Dilenmek - Dilenci - Ansiklopedik bilgi
Dilenmek - Dilenci

Dilenmek
1. Sadaka istemek
2. Kendisini acındırarak bir kimseden bir şey istemek

Dilenci
1. Geçimini dilenerek sağlayan kimse
2. Israrlı bir biçimde ve arsızca bir şeyi isteyen kimse
Dilenmek - Dilenci - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 177. ayet:
Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah´a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır. 

Zariyat (Tozutup Savuranlar) Suresi 19. ayet:
Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardı.

Duha (Kuşluk Vakti) Suresi 10. ayet:
İsteyip-dileneni azarlayıp-çıkışma.
Dilenmek - Dilenci - Bağlantılar
Dilencilere para vermenin durumu nedir? Dilenmek günah mıdır?

Dilencilik

İktisat et, rahat et

Tükenmeyen hazine: İktisat
Dilenmek - Dilenci - Hadisler
İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) minberde, sadakadan ve dilenmeye tevessül etmemekten bahsettiği sırada:
"Üstteki el, alttaki elden hayırlıdır!" buyurdu. "Üstteki" infak eden, "alttaki" de dilenen demektir."
[Buharî, Zekât: 18; Müslim, Zekât: 94, (1033); Muvatta, Sadaka: 8, (2, 998); Ebu Dâvud, Zekât: 28, (1648); Nesâî, Zekât: 52, (5, 61);]

Aiz İbnu Amr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir adam Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´dan birşeyler istedi. Aleyhissalâtu vesselâm da verdi. Adam dönmek üzere ayağını kapının eşiğine basar basmaz, Aleyhissalâtu vesselâm:
"Dilenmede olan (kötülükleri) bilseydiniz kimse kimseye birşey istemek için asla gitmezdi!" buyurdular." 
[Nesâî, Zekat 83,  (5, 94, 95).]

Zeyd İbni Eslem (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Dilenci at üzerinde de gelse ona sadaka verin."
[Muvatta, Sadaka: 3, (2, 992);]

Ebu Dâvud´daki bir rivayette: "Dilenci için bir hak vardır, at üzerinde gelse bile" buyurmuştur."
[Ebu Dâvud, Zekât: 33, (1665);]
Dilenmek - Dilenci - Kitap Tanıtım
Padişah Olan Dilenci

Emel Nermin Temel 
NESİL YAYINLARI 

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde İran`da Şiraz diye bir memleket varmış. Burada Şeyh Sadi adında bir derviş dede yaşarmış. Sadi Dede çok bilgili, çok erdemli bir insanmış. Bilgisini çevresindekilere hikâyeler şeklinde anlatırmış. 
Bu hikâyeler çok beğenilmiş. Çevresindekiler tarafından kaleme alınmış. Ortaya “Bostan” ve “Gülistan” isimli iki hazine çıkmış. Bu hazineler dünyaya dağıtılmış. Elden ele dolaşmış, gönülden gönle ulaşmış. Büyüklere hikâye, çocuklara masal olmuş. 
Bu masalları okuyan çocuklar “cesaret, sabır, cömertlik, merhamet, sorumluluk, büyük sözü dinlemek, vefa, alçak gönüllülük, yardımseverlik, adalet” gibi inciler kazanmış. Dileriz ki bu inciler bütün çocuklara ulaşa…
Dilenmek - Dilenci - Özlü sözler
  • Altının ne olduğunu mihenk, cimrinin kim olduğunu dilenci bilir. - Sadi
  • Bir çiftlik köpeğini bir dilenciye havlarken gördün değil mi? Makamındaysa eğer köpeğe bile itaat etmek gerekiyor işte. - William Shakespeare  
  • Bir dilenciyi at sırtına koy da bak, nasıl dört nala sürüyor. - Burton
  • Borç almak dilenmekten pek de üstün bir şey değildir. - Lessing
  • Çölün kumları incede olsa tasavvur edilmez ki dilencilerin gözleri doysun. - Sadi
  • Dilencilerin seçmeye hakkı yoktur. - Beamont Fletcher
  • Dilencinin gururu olmaz. - Dostoyevski
  • Dilenmek, insanoğlunun yüzünde siyah bir lekedir. Verileni reddeden kimse, verenin gözünde büyür ve ona karşı makamını korur. - Selman-i Farisi (r.a.)
  • El kapılarında dilenci değilsin, bunun şükranesi olarak kapından dilenciyi kovma. - Sadi
  • Ey can! Şu fâni varlıklara gönül vererek yerlerde sürünme; aşk kanadını aç da, birazcık yüksel, uç! Çünkü ay, yerde değildir, yücelerdedir; gölge ise aşağılardadır! Dilenciler gibi her kapıyı çalma, her kapıdan bir şey bekleme! Aklını başına al, yer kapılarını çalma da gök kapısını çal! Korkma; sen, üstün bir varlıksın! Elin göklere kadar uzanır; gök kapısını çalabilirsin!
  • Fazla sadaka dilencileri artırır. - Johann Wolfgang von Goethe
  • Gülümsemenin parasal değeri yoktur. Satın alınmaz. Ödünç verilmez. Dilenilmez. Çalınmaz ama verilmedikçe hiç alınmaz.
  • Karşılığı beklenen sevgiye sevgi denmez / Sevdalılar yalvarır fakat bir şey dilenmez - F. N. Çamlıbel
  • Kazanmaya gücünüz olan şeyler için asla dilenmeyin. - Miguel de Cervantes
  • Kralda dilencide aynı iştahla acıkırlar. - Michel de Montaigne
  • Mutluluk nedir bilir misin? Sevgilinin yüzünü görmektir, onun köyünde dilencilik yapmayı padişahlığa tercih etmektir. - Sadi-i Şirazi
  • Ölü bir imparator olmaktansa, yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir. - La Fontaine
  • Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonra dilenci olursun. - Sadi
  • Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü her saat ver diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır. - Sadi
  • Sokaktaki dilenci; - Abi gönlünden ne koparsa ver dedi. - Yüzüne bile bakmadan çekip gittim. Neden mi? - Gönlümde sen vardın, koparıp veremezdim ki seni.
  • Ve Aşk! Bir köşe başında dilenir oldu. Allah rızası için birazcık sadakat!
  • Zengin bir kalp yoksa servet çirkin bir dilencidir. - Ralph Waldo Emerson
Dilenmek - Dilenci - Risale-i Nur Külliyatı
BİRİNCİ NÜKTE
Hâlık-ı Rahîm, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisat ise, nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır.
Evet, iktisat hem bir şükr-ü mânevî, hem nimetlerdeki rahmet-i İlâhiyeye karşı bir hürmet, hem katî bir surette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir medar-ı sıhhat, hem mânevî dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem nimet içindeki lezzeti hissetmesine ve zâhiren lezzetsiz görünen nimetlerdeki lezzeti tatmasına kuvvetli bir sebeptir. İsraf ise, mezkûr hikmetlere muhalif olduğundan, vahîm neticeleri vardır.
Lemalar | On Dokuzuncu Lem’a (İktisat Risalesi)

Evet, iktisat etmeyen, zillete ve mânen dilenciliğe ve sefalete düşmeye namzettir. Bu zamanda isrâfâta medar olacak para çok pahalıdır. Mukabilinde Bazen haysiyet, namus rüşvet alınıyor. Bazen mukaddesât-ı diniye mukabil alınıyor, sonra menhus bir para veriliyor. Demek, mânevî yüz lira zararla maddî yüz paralık bir mal alınır.
Lemalar | On Dokuzuncu Lem’a (İktisat Risalesi)

Ey Kürtler! Görüyorum ki, bizde pınar yoktur. Onun için, uzaktan gelen taaffün eden bir suyu içiyoruz. Eskisi gibi istibdâdı görüyoruz. Öyle ise, gayret ediniz, çalışınız; sebeb-i saadetimiz olan meşrûtiyeti takviye için, fikr-i milliyeti haffâr yapıp, mârifet ve fazîleti eline veriniz. Şu yerlerde de bir küngân atınız; tâ bir kemâlât pınarı bizde de çıksın. Yoksa dâimâ dilenci olacaksınız, ya susuzluktan öleceksiniz. Hem de, dilencilik para etmez. İnsan dilenci olursa, nefsine olsun. Bence merhamet dilencileri ya haksız veya tenbeldirler. Eğer siz insan olsanız, hükûmet ve İstanbul ve Türkler nasıl olsalar olsunlar, size fenalıkları dokunmaz, fakat iyilikleri gelir. 
Münazarat | İfâde-i Merâm ve Uzunca Bir Mâzeret
Dilenmek - Dilenci - Şiir türü
Dilenci

Sen, hergün köşe başlarında 
Yırtık urbanla kirli ellerinle 
Avuç açan, sefil insan. 

İnan yok farkımız birbirimizden. 
Sen belki tüm yaşamınca dilenecek; 
Beklediğin beş kuruşu biri vermezse, 
Ötekinden isteyeceksin. 

Ama ben, tüm yaşamım boyunca 
Tek bir kez dilendim, 
Bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim. 
Öylesine boş öylesine açık kaldıki elim, 
Yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.
 
Victor Hugo