Arş - Ansiklopedik bilgi
Arş

1. (din bilimleri) İslam inanışına göre göğün en yüksek katı
2. (askeriye) “Yürü” komutu
3. Çalgılarda kiriş, tel
4. Araba oku
Arş - Ayet mealleri
Araf (Orta Yer) Suresi 54. ayet:
Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah´tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O´nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.

Tevbe (Tövbe) Suresi 129. ayet:
Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O´ndan başka ilah yoktur. Ben O´na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O´dur."

Yunus Suresi 3. ayet:
Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip-çeviren Allah´tır. Onun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O´na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?

Hud Suresi 7. ayet:
O´nun arşı su üzerinde iken amel bakımından hanginizin daha iyi olduğunu denemek için gökleri ve yeri altı günde yaratan O´dur. Andolsun onlara: "Gerçekten siz, ölümden sonra yine diriltileceksiniz" dersen, inkâr edenler mutlaka: "Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir" derler.

Rad (Gök Gürültüsü) Suresi 2. ayet:
Allah O´dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti; onları görmektesiniz. Sonra arşa istiva etti ve güneş ile aya boyun eğdirdi, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedirler. Her işi evirip düzenler, ayetleri birer birer açıklar. Umulur ki, Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgiyle inanırsınız.

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 42. ayet:
De ki: "Eğer söyledikleri gibi O´nunla beraber ilahlar olsaydı, onlar arşın sahibine mutlaka bir yol ararlardı."

TaHa Suresi 5. ayet:
Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir.

Furkan (Ayırıcı) Suresi 59. ayet:
O, gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratan ve sonra arşa istiva edendir. Rahman (olan Allah)dır. Bunu (bundan) haberi olana sor.

Secde Suresi 4. ayet:
Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O´nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?

Zümer (Yığınlar) Suresi 75. ayet:
Melekleri de arşın etrafını çevirmişler olarak Rablerini hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Aralarında hak ile hüküm verilmiştir ve: "Alemlerin Rabbine hamdolsun" denilmiştir.

Hadid (Demir) Suresi 4. ayet:
Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O´dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.

Hakka (Gerçekleşen) Suresi 17. ayet:
Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır.

Tekvir (Dolama) Suresi 20. ayet:
(Bu elçi,) Bir güç sahibidir, arşın sahibi katında şereflidir.
Arş - Hadisler
İmran İbnu Husayn (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Mescidde, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın huzuruna girmiştim. (O sırada) Benî Temim kabilesinden bir grup insan geldi. Onlara:
"Ey Benî Temim, size müjde olsun!" diyerek söze başlamıştı. Onlar hemen:
"Bize müjde verdin. Öyle ise (beytü´lmâlden) iki kere bağış yap!" diye talepde bulundular. Onların bu cevabı karşısında Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın yüzünden rengi attı. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)´ın  huzuruna (Hayber´in fethi sırasında) Yemen halkından bir grup (Eş´ârî) girmişti. Onlara:
"Ey Yemenliler! Benî Temim´in kabul etmediği müjdeyi siz bari kabul edin!" dedi. Onlar:
"Kabul ettik ey Allah´ın Resûlü!" dediler ve arkadan ilâve ettiler:
"Biz dinimizi öğrenmeye ve bu (yaratılış) işinin başı ne idi, onu senden sormaya geldik!" dediler. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), mahlûkatın ve Arş´ın başlangıcını anlatmaya başladı:
"Bidayette Allah vardı, O´ndan önce başka bir şey yoktu. O´nun Arş´ı suyun üzerinde bulunuyordu. Sonra gökleri ve  yeri yarattı. Sonra zikr (denen kader defterinde ebede kadar cereyan edecek) her şeyi yazdı."
[Buhârî, Megâzî, 67, 74, Bed´u´l-Halk 1, Tevhid 22; Tirmizî, Menâkıb, 3946.]

Ebu Rezîn el-Ukeylî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ey Allah´ın Resûlü, dedim, mahlukatını yaratmazdan önce Rabbimiz nerede idi?" Bana şu cevabı verdi:
"Amâ´da idi. Ne altında hava, ne de üstünde hava vardı. Arşını su üzerinde yarattı."
Ahmed İbnu Hanbel dedi ki: "Yezid şunu söyledi: el-Amâ, yani "Allah´la birlikte başka bir şey yoktu" demektir."
[Tirmizî, Tefsir, Hud (3108).]
Arş - Kitap Tanıtım

Arşın Gölgesindeki Genç

Nureddin Yıldız
TAHLİL YAYINLARI

Teknolojinin cazibesine kanmayan,
Kullanan ama kullanmayan,
Ufuklara, ötelerdeki diyarlara,

Kendisini Allah’ın kulu, Ümmetini ailesi,
Ümmetine hizmeti de cihat olarak bilen,
Umut yüklü,
Heyecanlı,
Sabırlı,
Basiretli,
Mü’min genç!

Bu kitaptaki sözler senin için yazıldı.
Koşarken yorulma, Arş’ın gölgesini bulmadan oturma diye,

Sana selam olsun ey…
Namazlı, hayalı genç,
İffetini ruhunu bilen genç,
Senin peşinden yürüyecek nesillere de, sana bağrını açan ümmete de
Selam olsun.

Arş - Özlü sözler
  • Bir sevinç var ki kalbte arşı doldurur sesi; / O ne sonsuz sevinçtir, ebediyet neş´esi. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Kısmetindir gezdiren yer yer seni / Arş´a çıksan akıbet yer, yer seni - Ziya Paşa
Arş - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci Cüz ve Tetimme-i târif: Kur´ân Arş-ı Âzamdan, İsm-i Âzamdan, her ismin mertebe-i âzamından geldiği için, On İkinci Sözde beyân ve ispat edildiği gibi, Kur´ân, bütün âlemlerin Rabbi itibâriyle, Allah´ın kelâmıdır; hem bütün mevcudâtın İlâhı ünvânıyla Allah´ın fermanıdır; hem bütün semâvât ve arzın Halıkı nâmına bir hitâbdır; hem rubûbiyet-i mutlaka cihetinde bir mükâlemedir; hem saltanat-ı âmme-i Sübhâniye hesâbına bir hutbe-i ezeliyedir; hem rahmet-i vâsiâ-i muhîta nokta-i nazarında bir defter-i iltifatât-ı Rahmâniyedir; hem ulûhiyetin azamet-i haşmeti haysiyetiyle, başlarında bâzan şifre bulunan bir muhâbere mecmûasıdır; hem İsm-i Âzamın muhîtinden nüzûl ile Arş-ı Âzamın bütün muhâtına bakan ve teftiş eden hikmetfeşân bir kitâb-ı mukaddestir.
Sözler | Yirmi Beşinci Söz

Salisen: Mütevatir ve kat´iyyü´l-metin olsa da, kat´iyyü´d-delâlet değildir. Eğer istersen, Beşinci Mukaddemeye müracaatla, On Birinci Mukaddemeyle müşavere et! Göreceksin, nasıl hayalât, zahirperestleri havalandırmış, bu hadisi, mahamil-i sahihadan çevirmişlerdir. İşte vücuh-u sahiha üçtür:
Nasıl Sevr ve Nesir ve İnsan ve diğeriyle müsemmâ olan Hamele-i Arş, melâikedir. Bu Sevr ve Hût dahi, öyle iki melâikedir. Yoksa, Arş-ı Âzamı melâikeye; küreyi, küre gibi himmete muhtaç olan bir öküze tahmil etmek, nizam-ı âleme münafidir. Hem de lisan-ı şeriatte işitiliyor: Herbir nev´e mahsus ve o nev´e münasip bir melek-i müekkel vardır. Bu münasebete binaen o melek o nev´in ismiyle müsemmâ, belki âlem-i melâikede onun suretiyle mütemessil oluyor.
Muhakemat | İkinci Mesele
Arş - Şiir türü
Hoş Gelişler Ola

Hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa
Askerin milletin bayrağınla çok yaşa

Arş arş arş ileri ileri
Arş ileri marş ileri
Dönmez geri Türk´ün askeri
Sağdan sola soldan sağa
Al da bayrağın düşman üstüne

Cephede süngüler ayna gibi parlıyor
Azeri Türkleri bayrak açmış bekliyor

Arş arş arş ileri ileri
Arş ileri marş ileri
Dönmez geri Türk´ün askeri
Sağdan sola soldan sağa
Al da bayrağın düşman üstüne

Parlayan yıldızın alemi tenvir eder
Cumhuriyet bayrağı semalar içre süzer

Arş arş arş ileri ileri
Arş ileri marş ileri
Dönmez geri Türk´ün askeri
Sağdan sola soldan sağa
Al da bayrağın düşman üstüne