İmrenmek - Gıpta etmek - Ansiklopedik bilgi
İmrenmek - Gıpta etmek

1. Beğenilen, hoşlanılan bir şeyi edinme veya bir yiyeceği yeme isteğini duymak
2. Beğenilen bir kişi veya şeye benzemeyi istemek, gıpta etmek
İmrenmek - Gıpta etmek - Ayet mealleri
Tevbe (Tövbe) Suresi 55. ayet:
Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azablandırmak ve canlarının inkâr içindeyken zorlukla çıkmasını ister. 

Tevbe (Tövbe) Suresi 85. ayet:
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; Allah bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkâr içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor.
İmrenmek - Gıpta etmek - Hadisler
Muaz (Allah Ondan razı olsun), Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’i şöyle buyururken dinledim demiştir: 
Allah, benim rızam için birbirlerini sevenlere peygamberlerin ve şehidlerin bile imreneceği nurdan minberler vardır.
buyurmuştur. 
[Tirmizi , Zühd 53]

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
Yalnızca şu iki kimseye imrenilebilir. Onlar gibi olmak istenebilir veya bu iki kimseye hased edilir, bunlardaki bu nimetin yok olması istenir. 
Biri; Allah’ın kendisine verdiği malı hak yolunda harcamayı becerip başarabilen kimse, ikincisi; kendisine ilim ve hikmet verilip onunla hükmeden ve onları öğreten kimse. 
[Buhari, İlim 15, Müslim Müsafirin 268]
İmrenmek - Gıpta etmek - Özlü sözler
  • Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar. - Mevlâna Celâleddin-i Rûmî
  • Derdimi dinledim, derdimden iğrendim, / Onun derdini gördüm, derdime imrendim.
  • Eşini öyle karşıla ki; yanına geldiği zaman en doğru insana kavuştuğunu hissetsin. Zengini öyle karşıla ki; Gönlünü gördüğünde, kendi gönlünün fakirliğine kahretsin. Çocuğunu öyle karşıla ki; eve geldiği zaman, en güzel yere geldiğini hissetsin.  Anneni öyle karşıla ki; doğumundaki sancıları unutuversin. Babanı öyle karşıla ki; ömür boyu bir başka çocuğa imrenmesin.
  • Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.
  • Ne dost gibi görünene imren, ne de düşman gibi görünenden iğren, dost düşman, düşman ise pişman olabilir.
  • Şu serilmiş görünen gölgeme imrenmedeyim. / Ne saadet, hani ondan bile mahrumum ben. / Daha bir müddet eminim ki hayatın yükünü, / Dizlerim titreyerek çekmeye mahkûmum ben. / Çöz de artık yükümün kör düğüm olmuş bağını, / Bana çok görme, İlahi, bir avuç toprağını.
İmrenmek - Gıpta etmek - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, eğer mesleğimiz şeyhlik olsaydı, makam bir olurdu veyahut mahdut makamlar bulunurdu. O makama müteaddit istidatlar namzet olurdu. Gıptakârâne bir hodgâmlık olabilirdi. Fakat mesleğimiz uhuvvettir. Kardeş kardeşe peder olamaz, mürşid vaziyetini takınamaz. Uhuvvetteki makam geniştir; gıptakârâne müzâhameye medar olamaz. Olsa olsa, kardeş kardeşe muavin ve zahîr olur, hizmetini tekmil eder. Pederâne, mürşidâne mesleklerdeki gıptakârâne hırs-ı sevap ve ulüvv-ü himmet cihetiyle çok zararlı ve hatarlı neticeler vücuda geldiğine delil, ehl-i tarikatin o kadar mühim ve azîm kemâlâtları ve menfaatleri içindeki ihtilâfâtın ve rekabetin verdiği vahîm neticelerdir ki, onların o azîm, kudsî kuvvetleri bid´a rüzgârlarına karşı dayanamıyor.
Lemalar | Yirmi Birinci Lem’a

İkinci hakikat: Kırk sene evvel Eski Said bu matbu kitabetlerinde, İşârâtü´l-İ´câz´ın baştaki ifade-i meramında ve sair eserlerinde musırrane ve mükerreren talebelerine diyordu ki: "Hem maddî, hem mânevî büyük bir zelzele-i içtimaî ve beşerî olacak. Benim dünya terkiyle inzivamı ve mücerret kalmamı gıpta edecekler" diyordu.
Emirdağ Lâhikası | Üstadımız Diyor ki