Burun - Ansiklopedik bilgi
Burun

1. (anatomi) Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı
2. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü
3. Kibir, büyüklenme
4. (coğrafya) Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü
Burun - Ayet mealleri
Maide (Ziyafet) Suresi 45. ayet:
Biz onda, onların üzerine yazdık: Can´a can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve (bütün) yaralara (karşılık da) kısas vardır. Ama kim bunu sadaka olarak bağışlarsa o kendisi için bir keffarettir. Kim Allah´ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.

Yusuf Suresi 94. ayet:
Kafile (Mısır´dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: "Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf´un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum."
Burun - Bağlantılar
Elektronik Burun

Burun Deliklerindeki Tercih

Vücudumuzdaki Air-Conditioner Burun

Sinüzit Tedavisi veya Burun Drenajı

Sigara Ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları

Burun
Burun - Hadisler
Arfece İbnu Es´ad (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Cahiliye devrinde cereyan eden Külâb savaşında burnum isabet almış, bu sebeple gümüşten bir burun taktırmıştım. bilahare kokmaya başladı. (Durumu kendisine açınca), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), bana altından bir burun yaptırmamı söyledi." 
[Ebû Dâvud, Hâtem 7, (4232, 4233, 4234); Tirmizî, Libâs 31, (1770); Nesâî, Zînet 41, (8, 163, 164).]

Müslim´in bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Sizden biri abdest alınca burnuna su çeksin, sonra sümkürsün."
[Müslim, Tahâret: 20, (237)]
Burun - Kitap Tanıtım
Bir Burun Anlatıyor 
Günlük Hayatta Kokunun Bilimi

Averry Gilbert 
EPSİLON YAYINLARI 

• Koku manyaklarının en çatlağı kimdi: Parfüm saplantılı Richard Wagner mi, yoksa çiçeklere karşı ürkütücü bir tutkusu olan Emily Dickinson mı?
• Mağazalarındaki havayı güzel kokularla bezeyen perakendeciler bizleri bilinçaltımızdan yakalayıp birer alışveriş zombisine mi dönüştürüyor?
• KokuVizyon ve AromaRama teknolojileri yalnızca saçma birer Hollywood uçarılığı mıydı, yoksa ciddi birer teknoloji miydi?

“Okuyucuyu koku biliminde eğlenceli bir yolculuğa çıkaran heyecan verici bir kitap”

Koku duyusu, çoktan unutmuş olduğumuz anıları yeniden canlandırma gücünden, ruh halimizi değiştirip davranışlarımıza etki etme yetisine kadar bizi her yönüyle kendine hayran bırakır. Ne var ki, beş duyumuzdan en az anlaşılanı olduğundan, etrafında pek çok efsane dolaşır. Örneğin, genel inanışın aksine insan burnu, köpekler de dahil olmak üzere pek çok hayvanın burnuyla hemen hemen aynı hassasiyete sahiptir; görmeyen insanların koku duyuları, görenlere göre daha gelişkin değildir; parfüm uzmanları da üstün birer burna sahip oldukları için değil, kokuları tasavvur etme sanatında mükemmeliyete ulaştıkları için diğer insanlardan ayrılır. Bir koku uzmanı olan Avery Gilbert, okuyucularını koku âleminde eğlenceli ve aydınlatıcı bir seyahate çıkardığı bu kitabında, hem en son bilimsel keşifleri ortaya koyuyor, hem de modern kültüre ilişkin keskin gözlemlerini bizlerle paylaşıyor: John Steinbeck’in Sardalye Sokağı romanındaki kokuları muhafaza eden bir müze bunu nasıl başarıyor; John Waters, Poliester’de kokulu filmler geleneğini neden diriltti ve son olarak, Odo7 olarak tanınan Hollandalı “aroma jokeyi” Eric Berghammer gibi sanatçılardan ne gibi yenilikler beklemek gerekiyor. Beyin görüntüleme laboratuarlarından kokuya dayalı pazarlama stratejilerine Bir Burun Anlatıyor, bizleri kokunun tuhaf ve şaşırtıcı dünyasında heyecan ve bilgi dolu bir gezintiye çıkartıyor.

Burun - Özlü sözler
  • Birçok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar. - Droz
  • En az benim ki kadar annemin de ahı tutar şimdi sana. Burnumdan getirdiğin süt onun sonuçta.
  • Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten. Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan gül yine de gülmekten vazgeçmez.  Hale razı oluş şükürdür. Gül de daimi bir şükür makamındadır. Hem bilmez misin ki başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da başındaki belayı def ederler. O halde yüzün gülsün. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Gül bahçesindeki güzel kokuları alamıyorsan; kusuru bahçede değil, gönlünde ve burnunda ara.
  • Kendinden aşağıya bakıp da, kendi kafasına hayran olan adam, kendinden yukarıya, geçmiş yüzyıllara gözlerini kaldırsın; o zaman yüzlerce devin ayakları altında kalacak ve burnu kırılacaktır. - Michel de Montaigne
  • Köpek bile önüne bir lokma atılınca önce koklar, sonra yer; O, burnu ile, biz ise aklımız ile koklarız. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Leş kokan hayatlarına burunları alışmışken, başkalarının hayatlarını ahlak abidesiymişçesine eleştirenler, gülümseyin çekiyorum.
  • Ölümü yattığın zaman yastığının altında, kalktığın zaman burnunun ucunda bil. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Tahta diye küçümsenen Pinokyo´nun bile yalan söylerken burnu uzuyordu. Ya şimdi ki insanların; yüzü bile kızarmıyor. - P. Coelho
  • Yalan büyür ve büyür, yüzündeki burun kadar bariz olana kadar. - Carlo Collodi
Burun - Risale-i Nur Külliyatı
Rubûbiyet-i İlâh, hikmet ve inâyeti, ağızla hem burunla iki merkezi teşkil eylemiştir içinde hudud karakolu.
Hem, muhbirleri de koymuş. Şu âlem-i sağîrde damarları telefon, âsabları telgraf hükmüne vaz´ eylemiş.
Şâmme telefonu, hem telgrafa zâika inâyet memur etmiş o Rezzâk-ı Hakiki, erzak üstüne koymuş rahmetten bir tarife: taam ve levn ve hem râyiha.
İşte şu havâss-ı selâse, o erzak cânibinden birer ilânnâmesi, birer dâvetnâmesi, bir izinnâmesi, hem
Bir dellâldır ki, muhtaç ve müşteriler hep onlarla celb olur. Mürtezık hayvanlara zevk ve rü´yet ve şem, birer âlet vermiş.
Hem taamları muhtelif zînetlerle süsletmiş. Havâî gönülleri avutup, lâkaydları teheyyüc ile cezb etmiş. Vaktâ, taam girse, hem ağıza, birden bire zâika her tarafa bir telgraf çekiyor bedenin aktârına. Şâmme telefon veriyor, gelen taam nevi, hem çeşitleri de söyler.
Sözler | Lemeât

Yani, Hazret-i Yâkup´tan sorulmuş ki, "Niçin Mısır´dan gelen gömleğinin kokusunu işittin de, yakınında bulunan Kenan kuyusundaki Yusuf´u görmedin?" Cevaben demiş ki:
"Bizim halimiz şimşekler gibidir; Bazen görünür, Bazen saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz."
Mektubat | On Beşinci Mektup