benzetenler içimizdeki ceylanın farkına varamazlar ta ki gönül pınarımızdan bir damla su içene kadar.
  • Güzellik baktığın şeyde değil, bakışında olmalı. Yüz gözünün gördüğü değil, gönül gözüyle gördüğündür güzel olan. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Hava puslu, soğuk. Kırlar koyu kırmızı, saman sarısı, ölü yeşil. Kış gelmek üzere oysa ki gönül kışa girmeye hazır değil. - Nazım Hikmet Ran
  • Her kişinin iki Resulü vardır. Biri zahir, diğeri batın. Zahir dildir, Batın gönüldür. Dil Muhammed’e, gönül Cebrail’e benzer. - Hacı Bektaş Veli
  • Hiç kimseye hor bakma / İncitme gönül yakma / Sen nefsine yan çıkma / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler. 
  • Hüzün dalgası çarptıysa bir insanın yüreğine ya Mevla´sını özlemiştir ya da Mevla´sı onu. Mevla´yı özleyen gönül ya hüznü bekler yada hüzündedir. Bela gam keder Mevla´nın sevdiklerine gösterdiği kamçıdır. Vurdukça kendine çeker. - İmam Rabbani
  • İnsan her gün ya güzel bir ses işitmeli, ya gönül açıcı bir kitap okumalı, yahut güzel bir şey dinlemelidir. - Goethe
  • İstiyorsan Hakk´a varmayı, meslek edin gönül almayı; bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol da bağrında güller açsın. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Kardeşim, sende gizli gönül derdi yoksa, dervişin sana aşktan bahsetmemesi daha iyidir.Pir-i Galibi
  • Kesme nevanı içine salsalar da keder. / Kırılsa gönül medd ü cezr ile / Hepsi geçer, hepsi geçer.
  • ‎Keşke şöyle yapsaydım belki severdi deme. O senin için ne yaptı da sevdin sanki? Akıl işi değil, gönül sevdi mi gerisi bahane. - Cemal Süraya
  • Kokuların en güzeli gönül kokusudur; çünkü o koku rabbin kokusudur. O koku kırık gönüllerde mağlup ruhlarda bulunur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Mağlubiyetimi zaferlerin en güzeli belledim. Bildim ki, ilginin getirdiği acı, kalbimi saran katılıkları kıracak ve onun içindeki gönül ortaya çıkacaktır. 
  • Mevla´ya has olmayan gönül Leyla´ya paspas olur. Önce Mevla için seccadelere gömül, sonra şad olacaktır inan, aşk ile gönül.
  • Mumundur karanlık veren sana. Anlatırdım bunu ama gönlünün beli kırılıverir. Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez. 
  • Ne zaman vuslat ey yar! Can bitap düştü, saçlarıma hazan düştü. Sevdama köz düştü. Lime lime etti bu hasret beni. İlmek ilmek cana dokudum da seni, gönül gözüme hayranlık düştü. Özlem iklimlerinden dergâhına sesleniştir bu, ahı feryada karışmış bir Kıtmir’in yanmasıdır. Gel ne olur bir gün çıkıp gel alev almadan ruhum. Canı dişinde, özü közünde bir ağlayıştır bu. Kâlin hâle serzenişi, Mecnun´un Leyla´ya vurgunluğu. Gel ateşe su. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler. - Şeyh Bedreddin
  • Rüşvet alan para pul padişahı değiliz. Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.
  • Saadete alâmet beştir: Yumuşak kalp, çok ağlamak, dünyaya gönül vermeden zahit yaşamak, az ümitli olmak ve haya sahibi olmak. - Şakik-ül Belhi 
  • Sevgide fedakârlık yolunu bulamayanları asla gönül kapınızdan içeri sokmayın. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. - Fuzuli
  • Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü taşır da, gönül her sözü taşıyamaz.
  • Tasavvuf aşk yolu, gönül yoludur. ALLAH insana aşık olur. Sonra kul ALLAH’a aşık olur. - Galip Hasan Kuşçuoğlu
  • Unutma ki, karanlığın korkacağı tek unsur aydınlıktır. İşte o aydınlığın adı aşktır. O aşkı tanımıyor ya da tanımlanmasını bilmiyorsan eğer karanlıklar sana yar olacaktır. O zaman suç aydınlıkta değil karanlığa gönül verende olacaktır. - Ernesto Che Guevara 
  • Ümit alanında her gönülü kendine bağla. Huzur meydanında akıllı bir dost ile ilişki kur. Bil ki: Toprak ve su ile yapılan Kâbe bir gönül kıymetin de olmaz. - Ömer Hayyam
  • Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç. - Kutadgu Bilig/ Yusuf Has Hacib
  • Yarı gönül vermemeli sevgili sonunda sevmeyecekse, hele yarı dudak hiç doyasıya öpmeyecekse. 
  • Yürek söz vermişse dönülmez; yâre gönül vermişse inkâr edilmez; bizde yürek zedelenir ama sevgiliye ihanet edilmez.
Gönül - Risale-i Nur Külliyatı
Rabbü´l-Âlemînden dua ve niyâzım budur-ruhum sizi istikbal etmek şerefiyle müşerref olabilmek gibi, gönül arzu ve hayatı hasıl oluyor. (Haşiye) Ve çok düşündürüyor. Ve bu arzu ve niyazımdan daha büyüğü ve şedîdi şudur ki: Üstadımın dâr-ı dünyada daha pek çok zamanlar kalması, dolayısıyla vazife-i kudsiyenizin devamı ve hakikat ve hidayet nurları olan Risale-i Nur ve Mektubâtü´n-Nur´ların teksiri ve intişariyle, hâb-ı gaflette olanların, dalâlette kalanların, ehl-i bid´a ve mülhidlerin tarik-i hak ve hidayete girmeleri için siz Üstadımın çok zaman daha yaşamaklığınızı ve başımızdan eksik olmamanızı ve sizin gaybûbetinizle bizlerin yetim ve öksüz kalmamaklığımızı gönül arzu ediyor. 
Barla Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Kısmı ve Üçüncü Zeylinin Nihayeti

İşte, Nur Risalelerinin büyük denizlerin büyük dalgaları gibi gönüller üzerinde husule getirdiği heyecanın, kalblerde ve ruhlarda yaptığı tesirin sırrı budur, başka bir şey değildir. Risale-i Nur´un bahsettiği hakikatlerin aynını binlerce âlimler, yüz binlerce kitaplar daha belîğane neşrettikleri halde yine küfr-ü mutlakı durduramıyorlar. Küfr-ü mutlakla mücadelede bu kadar ağır şerait altında Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa, bunun sırrı işte budur. Said yoktur. Said´in kudret ve ehliyeti de yoktur. Konuşan yalnız hakikattir, hakikat-i imaniyedir. 
Madem ki nur-u hakikat, imana muhtaç gönüllerde tesirini yapıyor; bir Said değil, bin Said fedâ olsun.
Emirdağ Lâhikası | Konuşan Yalnız Hakikattir
Gönül - Şiir türü
Gönül

Nedir bu çektiğim senden 
Gönül derdin hiç bitmiyor 
Yediğin darbelere bak 
Bu da mı sana yetmiyor gönül 

Her çiçekten bal alırsın 
Her gördüğünle kalırsın 
Sen kendini ne sanırsın
Belki bir gün uslanırsın gönül 

Uslan artık deli gönül 
Bak gelip geçiyor ömür 
Uslan artık deli divane gönül 

Dünya sana kalır sanma 
Geleceği dünden sorma 
Her gün gördüğün rüyayı 
Aldanıp ta hayra yorma gönül 

Hepimiz bir misafiriz 
Zaman gelince göçeriz 
Ecel acı can alırken 
Her şeyimizden geçeriz gönül

Orhan Gencebay