Ciddiyet - Ansiklopedik bilgi
Ciddiyet

1. (isim) Ağırbaşlılık

Ağırbaşlılık

1. (isim) Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk
Ciddiyet - Ayet mealleri
İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 19. ayet:
Kim de ahireti ister ve bir mü´min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.

Ahzab (Gruplar) Suresi 33. ayet:
Evlerinizde vakarla-oturun (evlerinizi karargah edinin), ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın; namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah´a ve elçisine itaat edin. Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden kiri (günah ve çirkinliği) gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister.

Nuh Suresi 13. ayet:
Size ne oluyor ki, Allah´tan bir vakarı ummuyorsunuz?
Ciddiyet - Bağlantılar
İdareci ve ciddiyet

Vakar / vakarlı olma, tevazu / mütevazi olma nedir; açıklar mısınız?

Laubalilik, Şathiyat, Ciddiyet ve Vakar
Ciddiyet - Hadisler
Ebu Musa el-Eş´ari (Allah Ondan razı olsun)´den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ümmetine öğretmek üzere şöyle dua ederdi:
"Allahummağfirlî hetîetî ve cehlî, ve israfî fî emrî, ve ma ente a´lemu bihî minnî, Allahummağfirlî ciddî, ve hezli, ve hetai ve amdi, ve küllü zalike indi, Allahummağfirli ma kaddemtu ve ma ahhartu, ve ma esrartu ve ma a´lentu, vema ente a´lemu bihî minnî, entel mukaddimu ve entel muahhir ve ente ala külli şey´in kadir 
= Allahım, günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddi aşarak yaptığım tüm işleri, benden daha iyi bildiğin bütün sırlarımı bağışla. Allahım, ciddi ve şaka yollu yaptıklarımı, yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle, bu kusurların hepsi bende vardır. Allahım şimdiye kadar yaptığım bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, beni benden daha iyi bildiğin günahlarımı affeyle, ilerleten de geri bırakan da sensin. Senin her şeye gücün yeter."
[Buhari, Deavat, 60; Müslim, Zikir, 70]

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun), Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken dinlediğini söyledi: 
"Namaz için kamet getirildiğinde koşarak değil ağırbaşlılıkla yürüyerek gelin. Yetişebildiğinizi imamla kılınız, yetişemediğiniz rekatları da kendiniz tamamlayınız." 
[Müslim, Mesacid 151]
Ciddiyet - Kitap Tanıtım
Ciddi Olmanın Önemi

Oscar Wilde 
İMGE KİTABEVİ YAYINLARI 

Oscar Wilde’ın mizah duygusunu, yaratıcı gücünü ve toplumsal gerçekliğin güçlü eleşti-risini mükemmel biçimde kaynaştırdığı Ciddi Olmanın Önemi, bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir. Wilde, bu eserini "saçmanın kusursuz mantığı"yla kaleme almıştır. Hikâyedeki entrikanın kendisi bile saçmadır ve birinci perdenin sonunda, saçmalık açık ifadesini bulur. Viktorya İngilteresinin toplumsal iki-yüzlülüğü, geleneksel toplumda bürünülen maskeler; aristokrat sınıfın ahlak anlayışı ve görenekleri, sahte kimlikler, gizli ilişkiler ve yapay bir nezaket anlayışı etrafında gelişen komik olaylar dizisi aracılığıyla eleştirilir.

Yazarın kendi sözleriyle Ciddi Olmanın Önemi, "ciddi insanlar için uçarı bir komedi"dir. Cecily Cardew ve Gwendolen Fairfax, birbirlerinden habersiz Ernest’e â´ık olmuşlardır. Ancak Ernest, Cecily’nin vasisi Jack Worthing’in kırdaki evinden Londra’ya yaptığı düzenli ziyaretlere meşruluk kazandırmak için yarattığı, başı beladan kurtulmayan bir erkek kardeş, iflah olmaz bir boşgezer, hayali bir karakterden başkası değildir. Üstelik Jack, kendisini Gwendolen’a Ernest olarak tanıtmış ve genç kadının gönlünü bu adla kazanmıştır. Jack’in arkadaşı ve Gwendolen’ın kuzeni Algernon ise, Jack’in kırdaki evine yaptığı gizli ziyarette Cecily’nin ilgisini çekebilmek için kendisini Ernest olarak tanıtma yolunu seçmiştir. Dörtlü, bir hafta sonu tesadüfen Jack’in kırdaki evinde bir araya gelir ve gelişmeler, hayatlarını kökten değiştirecek bir gerçeği açığa çıkarır.
Ciddiyet - Özlü sözler
  • Akıllı bir hükümet, şiddetle zorlamasını veya ağırbaşlılıkla gönül almasını bilen hükümettir. - George Grenville
  • Aslında biz tüm kalbimizle sadece bir tek şeyle ilgileniyoruz. Eve bir şeyler götürmekle. Bunun dışında hayatla, yaşananlarla ilgili olanlar. Hangimiz bunlar için yeterince ciddiyete sahibiz? Ya da zamana? Bu tür şeylerle korkarım ki hiçbir zaman tam olarak ilgilenmedik. Yüreğimiz orada değil işte. Hatta kulağımız bile. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Aşk, insana vakar, ağırbaşlılık, hatta güzellik verir. 
  • Ben savaşta bulundum ve öldürmek kolay değil. Orası kanlı ve darmadağın ve tamamen korkutucu ve sonuçları çok ciddi. - Oliver Stone  
  • Bir ince iştir yaşamak dediğin. Sana yürümek düşer, yol olur yeryüzü yürümeyi bilene. Yeter ki vakar olsun duruşun, özlemli olsun yürüyüşün! "Yürümek" kavlin olsun, ahdin olsun, vefan olsun. Vur kendini yollara. İmdada sesin olsun, dara uzansın ellerin, zora dayansın bileğin. Olur da sürçerse ayağın; dayandığın, güvendiğin her daim Rabbin olsun!
  • Birisi hayatı boyunca büyük bir çocuk gibi kalmayıp ciddi, makul ve mantıklı bir adam olursa, dünyanın çok işe yarar ve adamakıllı bir vatandaşı olabilir ama dahi olamaz artık. - Arthur Schopenhauer
  • Boş zamanı iyi değerlendirmek, çok ciddi bir sorumluluktur.- George William Russel
  • Ciddiliğin fazlası nefret doğurur, merhametin fazlası da otoriteyi azaltır. - Sadi-i Şirazi
  • Dünyanın herhangi bir yerinde çevreye verilen ciddi boyutlardaki zararın herkesin sorunu olduğu ve hepimizi tehdit ettiğini kabul etmedikçe, hiç bir etkili önlem alamayız. - Peter F. Drucker
  • Düşüncede saplantı ve azgınlık en açık ahmaklık belirtisidir. Canlılar arasında eşekten daha kendinden emin, daha vurdumduymaz, daha içine kapalı, daha ciddi, daha ağırbaşlı olan var mıdır? - Michel de Montaigne
  • Eğer mutluluğunuz bir başkasının yaptıklarına bağlıysa, çok ciddi bir sorununuz var demektir. - Aldous Huxley
  • En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ama bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez. - Arthur Schopenhauer
  • En sert kanun bazen en ciddi adaletsizliğe dönüşebilir. - Benjamin Franklin
  • Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula. - Konfüçyüs
  • Fazla ciddiye almayın şu hayatı, nasıl olsa içinden canlı çıkamayacaksınız. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Gün gelecek ve hayvanların öldürülmesine, insanların öldürülmesi kadar ciddi şekilde bakılacak. - Leonardo da Vinci
  • Hakiki ve ciddi bir tek felsefi sorun vardır: İntihar. Hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak, bu felsefenin temel sorusunu cevaplamaktır. - Albert Camus
  • Hayat ciddiye alınmaktan çok daha önemlidir. - Oscar Wilde
  • Hayatı çok ciddiye alma, geçici nasıl olsa.
  • Hayatı çok ciddiye almayın. Daha ondan canlı kurtulan olmadı. - Elbert Hubbard
  • Hayatım, ciddiye alınmasını istediğim bir oyundu. - Oğuz Atay
  • İnsan bir şeyi ciddi olarak istemeye görsün, hiçbir şey erişilemeyecek kadar yükseklerde değildir. - Anderson
  • İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.
  • Kadınlar genellikle ağırbaşlı erkeklere karşı iffetli görünürler, ama çapkınlara karşı değil. - Denis Fonvizin
  • Milletimizin içinde hakiki, ciddi alimler vardır. Milletimiz bu gibi alimleriyle iftihar eder. Bu gibi alimlere gidin, bu efendi bize böyle diyor, siz ne diyorsunuz deyin. Fakat umumiyetle buna da ihtiyaç yoktur. Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Eğer bizim dinimiz akla mantığa uygun bir din olmasaydı mükemmel olamazdı, dinlerin sonuncusu olmazdı. 
  • Mükemmelliğin ciddi bir sakıncası var; can sıkıcı olmak. - Somerset Maugham
  • Ölümün olduğu bu dünyada hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında. - Franz Kafka
  • Piyasada değilim, prensiplerim yoktur. Ama seviyesiz değilim. Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemiştir. Kinci değilim ama unutmam. Şefkat gösteririm ama şımartmam. Dalga geçerim ama kırmam. Ciddiye alırım ama kapılmam. Huzur veririm ama söz vermem. Sahip olurum ama ait olmam. Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. - Nazım Hikmet Ran
  • Sadece aptalların ciddiye alındığı bir dünyada yaşıyoruz. O halde beni anlamıyorlar diye üzülmek niye? - Oscar Wilde
  • Tüm yazılanlar arasında en çok bir kişinin kendi kanıyla yazdığı şeyi severim. Kanla yaz; ve göreceksin ki, kan tindir... Etrafımda cinler olsun istiyorum, çünkü ben cesurum. Hayaletleri kaçıran cesaret, kendisine cinler yaratır. -cesaret gülmek ister. Artık hislerinizi paylaşmıyorum; altımda gördüğüm şu bulut, güldüğüm şu karaltı ve ağırlık -işte budur sizin yağmur bulutunuz. Yükselmeyi arzuladığınızda yukarı bakarsınız siz. Ve ben aşağı bakarım, çünkü yükseltilmiş biriyim ben. Aranızdan hanginiz aynı anda hem gülebilir, hem yükseltilmiş olabilir? En yüksek dağa çıkan, tüm matem oyunlarına, tüm matem ciddiyetlerine güler. Cesur, tasasız, alaycı ve şiddet uygular -işte böyle istiyor bizleri bilgelik: O bir kadındır ve daima savaşçıyı sever ancak. - Friedrich Nietzsche
  • Türk´ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk´ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor. - Pierre Loti
  • Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
  • Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengârenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki, ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde. - Şems-i Tebrizi
  • Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. 
  • Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. 
  • Zorunlu askerlik sadece medeniyetin devamı için değil, aynı zamanda varlığımız için de ciddi bir tehlike oluşturur.- Albert Einstein
Ciddiyet - Risale-i Nur Külliyatı
Sâlisen: Hem, Kur´ân´ı beşer kelâmı farz etmek, lâzım gelir ki, âsârıyla, tesirâtıyla, netâiciyle âlem-i insaniyetin bilmüşâhede en ruhlu ve hayatfeşân, en hakikatli ve saadetresân, en cemiyetli ve mu´cizbeyân, âlî meziyetleriyle yaldızlı bir Furkan´ın gizli hakikati (hâşâ) muâvenetsiz, ilimsiz birtek insanın sahtekâr, âdi fikrinin tasannuâtı olsun. Ve yakından onu temâşâ eden ve merakla dikkat eden büyük zekâlar, ulvî dehâlar, ondan hiçbir zaman, hiçbir cihette sahtekârlık ve tasannu eseri görmesin; dâimâ ciddiyeti, samimiyeti, ihlâsı bulsun.
Bu ise, yüz derece muhâl olmakla beraber, bütün ahvâliyle, akvâliyle, harekâtıyla bütün hayatında emâneti, imânı, emniyeti, ihlâsı, ciddiyeti istikâmeti gösteren ve ders veren ve sıddıkînleri yetiştiren, en yüksek, en parlak, en âlî haslet telâkkî edilen ve kabul edilen bir zâtı en emniyetsiz, en ihlâssız, en itikadsız farz etmekle, muzaaf bir muhâli vâki görmek gibi, Şeytanı dahi utandıracak bir hezeyân-ı küfrîdir. 
Sözler | On Beşinci Söz 

ÜÇÜNCÜSÜ
Hizmet-i Kur´âniyenin pek mühim bir âzâsı olan Hulûsi Bey, Eğirdir´den memlekete gittiği vakit, saadet-i dünyeviyeyi tam zevk ettirecek ve temin edecek esbab bulunduğundan, bir derece, sırf uhrevî olan hizmet-i Kur´âniyede fütura yüz göstermeye dair esbab hazırlandı. Çünkü, hem çoktan görmediği peder ve validesine kavuştu, hem vatanını gördü, hem şerefli, rütbeli bir surette gittiği için dünya ona güldü, güzel göründü. Halbuki, hizmet-i Kur´âniyede bulunana, ya dünya ona küsmeli veya o dünyaya küsmeli-tâ, ihlâsla, ciddiyetle hizmet-i Kur´âniyede bulunsun.
İşte, Hulûsi´nin kalbi çendan lâyetezelzel idi. Fakat bu vaziyet onu fütura sevk ettiğinden, şefkatli tokat yedi. Tam bir iki sene bazı münafıklar ona musallat oldular. Dünyanın lezzetini de kaçırdılar. Hem dünyayı ondan, hem onu dünyadan küstürdüler. O vakit vazife-i mâneviyesindeki ciddiyete tam mânâsıyla sarıldı.
Lemalar | Onuncu Lem´a