Azap - Ansiklopedik bilgi
Azap

1. (isim) Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç
2. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza
Azap - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 188. ayet:
Getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları şeyler nedeniyle övülmekten hoşlananları (kazançlı) sayma; onları azaptan kurtulmuş olarak sayma. Onlar için acı bir azap vardır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 93. ayet:
Kim bir mü´mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır.

Maide (Ziyafet) Suresi 18. ayet:
Yahudi ve Hristiyanlar: "Biz Allah´ın çocuklarıyız ve sevdikleriyiz" dedi. De ki: "Peki, ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azablandırıyor? Hayır, siz O´nun yarattığından birer beşersiniz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah´ındır. Son varış O´nadır."

Hicr Suresi 50. ayet:
Ve şüphesiz azabım; o acıklı bir azaptır.

Lokman Suresi 7. ayet:
Ona ayetlerimiz okunduğunda, sanki işitmiyormuş ve kulaklarında bir ağırlık varmış gibi, büyüklük taslayarak (müstekbirce) sırtını çevirir. Artık sen ona acı bir azap ile müjde ver.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 27. ayet:
Artık gerçekten o inkar edenlere şiddetli bir azap taddıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle cezalandıracağız. 

Şura (Danışma) Suresi 21. ayet:
Yoksa onların birtakım ortakları mı var ki, Allah´ın izin vermediği şeyleri, dinden kendilerine teşri´ ettiler (bir şeriat kıldılar)? Eğer o fasıl kelimesi olmasaydı, elbette aralarında hüküm (karar) verilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azap vardır.

Şura (Danışma) Suresi 26. ayet:
O, iman edip salih amellerde bulunanlara icabet eder ve onlara kendi fazlından arttırır. Kafirlere gelince; onlara şiddetli bir azap vardır.

Mücadile (Mücadeleci Kadın) Suresi 5. ayet:
Gerçekten Allah´a ve Resûlü´ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.
Azap - Hadisler
Ebû Saîd Sa’d ibn Mâlik ibn Sinân el Hudrî (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
“Vaktiyle doksandokuz kişiyi öldürmüş bir adam vardı, bu kimse yeryüzünde en büyük bilgi sahibinin kim olduğunu soruşturdu, ona bir rahibi haber verdiler. 
Bu adam rahibe giderek: 
"Doksandokuz adam öldürdüm tevbe edebilirmiyim (kabul olur mu)?" diye sordu. Rahib: 
"Hayır edemezsin (kabul olmaz)” deyince onu da öldürerek sayıyı yüze tamamladı. Sonra yeryüzünün en bilginini soruşturdu, ona bir alim kişiyi tavsiye ettiler. Onun yanına vararak yüz kişiyi öldürdüğünü tevbe edip edemeyeceğini (kabul edilip edilmeyeceğini) sordu. O alim elbette edebilirsin (kabul olur), insanla tevbesi arasına kim girebilir ki, sen falan yere git orada Allah’a ibadet eden insanlar var, sende onlarla beraber Allah’a ibadet et, sakın kendi memleketine geri dönme, çünkü orası kötü bir yerdir dedi. Adam denilen yere gitmek üzere yola çıktı, tam yolu yarılamıştı ki, ölüm onu yakaladı. Rahmet melekleriyle azap melekleri adam hakkında münakaşaya tutuştu, rahmet melekleri: Adam tevbe edip kalben Allah’a yönelerek geliyordu dediler. Azap melekleri ise: O adam hayatında hiç iyilik yapmadi ki dediler. Derken insan şekline girmiş bir melek çıkageldi, melekler onu aralarında hakem tayin ettiler, hakem olan melek: 
Geldiği yerle gideceği yerinarasındaki mesafeyi ölçün, hangisine daha yakınsa ona göre muamele yapın dedi.
Melekler ölçtüler gitmek istediği yerin daha yakın olduğunu gördüler ve rahmet melekleri onun ruhunu alıp götürdüler." 
[Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, tevbe 46,47]

Numan ibni Beşir (Allah Onlardan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyururken işittim demiştir:
"Kıyamet günü cehennemliklerin azabı en hafif olanı o kimsedir ki ayaklarının altına iki kor ateş konulur da onun etkisiyle beyni kaynar, hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabta olduğunu hatırına getirmez. Halbuki o azap edilenlerin en hafifidir.
[Buhari, Enbiya 1, Müslim, İman 362]
Azap - Kitap Tanıtım
Azap Kuşları 
Ebabiller ve Fil Ordusu

Ömer Faruk Recep 
PARADOKS 

Ebrehe tercümanına döndü. “Şu reislerine sormanı istiyorum. Bizden istediği nedir?” dedi. Abdülmuttalib, tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi: “Sizden istediğim, el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir.” Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü. Abdülmuttalib’in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı. Huveylid, “Olamaz böyle bir şey!” diye söylendi. Oğulları ‘bunu da mı yapacaktın baba?’ dercesine baktılar. Ya’mür, ‘ben Mekke’yi düşünürken, bu ihtiyar develerinin peşinde’ diye küçümser bir bakış attı. Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi. 

Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe, donup kalmıştı. Ne zaman ki kendine geldi, tercümanına Abdülmuttalib’e şöyle demesini emretti: “Seni ilk gördüğümde beğenmiştim. Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı. Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe’yi yıkmaya geldiğim halde, bu iş için benimle konuşmuyorsun da, el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun!.. Ben, senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim. Seni, şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım. Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın!” Abdülmuttalib, bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi. İsteğinde ısrarlıydı: “Develerin sahibi benim. Kabe’nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır!” dedi. 
Azap - Özlü sözler
  • Bedenin orucu, irade ve ihtiyarla azaptan korkup sevaba girmeyi, ecre nail olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, 5 duyuyu öbür suçlardan çekmek, kalbi de bütün şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan; dilin orucu, karnın orucundan hayırlıdır. 
  • Azabın, biliyorum, ölümden daha derin / Baba, isyan etmesin gökyüzüne kederin - F. N. Çamlıbel
  • Gayr-i meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azap çekmektir.
  • Helalin hesabı, haramın da azabı vardır. - Hz. Ali (r.a)
  • Huzur dolu bir kalple bir parça ekmek, vicdan azabı ile beraber olan zenginlikten bin kere; bin daha iyidir. - Amenemope
  • Kaybetmeyi, ahlaksız kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ama ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.
  • Kul kabre girince kıldığı namazlar sağına ve vermiş olduğu zekâtlar soluna dikilir. Yapmış olduğu öbür iyilikler onu gölgesi altına alırken sabır ona göğüs gererek diğer koruyucularına “eğer onu koruyabilecekseniz mesele yok; fakat eğer koruyamayacaksanız çekilip yerlerinizi bana bırakınız da onu azaptan koruyayım” der. - Yezidi Rekkasi
  • Nefse tat veren, ruha azap verir, ruha tat veren, nefse azap verir.
  • Üzerine düşünülmemiş yalanlar, hayra alamet değillerdir. Ya vicdan azabından ya da kişisel sebeplerden söylenirler.
Azap - Risale-i Nur Külliyatı
Dördüncüsü: Nevm, nasıl ki bir rahat, bir rahmet, bir istirahattir-hususan musibetzedeler, yaralılar, hastalar için. Öyle de, nevmin büyük kardeşi olan mevt dahi, musibetzedelere ve intihara sevk eden belâlarla müptelâ olanlar için ayn-ı nimet ve rahmettir. Amma ehl-i dalâlet için, müteaddit Sözlerde katî ispat edildiği gibi, mevt dahi hayat gibi nikmet içinde nikmet, azap içinde azaptır; o bahisten hariçtir.
Mektubat | Birinci Mektup

ON BİRİNCİ NÜKTE
Üç Meseledir.
* Birinci Mesele: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Sünnet-i Seniyyesinin menbaı üçtür: akvâli, ef´âli, ahvâlidir. Bu üç kısım dahi üç kısımdır: Ferâiz, nevâfil, âdât-ı hasenesidir.
Farz ve vâcip kısmında ittibâa mecburiyet var; terkinde azap ve ikab vardır. Herkes ona ittibâa mükelleftir.
Nevâfil kısmında, emr-i istihbâbî ile, yine ehl-i İmân mükelleftir; fakat terkinde azap ve ikab yoktur. Fiilinde ve ittibâında azîm sevaplar var. Ve tağyir ve tebdili bid´a ve dalâlettir ve büyük hatadır.
Lemalar | On Birinci Lem´a