Aidiyet - Ansiklopedik bilgi
Aidiyet

1. (isim) İlişkinlik
2. İlgi
Aidiyet - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 156. ayet:
Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah´a ait (kullar)ız ve şüphesiz O´na dönücüleriz."

Maide (Ziyafet) Suresi 40. ayet:
Göklerin ve yerin mülkünün Allah´a ait olduğunu bilmiyor musun? O, kimi dilerse azablandırır, kimi dilerse bağışlar. Allah, her şeye güç yetirendir.

Enam (Davar) Suresi 136. ayet:
O´nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah´ındır, bu da ortaklarımızındır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah´a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar? 

Hud Suresi 6. ayet:
Yeryüzünde hiç  bir canlı yoktur ki, rızkı Allah´a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır.

Hud Suresi 51. ayet:
Ey kavmim, ben bunun karşılığında sizden hiç bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, beni yaratandan başkasına ait değildir. Akıl erdirmeyecek misiniz?

İbrahim Suresi 14. ayet:
"Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 79. ayet:
Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur´an´la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 91. ayet:
"Ya da sana ait hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçe olup aralarından şarıl şarıl akan ırmaklar fışkırtmalısın."

Kehf (Mağara) Suresi 82. ayet:
"Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu."

Enbiya (Peygamberler) Suresi 47. ayet:
Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.

Nur (Işık) Suresi 35. ayet:
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O´nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 37. ayet:
Musa dedi ki: "Rabbim, kimin kendisinden bir hidayetle geldiğini ve bu (dünya) yurdun(un) sonucunun kime ait olacağını daha iyi bilir. Gerçekten, zulmedenler, felah bulmazlar."

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 68. ayet:
Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer; seçim onlara ait değildir. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir, yücedir.

Sebe Suresi 1. ayet:
Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah´ındır; ahirette de hamd O´nundur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, haber alandır.

Şura (Danışma) Suresi 53. ayet:
Göklerde ve yerde bulunanların tümü kendisine ait olan Allah´ın yoluna. Haberiniz olsun; işler Allah´a döner.

Kıyamet (Diriliş) Suresi 17. ayet:
Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak bize ait (bir iş)tir.

Kıyamet (Diriliş) Suresi 19. ayet:
Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir.

Leyl (Gece) Suresi 12. ayet:
Şüphesiz, bize ait olan, yol göstermektir.
Aidiyet - Hadisler
Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)´den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)´i şöyle buyururken işitti:
“Vaktiyle iki kadın çocuklarıyla yolda giderken bir kurt bunlardan birinin çocuğunu kapıp götürmüş. Kadınlardan biri arkadaşına:
- Kurt senin çocuğunu götürdü, dedi. O da:
- Hayır, senin çocuğunu götürdü, dedi.
Kadınlar davalarını halletmek üzere Davut (a.s.)´e başvurdular. O da yaşlı kadını haklı görerek çocuğu ona verdi.
Bu kadınlar bir de meseleyi Davut (a.s.)´in oğlu Süleyman (a.s.)´e arzederler.
Hz. Süleyman işin gerçeğini anlamak için, bana bir bıçak getirin ki çocuğu ikiye bölerek aralarında paylaştırayım, deyince o zaman genç kadın, 
- Allah sana rahmet etsin. Aman çocuğu kesme, çocuk onundur, dedi. 
Bunun üzerine Hz. Süleyman kendisinde gördüğü şefkat ve merhamet üzerine çocuğun genç kadına ait olduğuna hükmetti. 
[Buhari, Enbiya, 40; Müslim, Akdiye, 20]

Cündüb ibni Abdullah (Allah Ondan razı olsun)´dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: 
"Kim Sabah namazını kılarsa Allah’ın himayesi ve zimmeti altındadır. Sakın Allah zimmetine ait bir şeyden dolayı sizi takibe almasın. Çünkü o kimi takibe alırsa her yönden ona gücü yeter ve yüzüstü cehennem ateşine atar." 
[Müslim, Mesacid 261, Tirmizi, Salat 51, Fiten 6, İbn Mace, Fiten 6]
Aidiyet - Kitap Tanıtım
Toplumsal Aidiyet ve Gençlik

Duygu Alptekin 
NOBEL YAYIN DAĞITIM 

Bireye yaşama sevinci veren ve bireyde birliktelik ve dayanışma ruhunu harekete geçiren aidiyet duygusu ya da ait olma hali; insan ilişkilerini anlamada yardımcı olan bir şeye bağlanma ihtiyacına karşılık gelir. Bireylerin doğumla birlikte kendilerini içinde buldukları kimlik bağlarının ve sonrasında kendilerini ait hissettikleri gruplar ile kurdukları sosyal etkileşim ağlarının, kişiliğin gelişiminde rolü büyüktür. Bireylerin kişilik gelişiminde üyesi oldukları topluma olan aidiyetleri ise toplumsal birliğin ve bütünlüğün sağlanması ve süreklilik kazanması için gereken ortaklık duygusudur. Bu duygu ortaklığı, bölgesel ortaklık ve aynı tarihsel geçmişe sahiplik ile bireylerin bir aradalığını anlamlı ve değerli kılar. 
Toplumsal aidiyet, birey ile toplum arasında karşılıklı beklentilere dayanan bir birliktelik sözleşmesidir. Bir gencin toplumdan beklentileri, aile ve sosyal çevresiyle kurduğu ilişkilerde yaşadığı sorunlar, gelecek kaygıları, toplumsal kurumlara duyduğu güven ve mensubu olduğu eğitim kurumu ile ilgili duygu ve düşünceleri, o gencin toplumsal aidiyetini biçimlendirir. Üniversite gençliğinin toplumsal aidiyet kodlarının ele alındığı bu kitapta, ilk olarak aidiyet ihtiyacının toplumsal davranışların inşasındaki rolü ile toplumsallaşma sürecindeki etkenliği üzerinde durulmuştur. Ulusal, etnik, dinsel, mekânsal ve örgütsel aidiyetleriyle bireylerin topluma nasıl entegre oldukları, mensubu oldukları topluma aidiyeti azalan bireylerin yoksunlukları ile ortaya çıkan sosyal ve psikolojik sorunlar etrafında toplumsal aidiyet tartışmaya açılmıştır. Kitabın alan araştırmasının bulgularını kapsayan bölümünde ise üniversite gençliğinin topluma aidiyetini biçimlendiren “toplumsallık duygusu”, “toplumsal sorumluluk ve fedakârlık”, “sosyal adalet ve eşitlik” ile “toplumsal ilgi” başlıkları altında sunulan boyutlar ekseninde gerçekleştirilen analizlere yer verilmiştir. 
Gençliğin toplumsal aidiyetini inceleyen bu kitap, bu yönde yapılacak olan çalışmalara katkı sağlaması umudu taşımaktadır.
Aidiyet - Özlü sözler
  • Adalet, insanın kendi üzerine düşeni yapması, en iyi ve en uygun olduğu işi yapması, herkese hak ettiğini vermesidir. Peki o zaman; bir insan bilgeliğe, kendisine ilişkin bilgiye sahip oldukça, nasıl olur da, kendisine ait, kendisinin bir parçası olan şeyi, en uygun olan işi yapabilir? Bütüne, başkalarına ilişkin bilgiye sahip oldukça, nasıl olur da, başkasının hakkını verebilir, bütünün adaletine katkıda bulunabilir? - Sokrates
  • Adalet… Onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermek. - Ulpianus
  • Aşk acısı taşımayan yürek ya deliye aittir ya ölüye. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Başkalarının bana uymayan düşüncelerine tahammül etmeye ve itirazlarımı apaçık ileri sürmemeye kendimi alıştırdım. Karşımdakinin düşüncelerine ait şartları ve bu şartların bu düşünceyi haklı saydırmaya imkan verip vermediğini tetkike ehemmiyet verdim.  "Şüphe yok ki ",  "muhakkak ki ", gibi kati kelimeleri kullanmaktan çekinmeye ve onların yerine "zannederim ",  "tahminime göre" gibi tabirleri kullanmaya başladım. Bu sayede herkesle rahat konuşabildiğimi görüyorum. Kimse sözlerime itiraz etmiyordu. Bu sayede başkalarının yanlışını düzeltme imkanı buluyordum. - Benjamin Franklin
  • Bazen hayal kırıklıkların hançer gibi saplanır yüreğine. Susarsın. Bazen her şey için artık çok geçtir. Susarsın. Bazen hiç kimseye hiçbir yere ait olmadığını anlarsın. Susarsın. Bazen de gerçekten konuşmaya gücün kalmaz, kelimelerin tükenir. Susarsın. İşte o zaman susmanın da konuşmak kadar ihtiyaç olduğunu anlarsın.
  • Benim Türk Milletine, Türk Cumhuriyetine ve Türklüğün istikbaline ait görevlerim bitmemiştir. Sizler, onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.  - Mustafa Kemal Atatürk
  • Bir gün uyanıp da insanoğlunun aynı ırk, renk ve dine ait olduğunu görseydik, öğlene kadar yeni önyargılar bulmak zorunda kalırdık. - George Aiken
  • Bir insanın kendine ait olan, onu yalnızlığa giderken eşlik eden ve kimsenin ona verip ve kimsenin ondan alamayacağı ŞEY: Bu, sahip olduğu her şeyden veya onun başkasının gözünde ne olduğundan çok daha esaslıdır. - Arthur Schopenhauer
  • Bir karış dahi olsa vatan toprağını satmam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim de bu toprakları ancak aldığı fiyata verir. Çünkü bu topraklar kanla alınmıştır, kanla verilir. - II. Abdulhamid Han
  • Biri eğer gözlerini senden kaçırıyorsa; emin ol ki o gözlerde sana ait bir şeyler vardır. - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Birini öldürüp toprağa gömersin, kimse anlamaz dışardan bakınca orada biri olduğunu. Ama sen bilirsin o toprağın altında ne olduğunu. Şimdi sevdiğimi unuttum diyenlerde böyledir. Kalplerine gömerler, unuttum derler.  Dışardakiler anlamaz, ama seven bilir, içinde çürüyen cesedin kime ait olduğunu.
  • Biz, hizmetle mükellefiz. Neticeleri ve muvaffakıyet, Cenab-ı Hakk´a aittir.
  • Çalıştığınız departmanda dereceniz ne kadar yüksek olursa olsun, en aşağı derecede bulunan kişinin sorumluluğu da size aittir. - Bessie R James ve Mary Waterstreet
  • Dünle beraber gitti düne ait ne varsa, bugün yeni şeyler söylemek gerek. - Mevlânâ Celâleddîn Rûmî  
  • Eğer vatan tehlikede ise, her şey vatana aittir. - Danton
  • Geçen yılın kelimeleri geçen yılın diline aittir, ve yeni yılın kelimeleri yeni bir ses bekler. - T.S. Eliot
  • Gelecek, bugünden onun için hazırlananlara aittir.
  • Gözleri sürekli gözlerindeyse sana olan merakındandır; ama gözlerini senden kaçırıyorsa, o gözlerde sana ait bir şeyler vardır. - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
  • Her gün bir yerden göçmek ne iyi / Her gün bir yere konmak ne güzel / Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş / Dünle beraber gitti cancağızım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Huzurumuz kalmadıysa, birbirimize ait olduğumuzu unuttuğumuzdandır. - Rahibe Teresa
  • İki parmağının ucunu gözüne koy, bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte. - Hz.Mevlana
  • İnsan, dünyaya geldiğinde yumuşak ve esnektir. İnsan öldüğünde sert ve katıdır. Bitkiler canlı iken yumuşak ve körpedir. Bitkiler öldüklerinde çürük ve kurudurlar. Demek ki sert ve bükülmez olan ölüme aittir. Yumuşak ve esnek olan hayata aittir. Sert ve kudretli olanlar yere çakılır. Mütevazi ve yumuşak olanlar yükseklere çıkar. - Tao Te Ching 
  • İnsanlar birbirleri içindir; birbirlerine aittir. - Johann Wolfgang von Goethe
  • İnsanoğlu olayları tayin edemez, ama kendine ait fikirlere sahip olabilir. Bu sayede biraz da olsa yaşamını yönlendirebilir. 
  • İsrafçılar dünyayı kendilerine ait zannederler. - Eyyüb Sabri Osmanoğlu
  • Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatına hakimsin, ne de hayat karşısında çaresizsin. - Şems-i Tebrizi
  • Misafirlik tuhaf şey, oradasın ama oralı değilsin, önüne sofralar kuruluyor, izzet-i ikram görüyorsun ama hiç bir şey sana ait değil. Rahatın yerinde de olsa kalkıp gideceksin bir zaman sonra, gitmek zorundasın. Misafirlik dünya hayatına ne çok benziyor ve dünya hayatı da misafirliğe.
  • Mutluluk hayvanlara ve bitkileri aittir. Çünkü onlarda akçe gailesi yoktur. - III. Selim
  • Ne kadar farklı olursa olsun sana ait olmayana tenezzül etme ve ne kadar basit olursa olsun senin olandan asla vazgeçme. - Ernesto Che Guevara
  • Onları öfkeme layık bulmuyorum. Öfkem bana ait bir şey. Yakın hissetmediğim birine nasıl gösteririm onu. - Oğuz Atay
  • Piyasada değilim, prensiplerim yoktur. Ama seviyesiz değilim. Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemiştir. Kinci değilim ama unutmam. Şefkat gösteririm ama şımartmam. Dalga geçerim ama kırmam. Ciddiye alırım ama kapılmam. Huzur veririm ama söz vermem. Sahip olurum ama ait olmam. Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. - Nazım Hikmet Ran
  • Platonik sevmek zordur. Her hareketi üstünüze alınmak istersiniz, ama onlar başkasına aittir; kalbi de dahil. - M. Longston
  • Toprak insana değil, insan toprağa aittir.
  • Yara en çok avcunun içindeyse sana aittir. Sıkarsın avcunu, canın yanar ama senden başka kimse bilmez neden acıdığını. - Jean Christophe Grange
  • Yarınlar, rahatını terk edebilen gayretli insanlara aittir.
Aidiyet - Risale-i Nur Külliyatı
Netice-i Kelâm: Ey insafsız ve dikkatsiz ve imânı zayıf, felsefesi kavî, hodbîn, münekkid adam! Şu "On Asıl"ı nazara al. Sonra sen, hilâf-ı hakikat ve katî muhâlif-i vâki´ gördüğün bir rivâyeti bahane ederek, ehâdîs-i şerifeye ve dolayısıyla Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın mertebe-i ismetine halel verecek îtiraz parmağını uzatma! Zîrâ, evvelâ o "On Asıl"ın on dairesi seni inkârdan vazgeçirir. "Hakiki bir kusur varsa, bize âittir" derler, hadîse râcî olamaz. "Eğer hakiki değilse senin sû-i fehmine âittir" derler.
Sözler | Yirmi Dördüncü Söz

Eğer sırf beni sövmek, tahkir etmek, çürütmek nevinden ise, o da bana ait değil. Ben menfi ve esir ve garip ve elim bağlı olduğundan, haysiyetimi kendi elimle düzeltmeye çalışmak bana düşmez. Belki misafir olduğum ve bana nezaret eden şu köye, sonra kazaya, sonra vilâyete hükmedenlere aittir. Bir insanın elindeki esirini tahkir etmek, sahibine aittir; o müdafaa eder.
Mektubat | On Altıncı Mektup