Cezbe - Cezbelenmek - Ansiklopedik bilgi
Cezbe - Cezbelenmek

Cezbe

1. (isim) Bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçme durumu

Cezbelenmek

1. Cezbeye tutulmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek

Tasavvufta cezbe

Allah´ın kulu (kişiyi) kendisine doğru çekmesi, kulun insani özelliklerinden sıyrılarak ilahi özellikleri kendisinde hissetmesi, bunun sonucu olarak da vecd halinde kendinden geçmesine verilen isimdir.
Cezbe - Cezbelenmek - Bağlantılar
Cezbe

Cezbe nasıl olur? Sahabeler Peygamber Efendimiz (asv)´in yanında cezbe hali yaşıyorlar mıydı?

Cezbe ne demektir, nasıl olur?
Cezbe - Cezbelenmek - Kitap Tanıtım
Aşk Muhabbet Cezbe

Dr. Ahmet Çağıl/ Mehmet Ildırar 
ŞADIRVAN 

Allah’ı Sevenlerin Yolu serisinden yeni bir kitap: Ask Muhabbet Cezbe.

Tasavvufun ana kaynagı olan Allah askı, muhabbeti ve cezbenin anlatıldıgı kitap Sadırvan Yayınları’nda…

Mehmet Ildırar ve Dr. Ahmet Çagıl’ın sohbetlerinden derlenen Ask Muhabbet Cezbe’de, tasavvufun ana kaynagı olan ask, muhabbet ve cezbenin ne oldugu ve hikmeti anlatılıyor. Elli yılı askındır kendilerini Allah, Resûl ve Allah dostlarının yoluna adayan, Allah ve Allah dostlarının sohbetleri ile hemhâl olarak mü’minlere faydalı olmak için çalısan; rahmet-i Rahman’a kavusmus Mehmet Ildırar ve Dr. Ahmet Çagıl’ın (rahmetullahi aleyhîmâ) sohbet, kaset ve CD’lerinden derlenen Ask Muhabbet Cezbe’de tasavvufun ana kaynagı olan ask muhabbet ve cezbenin ne oldugu ve hikmeti anlatılıyor. 
Cezbe - Cezbelenmek - Risale-i Nur Külliyatı
Diğer bir kısmı, nehârîdir; gündüzde ağaçların minberlerinde, bütün zîhayatların başlarında, yaz ve bahar mevsimlerinde yüksek âvazlarıyla, latîf nağamât ile, sec´alı tesbihât ile, Rahmânirrahîmin rahmetini ilân ediyorlar. Güyâ bir zikr-i cehrî halkasının bir reisi gibi, işitenlerin cezbelerini tahrik ediyorlar ki, o vakit işitenlerin her birisi lisân-ı mahsusuyla ve bir âvâz-ı hususi ile Fâtır-ı Zülcelâlinin zikrine başlar.
Demek, herbir nevi mevcudâtın, hattâ yıldızların bir serzakiri ve nurefşân bir bülbülü var. Fakat, bütün bülbüllerin en efdali, en eşrefi ve en münevveri ve en bâhiri ve en azîmi ve en kerîmi ve sesçe en yüksek ve vasıfça en parlak ve zikirce en etemm ve şükürce en eâmm ve mahiyetçe en ekmel ve sûretçe en ecmel, kâinat bostanında arz ve semâvâtın bütün mevcudâtını latîf secaâtıyla, leziz nağamâtıyla, ulvî tesbihâtıyla vecde ve cezbeye getiren, nev-i beşerin andelîb-i zîşânı ve benîâdem´in bülbül-ü zü´l-Kur´ân´ı, Muhammed-i Arabîdir.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz

Vicdan, cezbesi ile Allah´ı tanır

Vicdanda mündemicdir, bir incizab ve cezbe. Bir câzibin cezbiyle dâim olur incizab.
Cezbe düşer zîşuur, ger Zülcemâl görünse, etse tecellî dâim pürşâşaa bîhicab.
Bir Vâcibü´l-Vücuda, Sahib-i Celâl ve Cemâl, şu fıtrat-ı zîşuur katî şehâdetmeab.
Bir şâhidi o cezbe; hem diğeri incizab.
Sözler | Lemeât