Feveran - Ansiklopedik bilgi
Feveran

1. (isim) Fışkırma, kaynama
2. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama
Feveran - Ayet mealleri
Hud Suresi 40. ayet:
Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: "Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle." Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.

Mülk (Yönetim) Suresi 7. ayet:
İçine atıldıkları zaman, kaynayıp-feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
Feveran - Kitap Tanıtım
Feveran

Ali Kemal Temizer 
BEYAN YAYIN NE ALIRSAN KİTAPLARI 

Feveran, 12 Eylül döneminin yoğun idolojik tartışmalarının izlerini taşıyan bir hikaye kitabı. Yazıldığı tarihten bu yana çeyrek asrın geçmiş olması okuyucularda farklı duygular uyandırabilir. Yeni kuşaklar için sancılı bir döneme ilişkin siyah-beyaz bir fotoğraf, o dönemi bilenler için nostaljik bir tat.
Feveran - Özlü sözler
  • Sabırlı insan, herhangi bir musibet (bela) geldiğinde ilk andan itibaren feveran etmeyen kimseye denir. İlk anda isyan eden, ama daha sonra aklıselim ile olayı kabullenen kimse ise sabırlı değil, mütehammil insandır. - Hz. Abdulaziz Bekkine
  • Sabırlı olmak, parlamamak, duygusal feveranlardan uzak kalmak hassası da bizde çok eksik. - H. Taner
Feveran - Risale-i Nur Külliyatı
Eski zamandan beri bütün ehl-i hakikatin fırkaları başında onlar ve ehl-i kemâlin namdar reisleri yine onlardır. Şimdi de, kemiyeten milyonları geçen bir nesl-i mübarektir. Mütenebbih ve kalbleri imanlı ve muhabbet-i Nebevî ile dolu ve cihandeğer şeref-i intisabıyla serfirazdırlar. Böyle bir cemaat-i azîme içindeki mukaddes kuvveti tehyiç edecek ve uyandıracak hâdisât-ı azîme vücuda geliyor. Elbette o kuvvet-i azîmedeki bir hamiyet-i Âliye feveran edecek ve Hazret-i Mehdî başına geçip tarik-i hak ve hakikate sevk edecek. Böyle olmak ve böyle olmasını, bu kıştan sonra baharın gelmesi gibi, âdetullahtan ve rahmet-i İlâhiyeden bekleriz ve beklemekte haklıyız.
Mektubat | Yirmi Dokuzuncu Mektup 

Üçüncü kaziye: "Bu kelâmda murat budur. Ve bu sadefte olan cevher budur; ben gösteriyorum." Bu kaziye ise, teşehhî ile değil, içtihadın neticesidir. Zaten müçtehid olan başka müçtehidin taklidine mükellef değildir.
Bu üçüncü kaziyede ihtilâfat feveran ederler. Kal u kîl buna şahittir. Bunu inkâr eden adam, eğer içtihadla olsa, ne mükâbirdir ve ne küfre gider. Zira âmm, bir hâssın intifasıyla müntefi değildir. Binaenaleyh, her eve kendi kapısıyla gitmek lâzımdır. Zira her evin bir kapısı var. Ve her kilidin bir anahtarı vardır.
Muhakemat | Mukaddeme