Bıkkınlık - Bıkmak - Ansiklopedik bilgi
Bıkkınlık - Bıkmak

Bıkkınlık
1. (isim) Çok bıkmış olma durumu

Bıkmak
1. Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak
2. Dayanamaz duruma gelmek
Bıkkınlık - Bıkmak - Ayet mealleri
Fatır (Yaratan) Suresi 35. ayet:
"Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada bize bir bıkkınlık da dokunmaz."

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 38. ayet:
Şayet onlar büyüklenecek olurlarsa, Rabbinin katında bulunanlar, O´nu gece ve gündüz tesbih ederler ve (bundan) bıkkınlık duymazlar.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 49. ayet:
İnsan, hayır istemekten bıkkınlık duymaz; fakat ona bir şer dokundu mu, artık o, ye´se düşen bir umutsuzdur.
Bıkkınlık - Bıkmak - Hadisler
İkrime rahimehullah anlatıyor: 
İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) dedi ki: 
İnsanlara haftada bir kere hadis konuş. Buna uymazsan iki kere olsun. Daha çok yapmak istersen üç olsun. Sakın halkı şu Kur´an´dan usandırma! 
Halk kendi meselelerini konuşurken, senin onlara gelip, sözlerini keserek, bir şeyler anlatıp onları bıktırdığını  görmeyeceğim. 
Onlar konuşurken sus ve dinle. Onlar sana gelip "Konuş!" diye talebte bulununca, istiyorlar demektir, o zaman konuşursun. 
Dua´da seci  meselesine dikkat et ve ondan kaçın. Zira ben, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ve Ashab-ı Kirâm´ın devrinde yaşadım, bunu yapmıyorlardı. 
[Buharî, Da´avât 20).]

Yine Ukbe ibni Amir (Allah Ondan razı olsun)´den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Yakında pek çok yerler fethedeceksiniz. Allah sizlere pekçok yardımlar edecektir. Hiçbiriniz oklarıyla egzersiz yapmaktan bıkıp usanmasın.
[Müslim, İmara, 168]
Bıkkınlık - Bıkmak - Kitap Tanıtım
Öfff! Şu Çöplerden Bıktım!

Benjamin Chaud
Ahsen Utku
NESİL YAYINLARI 

Hikâyeler, eğlenceli bilgiler ve oyunlar eşliğinde çevrenin bütün sırlarını keşfet.
Bıkkınlık - Bıkmak - Özlü sözler
  • Aşk, bıkmakla ölür, unutmakla gömülür. 
  • Babalarının taşkınlıklarını, çocukların usandırıcı hırçınlıklarını eritecek fazilet cevheri: Anne kalbidir. - A. Şeref Güzelyazıcı
  • Beni candan usandırdı, cefadan yar usanmaz mı?- Fuzuli
  • Çok bıkarsan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir, yaşamak güzeldir.
  • Çok naz aşık usandırır.  
  • Çok sıkkın... Bıkkın... Gergin... Üzgün... Yorgun... Olsak da hâlâ yaşıyoruz, çok şükür. - Can Dündar
  • Gitmek gerekir bazen. Fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. - Can Yücel
  • Herkesi bıktırıncaya kadar yaşayan, çok yaşamış demektir. - Thomas Dekker
  • Küskünlüğüm hayata değil, içindeki beş para etmez insanlara. Bıkkınlığım ise, onların yüzüne bakmak zorunda kalmam aslında. - Yılmaz Erdoğan
  • Merhamet faydasız olunca, insan ondan bıkar usanır. - Albert Camus
  • Ne lâhûti geceymişsin ki teksin sermediyette; / Meşimenden doğan ferdaya hayranım, ne ferdadır! / Işık namıyla vicdanlarda ondan başka bir şey yok; / O bir sönsün, hayat artık müebbed leyl-i yeldâdır. / Perişan sözlerimden bıkma, hoş gör, yâ Resûlâllah, / Kulun şeydâdır amma, açtığın vâdide şeydâdır!
  • O kadar yoruyor ki hayat, bıkıyorsun istemesen de. Sorun değil bir şeyim yok. Bakkala gidiyorum deyip 10 yıl kaybolasım var sadece.
  • Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. - Can Yücel
Bıkkınlık - Bıkmak - Risale-i Nur Külliyatı
Afyon Mahkemesine ve Ağır ceza Reisine beyan ediyorum ki: 

Eskiden beri fıtratımda tahakkümü kaldırama-dığım için dünyaya karşı alâkamı kesmiştim. Şimdi o kadar mânâsız, lüzumsuz tahakkümler içinde hayat bana gayet ağır gelmiş, yaşayama-yacağım. Hapsin haricinde yüzler resmî adamla-rın tahakkümlerini çekmeye iktidarım yok. Bu tarz hayattan bıktım. Ben sizden bütün kuvvetimle tecziyemi talep ediyorum. Şimdi kabir elime geçmiyor. Hapiste kalmak bana lâzımdır. Makam-ı iddianın asılsız isnad ettiği suçlar, siz de bilirsiniz ki, yok; beni cezalandırmaz. Fakat beni mânen cezalandıracak, vazife-i hakikiyeye karşı büyük kusurlarım var. Eğer sormak münasipse, sorunuz, cevap vereyim. 
Evet, büyük kusurlarımdan bir tek suçum: Vatan ve millet ve din namına mükellef olduğum büyük bir vazifeyi, dünyaya bakmadığım için yapmadığımdan, hakikat noktasında affolunmaz bir suç olduğuna ve bilmemek bana bir özür teşkil edemediğine, şimdi bu Afyon hapsinde kanaatim geldi. 
Şualar | On Dördüncü Şuâ 

Hiç hayatımda görmediğim bir tarzda bütün çiçekli otlar, adetin fevkinde bir tarzda büyümüş, çiçekler açmış, tebessümkarane tesbihat edip, lisan-ı hal ile Sani-i Zülcelallerinin san atını takdir edip alkışlıyorlar gibi hakkalyakin hissettiğimden, hayat-ı dünyeviyeye müştak hissiyatım ve gafil ve tahammülsüz nefsim bu halden istifade ederek, dünyadan nefret ve hastalıklı ve sıkıntılı hayattan usanmak ve berzaha gitmeye ve oradaki yüzde doksan dostlarını görmeye iştiyak cihetinde karar veren kalbime ve fanide baki zevk arayan nefsime itiraz geldi. 
Emirdağ Lâhikası | Küçük Bir Haşiye