Şehvet - Ansiklopedik bilgi
Şehvet

1. (isim) Erkek ve dişinin birbirine karşı duydukları güçlü cinsel istek, kösnü
2. Aşırı istek
Şehvet - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 14. ayet:
Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara "süslü ve çekici" kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah katında olandır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 27. ayet:
Allah, tevbelerinizi kabul etmek ister; şehvetleri ardınca gidenler ise, sizin büyük bir sapma ile sapmanızı isterler.

Araf (Orta Yer) Suresi 81. ayet:
"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz."

Meryem Suresi 59. ayet:
Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler ve şehvetlerine kapılıp-uydular. Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.

Neml (Karınca) Suresi 55. ayet:
"Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz."
Şehvet - Hadisler
Ebû Zerr (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre bazı insanlar: 
Ey Allah’ın Rasûlü zenginler tüm sevapları alıp götürüyorlar, çünkü onlarda bizler gibi namaz kılıyor, oruç tutuyor, ayrıca zenginliklerinden dolayı sadaka da veriyorlar dediler. Rasûlüllah (sallallahu aleyhi vesellem): 
"Allah sizlere sadaka verme ve bu yönde sevap kazanma imkanı vermedi mi sanıyorsunuz?
Her sübhanallah demek bir sadakadır, her Allahüekber demek bir sadakadır, her elhamdülillah demek bir sadakadır, her lâ ilâhe illallah demek bir sadakadır, iyiliği emretmek sadaka, kötülükten sakındırmak sadakadır. Hatta her birinizin hanımıyla birlikte yatması sadakadır"
buyurdu. Bunun üzerine sahâbîler: Ey Allah’ın Rasûlü hanımımızla şehvetimizi tatmin etmekle bize sevap mı var? dediler. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):
"Kişi bu istek ve ihtiyacını haram yoldan giderseydi, günah olmayacak mıydı? Helal yoldan gidermesinde de elbette sevap vardır." buyurdular. 
[Müslim, Zekat 53]
Şehvet - Kitap Tanıtım
Aşk ve Şehvet Üzerine

Theodor Reik 
SAY YAYINLARI 

Theodor Reik´ın sevilen eseri "Aşk ve Şehvet Üzerine"de çiftlerin aşk hayatı, cinsellik, evlilik, anne babalık ve erkeklik ile kadınlığın gizli doğası tartışılıyor.
Özgün dilinde tek cilt olarak yayımlanan bu değerli eseri iki cilt halinde yayımlamayı uygun bulduk. Romantik ve Cinsel Duyguların Psikanalizi adlı birinci kitapta, Reik´ın Freud´la hesaplaşmasına tanık oluyoruz. Aşk ve şehvet, temel dürtüler ekseninde masaya yatırılıyor; mazoşizmin sosyal, dinsel ve kültürel yönleri anlatılıyor.
Cinslerin Duygusal Farklılıkları adlı ikinci kitapta ise bekârlık, erkeğin evlilikten kaçması, kadın ve erkeğin evlilik bağını kabul etmekteki korkuları ile cinslerin duygusal farklılıkları ele alınıyor.
Şehvet - Özlü sözler
  • Affetmek fazilettir. Kararlı olmak metadır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zayi olmaktır. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İnsaf rahatlık, şer küstahlıktır. Emanete hıyanet etmemek, imandandır, güler yüzlülük ihsandandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanaat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Haset yıpratır, nefret çökertir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Allah’a ulaşmanın önünde 4 engel vardır: 1. Şehvet 2. Çok yemek 3. Mal ve makam 4. Gurur ve kibirdir - Şems-i Tebrizi
  • Bir insanda, kendini yüksek görme, hırs ve şehvet varsa, bunlar, konuşurken soğan yemiş gibi kokar. - George Meredith
  • Cennet (nefse ağır geldiği için) hoşlanılmayan şeylerle, cehennem de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. - Muhammed bin Abdullah
  • Dünya ve ahiret, kalbin durumlarından iki durumdur. O durumların ölümden önce ve geçici olanına dünya, ondan sonraki kısmına ahiret deniliyor. Ahiret ölümden sonra olandır. Ölümden evvel acil bir şehvet veya bir payın içinde bulunduğu herşey senin için bir dünyadır. - İmam Gazali
  • Eğer, şehvetin ve nefsin hevesine kapılır gidersen, ben sana haber vereyim ki, eli boş, nasipsiz gideceksin. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. - Muhammed bin Abdullah
  • İnsaf et, aşk güzel bir iştir! Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır. Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar. Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür. Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak, insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.
  • Kişinin kendi nefsine hâkim olması saadetin tamamı; şehvetin ve nefsin kişiye hâkim olması ise şekavettin tamamıdır.  - İmam-ı Gazali
  • Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.
  • Ölmezden önce ölmek, dünyanın zevklerinden ve hayvani hırs ve şehvetlerinden sakınmaktır. Onu yapabilen insan, şüphesiz ki; hakiki varlık ile birleşir. Ve sonsuz hayat ile diri olur. Ancak insanlar dünyanın bin bir türlü çekici ve aldatıcı zevkinden, çeşit çeşit yakıcı hırslarından ayrılmadıkları için buna gönül vermezler. - Şeyh Bedreddin
  • Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; hâlbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
Şehvet - Risale-i Nur Külliyatı
• İkinci esas: Medeniyet, taaddüd-ü ezvâcı kabul etmiyor. Kur´ân´ın o hükmünü, kendine muhâlif-i hikmet ve maslahat-ı beşeriyeye münâfi telâkkî eder.
Evet, eğer izdivaçtaki hikmet, yalnız kazâ-i şehvet olsa, taaddüd bilakis olmalı. Halbuki, hattâ bütün hayvanâtın şehâdetiyle ve izdivaç eden nebâtâtın tasdikiyle sabittir ki, izdivâcın hikmeti ve gâyesi, tenâsüldür. Kazâ-i şehvet lezzeti ise, o vazifeyi gördürmek için rahmet tarafından verilen bir ücret-i cüz´iyedir. Mâdem, hikmeten, hakikaten, izdivaç nesil içindir, nevin bekâsı içindir. Elbette, bir senede yalnız bir defa tevellüde kâbil ve ayın yalnız yarısında kâbil-i telâkkuh olan ve elli senede ye´se düşen bir kadın, ekserî vakitte, tâ yüz seneye kadar kâbil-i telkıh bir erkeğe kâfi gelmediğinden, medeniyet pekçok fâhişehâneleri kabul etmeye mecburdur.
Sözler | Yirmi Beşinci Söz

Lakin, insandaki bu kuvvetlere şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmişse de, fıtraten tayin edilmemiş olduğundan, bu kuvvetlerin herbirisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar. Mesela, kuvve-i şeheviyenin tefrit mertebesi humuddur ki, ne helale ve ne de harama şehveti, iştihası yoktur. İfrat mertebesi fücurdur ki, namusları ve ırzları payimal etmek iştihasında olur. Vasat mertebesi ise iffettir ki, helaline şehveti var, harama yoktur.
İşaratül-İcaz |