Depresyon - Bunalım - Ansiklopedik bilgi
Depresyon

1. (isim, ruh bilimi) Bunalım
2. (ekonomi) Çöküntü

Bunalım
1. (isim) Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
2. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz
3. (ruh bilimi) Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon
4. (tıp) Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz
5. (ekonomi) Çöküntü
Depresyon - Bunalım - Bağlantılar
Madde ve Bunalım

Bunalım Ve İntiharı Önlemede Dinin Rolü 
Depresyon - Bunalım - Hadisler
Zeyd ibni Erkam (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: 
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)´la birlikte bir Beni Mustalık gazvesine çıkmıştık.
Müslümanlar büyük bir yokluk ve sıkıntı içindeydi. Askerler arasında bulunan münafıkların reisi Abdullah ibni Übeyy yandaşlarına, "Allah´ın elçisi yanındakilere sakın birşey vermeyin ki onu terketsinler. Eğer Medine´ye dönersek güçlü olanlar güçsüz olanları oradan mutlaka çıkarıp atacaktır" dedi. 
Ben de gidip bu olayı Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)´a haber verdim. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) Abdullah ibni Übey´e haber gönderip çağırttı ve durumu soruşturdu. O da böyle bir söz söylemediğine dair yemin üzerine yemin etti. Bunun üzerine bazıları, Zeyd peygambere yalan söylemiştir dediler. Böyle dediklerinden dolayı son derece bunaldığım bu sırada Allah peygamberine benim söylediğimi tasdik eder mahiyette Münafikûn suresini indirdi. Sonra Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) günahlarıiçin istiğfar etmek üzere onları çağırdı, fakat onlar kafa tutup istiğfardan yüzçevirdiler. 
[Buhari, Tefsiru Sureti´l-Münafıkin, 1; Müslim, Sıfatu´l-Münafikin, 1]
Depresyon - Bunalım - Kitap Tanıtım
Depresyon Panik ve Takıntılarımız

Dr. Nihat Kaya 
NESİL YAYINLARI 

Korkuyorum, çok heyecanlıyım, birden panikliyorum, kalbim çok hızlı çalışıyor, her tarafımı ateşler basıyor, nefesim daralıyor, bayılacak gibi oluyorum, o an kontrolümü yitirecekmişim gibi, ölecekmişim gibi geliyor.
Depresyon - Bunalım - Özlü sözler
  • Bir ulus ne kadar derin bir iktisadi bunalım içinde ise, ziynet ve süs eşyası ile o kadar savurgandır. - A. Lous
  • Eğer bir ülkede yönetici olsaydım ilk iş olarak dili düzeltirdim. Çünkü dilde bozukluk varsa söylenen şey, söylenmek isteneni anlatmaz; eğer söylenen istenen anlamı yansıtmazsa, yapılması istenen şey yapılmaz; eğer istenen yapılmazsa, ahlak ve sanat bozulmaya uğrar; eğer ahlak ve sanat bozulursa, adalet doğru yoldan çıkar; eğer adalet doğru yoldan çıkarsa, halk çaresiz bir bunalıma sürüklenir. Sonunda söylenen söz hakkında doğru karar verme fırsatı kalmaz. - Konfüçyüs
  • Her bunalım, daha güçlü ve bilge olabilmek için bir fırsat sunar insana; kendi içinde daha derinlere dalmanı ve daha iyi bir sonuç yaratabilecek kapasitedeki daha iyi bir sen olduğunu keşfetmeni sağlar. - John Dordon-Enerji Otobüsü kitabından
  • Kurt bunalınca şehre iner, kul bunalınca dağa çıkar.
  • Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım; gün kasvet gece kasvet. Bulutlar, sisler içinde bunaldım; gök mavisine hasret. Olmuyor seni düşünmemek. - Cahit Sıtkı Tarancı
  • Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış, oysa önünde yüzlerce dağ var.
Depresyon - Bunalım - Risale-i Nur Külliyatı
Aziz, muhterem, müşfik ve mükerrem Üstadım! 
Bu defa irsâline inâyet buyurulan Risale-i Nur eczalarının dört kısımlık fihristesini aldım. Daha evvel Otuz Birinci Mektubun On Üçüncü ve On Dördüncü Lem´alarını almış, fakat ihtisaslarımı arza muvaffak olamamıştım. Fihristeler dört tarafımı aydınlattılar ve itikatta bir olup, çok metin hikmetlerle bazı a´mâlde ayrılıkları olan dört mezheb-i hak gibi, bu fakire hakka, hakikate, sıdka, imana, nura, rızaya giden yolları gösterdiler. Hâdisât-ı dünyeviye meşgalesi, şimdiye kadar başımdan geçmemiş bir tarzda beni yormuş. Koca bir dairenin maddî ve manevî ağır yükü altında tek başıma kaldığımdan çok bunalmıştım. 
Aziz Üstadımın Otuz Birinci Mektubun Birinci Lem´asıyla tavsiye buyurduğu evrâdın Hazret-i Gavs´ın lillâhil-hamd en küçük hâcetimi görecek kadar zahir himmeti, mahza bir lütf u fazl-ı İlâhî eseri olarak devam edebildiğim salâvât-ı şerife berekâtıyla zuhur eden imdâd-ı Risaletpenâhî ve Cenab-ı Allah´ın nihayetsiz in´âm ve ihsan ve inâyeti sayesinde, yüzbinler hamd ve şükürler olsun, ye´se ve fütura düşmekten kurtulmuş; yalnız, huzur-u manevînize birkaç satırlık arîzayla çıkmak geç kalmıştır. 
Barla Lâhikası | Yirmi Yedinci Mektubun Üçüncü Kısmı ve Üçüncü Zeylinin Nihayeti

Dünya, ekserî feylesofların ve âlimlerin dediği gibi, yep yeni bir oluşun eşiğindedir. Dünya, nûrunu arıyor. Hakîkat şairi Mehmed Âkif, 
"O nûru gönder İlahî, asırlar oldu yeter! 
Bunaldı milletin âfakı, bir sabah ister.
diye, işte bu nûra işaret ettiği, bugün bizce bir hakîkattir. 
Tarihçe-i Hayat | Sekizinci Kısım : Isparta Hayatı