Sürpriz - Şaşırtı - Ansiklopedik bilgi
Sürpriz - Şaşırtı

1. (isim) Şaşırtı

Şaşırtı

1. (isim) Beklenmeyen ve insanı şaşırtarak sevindiren veya üzen olay, beklenmedik durum, sürpriz
Sürpriz - Şaşırtı - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 69. ayet:
Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Araf (Orta Yer) Suresi 178. ayet:
Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp-saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.

Hud Suresi 72. ayet:
"Vay bana" dedi (kadın). "Ben kocamış bir kadın iken ve şu kocam da bir ihtiyar iken doğuracak mıyım? Gerçekten bu, şaşırtıcı bir şey!.."

Kehf (Mağara) Suresi 71. ayet:
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın."

Sad Suresi 5. ayet:
"İlahları bir tek ilah mı yaptı? Doğrusu bu, şaşırtıcı bir şey."
Sürpriz - Şaşırtı - Bağlantılar
Sürpriz Üstüne Sürpriz

Sürpriz - Şaşırtı - Hadisler
Ömer ibn Hattâb (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: 
Bir gün Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında bulunduğumuz sırada elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah, üzerinde yolculuk belirtisi olmayan ve kimsenin de tanımadığı bir adam çıkageldi. 
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)’in karşısına oturdu, dizlerini Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in dizlerine dayadı, ellerini uyluklarına koydu ve şöyle dedi:
Ey Muhammed bana İslâm’dan haber ver? Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) cevap olarak şöyle dedi: 
"İslâm: Allah’tan başka gerçek İlah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekatı vermen, ramazan orucunu tutman, gücün yeterse haccetmendir." 
Adam doğru söyledin dedi. Onun hem sorup hem de cevabı tasdik etmesine şaşırdık.
Adam şimdi de iman nedir onu bana anlat? dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: 
"Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kaderin hayır ve şerrine de iman etmendir" buyurdu. 
Adam tekrar doğru söylüyorsun diye tasdik etti ve peki ihsan nedir onu da anlat? deyince. 
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: 
"İhsan: Allah’ı görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Eğer sen O’nu görmüyorsan O seni görüyor" buyurdu. Adam yine: 
Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) de:
"Kendisine soru sorulan bu konuda sorandan daha bilgili değildir" cevabını verdi. 
Adam o halde alametlerini söyle dedi. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de:
"Annelerin kendilerine cariye muamelesi yapacak çocuklar doğurması, yalın ayak başı çıplak yoksul koyun çobanlarının yüksek ve mükemmel binaları yükseltmekte birbirleriyle yarışmalarıdır" buyurdu. 
Adam da sessizce çekip gitti. Ben de bir müddet durakaldım. Daha sonra Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): 
"Ey Ömer soru soran kimse kimdi biliyor musun?" buyurdu. Ben: 
Allah ve Rasûlü daha iyi bilir dedim. 
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) de: 
"O Cebrâil idi, size dininizi öğretmeye geldi" buyurdu. 
[Müslim, İman 1]
Sürpriz - Şaşırtı - Kitap Tanıtım
Sürpriz

Hülya Kurtoğlu 
ŞAHMARAN YAYINLARI 

Yemekler yendi, el birliğiyle sofraları topladık. Ne güzel bir gün geçirdik. İyi ki gelmişler. Şimdi düşünüyorum da sabah yaptığım plan, bugün yaşadıklarımızın yanında çok yavan kalıyordu. Sıla da çok mutlu ayrıldı bizden. Giderken "Çok güzel bir gün geçirdim. Hepinize teşekkür ederim." dedi.
Sürpriz - Şaşırtı - Özlü sözler
  • Düzensiz olmanın bir avantajı insanın sürekli sürpriz şeyler keşfetmesidir. - A. A. Milne
  • Sevinçlerini erteleme, sevdiklerine küçük beklenmedik hediyelerle sürpriz yap.
Sürpriz - Şaşırtı - Risale-i Nur Külliyatı
Cevap : Müstakbeldeki nazariyat, bilhassa ahirete ait ahvale hiçbir cihetle hiss-i zahiri taalluk etmemiştir ki, o hissin hilafını söylemek şaşırtma olsun. Binaenaleyh, o gibi şeyler, daire-i imkandadırlar. Öyleyse, onlara itikad ve onlarla itminan peyda etmek mümkündür. Öyleyse, o gibi şeylerin hakk-ı sarihi, onları tasrih etmektir. Lakin keşfiyat-ı fenniye, eski insanlara göre, imkan ve ihtimal dairesinden çıkıp, muhal ve imtina derecesine girmişlerdir. Çünkü gözleriyle gördükleri şeyler, onlarca bedahet derecesine girmekle, onun hilafı onlarca muhaldir. Öyleyse, onların hissiyatına hürmeten, o gibi meselelerde belagatın iktizası, ipham ve ıtlaktır ki, onlara bir şaşırtma olmasın. 
İşaratül-İcaz | Nübüvvet Hakkında

Hem millete, hem hükûmete, hem masum, mevkuf birçok efrad-ı millete büyük zarar verdiler. Şimdi yalanları meydana çıktıkça, kurdun keçiye bahane bulması nevinden bahaneleri bulup, memurîn-i adliyeyi şaşırtmak istiyorlar. Adliye memurlarının bu meselede çok dikkate ve ihtiyata muhtaç olduklarını müdafaa-i millîye hukûkum noktasında hatırlatıyorum. Asıl ittiham edilecek onlardır ki; hükûmetin bazı erkanına dalkavukluk edip ve sahtekarlıkla, bir yalancı cemiyet maskesi altında bazı safdil masumları, bîçareleri tehyîc ederek küçük bir hadise çıkarır, sonra şeytan gibi habbeyi kubbe gösterip, hükûmeti şaşırtır, çok masumları ezdirir, memlekete büyük zarar verir, kabahati başkalara yükler. İşte bu meselemiz aynen böyledir. 
Tarihçe-i Hayat | Üçüncü Kısım : Eskişehir Hayatı