Akraba - Ansiklopedik bilgi
Akraba

1. (hukuk) Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler
2. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. 
3. (mecaz) Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular
Akraba - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 180. ayet:
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya bilinen (uygun, meşru) bir tarzda vasiyette bulunması -Allah´a karşı gelmekten sakınanlara bir hak olarak- size yazıldı (farz kılındı).

Nisa (Kadınlar) Suresi 1. ayet:
Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah´tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.

Nisa (Kadınlar) Suresi 7. ayet:
Anne ve baba ile akrabaların bıraktıklarından erkekler için bir pay vardır; anne ve baba ile akrabanın bıraktıklarından kadınlar için de bir pay vardır. Bunun azından ve çoğundan farz kılınmış bir pay vardır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 36. ayet:
Allah´a ibadet edin ve O´na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.

Maide (Ziyafet) Suresi 106. ayet:
Ey iman edenler, sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, vasiyet hazırlanışında, aranızda içinizden adaletli iki kişiyi (şahid tutun.) Veya yolculukta olup size ölüm musibeti gelip çatarsa, sizden olmayan başka iki kişiyi (şahid tutun. İkisini) Şayet kuşkulanacak olursanız namazdan sonra alıkoyarsınız, onlar da (size): "Akraba dahi olsa onu (yeminimizi) hiç bir değere değiştirmeyeceğiz ve Allah´ın şahidliğini gizlemeyeceğiz. Aksi takdirde biz elbette günahkarlardan oluruz." diye Allah adına yemin etsinler.

Enfal (Ganimetler) Suresi 75. ayet:
Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah´ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.

Tevbe (Tövbe) Suresi 8. ayet:
Nasıl olabilir ki!.. Eğer size karşı galip gelirlerse size karşı ne "akrabalık bağlarını", ne de "sözleşme hükümlerini" gözetip-tanırlar. Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalbleri ise karşı koyar. Onların çoğu fasık kimselerdir.

Tevbe (Tövbe) Suresi 10. ayet:
Onlar (hiç) bir mü´mine karşı ne "akrabalık bağlarını", ne de "sözleşme hükümlerini" gözetip tanırlar. İşte bunlar, haddi aşmakta olanlardır.

İsra (Gece Yürüyüşü) Suresi 26. ayet:
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma.

Fatır (Yaratan) Suresi 18. ayet:
Hiç bir günahkar bir başka günahkarın günahını yüklenemez. Eğer yükü ağır olan kimse (bir başkasını) onu taşımaya çağırsa, -bu, yakın-akrabası da olsa- kendisine ondan hiç bir şey yükletilmez. Sen, yalnızca gayb ile Rablerinden "içleri titreyerek-korkmakta" olanları ve dosdoğru namazı kılanları uyarırsın. Kim temizlenip-arınırsa, artık o, kendi nefsi için temizlenip-arınmıştır. Sonunda dönüş Allah´adır.

Şura (Danışma) Suresi 45. ayet:
Onları görürsün; zilletten başları önlerine düşmüş bir halde, ona (ateşe) sunulurlarken göz ucuyla sezdirmeden bakarlar. İman edenler de: "Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem yakın akraba (veya yandaş)larını da hüsrana uğratmışlardır" dediler. Haberiniz olsun; gerçekten zalimler, kalıcı bir azab içindedirler.

Muhammed Suresi 22. ayet:
Demek, "iş başına gelip yönetimi ele alırsanız" hemen yeryüzünde fesad  (bozgunculuk) çıkaracak ve akrabalık bağlarınızı koparıp parçalayacaksınız, öyle mi?

Haşr (Toplanma) Suresi 7. ayet:
Allah´ın o (fethedilen) şehir halkından Resûlü´ne verdiği fey, Allah´a, Resûl´e, (ve Resûl´e) yakın akrabalığı olanlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Öyle ki (bu mallar ve servet) sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaşan bir devlet olmasın. Resûl size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının ve Allah´tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası (ikâbı) pek şiddetli olandır.

Mümtehine (Sorgulanan) Suresi 3. ayet:
Ne yakın akrabalarınız, ne çocuklarınız kıyamet günü size bir yarar sağlayamaz. (Allah) Sizin aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Akraba - Bağlantılar
T.C. Başbakanlık  Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı
http://www.ytb.gov.tr/

DÜNYA TÜRKLERİ VE AKRABA TOPLULUKLARI HİZMET DERNEĞİ 
http://www.dunyaturkleri.org.tr/
Akraba - Kitap Tanıtım
İslam´da Aile İlişkileri 
Mülümanın Ebeveyn Akraba ve Komşularına Karşı Vazifeleri

Kübra Ülkü 
YASİN YAYINEVİ 

Bir müslüman olarak ana-babamıza akrabalarımıza ve komşularımıza karşı İslam´ın emirleri gereğince insani vazifelerimizi yerine getiriyor muyuz? Daha doğrusu bundan evvel bu vazifelerin neler olduğunu, onları yerine getirdiğimizde neler kazanacağımızı, vazifelerimizi uygulamadığımız taktirde bizleri neler beklediğini biliyor muyuz? İşte bu kitap tüm bunları öğretip vazifelerimizi yerine getirmemize yardımcı olmak gayesi ile hazırlanmıştır.
Muvaffakiyet Allah-ü Teala´nındır.
Akraba - Kitap Tanıtım
Hz. Muhammed´in Aile ve Akraba Atlası

Yrd. Doç. Dr. Hayati Yılmaz 
NUN YAYINCILIK 

Son peygamber Hz. Muhammed içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olarak dünyaya geldi, ulvi görevinde başlayıncaya kadar da büyük ölçüde onlar gibi yaşadı. Bu sebeple içinde doğduğu ve yaşadığı ortamın iyice bilinmesi, Hz. Peygamber´in ve mesajının daha iyi anlaşılması ve yorumlanmasına çok önemli katkılar sağlayacağı muhakkaktır. Hz. Muhammed´in içinde yaşadığı ortamı tanımanın en iyi yollarından biri de şüphesiz ki, O´nun "yakınları" olan insanları tanımaktır. Hz. Muhammed´in ailesini, akrabalarını ve hısımlarını tanıtmak, aslında öz itibariyle Hz. Peygamber´i tanıma arzusunun bir sonucudur. İslam tarihinin özellikle Asr-ı Saadet ve Hulefa-i Raşidin dönemlerinde bir şekilde adlarını duyduğumuz - okuduğumuz insanların Hz. Peygamber´in "nesi" olduğunu bilmek, hem bu kişilerin içinde bulundukları olayları ve hadisleri değerlendirmede, hem de Hz. Peygamber´in onlara karşı tutumlarını anlamada bize yardımcı olacaktır. Bu araştırmada, kendilerinden özgeçmişleri bağlamında bahsedilen 234 kişi ile bunların etraflarında adları geçen yaklaşık 950 kişinin Hz. Peygamber ile olan "yakın"lığını bulacaksınız...

Akraba - Muhtelif yazılar
Akrabanın ölümü

Harun Reşit rüyasında bütün dişlerinin döküldüğünü gördü. 
Sabahleyin bir rüya tabircisi çağırdı. Tabirci:
- Emirülmüninin’in ömrü uzun olsun. Tüm akrabalarınız sizden önce ölecekler diye yorumladı rüyayı.
Harun Reşit “Huzurumda böyle üzücü sözler ettiği için yüz değnek vurun şu adama” dedi ve başka bir rüya tabircisi çağırdı. Rüyasını ona anlattıktan sonra rüya tabircisi:
- Emirülmüminin bütün akrabalarından çok yaşayacak dedi.
Harun Reşit “Bu tabir de ondan pek farklı değil ama söylemeden söylemeye fark var.” dedi ve rüya tabircisine yüz dinar verdi.
Akraba - Özlü sözler
  • Açlık ne dost, ne akraba, ne insanlık ne de hak tanır. - Daniel Defoe
  • Akraba düşmanlığı, akrep sokmasından beterdir. - Hz. Ali (r.a.)
  • Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır. - Hz. Ebubekir (r.a.)
  • Akrabalar, ne yaşamasını ne de ölecek zamanı bilen insanlardır. - Oscar Wilde
  • Akrabalarının sevmediği insanı kimse sevmez. - Plautus
  • Akrabalık bağları, onu sana karşı kinlendirir. - Sadi Şirazi
  • Akrabanın cefâsı, yabancının darbesindan daha acıdır. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Akrabanın düşmanlığı ve dostların eziyeti, yılan zehrinden daha fenadır. - Hz. Ali (r.a.)
  • Akrabasından muhtaç kimse varken başkalarına sadaka vermeyi Allah kabul etmez. 
  • Dostlar kötü günde, kahramanlar savaş anında, kadınlar yoksul günlerinde, akrabaların başın derteyken kendilerini belli ederler. - F. O´Maley
  • Dostluk elde edilmiş akrabalıktır. - Hz. Ali (r.a.)
  • En kötü nefret, akrabaların nefretidir. - Tacitus
  • Hafıza karmaşık bir şey, gerçeğin akrabası, ama ikizi değil. - Barbara Kingsolver
  • İnsanlara verilen zararlardan birçoğu tanıdıkları tarafından verilmiştir. - Semih Yaşar
  • Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. - Hz. Ömer (r.a.)
  • Komşusu, akrabası ve arkadaşı tarafından iyi denen kimse gerçekten iyidir. - Hz.Ömer (r.a.)
  • Sadık bir arkadaş, on bin akrabaya bedeldir. - Euripides
  • Sağlık en büyük hediyedir, tok gözlülük en büyük zenginlik, güven en iyi akrabalıktır. Sevgi ise en büyük mutluluktur.
Akraba - Risale-i Nur Külliyatı
Evet, bir genç, hapiste, yirmi dört saat her günkü ömründen tek bir saatini beş farz namaza sarf etse ve ekser günahlardan hapis mâni olduğu gibi, o musîbete sebebiyet veren hatâdan dahi tevbe edip sâir zararlı, elemli günahlardan çekilse, hem hayatına, hem istikbâline, hem vatanına, hem milletine, hem akrabâsına büyük bir faydası olması gibi; o on, on beş senelik fânî gençlikle, ebedî parlak bir gençliği kazanacağını, başta Kur´ân-ı Mu´cizü´l-Beyân, bütün kütüb ve suhuf-u semâviye katî haber verip müjde ediyorlar.
Evet, o şirin, güzel gençlik nimetine istikâmetle, tâatle şükretse, hem ziyâdeleşir, hem bâkîleşir, hem lezzetlenir. Yoksa hem belâlı olur, hem elemli, gamlı, kâbuslu olur gider; hem akrabâsına, hem vatanına, hem milletine muzır bir serseri hükmüne geçirmeye sebebiyet verir.
Sözler | On Üçüncü Söz 

Ey hapis arkadaşlarım ve din kardeşlerim, 
Size, hem dünya azabından, hem âhiret azabından kurtaracak bir hakikati beyan etmek kalbime ihtar edildi. O da şudur: 
Meselâ, birisi birisinin kardeşini veya akrabasını öldürmüş. Bir dakika o hiddet yüzünden milyonlar dakika hem kalbî sıkıntı, hem hapis azabını çeker. Ve maktulün akrabası dahi intikam endişesiyle ve karşısında düşmanını düşünmesiyle hayatının lezzetini ve ömrünün zevkini kaçırır. Hem korku, hem hiddet azabını çekiyor. Bunun tek bir çaresi var: O da, Kur´ân´ın emrettiği ve hak ve hakikat ve maslahat ve insaniyet ve İslâmiyet iktiza ve teşvik ettikleri olan barışmak ve musalâha etmektir.
Evet, hakikat ve maslahat sulhtur. Çünkü ecel birdir, değişmez. O maktul, herhalde ecel geldiğinden, daha dünyada kalmayacaktı. O katil ise, o kaza-yı İlâhiyeye vasıta olmuş. Eğer barışmak olmazsa, iki taraf da daima korku ve intikam azabını çekerler. Onun içindir ki; "Üç günden fazla bir mü´min diğer bir mü´mine küsmemek" İslâmiyet emrediyor.
Şualar | On Dördüncü Şuâ