İncinmek - Ansiklopedik bilgi
İncinmek

1. Çarpma, sıkışma, burkulma gibi etkenlerle vücudun bir yeri ağrı verir duruma gelmek
2. Birinin herhangi bir davranışı yüzünden üzüntü duymak, gücenmek, kırılmak
İncinmek - Hadisler
Beyat-ür Rıdvan’a katılan sahabilerden Ebu Hübeyre Aiz ibni Amr el Müzeni (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre bir gün Ebu Süfyan, Selman-ı Farisi, Suheybi Rumi, Bilal-ı Habeşi’nin bulunduğu bir grup müslümanın yanından geçti. Onu gören bu zayıf ve fakir müslümanlar:
-Allah’ın kılıçları Allah düşmanından hakkını alamamıştır, dediler. Bunu duyan Ebubekir (Allah Ondan razı olsun) bu sözü Kureyşin büyüğüne ve efendisine mi söylüyorsunuz, dedi. Sonra da Rasulullah’ın yanına vararak olayı anlattı. O zaman peygamber (sallallahu aleyhi vesellem):
-Ey Ebubekir! Bu sözünle belki de onları gücendirdin. Eğer onları gücendirdiysen Rabbını da gücendirmiş ve gazabını çekmiş oldun”, buyurdu. Hz. Ebubekir hemen o yoksul müslümanların yanına gelerek: 
- Kardeşlerim, sizi gücendirip kırdım mı? Diye sordu. Onlar da: Hayır, bizi gücendirmedin, Allah seni bağışlasın ey kardeşimiz, dediler. 
[Müslim, Fezailüssahabe 170]

Abdullah İbni Ömer (Allah Onlardan razı olsun)’dan rivayet edildiğine göre Hz. Ömerin kızı Hafsa dul kalınca dedi k; Osman ibni Affan’a rastladım kızımdan bahsettim istersen sana nikahlayayım dedim. 
O da hele bir durumuma bakayım dedi. Birkaç gün bekledim sonra karşılaştığımızda “bana öyle geliyor ki, şimdilik evlenme durumunda değilim” dedi. Sonra Ebu Bekir’e rastladım ona da istersen kızım Hafsa’yı sana nikahlayayım dedim. 
Sustu hiç cevap vermedi. Bu sebeple ona Osman’a gücendiğimden daha fazla kızdım. 
Aradan birkaç gün geçtikten sonra Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Hafsa’ya talib oldu ben de ona nikahladım. O sırada Ebu Bekir’le karşılaştım bana:
“Hafsa’yla evlenmemi istediğin benim de sana cevap vermediğim zaman her halde bana darılmışsındır dedi. Ben de: Evet diye cevap verdim. Bunun üzerine Ebu Bekir şunları söyledi: 
Bana bu konuyu açtığınızda kızınızla evlenmeme mabi olacak bir şey yoktu, lakin Hz. Peygamberin Hafsa’yla evlenmekten söz ettiğini görmüştüm.
Rasûlullah’ın sırrını ifşa(açığa çıkaramazdım) edemezdim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Hafsa’yla evlenmekten vazgeçseydi ben onunla evlenmeyi kabul ederdim. 
[Buhari Nikah 33]
İncinmek - Kitap Tanıtım
İncinme Halleri

Neslihan Yalman 
KANGURU YAYINLARI 

Açık yaralardan enfeksiyon kapıyor sürekli, yürek
Bir kadın yastığını ıslattığında
Evinden cenaze çıkmış kadar üzülür, cevabını verdi
Nazik bir adam
O gün gördüm, cenaze olmanın karanlığını
Serçenin sessiz bedenine uzandığı gün, Virginia
Ben de bir serçeyi gömdüm otobüs durağının arkasına
Kıştı, kuş gribiydi, üşümekti, ne mene şeydi
Bir gündü, toprağa dokunmanın yasak olduğu
Dokundum rutinine saatlerin, durdum
Bağır taşı zamanı kırdı.
İncinmek - Özlü sözler
  • Ananın bastığı yavru incinmez. - Türk atasözleri
  • Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et, / Hiç incinmemiş gibi sev, / Hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle, / Dünya cennetmiş gibi yaşa. - Mark Twain
  • İncinmeleri kuma; Gördüğünüz iyilikleri kayalara kazımayı öğrenmeliyiz.
  • İncinmemek incitmemekten daha zordur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • İncitme sen ahbabını incinmeye senden  / Bu âlem-i fânide zarafet budur işte.
  • İnsan odur ki, başkasının incitişiyle incinmesin. Ve insan odur ki, incitilmeye müstahak olanı incitmesin. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • İnsanlara ya iyi davranınız ya da onları ayaklarınızın altında eziniz. Çünkü az incindiklerinde intikam peşine düşebilirler, daha fazlasındaysa bunu akıllarına bile getiremezler. - Niccolò Machiavelli
  • Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin. - Tibet atasözü
  • Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemişsiniz gibi sevin. Kimse izlemiyormuş gibi dans edin.
  • Sözünü tartmayan, cevabından incinir. - Sadi-i Şirazi
  • Topluluk bizim yanimiza geliyor. Susacak olsak, incinirler. Bir sey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazim geldiginden o zaman da biz inciniriz
  • Zamanın akışı içinde insanlık, bilimin ellerinden gelen darbelerle iki kez, naif özsevgisinin incinmesinin acısını yaşamak zorunda kalmıştır: Birincisi, dünyanın merkezi olmadığını, akıl almaz büyüklükte bir dünyalar sistemi içinde sadece bir nokta olduğunu anladığında... İkincisi, biyolojik araştırmalar özel yaratılmışlık ayrıcalığını elinden alıp soykütüğünü hayvanlar alemine düşürdüğünde... Tahmin etmek zor değil, insanlığı zaaflarından faydalanarak aldatan, sanal gerçekleriyle pohpohlatan olguyu... Sigmund Freud
İncinmek - Risale-i Nur Külliyatı
Hem o Rahmân´ın nihayetsiz rahmetinden uzak değil ki, nasıl vazife uğrunda mücâhede işinde telef olan bir nefere şehâdet rütbesini veriyor ve kurban olarak kesilen bir koyuna, âhirette cismânî bir vücud-u bâkî vererek Sırat üstünde sahibine burak gibi bir bineklik mertebesini vermekle mükâfatlandırıyor; öyle de, sâir zîruh ve hayvanâtın dahi, kendilerine mahsus vazife-i fıtriye-i Rabbâniyelerinde ve evâmir-i Sübhâniyenin itaatlerinde telef olan ve şiddetli meşakkat çeken zîruhların, onlara göre bir çeşit mükâfat-ı ruhâniye ve onların istidadlarına göre bir nevi ücret-i mânevîye, o tükenmez hazîne-i rahmetinde baîd değil ki, bulunmasın. Dünyadan gitmelerinden, pek çok incinmesinler; belki memnun olsunlar.
Sözler | On Yedinci Söz

"Ey felaket, helaket asrının adamı, senin de reyin var, fikrini beyan et!" Ayakta durup dedim: 
"Sorun cevap vereyim." 
Biri dedi: 
"Bu mağlûbiyetin neticesi ne olacak, galibiyette ne olurdu?" Dedim: 
"Musîbet şerr-i mahz olmadığı için bazan saadette felaket olduğu gibi, felaketten dahi saadet çıkar. Eskiden beri Îla-i Kelimetullah ve beka-i istiklaliyet-i İslam için, farz-ı kifaye-i cihadı deruhte ile kendini yekvücud olan alem-i İslama fedaya vazifedar ve hilafete bayraktar görmüş olan bu devlet-i İslamiyenin felaketi, alem-i İslamın saadet-i müstakbelesiyle telafi edilecektir. Zîra, şu musîbet, maye-i hayatımız ve ab-ı hayatımız olan uhuvvet-i İslamiyenin inkişaf ve ihtizazını harikulade tacil etti. Biz incinirken, alem-i İslam ağlıyor; Avrupa ziyade incitse, bağıracaktır. Şayet ölsek, yirmi öleceğiz, üç yüz dirileceğiz. Harikalar asrındayız. İki-üç sene mevtten sonra, meydanda dirilenler var.
Tarihçe-i Hayat | Birinci Kısım : İlk Hayatı