Berzah - Ansiklopedik bilgi
Berzah

1. (coğrafya) Kıstak
2. (din bilimleri) Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer
Berzah - Ayet mealleri
Müminun (İnananlar) Suresi 100. ayet:
"Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım." Asla, gerçekten bu, yalnızca bir sözdür, bunu da kendisi söylemektedir. Onların önlerinde, diriltilip kaldırılacakları güne kadar bir engel (berzah) vardır.

Furkan (Ayırıcı) Suresi 53. ayet:
İki denizi (birbirine) salıp katan O´dur; bu, tatlı, susuzluğu giderici, bu da tuzlu ve acıdır. İkisinin arasında (birbirlerine karışmalarını önleyen) bir engel (berzah) ve aşılmayan bir sınır koymuştur.

Rahman (Merhametli) Suresi 20. ayet:
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını  geçmezler.
Berzah - Bağlantılar

Berzah Âleminde Ruh Ne Yapar?

Berzah aleminde hayat nasıl olacaktır; rüyadaki gibi bir hayat mı yaşayacaklardır?
Berzah - Kitap Tanıtım
Berzah Aralığı

Ali Bayram/ AHMET ÖZER 
NİL YAYINLARI 

Rüya görmeyen insan yok gibidir. Bu itibarla da onu, ruhun tabii müşahedesi diyebiliriz. Bu müşahedeyle insan, cismaniyet çeperinin dışında ve tamamen ayrı bir buudda yaşayabileceği gibi, aynı kuşakta kadere ait çok sırları sezebilir.
Berzah - Risale-i Nur Külliyatı
Gece vakti ise hem kışı, hem kabri, hem âlem-i berzahı ifham ile, ruh-u beşer rahmet-i Rahmâna ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır. Ve gecede teheccüd ise, kabir gecesinde ve berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, ikaz eder. Ve bütün bu inkılâbât içinde, Cenâb-ı Mün´im-i Hakikînin nihayetsiz nimetlerini ihtar ile, ne derece hamd ve senâya müstehak olduğunu ilân eder.
İkinci sabah ise, sabah-ı haşri ihtar eder. Evet, şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar mâkul ve lâzım ve kat´î ise, haşrin sabahı da, berzahın baharı da o kat´iyettedir.
Sözler | Dokuzuncu Söz 

Hem, Sultân-ı Ezel ve Ebedolan Zât-ı Zülcelâli tanıttırmakla, insana, Ona bir memur abd ve bir vazifedar misafir vaziyetini verir. Hem dünya misafirhânesinde, hem berzahî ve uhrevî menzillerde kemâl-i rahatla seyahatini temin eder. Nasıl ki, bir padişahın müstakîm bir memuru, onun daire-i memleketinde, hem her vilâyetin hududlarından suhûletle ve tayyâre, gemi, şimendifer gibi süratli vâsıta-i seyahatle gezer, geçer; öyle de, Sultan-ı Ezeliye İmân ile intisab eden ve amel-i sâlih ile itaat eden bir insan, şu misafirhâne-i dünya menzillerinden ve âlem-i berzah ve âlem-i mahşer dairelerinden ve hâkezâ, kabirden sonraki bütün âlemlerin geniş hududlarından berk ve burak süratinde geçer; tâ saadet-i ebediyeyi bulur ve şu hakikati katî ispat eder ve asfiyâ ve evliyâya gösterir.
Sözler | Otuz İkinci Söz