Sükunet - Sakinlik - Ansiklopedik bilgi
Sükunet - Sakinlik

1. (isim) Durgunluk, dinginlik, hareketsizlik, sessizlik
2. Huzur, rahat, sükûn
3. Dinme, yatışma

Sakinlik

1. (isim) Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
Sükunet - Sakinlik - Ayet mealleri
Enam (Davar) Suresi 96. ayet:
O sabahı yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun (dinlenme), güneş ve ay´ı bir hesap (ile) kıldı. Bu, üstün ve güçlü olan, bilen Allah´ın takdiridir.

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 97. ayet:
Allah, kimi hidayete erdirirse, işte o, hidayet bulmuştur, kimi saptırırsa onlar için O´nun dışında asla veliler bulamazsın. Kıyamet günü, biz onları yüzükoyun körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Onların barınma yerleri cehennemdir; ateşi sükun buldukça, çılgın alevini onlara arttırırız.

Neml (Karınca) Suresi 86. ayet:
Görmediler mi, biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.

Rum (Romalılar) Suresi 21. ayet:
Onda "sükun bulup durulmanız" için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O´nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.

Gafir (Bağışlayan) Suresi 61. ayet:
Allah, kendisinde sükun bulmanız için geceyi, aydınlık olarak da gündüzü sizin için var etti. Şüphesiz Allah, insanlara karşı (sınırsız) bir fazl sahibidir. Ancak insanların çoğu şükretmiyorlar.
Sükunet - Sakinlik - Hadisler
Yine Ebu Hureyre ve Ebu Said el-Hudri (Allah Onlardan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
Bir topluluk Allah´ı zikretmek üzere bir araya gelseler, melekler onların etrafını kuşatır. Allah´ın rahmeti onları kaplar, onların üzerine huzur ve sükunet iner. Rahat ve huzura kavuşurlar. Allah da onları yanında bulunan meleklere över. 
[Müslim, Zikr, 39]

Abdullah ibni Amr (Allah Onlardan razı olsun) şöyle demiştir. Bir defa Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bir seferde idik bir yere indik kimimiz çadırını düzeltiyor kimimiz ok atışı talimi yapıyor kimimizde hayvan sürüsünün başında idik. Derken o esnada Rasûlullahın müezzini namaz vakti geldi toplanın diye seslendi. Biz de Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi vesellem)’in yanında toplandık Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu.
"Benden evvel tüm peygamberlerin görevi iyi olduğunu bildikleri şeye ümmetlerini davet etmek, kötü olduğunu bildikleri şeyden de onları sakındırmaktı.
Size gelince bu ümmetin huzur ve sükûnu ilk döneme mahsustur. Daha sonra gelenlerin başına çeşitli belalar ve istemediğiniz kötülükler gelecektir. 
Öyle fitneler çıkacak ki evvelkileri sonrakilerden daha hafif olacaktır. Yine öyle fitneler çıkacak ki onu gören mümin işte bundan kurtuluş yoktur der.
Bir kimse cehennemden kurtulup, cennete girmeyi sevip istiyorsa Allaha ve kıyamet gününe iman ettiği halde ölmelidir . Kendisine yapılmasını istediği şeyleri
kendisi de başkalarına yapmalıdır. Bir kimse devlet başkanının siyasi otoritesini kabul eder elini tutup ona samimiyetle kalbiyle bağlanırsa elinden geldiği, gücünün yettiği kadarıyla ona itaat etmelidir. Bu arada bir başkası ortaya çıkıp yönetimi ele geçirmeye çalışırsa derhal onun boynunu vurunuz." 
[Müslim İmara 46]
Sükunet - Sakinlik - Kitap Tanıtım
Anlatılmamış Sükunet

Ömer Tümer 
CİNİUS YAYINLARI 

Satranç taşları konuşuyor, küvetin giderinde bir ışık parlıyor, Azrail bir araba yolculuğunda size ürkütcü bir teklifte bulunuyor... Ömer Tümer Anlatılmamış Sükunet adlı ilk öykü kitabında aklınızı çeliyor, hayal gücünüzü zorluyor ve sizi acımasızca tuhaf, ironik, olağandışı olayların yaşandığı; sessiz, insanın kanını donduran, hâlâ hayatta olanların bulunduğu yere davet diyor. 
Hazırlayın kendinizi, çünkü bunlar okuyacağınız en tuhaf şeyler olabilir. Anlatılmamış Sükunet sınırsız korkunun olduğu bir yer. Bu esrarengiz dünyaya uyum sağladığınızı hissettiğiniz ya da şaşkınlığınızı üzerinizden attığınızı düşündüğünüz sırada beklenmedik bir sonla çalımı atıyor size Ömer Tümer. 
Karanlığın beşiğine, tüm bunların bulunduğu yere gelmeye cesaretiniz varsa, keyifli okumalar…
Sükunet - Sakinlik - Özlü sözler
  • Deniz sakinken dümeni herkes tutar. - Flavius Severus
  • Duru bir görüş bahşetsen bana Yâ Rab. Her şeyin yerli yerinde durduğunu, ağır ağır döndüğünü, sakin sakin aktığını görmeme yetecek bir bakış. O bakışta, bu kadar çok olmasam. Tek yörüngede tek merkezde toplansam. Yekpare olsam. Kesrette dağılmasam. Küçülsem. Tek noktada toplansam. Yaşam büyük, amenna. Ama ben biraz azalsam. Sadeleşsem. Durulsam, arınsam.
  • En sakin yolculuk uykudur. - Tevfik Fikret
  • Haklı olduğunuza inanıyorsanız, sakin olmayı başarabilirsiniz. - Bud Holiday
  • İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister. - M. Kaplan
  • İnsanın somut olarak yaşadığı hayatın yanı sıra her zaman soyut olarak ikinci bir hayat yaşaması dikkate değer ve önemlidir. Sakince enine boyuna düşünme alanında, önceden onu tamamen ele geçiren ve yoğun bir şekilde etkileyen şeyler soğuk, renksiz ve uzak görünür: o yalnızca bir seyirci ve gözlemcidir. - Arthur Schopenhauer
  • İyi bir kadınla evlenmek fırtınada sakin bir liman, kötü bir kadınla evlenmek ise sakin bir limanda fırtınadır. - J. Petit Senny
  • Kalp, denize benzer, fırtınaları, sakin zamanları ve taşkınlıkları vardır, bazen de derinliklerinde inciler gizlidir. - Heinrich Heine
  • Öfkelenmek beşeri bir olaydır, fakat bilahare sakinleşmemek ve affetmemek ayıplanacak iğrenç bir harekettir. - François de Sales
  • Sakin bir denizde herkes kaptan kesilir. - John Ray
  • Sakin sakin otur yüreğim, toz kaldırma. Bırak, dünya sana gelecek yolu, kendisi bulsun. - Rabindranath Tagore
  • Sevmek kuru odunlar gibi sessiz sakin yanmaktır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Tanrı her an her kişiye seslenir. Ama biz içimizden gelen o sakin sese kulaklarımızı tıkarız. - Mohandas Karamçand Gandi
  • Tartışırken sakin olun; şiddetiniz hatayı kusura, gerçeği kabalığa çevirir. - George Herbert
Sükunet - Sakinlik - Risale-i Nur Külliyatı
Onlardan bir kısmı leylîdir; gecede sükûta dalan ve sükûnete giren bütün küçük hayvanların kasîdehan enîsleri, gecenin sükûnetinde ve mevcudâtın sükûtunda onların tatlı sözlü nutukhanlarıdır ve o meclis-i havlette olan zikr-i hafînin dairesinde birer kutubdur ki, her birisi onu dinler, kendi kalbleriyle Fâtır-ı Zülcelâllerine bir nevi zikir ve tesbih ederler.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz

Demek, dağlar o geminin demir ve direkleri hükmündedirler. 
Saniyen: İnkılâbât-ı dahiliyeden ihtizazat o dağlarla iskât olunurlar. Zira dağlar yerin mesamatı hükmündedir. Dahilî bir heyecan olduğu vakit, arz dağlarla teneffüs ettiğinden, gazabı ve hiddeti sükûnet bulur. Demek arzın sükûn ve sükûneti dağlar iledir. 
Muhakemat | Altıncı Mesele