Ağaç - Ansiklopedik bilgi
Ağaç

1. (bitki bilimi) Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. 
2. (sıfat) Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan
Ağaç - Ayet mealleri
Araf (Orta Yer) Suresi 22. ayet:
Böylece onları aldatarak düşürdü. Ağacı tattıkları anda ise, ayıp yerleri kendilerine beliriverdi ve üzerlerini cennet yapraklarından örtmeye başladılar. (O zaman) Rableri kendilerine seslendi: "Ben sizi bu ağaçtan menetmemiş miydim? Ve şeytanın sizin gerçekten apaçık bir düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?" 

İbrahim Suresi 24. ayet:
Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.

İbrahim Suresi 26. ayet:
Kötü (murdar) söz ise, kötü bir ağaç gibidir. Onun kökü yerin üstünden koparılmış, kararı (yerinde durma, tutunma imkanı) kalmamıştır.

Nahl (Arı) Suresi 10. ayet:
Sizin için gökten su indiren O´dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız.

Nahl (Arı) Suresi 68. ayet:
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. 

TaHa Suresi 18. ayet:
Dedi ki: "O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var."

Hac Suresi 18. ayet:
Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah´a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.

Müminun (İnananlar) Suresi 20. ayet:
Ve (daha çok) Tur-i Sina´da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.

Nur (Işık) Suresi 35. ayet:
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O´nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.

Kasas (Tarihi Vakalar) Suresi 30. ayet:
Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah benim;" diye seslenildi.

Lokman Suresi 27. ayet:
Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah´ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

YaSin Suresi 80. ayet:
Ki O, size yeşil ağaçtan bir ateş kılandır; siz de ondan yakıyorsunuz.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 146. ayet:
Ve üzerine, sık-geniş yaprakla (kabağa benzer) türden bir ağaç bitirdik.

Kaf Suresi 10. ayet:
Ve birbiri üstüne dizilmiş tomurcuk yüklü yüksek hurma ağaçları da.

Rahman (Merhametli) Suresi 6. ayet:
Bitki ve ağaç (O´na) secde etmektedirler.

Vakıa (Olay) Suresi 29. ayet:
Üstüste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, 

Vakıa (Olay) Suresi 52. ayet:
Şüphesiz zakkum olan bir ağaçtan yiyeceksiniz.

Haşr (Toplanma) Suresi 5. ayet:
Hurma ağaçlarından her neyi kesmişseniz veya kökleri üzerinde dimdik bırakmışsanız, (bu) Allah´ın izniyledir ve fasık olanları alçaltması içindir.

Abese (Surat Astı) Suresi 30. ayet:
Boyları birbiriyle yarışan ve içiçe girmiş ağaçlı bahçeler.
Ağaç - Kitap Tanıtım
Kutlu Ağaç

Ali Bulaç
GAZETECİLER VE YAZARLAR VAKFI YAYINLARI

"Cenâheyn (iki kanat)" kavramında hem İslamî ilimler, hem Batılı bilgi ve eğitim bir arada düşünülmüştür. Türkiye’de buna yakın çok az sayıda kişi gösterilebilir. Benim kanaatime göre bu çok az kişiden biri, belki de önde geleni Fethullah Gülen’dir.
Fethullah Hoca’nın birkaç yönü vardır. İslamî ilimlere vukufiyeti, söz gelimi ricâl ilmindeki derinliği, geniş usul bilgisi ve irfanî yönü her zaman benim ilgimi çekmiştir. Ama aynı zamanda bir aksiyon adamı ve toplumsallaştırıcı bir öncüdür de. Türkiye’de sosyoloji yapacak herhangi bir kişi Fethullah Hoca gerçeğini görmezlikten gelip sosyoloji yapamaz. Bunun yanında öncülük ettiği okullar ve dünya ölçeğindeki eğitim faaliyetiyle belki de Türkiye’nin küresel sürece ve küreselleşmeye sağladığı tek katkıdır.
Ağaç - Muhtelif yazılar
Nübüvvet Ağacı

Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.) Efendimize hitaben şöyle der:
- Ya Ali beni seviyor musun?
- Evet Ya Resulullah.
- Peki Allah´ı (c.c.) seviyor musun?
- Evet Ya Resulullah.
- Eşini seviyor musun?
- Evet Ya Resulullah.
- Ya çocuklarını?
- Evet Ya Resulullah...
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gülümseyerek, Hz. Ali Efendimize bakar ve şöyle der:
- Ya Ali, sadece bir kalbin varken bu kadar sevgiyi nasıl oluyor da bir kalbe sığdırabiliyorsun?
Hz. Ali (r.a.) Efendimiz donup kalır ve hiç bir şey diyemeden oracıktan ayrılır...
Hz. Ali Efendimiz´in bu düşünceli halini gören Hz. Fatıma annemiz, Hz. Ali Efendimiz´e sorar:
- Ya Ali nedir sende ki bu hal, eğer bu sıkıntılı durumun dünyevi bir iş içinse üzülmeye değmez. Ama yok,Rahmani bir şey içinse eğer, anlatıver. Bende sana yardımcı olmaya çalışayım der.
Hz. Ali Efendimiz, başından geçenleri bir bir anlatır, Hz. Fatıma annemize.
Hz. Fatıma annemiz duyduklarından sonra tebessüm eder ve der ki:
- Ya Ali bilmez misin ki insan Peygamberini kalbiyle... Allah´ı (c.c.) aklıyla... Eşini nefsiyle... Çocuklarını ise şefkatiyle sever.
Duyduklarına çok sevinen Hz. Ali (r.a.) Efendimiz, hemen Peygamber Efendimiz (s.a.v.)´in huzuruna izin isteyip çıkar.
Ve Hz. Fatıma annemizin cevaben söylediklerini Peygamber Efendimiz´e (s.a.v.) anlatır. Peygamberimiz (s.a.v.) duydukları karşısında tebessüm eder ve der ki:
- "Ya Ali, işte bu nübüvvet ağacının meyvesidir" der.
Ağaç - Özlü sözler
  • Adalet nedir? – Ağaçları sulamak. Zulüm nedir? – Dikene su vermek. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Ağaca balta vurmuşlar, neyleyim sapı bendendir demiş.
  • Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
  • Ağaca dayanma çürür. İnsana güvenme ölür. Aç ellerini Rabbine seni bir tek O (c.c.) görür.
  • Ağacın çürüğü özünden olur. / Yiğidin kötüsü sözünden olur. / El için ağlamayan gözünden olur. / Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz. - İlbeylioğlu
  • Ağacın değerini yapraklar, yere düşünce anlarmış. Ağaçlar da yaprak döke döke ağlarmış.
  • Ağacın kovuğuna insanın dalkavuğuna güven olmaz, ağacı kovukları insanı da dalkavukları yıkar.
  • Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
  • Ağaç yaşken doğrulur.
  • Ağaçların bazen boş olabileceği gerçeğini kabullenmeli ve meyve vereceği zamanı beklemeliyiz. - Anton Çehov
  • Ağaçtan düşen yaprak nasıl ki kurumaya mahkumsa, gönülden düşen de unutulmaya mahkumdur. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Anladım ki ağaçlar toprağa acı verdikçe büyüyorlar. - Yılmaz Erdoğan
  • Arı bal yapar, fakat balı izah edemez. Ağaçtan düşen elma da arz cazibesi kanunundan habersizdir. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Arkadaşlık her zaman gölge veren bir ağaçtır. - Coleridge
  • Bazı öldürmeler, kesmeler, darbeler hayat verir. Bahçıvan ağaçları budamasa dallar gelişir mi? Terzi kumaşı parça parça etmese elbise çıkar mı? - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Bencil insan, tek başına kalmış meyvesiz bir ağaç gibi kurur gider. - Turgenyev
  • Bir ağacın kökleri ne kadar derine inerse, o kadar yükseklere çıkabilir. - Jorge A. Livraga
  • Bir ağaç boy atmayı ne kadar özlerse kendini o kadar yüksek bir atmosferde bulur.
  • Bir ağaçtan milyonlarca kibrit çıkar, bir kibrit milyonlarca ağaç yakar.
  • Bir neslin diktiği ağacın gölgesinde başka nesiller serinler.
  • Bir yıl sonrasını düşünüyorsan, bir tohum ek. On yıl sonrasını düşünüyorsan, bir ağaç dik. Ama eğer yüz yıl sonrasıysa düşündüğün, o zaman halkını eğit.
  • Birinin sana elini uzatması için, önce sen o insanın yüreğine dokunmalısın. Güneş gibi ol; güneş verebildiği her şeyi verir. Karşılığında tüm çiçekler, ağaçlar ve bitkiler hep ona doğru büyür.
  • Böylece, bir ırmak büyük olmasın isterse, daha büyüğünü görmeyene büyük gelir. Bir ağaç, bir insan da öyle. Her şeyde en büyük gördüğümüzü devleştiririz. - Michel de Montaigne
  • Bu dünyada kanadı kopmuş kuş, kurumuş ağaç, suyu çekilmiş havuz, dişleri dökülmüş yılan ne ise, fakir insan da odur. - Şüdraka
  • Cömert insan, meyvesi bol ve tatlı ağaca benzer. - Eyyüb Sabri Osmanoğlu
  • Dalından şüphe ettiğin ağacın, gölgesinde soluklanmayacaksın. - P. Coelho
  • Eğer ağaca çıkmak istiyorsanız, yıldızlara çıkmaya niyet edin, başarırsınız. - Konfüçyüs
  • Eğer sırrını rüzgara açarsan, sırrını ağaçlara söyledi diye rüzgarı suçlayamazsın. - Halil Cibran
  • En iyi meyveyi en yavaş büyüyen ağaçlar verirler. - Moliere  
  • ‎Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır. Ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Gençken bilgi ağacını dikelim ki, yaşlandığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun. - Chesterfield
  • Gençliğinde bilgi ağacı dikmeyen, yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz. - Seneca
  • Hava soğuduğunda gölge veren ağaçları unutma.
  • Hayallerinizdeki ağacı, siz izin vermeden kesmeye kimin gücü yeter? - Üstün Dökmen 
  • Her ağaç kendi meyvesinden bilinir.
  • Her insanın hayatında iki ağaç vardır. Biri mutluluk, diğeri hüzün ağacı. Hangisini sularsan onun meyvesini yersin.
  • Herşey aynı nefesten alır: Hayvanlar, insanlar, ağaçlar. Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur; insanlar yalnızlıktan ölür. - Kızılderili Reisi Seattle 
  • Hürriyet ağacı, ara sıra, zorba ve zalimlerin kanıyla sulanmalıdır. Çünkü bu onun tabii gübresidir. - Thomas Jefferson
  • İçinizde iki ağaç vardır, üzüntü tohumunu sularsanız üzüntü, mutluluk tohumunu sularsanız mutluluk meyveleri verecektir.
  • İnsan nedir bilir misin olric? Nedir efendimiz? İnsan; ağaçları kesip onlardan kağıt yapan sonrada o kağıtlara "ağaçları koruyunuz" yazandır. - Tutunamayanlar / Oğuz Atay
  • İnsan, ağaca benzer; ne kadar yükseğe ve ışığa çıkmak isterse, o kadar yaman kök salar yere, aşağılara, karanlığa, derinliğe, kötülüğe. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • İnsan, beynine biçim veren eğitimdir. Fidan nasıl bükülüyorsa ağaçta eğilir. - Alexander Pope
  • İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgar ne kadar kuvvetli eserse, ağaçlar da o kadar sağlam olur. - J. Willard Marriot
  • Kapitalizm, gölgesini satamadığı ağacı keser. - Karl Marx
  • Karakter ağaç ise, şan ve şeref o ağacın gölgesi gibidir; biz hep gölgeyi düşünürüz oysa gerçek olan ağacın kendisidir.
  • Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir. Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar. En uzun yolculuklar ise, bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise bir tebessümle başlar. Annem her fırsatta çocuklarına güneşe doğru zıplamalarını öğütlerdi. Güneşe ulaşamazdık ama hiç olmazsa ayaklarımız yerden kesilirdi. - Zora Neala Hurston
  • Kavak ağacını seven ve beğenen çok az kişi gördüm. Çünkü dosdoğrudur. Tersinden okusan bile: kavak - Cenap Şahabettin
  • Kendi bahçesinde dal olamayan, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor. - Özdemir Asaf 
  • Kucaklamaya, kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar. En uzun yolculuklar bir adımla başlar. Gerçek sevgiler ise küçük bir tebessümle başlar.
  • Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz. - Can Yücel
  • Memleket ağaçtan yana her gün biraz daha kelliğe doğru giderken, ahmaktan yana, ortalığı güneş sızmaz ormanlar kaplıyor.  - Necip Fazıl Kısakürek
  • Meyveli ağaç taşlanır.
  • Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca mı lanet edilir? 
  • Mutluluk ağacın ulaşamayacağınız dalındaki meyve gibidir; ama o meyveye ulaşmak için ayaklarımızın altına bir sepha koymak hiçbirimizin aklına gelmez. - Friedrich Wilhelm Nietzsche
  • Ömrüm ağaç dalında savrulan bir yapraktır. Ne kadar genç olursam olayım sonum kara topraktır.
  • Planınız bir yıl içinse pirinç ekin, on yıl içinse ağaç dikin, yüz yıl için ise insanları eğitin. - Huang-Çe 
  • Sen gülerken, yanındakiler de güler ama ağlarken yalnız ağlarsın. Onun için öyle bir ağaca yaslan ki asla yıkılmasın. Öyle bir dost edin ki seni asla bırakmasın.
  • Son ağaç yıkılıp, son nehir kirletilip, son balık da tutulduktan sonra, paranın yenmediğini anlayacaksınız.  
  • Son ırmak kuruduğu zaman, son ağaç yok olduğu zaman, son balık öldüğü zaman; işte o zaman beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunun farkına varacak.
  • Söyleyecek sözüm olmayabilir. Ama önemli değil. Çünkü boş konuşmaktan iyidir. Ve efendilik ağaç gibidir; kökü yerde, başı göktedir.
  • Tanrı kuşları sevdi ve ağaçları yarattı. İnsan kuşları sevdi ve kafesleri yarattı. - Jacques Deval
  • Terbiyesini kaybetmiş insan çürük ağaca benzer. Çürük ağaç nasıl geri dönmezse o insanın terbiyesi de geri gelmez. 
  • Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.
  • Tomurcuk vermek derdinde olmayan ağaç; "kütüktür". Peki, fert yetiştirmek derdinde olmayan "öğretmen" nedir?
  • Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyveler aşağı doğru çeker. Meyvesiz bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur. - Muhammed Celâleddin-i Rûmî (Mevlana)
  • Yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyaların bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşıyordum. Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile, damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan. - Peyami Safa
  • Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine. - Nazım Hikmet Ran  
  • Yerini beğenmeyen fidan ağaç olamaz.
Ağaç - Risale-i Nur Külliyatı
Sonra ağacın başına baktı, gördü ki, incir ağacıdır. Fakat, başında binlerle ağacın meyveleri vardır. O vakit bütün bütün korkusu gitti. Çünkü, katî anladı ki, bu incir ağacı bir listedir, bir fihristedir, bir sergidir. O mahfî hâkim, bağ ve bostanındaki meyvelerin numunelerini bir tılsım ve bir mucize ile o ağaca takmış ve kendi misafirlerine ihzâr ettiği et´imeye birer işaret sûretinde o ağacı tezyin etmiş olmalı. Yoksa, bir tek ağaç, binler ağaçların meyvelerini vermez.

Sözler | Sekizinci Söz 

Sonra, hiç münasebeti olmadığı halde ve bir bahane yokken, ikimiz yürüye yürüye bir dağın tepesine çıktık. İbrikte bir parça su vardı. Bir parça şekerle çayımız vardı. Dedim:
"Kardeşim, bir parça çay yap."
O ona başladı. Ben de derin bir dereye bakar bir katran ağacı altında oturdum. Müteessifâne şöyle düşündüm ki: Küflenmiş bir parça ekmeğimiz var; bu akşam ancak ikimize yeter. İki gün nasıl yapacağız ve bu sâfi-kalb adama ne diyeceğim diye düşünmedeyken, birden bire başım çevrilir gibi başımı çevirdim. Gördüm ki, koca bir ekmek, katran ağacının üstünde, dalları içinde bize bakıyor.

Mektubat | On Altıncı Mektup