Bahtiyarlık - Ansiklopedik bilgi
Bahtiyarlık

1. (isim) Mutluluk
Bahtiyarlık - Ayet mealleri
Hud Suresi 105. ayet:
(Kıyametin) Geleceği günde, O´nun izni olmaksızın, hiç kimse söz söyleyemez. Artık onlardan kimi "bedbaht ve mutsuz", (kimi de) mutlu ve bahtiyardır.
Bahtiyarlık - Hadisler
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir gün veya bir gece evinden çıkmıştı. 
Ebu Bekir ve Ömer’e rastladı onlara – Bu saatte sizi evinizden çıkaran sebep nedir? diye sordu.
Onlarda; Açlık Ya Rasulullah dediler, peygamberimiz:
- Gücü ve canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki sizi evlerinizden çıkaran sebep beni de çıkardı haydi kalkınız buyurdu. 
Onlarda Rasulullah ile birlikte kalktılar Ensardan bir zatın evine geldiler. Fakat o zat o anda evde değildi. 
Ama evin hanımı Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) i görünce hoşgeldiniz buyurun dedi.
Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem): 
"Evin sahibi falan nerededir" diye sordu. Kadın: Bize tatlı su getirmeye gitmişti dedi. 
Tam o sırada ev sahibi olan Ensârî çıkageldi Peygamberle iki arkadaşını görünce; Allah’a hamdolsun bu gün hiçbir kimse misafir yönünden benden daha bahtiyar değildir dedi. 
Hemen gidip içerisinde koruk, olgun ve yaşı bulunan bir hurma salkımı getirdi ve buyurunuz dedi. 
Bıçağa davranınca Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): 
"Sakın ha sağılan hayvanlara dokunma" dedi. Ev sahibi onlara bir koyun kesti koyun etinden ve hurmadan bir parça yediler tatlı sudan da içtiler. 
Hepsi doyup suya kanınca Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) Ebu Bekir ve Ömer’e hitap ederek: 
"Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, kıyamet gününde bu nimetlerden mutlaka sorguya çekileceksiniz açlık sizi evlerinizden çıkardı evinize dönmeden de bu nimetlere kavuştunuz."
[Müslim Eşribe 140]
Bahtiyarlık - Kitap Tanıtım
Bahtiyar Ol Nazım

Vera Tulyakova Hikmet
Anna Stepanova 
YAPI KREDİ YAYINLARI 

Vera Tulyakova Hikmet, Nâzım Hikmet’in ölümünden sonra, onunla yaptığı söyleşiler olarak nitelendirdiği bu kitabında, şairin ülkesinden ayrıldıktan sonra, 1951’de üçüncü ve son kez gittiği Sovyetler Birliği’nde, coşkulu gençlik yıllarında idealinde yarattığı sosyalizmin gerçekleştirilememesi ve yeni insan tipinin yaratılamaması karşısında yaşadığı hayal kırıklıklarını, şaşkınlıklarını, acılarını; SSCB’de XX. Kongre öncesinde ve sonrasında Merkez Komite’nin sanata ve sanatçılara olan yaklaşımını, Sovyet Yazarlar Birliği çevresinde yaşanan olayları ve bütün bunların karşısında Nâzım Hikmet’in taviz vermez duruşunu anlatıyor. 
Nâzım Hikmet’in derin yurt sevgisi, karısı Vera’ya duyduğu sınırsız aşk ve kıskançlıkları; Aragon, Neruda, Erenburg, Pasternak gibi dünyaca ünlü yazarlarla yakın dostluk ilişkileri ve edebiyat tartışmaları; ölüm önsezileri ve korkusu, çizgi dışı aşkları, şairin iç dünyasına girilerek, kişisel duygularıyla, içten ve şiirsele varan bir dille aktarılıyor Bahtiyar Ol Nâzım’da.
Kitabın son sayfalarındaki ölüm üzerine söyleşiler, insanı derinden sarsan ölçülerde... 
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
Bahtiyarlık - Kitap Tanıtım
Bahtiyarlık

Ahmet Mithat Efendi
HOMER YAYINLARI 

19. yüzyıl, yeni bir edebi tür olarak romanın Osmanlı coğrafyasına girdiği dönemdir. Bu dönemde yazarlar, çeşitli konularda halkı eğitmek ve onlara yol göstermek için etkili bir araç olarak hikaye ve roman türünde eserler vermişlerdir. Bu konuda döneminin en üretken ismi olarak Ahmet Mithat Efendi öne çıkar. 
Bahtiyarlık - Özlü sözler
  • Akılcı dinden felsefe, nakilden tasavvuf, hakikat zuhur eder. Akılcı dinden mürteci yetişir. Nakli yaşayan, derviş sıfatının tecelli ettiği bahtiyar toplumlarda irtica-i hal kesinlikle olmaz. - Pir-i Galibi
  • Allah´ını tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. O´nu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır.
  • Başkalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki, senin hayatına gıpta ediyorlar. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Çocuklarınıza fazileti öğün. İnsanı ancak o bahtiyar eder. Para değil. - Beethoven
  • Ey dilim! Sen benim hem servetimsin hem felaketim. Beni bahtiyar eden de sensin berbad eden de. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Her gülen yüzü sanma bahtiyar, her kahkahanın ardında binlerce gözyaşı var.
  • Yaşamakta ayak direyeceksin. Belki bahtiyarlık değildir artık, boynunun borcudur fakat düşmana inat bir gün fazla yaşamak. - Nazım Hikmet
Bahtiyarlık - Risale-i Nur Külliyatı
Hem, o bedbaht, vahşet ve me´yusiyet ve kimsesizlik içinde azab çekiyor. Ve şu bahtiyar ise, ünsiyet ve ümit ve iştiyak içinde telezzüz ediyor.
Hem, o bedbaht, kendini vahşî canavarların hücumuna mâruz bir mahpus hükmünde görüyor. Ve şu bahtiyar ise, bir azîz misafirdir ki, misafiri olduğu Mihmandâr-ı Kerîmin acîb hizmetkârları ile ünsiyet edip eğleniyor.
Hem, o bedbaht, zâhiren leziz mânen zehirli yemişleri yemekle azabını tâcil ediyor. Zîrâ, o meyveler, numunelerdir; tatmaya izin var. Tâ, asıllarına tâlip olup, müşteri olsun. Yoksa, hayvan gibi yutmaya izin yoktur. Ve şu bahtiyar ise tadar, işi anlar, yemesini tehir eder ve intizar ile telezzüz eder.
Sözler | Sekizinci Söz 

Hem Risale-i Nur´un bir cüz´ünde denilmiş ki: Bahtiyardır o adam ki, refika-i ebediyesini kaybetmemek için saliha zevcesini taklit eder, o da salih olur. Hem bahtiyardır o kadın ki, kocasını mütedeyyin görür, ebedî dostunu ve arkadaşını kaybetmemek için o da tam mütedeyyin olur, saadet-i dünyeviyesi içinde saadet-i uhreviyesini kazanır. Bedbahttır o adam ki, sefahete girmiş zevcesine ittibâ eder, vazgeçirmeye çalışmaz, kendisi de iştirak eder. Bedbahttır o kadın ki, zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklit eder. Veyl o zevc ve zevceye ki, birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yani, medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder.
Lemalar | Yirmi Dördüncü Lem´a