At - Ansiklopedik bilgi

At

1. (isim) Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül
2. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş

Tek tırnaklılar takımının, Atgiller familyasından bir memelidir.
Erkeğine aygır, dişisine kısrak, yavrusuna tay, yumurtaları çıkarılmış, iğdiş edilmiş olana da beygir denir.

At - Ayet mealleri

Nahl (Arı) Suresi 8. ayet:
Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?

 

Sad Suresi 31. ayet:
Hani ona akşama yakın, bir ayağını tırnağı üstüne diken, öbür üç ayağıyla toprağı kazıyan, yağız atlar sunulmuştu.

 

Sad Suresi 32. ayet:
O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar.

At - Bağlantılar

Üzerine Yemin Edilen At

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/uzerine-yemin-edilen-at.html


Şiirimiz ve At

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/siirimiz-ve-at.html


Bin Gemle Bağlanan YAĞIZ AT

http://www.sizinti.com.tr/konular/ayrinti/bin-gemle-baglanan-yagiz-at.html

At - Kitap Tanıtım
Meryem´in Atları

Gürbüz Azak
BOĞAZİÇİ YAYINLARI

Bu kahır yüklü seferde kaçımız Osman diyarına erişir, ne kadarımız sağ kalır kestirmek zordu. Gel gelelim asıl güçlük; yüzyıllardır eyleştiğimiz toprakları, sımsıcak taş evlerimizi, soluk aldığımız havayı bırakıp gitmekti. “Dayan Omarâ” dedim kendi kendime. “Çıkacağımız bu uzun seyirtiş hiç de kolay olmayacak. O rezil katiller, devletin silahlı bombalı askeri, merhametsiz ordu kaçakları, yol kesici onca eşkıya ve de zorlu karakış bizleri rahat komaz.”
Aylardan Kasım iken bilinmez yolları aşmak, fazla ufalanmadan Çeçenistan´ı, Dağıstan´ı, Kafkaslar´ı sonra da Osman elini araya sora bulmak kaderimizdi. 
Ben içimden yas tutuyor da hanımına "Ağlama geçer, inleme düzelir" diye fısıldıyordum, gözlerimi kaçırıp. 
At - Risale-i Nur Külliyatı
Dördüncü hadise: Başta İmam-ı Buharî, eimme-i hadis haber veriyorlar ki: Bir defa, gecede, Medine-i Münevverenin haricinde, düşman hücum ediyor gibi mühim bir hadise işâa edildi. Sonra cesur atlılar çıktılar, gittiler. Yolda yürüyorlar; bir zat geliyor. Baktılar, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdır. Ferman etmiş: "Birşey yoktur." Meşhur Ebu Talha´nın atına binip, şecaat-i kudsiyesi muktezasınca herkesten evvel gitmiş, tahkik etmiş ve dönmüştü. Ebu Talha´ya ferman etmiş: (Arapçası)
Yani, "Senin atın, sarsmadan, gayet çabuktur." Halbuki, Ebu Talha´nın atı, katuf tabir edilen, yürüyüşsüz kısmındandı. O geceden sonra, hiçbir at ona karşı yürüyüşte mukabele edemiyordu. -4-
Hem nakl-i sahihle, bir defa Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm seferde, namaz kılacak vaktinde, atına dedi: "Dur." O da durdu, namaz bitinceye kadar hiçbir âzâsını kımıldatmadı. -5-
Mektubat | On Dokuzuncu Mektup
4- Buharî, Cihad: 46, 82; Edeb: 39; Müslim, Fezâil, 48, no. 2307; İbni Mâce, Cihad: 9; Ebû Dâvud, Edeb: 87, no. 4988; Tirmizî, Fedâilü´l-Cihad: no. 1685, 1686, 1687.

5- Kadı Iyâz, eş-Şifâ, 1:315; Hafâcî, Şerhu´ş-Şifâ, 3:95.