Arzu - Ansiklopedik bilgi
Arzu

1. İstek, dilek
2. Heves
Arzu - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 105. ayet:
Kitap Ehlinden olan kafirler ve müşrikler, Rabbinizden üzerinize bir hayrın indirilmesini arzu etmezler. Allah ise, dilediğine rahmetini tahsis eder. Allah büyük fazl sahibidir. 

Bakara (Sığır) Suresi 109. ayet:
Kitap Ehlinden çoğu, kendilerine gerçek (hak) apaçık belli olduktan sonra, nefislerini (kuşatan) kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi inkâra döndürmek arzusunu duydular. Fakat, Allah´ın emri gelinceye kadar onları bırakın ve (onlara ne sözle, ne de eylemle) ilişmeyin. Hiç şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir. 

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 69. ayet:
Kitap Ehlinden bir grup, sizi şaşırtıp saptırmayı arzuladı; fakat onlar ancak kendi nefislerini şaşırtıp-saptırırlar da şuuruna varmazlar.

Araf (Orta Yer) Suresi 46. ayet:
İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A´raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: "Selam size" derler, ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) "şiddetle arzu edip umanlardır.

Yusuf Suresi 24. ayet:
Andolsun kadın onu arzulamıştı, -eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.

Yusuf Suresi 103. ayet:
Sen şiddetle arzu etsen bile, insanların çoğu iman edecek değildir.

Enbiya (Peygamberler) Suresi 102. ayet:
Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.

Ahzab (Gruplar) Suresi 20. ayet:
Onlar (münafıklar, düşman) birliklerinin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer (askeri) birlikler gelecek olsa, çölde bedevi-Araplar arasında olup sizin haberlerinizi (ordan) sormayı cidden arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 31. ayet:
"Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orda nefislerinizin arzuladığı her şey sizindir ve istediğiniz her şey de sizindir."

Zuhruf (Gösteriş) Suresi 71. ayet:
"Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı her şey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız."

Necm (Yıldız) Suresi 23. ayet:
Bu (putlar ise,) sizin ve atalarınızın (kendi istek ve öngörünüze göre) isimlendirdiğiniz (keyfi) isimlerden başkası değildir. Allah, onlarla ilgili hiç bir delil indirmemiştir. Onlar, yalnızca zanna ve nefislerinin (alçak) heva (istek ve tutku) olarak arzu ettiklerine uyuyorlar. Oysa andolsun, onlara Rablerinden yol gösterici gelmiştir.

Necm (Yıldız) Suresi 24. ayet:
Yoksa insana her arzu edip dilekte bulunduğu şey mi var?

Mümtehine (Sorgulanan) Suresi 2. ayet:
Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkâr etmenizi içten arzu etmişlerdir.

Kalem Suresi 9. ayet:
Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp-uzlaşacaklardı.
Arzu - Hadisler
Abdullah İbnu Amr es-Sa´di´nin anlattığına göre, "hilafeti sırasında Hz. Ömer´ın yanına geldi. Hz. Ömer  kendisine:
"Bana haber verildiğine göre, sen Müslümanların işlerinden bir kısmını üzerine almışsın ve sana maaş verilince almaktan kaçınmışsın (doğru mu)?" diye sordu. Ben de: "Evet!" dedim. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Bundan maksadın ne?" dedi. Ben de: 
"Benim atlarım var, kölelerim var (halim vaktim iyidir), hayır üzereyim. Ben maaşımın Müslümanlara sadaka olmasını istiyorum"  dedim. Hz. Ömer:
"Hayır! Böyle yapma! Çünkü (bir ara ben de senin gibi düşünmüş), senin arzu ettiğin şeyi arzu etmiştim. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana ihsanda bulunuyordu. Ben de: 
"Bu parayı ona benden daha çok muhtaç olan birine ver!" diyordum. Hatta bir seferinde (aleyhissalâtu vesselâm)yine bana mal vermişti. Ben yine:
"Bunu, onu benden daha çok muhtaç olan kimseye ver!" demiştim. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Onu al, kendi malın yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Böyle olmayana gönlünü bağlama!" buyurdular." 
[Buhârî, Ahkâm 17; Müslim, Zekat 111, (1045); Nesâî, Zekat 94, (5, 103).]


Ebû Davud, Hz. Âişe (radıyallahu anhâ)´dan şunu kaydeder: 
"Annem, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´la evleneceğim zaman beni  şişmanlatmak istedi. Ancak bana hurma ile birlikte salatalık yedirinceye kadar arzu ettiği diğer şeylerden (ilaçlardan) hiçbirine icabet edemedim. O ikisinden (muntazaman yemeye devam edince) güzel bir şişmanlık kazandım."
[Ebû Dâvud, Tıbb 20, (3903); İbnu Mâce, Et´ime 37, (3324).]
Arzu - Kitap Tanıtım
Putlaşan Arzular

Recep Öztürk 
GÜLHANE YAYINLARI 

Biz, bu küçük araştırmamızda duyguların, arzuların, hevâ, heves, istek ve tutkuların, insanı cezbeden her türlü cazibe merkezlerinin hayat boyu dengelerini bulma ve kurumanın yollarını araştırıp bulmaya çalıştık. Küçük bir kâinat olan insanın hayat dengesini sağlamak için hangi terazinin kullanılması gerektiğini anlama gayretinde olduk. Kur´an ışığında insanın manevi tansiyonunu ölçmek için kullanılacak ölçüyü yakalamaya çalıştık. Kâinatın dengesi bozulunca kıyametin kopacağından, fiziki dengemizi kaybedince ayakta kalamayacağımızdan şüphemiz olmamasına rağmen, manevi duygularımızı verilen ölçülerde kullanmayıp, kendi dengemizi bozduğumuz zaman nelerle karşılaşacağımızı ortaya koyma gayreti içinde olduk. İnşallah hayat dengelerini sağlamakta, manevi tansiyonu ayarlamakta yaptığımız araştırmada az da olsa muvaffak olmuşuzdur.
Arzu - Özlü sözler
  • Affetmek fazilettir. Kararlı olmak metadır, sahip olunan maldır. Kararsız olmak ise zayi olmaktır. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İnsaf rahatlık, şer küstahlıktır. Emanete hıyanet etmemek, imandandır, güler yüzlülük ihsandandır. Doğruluk kurtarır, yalan felâkete sürükler. Kanaat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik azdırır. Dünya aldatır, şehvet kandırır. Lezzet oyalar, nefsin arzuları alçaltır. Haset yıpratır, nefret çökertir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Aldanma cahilin kuru lafına; kültürsüz insanın külü yalandır. Hükmetse dünyanın her tarafına; arzusu hedefi yolu yalandır. - Aşık Veysel Şatıroğlu
  • Arzu hayatın yarısıdır, kayıtsızlıksa ölümün. - Halil Cibran
  • Arzularınız rüzgâra benzer. Rüzgâr yeterli olduğunda yelkenliyi hareket ettirir, ama fırtına çıktığı zaman yelkenli batabilir. - François-Marie Arouet Voltaire
  • Aşk dediğimiz şey, arzulanan bir varlıkta bulacağımız tada susamaktan başka bir şey değildir. - Michel de Montaigne
  • Aşk, karşı konulmaz biçimde arzulanmanın karşı konulmaz arzusudur. - Robert Frost
  • Bilim insanının arzuları ve zaafları olmamalı, bir nevi taş gibi bir kalbi olmalı. - Charles Darwin  
  • Dört şeyi dört yere bırakın; Uyumayı kabre, rahatı sırat köprüsüne, övünmeyi mizana, arzu ve istekleri Cennet´e.
  • Düşmanlarından ziyade arzularını alt edeni daha cesur sayarım, çünkü en zor zafer kendine karşı alınandır. - Aristo
  • Düşünme, arzu et sadece bak böcekler de öyle yapıyor.
  • Fakir insan malı az olan değil, arzuları çok olandır. - Seneca
  • Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir. Sanırız ki, genç göründüğümüz nispette ecelden uzağız. - Cenap Şahabettin
  • Hayatın bütün esrarını çözdüğün vakit ölümü arzularsın. Çünkü o da hayatın sırlarından biridir.
  • Hayatta varsa da ağlayıp gülmek, aslında güzeldir dünyaya gelmek. Arzulanan en kutlu dilek "imanla" yaşayıp, "imanla" dönmek.
  • Her şeyi arzu ediyor olabilirsin ama bu arzu ettiklerinin hepsini yapmana hakkın yok. Arzu başka hak başka.
  • İnsaf et, aşk güzel bir iştir! Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır. Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • İnsan, arzusunun sonu gelmez. Ancak aklı başında olan bir insan, gerçekleşmeyecek arzulara bel bağlamaz. 
  • İnsan, büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin. Bu perdeler ve karanlıklar; bu dünyadaki türlü türlü meşguliyetler, insanın dünya işlerinde aldığı çeşitli tedbirler ve gönlün sonsuz arzularıdır.
  • İnsan, sonunda arzularını sever; arzuladıklarını değil. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • İnsanı yaşlandıran yaşadığı yıllar değil, ulaşamadığı arzularıdır. Hayatta en acı şey felaketler değil, yaşanması mümkün iken yaşanmayan mutluluklardır.
  • İnsanlar bütün arzularına nail oldukları zaman mutlu olamazlar. - Aesop
  • İnsanlar kötülüğü arzuları güçlü olduğu için değil, vicdanları zayıf olduğu için yaparlar. - John Stuart Mill
  • Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü! Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım? - Nabi
  • Mağlubiyete uğrayınca ümitsizliğe kapılma, her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar. - Germain Martin 
  • Nefsin arzuları peşinde koşan ahmaktır. Nefs ahmaktır, her istediği kendi zararınadır. - Muhammed Masum
  • Nefsinin arzularına tâbi olan, Allahü Teâlâ’nın nasıl kul olur? Ey insan! Kime tâbi isen onun kulu olursun.  -  Abdullah-ı Dehlevi
  • Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın; hâlbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Sıkıntı, arzuları arzulamaktır. - Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden taviz vermek anlamına gelmez. Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır. Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey, içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır.
  • Tevazu tüm erdemler içinde ulaşılması en zor olanıdır. İnsanın kendi hakkında iyi düşünme arzusu kadar zor olan hiçbir şey yoktur. - T.S. Elliot
  • Üç kişinin gıybeti olmaz. Bunlar: 1) Nefsinin arzularına uyanlar, 2) Fıskını ilan edenler, 3) Zalim hükümdarlar. - Hasan-ı Basri
  • Yaratıcı bir insan, başarmak arzusu ile motive olur, başkalarını geçme arzusu ile değil. - Ayn Rand  
  • Yenilince ümitsizliğe kapılma her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar. - Germain Martin
Arzu - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Herbir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir mânevî yılan olarak kalbi ısırıyor.
Meselâ, utandıracak bir günahı gizli işleyen bir adam, başkasının ıttılaından çok hicap ettiği zaman, melâike ve ruhaniyâtın vücudu ona çok ağır geliyor. Küçük bir emâre ile onları inkâr etmek arzu ediyor.
Hem meselâ, Cehennem azâbını intaç eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennemin tehdidâtını işittikçe istiğfarla ona karşı siper almazsa, bütün ruhuyla Cehennemin ademini arzu ettiğinden, küçük bir emâre ve bir şüphe, Cehennemin inkârına cesaret veriyor.
Hem meselâ, farz namazını kılmayan ve vazife-i ubudiyeti yerine getirmeyen bir adamın, küçük bir âmirinden küçük bir vazifesizlik yüzünden aldığı tekdirden müteessir olan o adam, Sultân-ı Ezel ve Ebedin mükerrer emirlerine karşı farzında yaptığı bir tembellik, büyük bir sıkıntı veriyor. Ve o sıkıntıdan arzu ediyor ve mânen diyor ki, keşke o vazife-i ubudiyeti bulunmasaydı! Ve bu arzudan, bir mânevî adâvet-i İlâhiyeyi işmam eden bir inkâr arzusu uyanır. Bir şüphe, vücud-i İlâhiyeye dair kalbe gelse, katî bir delil gibi ona yapışmaya meyleder; büyük bir helâket kapısı ona açılır. O bedbaht bilmiyor ki, inkâr vasıtasıyla, gayet cüz´î bir sıkıntı vazife-i ubudiyetten gelmeye mukabil, inkârda milyonlarla o sıkıntıdan daha müthiş mânevî sıkıntılara kendini hedef eder. Sineğin ısırmasından kaçıp yılanın ısırmasını kabul eder. 
Lemalar | İkinci Lem´a 

İKİNCİ NÜKTE
İnsanın fıtratında bekaya karşı gayet şedit bir aşk var. Hattâ her sevdiği şeyde, kuvve-i vâhime cihetiyle bir nevi beka tevehhüm eder, sonra sever. Ne vakit zevâlini düşünse veya görse, derinden derine feryat eder. Bütün firaklardan gelen feryatlar, aşk-ı bekadan gelen ağlamaların tercümanlarıdır. Eğer tevehhüm-ü beka olmazsa muhabbet edemez. Hattâ denilebilir ki, âlem-i bekanın ve ebedî Cennetin bir sebeb-i vücudu, şu mahiyet-i insaniyedeki o şiddetli aşk-ı bekadan çıkan gayet kuvvetli arzu-yu beka ve beka için fıtrî, umumî duadır ki, Bâkî-i Zülcelâl, o şedit, sarsılmaz, fıtrî arzuyu, o tesirli, kuvvetli, umumî duayı kabul etmiştir ki, fâni insanlar için bâki bir âlemi halk etmiş.
Hem hiç mümkün müdür ki, Fâtır-ı Kerîm, Hâlık-ı Rahîm, küçük midenin cüz´î arzusunu ve muvakkat bir beka için lisan-ı hal ile duasını hadsiz envâ-ı mat´umat-ı leziziyenin icadıyla kabul etsin de, umum nev-i beşerin pek büyük bir ihtiyac-ı fıtrîden gelen pek şiddetli bir arzusunu ve küllî ve daimî ve haklı ve hakikatli, kâlli, halli, bekaya dair gayet kuvvetli duasını kabul etmesin? Hâşâ, yüz bin defa hâşâ! Kabul etmemek mümkün değildir. Hem hikmet ve adaletine ve rahmet ve kudretine hiçbir cihetle yakışmaz.
Lemalar | Üçüncü Lem´a