Kafaya takma - Ansiklopedik bilgi
Kafaya takma

Kafaya takma, kişinin bir durumu veya bir kimseyi sürekli olarak düşünmesidir. Kafaya takma bir süre sonra melankoliye dönüşebilir. Böyle bir durumda o kişinin psikolojik destek alması gerekir. Bir şeyi kafaya takma durumu nadirde olsa biyolojik rahatsızlıklara yol açabilir.
Ancak her zaman bir olayı kafaya takma kötü sonuçlar doğurmaz. Kişi sürekli belli bir olayı düşündüğü için o problemi halledecek çözüm yollarını görme şansı artar. Bu da onu başarıya ulaştırır. Aldığı düşük notları kafasına takan bir öğrencinin düşük notları aklına geldikçe hırslanması ve çalışmaya yönelmesi buna örnek gösterilebilir.
Kafaya takma - Kitap Tanıtım
Kediler Neden Yüzmeyi Sevmez? Aklınıza Takılanlar

David Feldman 
ÜÇMAYMUN YAYINCILIK 

Aklın, ilginin ve bilginin sınırlarını zorlayan sorularabeklenmedik karşılıklar...Aklın, ilginin ve bilginin sınırlarını zorlayan sorulara beklenmedik karşılıklar... İnsanlar düşünürken neden genellikle yukarı bakar? Mutlu sonlara neden ağlarız? Neden kaşınırız? Siyah üzümden beyaz şarap nasıl yapılır? Yemek bıçaklarının uçları neden yuvarlaktır? Neden hiç yavru güvercin görmeyiz? Kediler Neden Yüzmeyi Sevmez?de yanıtlarını bilinen başvuru kitaplarında bulamayacağınız sorular var. Aklınıza takılan bu çetrefil soruları bastırmak da geçici bir çözüm, ama onlar en olmadık anlarda yeniden ortaya çıkıp yaşadığınız anı zehir edebilir. David Feldman size yardım etmek için burada. Şimdi arkanıza yaslanın ve bu kitabı okumaya bakın.
Kafaya takma - Özlü sözler
  • Başkalarının ne dediğini kafamıza takmaktan, hep ama hep başkalarını dinlemekten, kendi yüreğimizin fısıltısını duyamıyoruz. - Elif Şafak
  • Çok insan kafaları olmadığı için kafayı bozmuyor. - Arthur Schopenhauer
  • İnsanlar ya yaşlılığın verdiği dermansızlık yüzünden, yahut kendilerini öteki dünyaya daha yakın gördüklerinden, orada olup bitenler üzerinde daha fazla kafa yorarlar. - Platon
  • İsterseniz yanlış düşünün, ama her durumda kendi kafanızla düşünün. - Doris Lebing
  • Kaplumbağaya dikkat et. Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebiliyor. - James B. Conont 
  • Siz kafanızı büyük hayallerle doldurmaya bakın. Kafanız sonradan cebinizi parayla dolduracaktır. — Benjamin Franklin
  • Size kafanız hükmediyorsa kralsınız, vücudunuz hükmediyorsa köle. - Cato
  • Yakışıklı bir çocuk görürsün, tanışırsın, arkadaşlarına hava yaparsın; hevesin kaçar. Yakışıklı bir çocuk görürsün, hayal edersin, birileri yoluyla tanışırsın çıkarsın, hava yaparsın; hevesin kaçar. Yakışıklı bir görürsün, uğraşırsın, hayal edersin, çok kafaya takarsın, senin olur, arkadaşlarına hava yaparsın; hevesin kaçar. Sonra bi çocuk görürsün, kolay ulaşırsın, yapmadığını bırakmaz ve sen yine de ondan vazgeçemezsin.
Kafaya takma - Risale-i Nur Külliyatı
Sual: İnsan, arza nisbeten bir zerredir. Arz da kainata nazaran bir zerredir. Ve keza, insanın bir ferdi, nev´ine nisbeten bir zerredir; nev´i de, sair ortakları bulunan enva içinde bir zerre gibidir. Ve keza, aklın düşünebildiği gayeler, faydalar hikmet-i ezeliye ve ilm-i İlahideki faydalara nisbeten bir zerreden daha aşağıdır. Binaenaleyh, böyle bir alemin insanın istifadesi için yaratılmış olduğu akla giremez.
Cevap: Evet, zahire bakılırsa insan bir zerre hükmündedir. Fakat insanın taşıdığı ruha, kafasına taktığı akla, kalbinde beslediği istidatlara nazaran bu alem-i şehadet dardır, istiab edemez. Ancak o ruhun arzularını ve o aklın fikirlerini ve o istidatların meyillerini tatmin ve temin edecek alem-i ahirettir. Ve keza, istifade hususunda müzahame, mümanaa ve tecezzi yoktur; bir küll ile cüz´iyatı gibidir. Nasıl ki bir külli, bütün cüz´iyatında mevcut olduğu halde, ne o küllide tecezzi ve inkısam olur ve ne de cüz´iyatında müzahame ve müdafaa olur. Küre-i arzdan da binlerce müstefid olsa, ne aralarında bir müzahame olur ve ne küre-i arzda bir noksaniyet peyda olur. Yalnız insanın indallah kerameti olduğu için, alem-i şehadetin yaratılışında insan, ille-i gaiye menzilesinde gösterilmiştir. Ve insanın hatırı için, bütün envaa bir umumi ziyafet verilmiştir. Bu ise, bütün alemin faydaları insana münhasır olup başkalara hiçbir faydası yoktur demek değildir.
İşaratül-İcaz | İbâdet ve Tevhid Bahsi

Çünkü, nâzenin ve nazdar beslediği ve akıl ve kalb gibi cihazâtla saadet-i ebediyeye ve âhirette beka-i dâimîye iştiyak hissini verdiği halde, onu ebedî îdam etmek ne kadar gadirli bir merhametsizlik; ve onun yalnız dimâğına yüzer hikmetler ve faydalar taktığı halde, onu dirilmemek üzere bütün cihazâtını ve binler faydaları bulunan istidâdâtını âkıbetsiz bir ölümle faydasız, neticesiz, hikmetsiz bütün bütün israf etmek ne derece hilâf-ı hikmet; ve binler vaîd ve ahidlerini yerine getirmemekle (hâşâ) aczini ve cehlini göstermek, ne kadar o haşmet-i saltanata ve o kemâl-i Rubûbiyete zıt olduğunu her zîşuur anlar." Bunlara kıyâsen inâyet ve adâleti tatbik eyle. 
Tarihçe-i Hayat | Beşinci Kısım : Denizli Hayatı