Kin - Ansiklopedik bilgi
Kin

1. (isim) Birine karşı duyulan öç alma isteği, garaz
Kin - Ayet mealleri
Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 119. ayet:
Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. 

Nisa (Kadınlar) Suresi 46. ayet:
Kimi yahudiler, kelimeleri "konuldukları yerlerden" saptırırlar ve dillerini eğip bükerek ve dine bir kin ve hınç besleyerek: "Dinledik ve karşı geldik. İşit, -işitmez olası- ve ´Raina´ bizi güt, bize bak" derler. Eğer onlar: "İşittik ve itaat ettik, sen de işit ve ´Bizi gözet´ deselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Fakat Allah, onları küfürleri dolayısıyla lanetlemiştir. Böylece onlar, az bir bölümü dışında, inanmazlar.

Maide (Ziyafet) Suresi 2. ayet:
Ey iman edenler, Allah´ın şiarlarına, haram olan ay´a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram´a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram´dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah´tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Maide (Ziyafet) Suresi 8. ayet:
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah´tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.

Maide (Ziyafet) Suresi 14. ayet:
Ve: "Biz hristiyanlarız" diyenlerden kesin söz (misak) almıştık. Sonunda onlar kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. Böylece biz de, kıyamete kadar aralarında kin ve düşmanlık saldık. Allah, yapageldikleri şeyi onlara  haber verecektir.

Maide (Ziyafet) Suresi 64. ayet:
Yahudiler: "Allah´ın eli sıkıdır" dediler. Onların elleri bağlandı ve söylediklerinden dolayı lanetlendiler. Hayır; O´nun iki eli açıktır, nasıl dilerse infak eder. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun taşkınlıklarını ve inkârlarını arttıracaktır. Biz de onların arasına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin salıverdik. Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah  onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez. 

Maide (Ziyafet) Suresi 91. ayet:
Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah´ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?

Araf (Orta Yer) Suresi 43. ayet:
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran Allah´a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ermeyecektik. Andolsun, Rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye seslenilecek.

Hicr Suresi 47. ayet:
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik, kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar.

Ahzab (Gruplar) Suresi 25. ayet:
Allah, inkâr edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiç bir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü´minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır.

Muhammed Suresi 29. ayet:
Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah´ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar?

Muhammed Suresi 37. ayet:
Eğer sizden onları(n tümünü) isteyip sizi çıplak bırakacak olursa, cimrilik edersiniz ve sizin kinlerinizi de ortaya çıkarmış olur.

Haşr (Toplanma) Suresi 10. ayet:
Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin."

Mümtehine (Sorgulanan) Suresi 4. ayet:
İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah´ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkar ettik. Sizinle aramızda, siz Allah´a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim´in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama Allah´tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez." demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz sana tevekkül ettik ve ´içten sana yöneldik.´ Dönüş sanadır."

Kevser (Bolca Güzellik) Suresi 3. ayet:
Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.
Kin - Kitap Tanıtım
Pusuda Kin

Saliha Scheinhardt 
BELGE YAYINLARI 

Her şey insanca, onurlu bir yaşam için kurulan büyük bir düşle başlar ve trajik bir kabusla sonuçlanır. Sevgi çıkmazına ve yaşam acılarına dair soluk kesici bir hikaye..

Saliha Scheinhardt´ın yapıtlarında nesnel algılar ile sıcak ve yürekli bir duyarlılık birleşiyor.
Westfalische Rundschou

Bir kadın, bir asi, bir Türkiyeli.
Frankfurter Rundschau

Tutkuyla motive olmuş ve güçlü deneyimlerle pişmiş bir kadın..
Publizistik und Kunst

Dilsizlerin avukatı.
Der Stern
Kin - Özlü sözler
  • Adımız miskindir bizim / Düşmanımız kindir bizim - Yunus Emre
  • Akrabalık bağları, onu sana karşı kinlendirir. - Sadi Şirazi
  • Aptalın sevgisi, ayının sevgisidir; kini sevgidir, sevgisi kindir. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ayrılık, sevdanın merhemi olduğu gibi öfkeyi de kini de azaltır.
  • Bağış, kine merhemdir. 
  • Bağışlama olmasa yaşama bitmek bilmez bir kin ve intikam döngüsü hükmederdi. - Roberto Assagioli
  • Bir kimseyi affedip ona kin tutmadığım zaman, düşmanlık düşüncesinden kendimi rahata kavuşturdum. - İmam Şafii
  • Birbirini çekemez insan ne diye? Kinle dolmuş güzel cihan ne diye? Allah bir, din İslâm, mümin kardaşız. Ben sana, sen bana düşman ne diye? - Kul Sa’di
  • Büsbütün unuttum seni eminim. / Maziye karıştı şimdi yeminim. / Kalbimde senin için yok bile kinim. / Bence sen de şimdi herkes gibisin. - Nazım Hikmet
  • Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçekte alim olmamakla beraber, sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız bir takım hocalar da vardır. Hükümdarlar işte bunları ele aldılar ve işte bunlar dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema her vakit her devirde bunların kinine hedef oldu. 
  • Dünyada en huzursuz kimse, gönlünde haset ve kin tutandır. - İmam Şafi
  • Dünyada hiçbir şey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Kinimiz büyüdükçe, kin beslediğimiz kimseden daha küçülürüz. - François de La Rochefoucauld
  • Piyasada değilim, prensiplerim yoktur. Ama seviyesiz değilim. Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemiştir. Kinci değilim ama unutmam. Şefkat gösteririm ama şımartmam. Dalga geçerim ama kırmam. Ciddiye alırım ama kapılmam. Huzur veririm ama söz vermem. Sahip olurum ama ait olmam. Kimselere anlatamadım, kendime bile. Ola ki ağzımdan kaçırır, bir daha tutamam seni. - Nazım Hikmet Ran
  • Sevgi her zaman karşılık görür, kin de. - Dostoyevski
  • Tasavvuf, bence her şeyden önce içsel bir yolculuk. Hani etrafla uğraşmayı bırakmak. Kimseyi ötekileştirmemek. Bence tasavvufu benimseyen bir insan kimseye kin güdemez. Bilmediği insan hakkında atıp tutamaz. Çok basit şeyler söylüyorum ama unutma ki verdiğim her enerji bana geri dönüyor. Yani Mevlana şey gibi diyor; dünya bir dağın karşısına geçip seslenmeye benziyor. Ben ne dersem, yankısı bana geri geliyor. Çok basit gibi görünen ama çok temel kurallar var hayata geçireceğimiz. Tabi ki tasavvuf çok derin bir okyanus. Ama aynı zamanda tasavvuf gündelik hayata, bugüne, modern hayata uygulanabilecek bir yaşam felsefesi. Geride kalan bir şey değil. - Elif Şafak
  • Unutma ki, nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Yürüyemeyen, yürüyene kin duyar.Dönek dönmeyene saldırır. - Yalçın Küçük
  • Zayıfın kini, dostluğu kadar tehlikeli değildir. - V. Dragues
Kin - Risale-i Nur Külliyatı
Mü´minlerde nifak ve şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren tarafgirlik ve inat ve haset, hakikatçe ve hikmetçe ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı mâneviyece çirkin ve merduttur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir.
Şu hakikatin gayet çok vücuhundan altı veçhini beyan ederiz.
Mektubat | Yirmi İkinci Mektup

Eğer o katl, bir adâvetten ve bir kinli garazdan gelmemişse ve bir münâfık o fitneye vesîle olmuş ise, çabuk barışmak elzemdir. Yoksa, o cüz´î musîbet büyük olur, devam eder. Eğer barışsalar ve öldüren tevbe etse ve maktüle her vakit duâ etse, o halde, her iki taraf çok kazanırlar ve kardeş gibi olurlar. Bir gitmiş kardeşe bedel, birkaç dindar kardeşleri kazanır; kazâ ve kader-i İlâhîye teslim olup düşmanını affeder. Ve bilhassa, mâdem Risâle-i Nur dersini dinlemişler, elbette mâbeynlerinde bulunan bütün küsmekleri bırakmaya, hem maslahat ve istirahat-ı şahsiye ve umumiye, hem Nur dairesindeki uhuvvet iktizâ ediyor. Nasıl ki Denizli hapsinde birbirine düşman bütün mahpuslar, Nurlar dersiyle birbirlerine kardeş oldular. Ve bizim berâatimize bir sebep olup, hattâ dinsizlere, serserilere de o mahpuslar hakkında "Mâşaallah, bârekâllah" dedirttiler ve o mahpuslar tam teneffüs ettiler.
Sözler | On Üçüncü Söz