Aşağılama - Ansiklopedik bilgi
Aşağılamak

1. Değerinden düşük göstermek
2. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek
Aşağılama - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 114. ayet:
Allah´ın mescidlerinde O´nun isminin anılmasını engelleyen ve bunların yıkılmasına çaba harcayandan daha zalim kim olabilir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için dünyada bir aşağılanma, ahirette büyük bir azab vardır.

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 112. ayet:
Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar -Allah´ın ipine ve insanların ipine (ahdine) sığınanlar başka- onlara zillet (zorluk damgası) vurulmuştur. Onlar, Allah´tan bir gazaba uğradılar da üzerlerine aşağılanma (damgası) vuruldu. Bu, Allah´ın ayetlerini inkar etmeleri ve peygamberleri haksız yere öldürmeleri nedeniyledir. (Yine) Bu, isyan etmeleri ve haddi aşmaları dolayısıyladır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 37. ayet:
Onlar, cimrilikte bulunurlar, insanlara da cimriliği emreder (önerir)ler. Allah´ın fazlından kendilerine verdiğini gizli tutarlar. Biz o kafirlere aşağılatıcı bir azab hazırlamışızdır.

Maide (Ziyafet) Suresi 33. ayet:
Allah´a ve Resûlü´ne karşı savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri, asılmaları ya da elleriyle ayaklarının çaprazca kesilmesi veya (bulundukları) yerden sürülmeleridir. Bu, dünyadaki aşağılanmalarıdır, ahirette onlar için büyük bir azab vardır.

Tevbe (Tövbe) Suresi 63. ayet:
Bilmiyorlar mı, kim Allah´a ve elçisine karşı koymaya çalışırsa, gerçekten onun için, onda ebedi kalmak üzere cehennem ateşi vardır? İşte en büyük aşağılanma budur. 

Yunus Suresi 98. ayet:
Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Hud Suresi 39. ayet:
"Artık, ilerde bileceksiniz. Aşağılatıcı azab kime gelecek ve sürekli azab kimin üstüne çökecek."

Hud Suresi 66. ayet:
Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Salih´i ve O´nunla birlikte iman edenleri o günün aşağılatıcı azabından kurtardık. Doğrusu senin Rabbin, güçlü olandır, aziz olandır.

Hud Suresi 93. ayet:
"Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz, ben de yapacağım. Kime aşağılatıcı azab gelecek ve yalancı kimdir, yakında bileceksiniz. Siz gözetleyip durun, ben de sizinle birlikte gözetleyeceğim."

Nahl (Arı) Suresi 27. ayet:
Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü´minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

TaHa Suresi 134. ayet:
Eğer biz onları bundan önceki bir azab ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tâbi olsaydık."

Hac Suresi 9. ayet:
Allah´ın yolundan saptırmak amacıyla "gururla salınıp-kasılarak" (bunu yapar); dünyada onun için aşağılanma vardır, kıyamet günü de yakıcı azabı ona taddıracağız.

Furkan (Ayırıcı) Suresi 69. ayet:
Kıyamet günü, azab ona kat kat arttırılır ve içinde aşağılanmış olarak temelli kalır.

Neml (Karınca) Suresi 37. ayet:
"Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz onları ordan horlanmış-aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler olarak sürüp çıkarırız."

Lokman Suresi 6. ayet:
İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah´ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün ´boş ve amaçsız olanını´ satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Ahzab (Gruplar) Suresi 57. ayet:
Gerçek şu ki, Allah´a ve elçisine eziyet edenler; Allah, onlara dünyada ve ahirette lanet etmiş ve onlar için aşağılatıcı bir azab hazırlanmıştır.

Sebe Suresi 14. ayet:
Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman, ölümünü, onlara, asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o, yere yıkılıp-düşünce, açıkca ortaya çıktı ki, şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı.

Zümer (Yığınlar) Suresi 26. ayet:
Artık Allah, onlara dünya hayatında "horluğu ve aşağılanmayı" taddırdı. Eğer bilmiş olsalardı, ahiretin azabı gerçekten daha büyüktür.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 16. ayet:
Böylece biz de onlara dünya hayatında aşağılanma azabını taddırmak için, o uğursuz (felaketler yüklü) günlerde üzerlerine ´kulakları patlatan bir kasırga´ gönderdik. Ahiret azabı ise daha (büyük) bir aşağılanmadır. Ve onlara yardım edilmeyecektir.

Casiye (Diz Çöküş) Suresi 9. ayet:
Ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, alay konusu edinir. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Vakıa (Olay) Suresi 3. ayet:
O aşağılatıcı, yücelticidir.

Tin (İncir) Suresi 5. ayet:
Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.
Aşağılama - Hadisler
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuşlardır: 
"Kötü zandan(şüphe etmekten) sakınınız. Çünkü zan, sözlerin en yalan olanıdır. Müslümanların ayıplarını, kusurlarını araştırmayın, birbirinize karşı övünüp böbürlenmeyin, birbirinizi kıskanmayın, kin tutmayın, yüz çevirmeyin. 
Ey Allah´ın kulları Allah´ın size emrettiği gibi kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir, ona haksızlık etmez, onu yardımsız bırakmaz, ona hakaret etmez. 
Rasûlullah göğsüne işaret ederek takva buradadır, takva buradadır buyurdu. Kişiye müslüman kardeşini hor görmesi kötülük olarak yeter. 
Müslümanın müslümana kanı, ırzı ve malı haramdır.
Allah sizin cesedlerinize ve kalıplarınıza değil, kalplerinize değer verir."
Bir başka rivayette: "Birbirinize hased etmeyin, kin tumayın. Müslümanların ayıp ve noksanlarını araştırmayın. Müşteriye malınızı artırma yoluyla satıp kandırmayın. Ey Allah´ın kulları, kardeş olun."
Diğer bir rivayette, "Birbirinizle münasebetinizi kesmeyin, birbirinize sırt dönmeyin, kin tumayın, hased etmeyin. Ey Allah´ın kulları, kardeş olun."
Başka bir rivayette de, " Birbirinizi terkedip alakayı kesmeyin, Bir kısmınız bir kısmınızın satışı üzerine satış yapmasın.." 
[Müslim, Birr, 30]

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)´den rivayet edildiğine göre
Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
"Müslüman kardeşini hor görmesi kişiye kötülük olarak yeter."
[Müslim,Birr, 32]

İbni Mesud (Allah Ondan razı olsun)´dan rivayete göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Kalbinde zerre kadar kibir olan kimse cennete giremez." 
Bunun üzerine bir sahabi insan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını arzu eder, dedi. Rasûlullah da şöyle buyurdu: 
"Allah güzeldir, güzeli sever. Kibir ise hakkı kabul etmemek ve insanları hor görmektir."
[Müslim, İman, 147]
Aşağılama - Kitap Tanıtım
Aşağılama İlişkileri Üzerine Tezler

Doğan Emrah Zıraman 
KAVİM YAYINCILIK 

Sümerler eski ağıtlarında yılanın, akrebin, çakalın, düşmanın olmadığı zamanlara ağıtlar yakarmış. Eskiden düşmanlık yoksa ne vardı peki? Ve daha da önemlisi "ne oldu da" insanlar arasında düşmanlık ortaya çıktı.

Bütün dinler ve mitolojiler evrenin başlangıcını neden bir "aşağılama hikayesi" ile başlatır?

7 yaşında bir çocuk 9 yaşındaki bir çocuğu neden öldürür?
Çocuklara neden şiddet uygulanabilir?
Spor bir mücadele midir, yoksa bir kavga mıdır?
İntihar "acizlik"midir, yoksa güç gösterisi mi?
Aşk neden acı verir? Ya da aşk gerçekten acı vermeli midir?
Gelişmiş yada az gelişmiş her toplum mensubunu, kısaca her insanın onurlu yaşamaya doğuştan hakkı vardır. Elinizdeki kitap bu bilinen gerçeğe rağmen, yaygın şekilde yaşanan aşağılanma olgusunu okuyucuların dikkatine sunmayı amaçlıyor.
Aşağılama - Özlü sözler
  • Ahmaklar arasında bulunan horlanır, âlimler arasında bulunan hürmet görür. - Cafer-i Sâdık
  • Beni hor görme kardeşim, sen altınsın ben tunç muyum? Aynı vardan var olmuşuz, sen gümüşsün ben saç mıyım? - Aşık Veysel Şatıroğlu
  • Çevreyi hor gören, geleceği zor görür.
  • Dört şey vardır ki, en azını dahi hor görmemek gerekir: Yangın, hastalık, düşman, borç. - Beydeba
  • Eğer bir adam marşla uyum içinde yürüyebiliyorsa, o değersiz bir yaratıktır. Kendisine yalnızca bir omurilik yeterli olabileceği halde her nasılsa yanlışlıkla bir beyni olmuştur onun. Uygarlığın bu kara lekesi en kısa sürede yok edilmelidir. Emirle gelen kahramanlıktan, bilinçli ve bilinçsiz şiddetten, aptalca yurtseverlikten, tüm bunlardan nefret ediyorum. Ben savaşı ve o soğuk silahları öylesine tiksindirici ve aşağılayıcı buluyorum ki böyle iğrenç bir eyleme katılmaktansa kendimi yok ederim daha iyi. Benim anlayışıma göre sıradan bir cinayet, savaşta adam öldürmekten daha kötü değildir. - Albert Einstein
  • Ey can! Şu fâni varlıklara gönül vererek yerlerde sürünme; aşk kanadını aç da, birazcık yüksel, uç! Çünkü ay, yerde değildir, yücelerdedir; gölge ise aşağılardadır! Dilenciler gibi her kapıyı çalma, her kapıdan bir şey bekleme! Aklını başına al, yer kapılarını çalma da gök kapısını çal! Korkma; sen, üstün bir varlıksın! Elin göklere kadar uzanır; gök kapısını çalabilirsin!
  • Gizli yanan ateşin közü olmaz. Gül dikeni hor görse de diken güle batmaz. Mekânlar ayrı olsa da "gerçek dost" asla unutmaz.
  • Hiç kimseye hor bakma / İncitme gönül yakma / Sen nefsine yan çıkma / Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler. 
  • Hiçbir kafire hor gözle bakmayin. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.
  • Hor baktık mı karıncaya? Kırdık mı kanadını serçenin? Vurduk mu karacanın yavrusunu? Ya nasıl kıyarız insana? - Hasan Hüseyin Korkmazgil 
  • İnsan, ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Nefis, çok övülmesi yüzünden firavunlaştı. Alçak gönüllü, hor, hakir ol; ululuk taslama.
  • Nimetin küçüğünü hor gören, büyüğünü zor görür.
  • Sizin onayınız olmadan kimse sizi aşağılayamaz. - Eleanor Roosevelt
Aşağılama - Risale-i Nur Külliyatı
Madem manevî hacat-ı zarûriyeye istinad eden manevî vazifeler var. Ve o vazifelerin en mühimmi, ebed yolunda seyahat için pasaport varakası ve berzah zulümatında kalbin cep feneri ve saadet-i ebediyenin anahtarı olan îmandır ve îmanın ders ve takviyesidir. Elbette, o vazifeyi gören ehl-i marifet, herhalde, küfran-ı nîmet sûretinde, kendine edilen nîmet-i İlahiyeyi ve fazîlet-i îmaniyeyi hiçe sayıp, sefihler ve fasıkların makamına sukût etmeyecektir. Kendini, aşağıların bid´alarıyla, sefahetleriyle bulaştırmayacaktır! İşte, beğenmediğiniz ve müsavatsızlık zannettiğiniz inziva bunun içindir. 
Tarihçe-i Hayat | İkinci Kısım : Barla Hayatı 
Aşağılama - Şiir türü
Hor Görme Garibi

Nerde boynu bükük bir garip görsen 
Hor görme kimbilir ne derdi vardır 
O garip halinde ne sırlar gizli 
Onu bu hallere bir koyan vardır 

Belki benim gibi sevdiği vardır 
Ümitsiz bir aşkın esiri oldum 
Aradım hatayı kendimde buldum 
Ne söylesem gönül dinlemez 

Deli gibi seven yine ben oldum 
Nice ümit dolu hayat yolunda 
Yolunu kaybetmiş garip ne yapsın 
Herşey haktan ama zulmetmek kuldan 

Gönül bir zalimi sevdi ne yapsın 
Madem yaşamaya geldik bu dünyaya 
Benimde herşeyde bir hakkım vardır 
Sevmiyorsan, hor görme bari 

Benimde senin gibi Allahım vardır