Zannetmek - Sanmak - Ansiklopedik bilgi
Zannetmek - Sanmak

Zannetmek: Sanmak

Sanmak
1. Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek, zanneylemek
2. Gibi gelmek, farz etmek
3. Bir şey veya kimsenin ... olduğunu düşünmek
Zannetmek - Sanmak - Ayet mealleri
Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 12. ayet:
Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah´tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Bakara (Sığır) Suresi 78. ayet:
Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler.

Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi 154. ayet:
Sonra kederin ardından üzerinize bir güvenlik (duygusu) indirdi, bir uyuklama ki, içinizden bir grubu sarıveriyordu. Bir grup da, canları derdine düşmüştü; Alah´a karşı haksız yere cahiliye zannıyla zanlara kapılarak: "Bu işten bize ne var ki?" diyorlardı. De ki: "Şüphesiz işin tümü Allah´ındır." Onlar, sana açıklamadıkları şeyi içlerinde gizli tutuyorlar, "Bu işten bize bir şey olsaydı, biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde olsaydınız da üzerlerine öldürülmesi yazılmış olanlar, yine devrilecekleri yerlere gidecekti. (Bunu) Allah, sinelerinizdekini denemek ve kalplerinizde olanı arındırmak için (yaptı). Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. 

Nisa (Kadınlar) Suresi 157. ayet:
Ve: "Biz, Allah´ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa´yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiç bir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. 

Enam (Davar) Suresi 94. ayet:
Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) "teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)" bize geldiniz ve size lutfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır.

Enam (Davar) Suresi 116. ayet:
Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah´ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak "zan ve tahminle yalan söylerler."

Enam (Davar) Suresi 136. ayet:
O´nun üretip-türettiği ekin ve hayvanlardan Allah için bir pay ayırdılar, sonra kendi zanlarınca: "Bu Allah´ındır, bu da ortaklarımızındır" dediler. Kendi ortakları için olan (pay), Allah tarafına geçmez, ama Allah´a aid olan kendi ortaklarının tarafına (payına) geçer. Ne kötü hüküm veriyorlar? 

Enam (Davar) Suresi 138. ayet:
Ve kendi zanlarınca dediler ki: "Bu hayvanlar ve ekinler dokunulmazdır. Onları bizim dilediklerimiz dışında başkası yiyemez. (Şu) Hayvanların da sırtları haram kılınmıştır." Öyle hayvanlar vardır ki, -O´na iftira etmek suretiyle- üzerlerinde Allah´ın ismini anmazlar. Yalan yere iftira düzmekte olduklarından dolayı O, cezalarını verecektir.

Enam (Davar) Suresi 148. ayet:
Şirk koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiç bir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de, bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: "Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak "zan ve tahminle yalan söylersiniz."

Yunus Suresi 36. ayet:
Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şühesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.

Yunus Suresi 60. ayet:
Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü zanları nedir? Şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük ihsan (Fazl) sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler.

Yunus Suresi 66. ayet:
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah´ındır. Allah´tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak "zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler."

Nur (Işık) Suresi 12. ayet:
Onu işittiğiniz zaman, erkek mü´minler ile kadın mü´minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: "Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi?

Ahzab (Gruplar) Suresi 10. ayet:
Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında  (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz.

Sebe Suresi 20. ayet:
Andolsun, İblis, kendileri hakkında zannını doğrulamış oldu, böylelikle iman eden bir grup dışında, ona uymuş oldular.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 87. ayet:
"Alemlerin Rabbi hakkındaki zannınız nedir?"

Sad Suresi 27. ayet:
Biz gökyüzünü, yeryüzünü ve ikisi arasında bulunan şeyleri batıl olarak yaratmadık. Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Ateşten (görecekleri azabtan) dolayı vay o inkâr edenlere.

Fussilet (Ayrıntılı) Suresi 23. ayet:
"İşte bu sizin zannınız; Rabbiniz hakkında beslediğiniz-zannınız, sizi bir yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayan kimseler olarak sabahladınız."

Casiye (Diz Çöküş) Suresi 24. ayet:
Dediler ki: "(Bütün olup biten,) Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, ölürüz ve diriliriz; bizi «kesintisi olmayan zaman» (dehrin akışın)dan başkası yıkıma (helake) uğratmıyor." Oysa onların bununla ilgili hiç bir bilgileri yoktur; yalnızca zannediyorlar.

Casiye (Diz Çöküş) Suresi 32. ayet:
"Gerçekten Allah´ın va´di haktır, kıyamet-saatinde hiç bir kuşku yoktur" denildiği zaman, siz: "Kıyamet-saati de neymiş, biz bilmiyoruz; biz yalnızca bir zan (ve tahmin)da bulunup zannediyoruz; biz, kesin bir bilgiyle inanmakta olanlar değiliz" demiştiniz.

Fetih (Fethetmek) Suresi 6. ayet:
Bir de; kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azablandırması için. O kötülük çemberi, tepelerine insin. Allah, onlara karşı gazablanmış, onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür.

Fetih (Fethetmek) Suresi 12. ayet:
Hayır, siz Peygamberin ve mü´minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz.

Necm (Yıldız) Suresi 23. ayet:
Bu (putlar ise,) sizin ve atalarınızın (kendi istek ve öngörünüze göre) isimlendirdiğiniz (keyfi) isimlerden başkası değildir. Allah, onlarla ilgili "hiç bir delil" indirmemiştir. Onlar, yalnızca zanna ve nefislerinin (alçak) heva (istek ve tutku) olarak arzu ettiklerine uyuyorlar. Oysa andolsun, onlara Rablerinden yol gösterici gelmiştir.

Necm (Yıldız) Suresi 28. ayet:
Oysa onların bununla ilgili hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca zanna uymaktadırlar. Oysa gerçekte zan, haktan yana hiç bir yarar sağlamaz.
Zannetmek - Sanmak - Kitap Tanıtım
Ben Öyle Sandım
Yaprak Eldem
ALFA YAYINLARI

Elimdeki parayı yetiştirmeyi, pazarlık yapmayı, hasta olduğumda kendime bakmayı, yemek pişirmeyi öğretti birileri ya da yaşadıklarım. 
Ama kimse birini sevince bununla ne yapacağımı, onu nasıl alacağımı, beni sevmesini ve benimle kalmasını nasıl sağlayacağımı göstermedi.

Aşkın kullanım kılavuzu yok ki! Doğru erkek nasıl biridir, nerede bulunur, bulunca nasıl elde edilir bilmiyoruz. 
Bazen prens sandıklarımız öpünce kurbağaya dönüşüyor, bazen gözümüze kurbağa görünenlerin aslında beyaz atlı prensimiz olduğunu çok geç fark ediyoruz ya da en kötüsü hiç fark etmiyoruz. 
Bazen de aşk sandığımız bir saplantının peşine takılıp hayatı beklemeye alabiliyoruz. 
Belki de söylenen doğru: "Kadınlar geçmiş ve geleceği alır; zavallı erkeklere sadece bugün kalır." 
Elif, "Nerede yanlış yaptım?", "Niye hala yalnızım?", "Acaba her şeyi ben mi uydurdum?" sorularının yanıtını Pera Palas´taki gizemli buluşmada bulabilecek mi? 
Erteledikleri, üşendikleri ve çaba harcamadıklarıyla yüzleşebilecek mi? Gerçekten istediği şeyi bu kez elde edebilecek mi? 
30´larında ve hala bekar olan, kafalarında bir sürü soru işareti ile dolaşıp duran tüm kadınların mutlaka çıkmaları gereken bir yolculuk bu...
Zannetmek - Sanmak - Muhtelif yazılar

Ne Çıkar Ateşböceği Sansalar Bizi
"Düşünüyorum da, sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
Cesaretsizliğimizin anlaşılması,
Korkularımızın paylaşılması
Sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
Kabuklarımızın altında
Kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.
Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
Sahi koruyor mu bu çatlamamış sert kabuk?
Kimse incitemiyor mu, duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?
Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor gerçek kimliğimizi,
Duyularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
Ne çıkar ateş böceği sansalar beni.?
Belki en hoyrat yürek bile, ateş böceğinin o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğunu el kaldırmaya kıyamaz?
Güçlü kapıların arkasına kilitlesem kendimi, korkaklığımı, sevgi isteğimi
En insani yönlerimi kayıtsızca sunabilsem, bu sert kabuğun ağırlığından kurtulup, bir kuş gibi uçacağım özgürce.
Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
O da çözülecek belki samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.
Oysa bir görebilsek bunu, kalmadı böyle insanlar demesek.
Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
Kırılmaktan korkmasak
İncinsek yaralansak.
Ne olur bir darbe daha alsak.
Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu
Denesek
Risk alsak
Yanılsak
Fark etmez
Tekrar tekrar bıkmadan denesek ve kucaklaşsak yeniden, tıpkı eskisi gibi.
Ne olduğunu anlayamadığımız o on beş yıldan öncesi gibi.
O zaman fark edeceğiz.
Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
Neler biriktirdiğimizi,
Kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi
Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
Sevgiye çok ihtiyacımız var.
Ufukta kar bir kış görünüyor.
Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.
Kırın o sert ağır kabuklarınızı.
Kurtulun bu yükten.
Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
Hem hepimiz bir yıldızız.
Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi."

R. Tagore

Zannetmek - Sanmak - Özlü sözler
  • Ahlaksız insanlar genelde kendilerini daha özgür sanırlar, ama daha çok nefret veya sevgiyi hissetme kabiliyetleri eksiktir. - Charles Bukowski
  • Ahmak, ışıkla alevi karıştırır ve kendisini her yakanı güneş zanneder. - Cenab Şahabettin
  • Akıllı konuşur, çünkü onun söylemek istedikleri var; aptal konuşur, zira kendinin bir şeyler söylemek mecburiyetinde olduğunu sanır. - Plato
  • Aldırma söylenenlere: Varsın, görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın. - Mevlana
  • Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar. - Şems-i Tebrizi
  • Aptalın suskunluğu bilgelik sanılır.
  • Asla herşeyi bildiğini sanma. Gerçekten çok bilgili olsan da "ben cahilim" diyebilecek cesaretin daima olsun. - Ivan Pavlov 
  • Aşkı taşıyan her kalbin muhkem olduğunu zannediyordum, meğer aşk, indiği kalbi ihya ediyordu ya, ihya edemezse yok ediyordu. Kazasız belasız kurtulmanın imkânı yoktu. - Nazan Bekiroğlu
  • Başkalarını kötülemek için yapılan dedikodudan duyulan zevk, başkalarını düşürdüğümüz ölçüde kendimizi yükselttiğimizi sanmaktır.  - Descartes
  • Başkalarını mutsuz etme mutluluğunla ve menfaatin için kimseyi kırma. Eğer biraz huzur istiyorsan herkesi dostun sanma. - Che
  • Bazen güldüm, bazen ağladım. Hayatı yaşanır sandım, yanıldım. Yüzüme gülenlere hep inandım. Ben herkesi kendim gibi sandım.
  • Bazen insanlar gerçeği duymak istemezler çünkü sanrıları yıkılsın istemezler. - Friedrich Nietzsche
  • Bazen susarsın. Yenilmiş sanırlar seni, eksik ve yaramaz. Unutma, susan bilir ki konuştuğu zaman kimse kaldıramaz. - Dostoyevsky
  • Bazı horozlar; Güneş´in kendileri yüzünden doğduğunu sanırlar. - T. Fontans
  • Bazıları öyle araba kullanıyor ki, kazaya geciktiklerini zannediyorum.
  • Bazıları rahattır. Hem içi hem dışı biçok şeyi kaldırabilir. Ve zor iştir rahatsızlığa şükretmek. Ey cihan! Seni rahat bir yatak sanıp uyuyanlara söyle! Söyle de daha fazla rahatsız etmesinler beni. Beni küçük görüp duymayanlara söylede dinlerler belki seni. Söyle ki yaklaşmasınlar eşime dostuma. Söyleki daha fazla açılmasın seninle aramız.
  • Beğendiğiniz bedenlere, hayallerinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz. - William Shakespeare
  • Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? - Nazım Hikmet
  • Beyin aptaldır; neyin gerçek neyin hayal olduğunu bilmez. İçine en çok ne doldurulursa onu var sanır. Ya sadece yaşadıklarımızdan beslenir beyin ya da yaşadıklarımızdanve kurduğumuz hayallerden. Hayaller, hayalgücü o nedenle çok önemlidir. Sevdanın tadını yaşamak istemezsen, hayatın şiirini duyamazsın. - Sami Gürel
  • Bil ki; domuzların önüne inciler serilmez. / Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez. / Ne fark eder ki; kör insan için elmas da birdir camda. / Sana bakan kör ise, sakın kendini camdan sanma. - Hz. Mevlana
  • Bildiğimizi zannetmemiz ögrenmemizin en büyük düşmanıdır. - Dr. C. Bernard 
  • Biliyorsan söyle ibret alsınlar; bilmiyorsan sus, adam sansınlar.
  • Bilmediğimiz şeyler bizi felakete sürüklemez. Bizi felakete sürükleyen şeyler gayet iyi bildiğimizi sandığımız fakat öyle olmayan şeylerdir. - Samuel Johnson
  • Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. - Lao-Tzu
  • Bir deliye benim aramda tek bir fark var. Deli aklının yerinde olduğunu sanır. Bense deli olduğumu biliyorum. - Salvador Dali
  • Bir gece Sevgili içeri girdi. Yerimden öyle bir fırlamışım ki elbisemin eteği mumu söndürdü. Güzelliği ile karanlığı dağıtan Sevgili sordu bana; "Ben gelince neden ışığı söndürdün?" Dedim ki; "Güneş doğdu zannettim." - Sadi Şirazi
  • Bir insanın bildiğini zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkansızdır. - Epiktetos
  • Birgün bensizlik çalar kapını. Benli dünleri düşünür, avunursun. Sanma ki yalanlar içinde, ben gibi bir doğru bulursun! - Nazım Hikmet
  • Birisi konuşmasına başlarken durum sandığın gibi değil ifadesi kullanıyorsa; durum tam da sandığınız gibidir. - Bob Dylan
  • Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.  - Mustafa Kemal Atatürk 
  • Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir. - Elif Şafak
  • Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçekte alim olmamakla beraber, sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız bir takım hocalar da vardır. Hükümdarlar işte bunları ele aldılar ve işte bunlar dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema her vakit her devirde bunların kinine hedef oldu. 
  • Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.  - Mustafa Kemal Atatürk 
  • Büyük sandığım sen aslında küçükmüşsün; küçük sandığım sevgimle büyükmüşsün.
  • Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir. - Friedrich Nietzsche
  • Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder. - İmâm-ı Gazâli 
  • Çocukken "akıl hastanesi" diye bi yer olduğunu duyunca aptallığın tedavi edilebildiğini sanmıştım. Büyüyünce anladım; yanılmışım.
  • Çok uzak gibi gördüğünüz şeyler çok yakın, çok yakınınıza zannettiğiniz şeyler çok uzağınızda olabilir.
  • Deha; imkansız zannedilende mümkünü görebilmek demektir.
  • Diş ağrısı çekenler, dişleri sağlam olanları; yoksulluk çekenler parası bol olanları mutlu sanır. - Bernard Shaw
  • Dostun gönle gelen hayali sana buluşma müjdesini verir. 0 hayal, o zan seni alır: yakine, tam inanca çeker götürür. - Hz. Mevlana
  • Dünyanın kendilerinin etrafında döndüğünü zannedenler; etrafındakileri savurduklarının farkında değiller. - Mecit Can
  • ‎Düşmanlarımı hakettiğimden şüphem yok ta, dostlarımı hakettiğimi sanmıyorum. - Walt Whitman
  • Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı ve anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla, insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz olasılık var. - Sylviane Herpin
  • Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin, senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme. - Sadi Şirazi
  • Eli görmeyen kişi, yazıyı kalem yazdı sanır.
  • En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım. İnandığımı sandılar; bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım.
  • En olanaksız zannettiğimiz şey, yaşamda başımıza gelendir. 
  • Eşeğe fazla değer verirsen, kendini yarış atı sanırmış.
  • Ey aşık! Hani özlem çekiyorsun ya sevgiliye.. Bil ki sevgilidendir özlemin özü.. Odur asıl sana özlem duyan.Çünkü o tutuşturmayınca alevi, kimsede olmaz ateş. Ve aşk ateşi önce sevilene, ondan sonra sevene düşer. - Hz. Mevlana 
  • Ey mum! Hazin hazin erirken, bana sorduğun soruydu: Ben neyim? Sen değil, "Ben" neyim? Sen; mum idin. Kendini benim için yakarak, eriyip yok oluşunu sandığım o günün adından. Nazlı nazlı parlayan mum.
  • Gençler, yaşlıların aptal olduklarını sanırlar, ama yaşlılar gençlerin aptal olduklarını bilirler.
  • Gevezeliği bilgi, susmayı cehalet ve yapmacıklığı sanat zannedenlerden uzağım. - Halil Cibran
  • Gıptayla bakıp zaman zaman gökyüzüne / Rüzgârları hür, kuşları hür zannederiz. - A. N. Asya
  • Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse, / Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı. / Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır. / Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı. - Hz. Mevlana
  • Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma. / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma. - Tevfik Fikret 
  • Hak şerleri hayr eyler, zannetme ki gayr eyler, arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler. Sen Hakka tevekkül kıl, teslim ol ve rahat bul, her işine razı ol Mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler.
  • Hayat bir çaydır, İnsan ise şeker. Sen karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın, hayatın seni erittiğini ise çay bitince anlarsın. - Sunay Akın
  • Hayat dediğin bir  çay, insan ise sadece bir şeker. Karıştırdıkça hayattan tad aldığını sanırsın.Oysa ki hayatın seni erittiğini çay bitince anlarsın.
  • Hayat üç bölümdür: Dünyayı değiştireceğini sandığın, dünyanın değişmeyeceğine inandığın ve dünyanın seni değiştirdiğine emin olduğun. - Jean Paul Sartre
  • Hayata karşı ilk küskünlüğümüz, yanımızda sandığımız kişileri karşımızda görmemizle başlar. - A.Çehov
  • Hayatı komedi sananlar son espiriyi iyi düşünsün.
  • Hayatımda hep çok şey sandığım insanların; aslında "hiçbir şey" oluşunun yükünü taşıyorum. - D.Noel
  • Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terkedilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu! Can Yücel
  • Haydi beni bir daha tutuklayın İngilizler! Ama tutuklamak ve öldürmekle iş bitmiyor. İşte öldü sanılan Türkler, cenaze törenleri için hazırlanan tabutları katillerinin başlarına geçirdiler. - Mahatma Gandhi
  • Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım: Karanlığa o kadar alışmışsınız ki yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi! - Cemil Meriç
  • Her belini sıvazlayanı dostun sanma, belki bıçaklayacak yer arıyordur.
  • Her gülen yüzü sanma bahtiyar, her kahkahanın ardında binlerce gözyaşı var.
  • Her konuşanı alim, her susanı cahil sanma.
  • Her ormanı boş sanma belki de kuytuluklarında bir kaplan uyuyordur. - Sadi
  • Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. - Susanna Tamaro
  • Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı. - Alphonse Karr 
  • Herşeyinle seversin, tüm gücünle belki; ama yine kaybedersin. Neden mi? Çünkü her "seviyorum" diyeni adam zannedersin.  - B. Marley 
  • Hırslı insan, kendini güneş sanan ateşböceğidir. Kanaat ise ateşböceği olan insanı güneşe dönüştürür. - Muhammed Bozdağ
  • Hiç hata yapmayan insan, hiç bir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır. 
  • Hiç kimse, sandığı kadar mutsuz, umduğu kadar da mutlu olamaz. – La Rochefocauld
  • Hür olmadığı halde kendisini hür sananlar kadar köle yoktur. - Goethe
  • İhtiraslarından biri öbürünü yutmuş, sen de nefsini körelttiğini sanıyorsun. - Voltaire
  • İlk aşk ve son aşk arasındaki fark; İnsanın, ilk aşkını sonuncusu zannetmesi ve sonuncu aşkını "ilk" gözüyle görmesidir. - Victor Hugo
  • İnsan ne kadar az bilirse o kadar çok bildiğini sanır.  - Rousseau
  • İnsanlar sevmekten daha kolay bir şey olmadığını sanıyorlar. Evet herkes sevme yeteneğine sahip; ama bunu gerçekleştirmek çok zor. - Erich Fromm
  • İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. - İskoçya atasözü
  • İnsanlar yüksek mevkilere ulaştıkça tanrılaştıklarını zannederler, düştükleri zaman insanlıklarının da elden gittiğini görürler. - Sokrat
  • İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa, payı gerçek kişiliğini, paydası da kendini ne zannettiğini gösterir. Payda büyüdükçe değer küçülür.  - Tolstoy
  • İsrafçılar dünyayı kendilerine ait zannederler. - Eyyüb Sabri Osmanoğlu
  • Kadın kısmının gemisi batsa batsa, sorumluluklar ambarında açılan gedikten azar azar su ala ala değil, beklenmedik bir anda hayaller mendireğine gümbür gümbür yağan güllelerden ötürü batardı. Erkek kısmının gemisi batsa batsa, gördüğü en parlak ışığı denizfeneri zannedip, dümeni sığ sulara kırmaktan ötürü batardı.- Elif Şafak -  Mahrem
  • Kayan yer görünce su gibi akma; / Menfaat uğruna dostunu satma; / Eğer bu dünyada huzur ararsan; / Olur olmaz herkesi dost sanma.
  • Kedi etrafta yokken fare kendini özgür sanır. - Rus Atasözü
  • Kendilerini ev sahibi sanan insanlar vardır ve onlar büyük bir yanılgının içindedirler; çünkü bu dünyada herkes kiracıdır ve bir gün evinden ayrılmak zorunda kalacaklardır. -  Uğur  Koşar
  • Kendine güven ama kendini birşey sanma.
  • Kendine güvenip, ağzı laf yapanlara; Laf yaptığı içinde kendini adam sananlara kısa bir hatırlatma: "Lafla adam olunmuyor". - Yılmaz Erdoğan
  • Keşke çocuk kalsaydım, dizimdeki yarayı büyük bir acı sansaydım.
  • ‎Keşke şöyle yapsaydım belki severdi. deme. O senin için ne yaptı da sevdin sanki? Akıl işi değil, gönül sevdimi gerisi bahane. - Cemal Süraya
  • Kibir; Kendisinden habersiz, kendini bilmeyen insanın durumudur. Tıpkı güneşten haberi olmayan buzun kendini bir şey zannetmesi gibi. - Hz. Mevlana
  • Kibirli insanların boyları, gölge gibidir, büyük olduklarını sanırlar, ta ki güneş batana kadar.
  • Korkak insanlar, başaklı buğday sapını bile yılan sanır. - G.Gardony
  • Korkaklar her gün ölür,bir gün olsun yaşayamaz, / Gördüğü her tepeyi dağ zanneder aşamaz.
  • Köpeğe gem vurma kendini at sanır.
  • Kurbağa gökyüzünü kuyunun ağzı kadar sanırmış.
  • Kusuru kendisine söylenmeyen adam, ayıbını hüner zanneder. - Sadi Şirazi
  • Lisânı ağızda olan değil, lisânı gönülde olanlara yâr et bizi. Tebesssümü simâsında olan değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi. Aşkı tende sananı değil, aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi. - Hz. Mevlana
  • Mezarlıklar kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur.
  • Mutlu olmanın yolunu karşıdakini mutlu etmek sanıyorduk. Yanıldık! Çünkü ne kadar mutlu ettiysek, o kadar yalnız kaldık. - C. Süreya
  • Ne fark eder ki bir kör için elmas da bir cam da. Sana bakan bir kör ise sakın kendini camdan sanma. -  Hz. Mevlana 
  • Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek; ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek; bırakıp gitsende unuturum sanma; zaman alışmayı öğretir, unutmayı asla.
  • Neden mutsuzsun? dedi. "Mutsuz değil, beceriksizim" dedim. "Sizin gibi, mutlu olduğumu sanmayı beceremiyorum". Hepsi bu. - Paul Auster
  • Nefse kolay ve tatlı gelen şeyi saadet zan etmemeli, nefse güç ve acı gelenleri de şekavet ve felaket sanmamalıdır.  -  İmam Rabbani
  • Olsun be aldırma yaradan yardır.  / Sanma ki zalimin ettiği kârdır.  / Mazlumun ahı indirir şâhı / Her şeyin bir vakti vardır. - Yunus Emre
  • Ölüler sanır ki diriler hergün helva yer.
  • Pek çok kişi, kafalarındaki önyargıları başka bir şekilde düzenlerken düşündüklerini zannetmektedir. - William James
  • Sabır; öyle bir ip ki, sen kopacak sanırsın, o sarıldıkca güçlenir, sen bitecek sanırsın o gittikçe çoğalır.
  • Sanma  şahım herkesi sen sadıkane yar olur. / Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur. / Belki dünyada bir serdar olur. / Yar olur ağyar olur serdar olur.
  • Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük, / Bir başka bahar için sadece yaprak döktük.
  • Sen doğru ol da! Varsın sanan eğri sansın. Lakin sakın unutma ki, sen kendini birşey sanmadığın sürece "doğru insansın" - Yunus Emre
  • Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi. - Elif Şafak
  • Sıvıların kaldırma kuvvetine inanıp, hayat yükünü gözyaşlarınla hafifletebileceğini sanma.
  • Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır. - Hz. Ali  (r.a.)
  • Sokakta giderken, kendi kendime gülümsediğimin farkına vardığım anlarda insanların beni deli zannedeceğini düşünüp gülümsüyorum.
  • Sorun, zamanınız olduğunu sanmanız. - Buddha
  • Şerefin sebebi, sanma neseptir; Eşrefin eşekten farkı edeptir. - Cengiz Numanoğlu
  • Tamam ve bitmiş kelimeleri arasındaki farkı çoğumuz bilmez hatta aynı anlama gelir sanırız. Oysa bakın; Doğru kişiyle evlenirsen tamamsın, tamamlanırsın. Yanlış kişiyle evlenirsen bitersin, bitmişsin. - Jean Mc Keithen
  • Tanışıp evlendiğimizi zannederiz, ama evlenip de tanışırız. - Senai Demirci
  • Tok olan cümle cihanı tok sanır, aç olanda alemde ekmek yok sanır.
  • Umutsuzluğa düştüğümde tarih boyunca doğruluk ve sevginin her zaman kazandığını hatırlatırım. Tiranlar ve katiller olmuştur, hatta bir süre yenilmez sanılmışlardır, ancak sonunda her zaman kaybederler. - Mahatma Gandi 
  • Unuttum! desemde unuturum sanma, insan herşeyden vaz geçer ama değer verdiklerinden asla.
  • Üzülme evlat! Kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki. - Bukowski
  • Ve dans ederken görülenler deli sanıldı müziği duyamayanlar tarafından. - Friedrich Nietzsche
  • Verende "O" alanda "O" ... Nedir senden gidecek? Telaşını görenlerde can senin zannedecek. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Zulmeden kişi bu zulmü bana yaptığını sandı. Bana yapılan zulüm geçip gitti ama vebali onun boynuna kaldı.
Zannetmek - Sanmak - Risale-i Nur Külliyatı
Dördüncüsü: Lâhikaya giren Ispartalı kardeşlerimizin mektuplarının bazılarında, Üstadları hakkında ifratla tavsifat gördüm. Kendime de baktım, o vasıflardan zekâtı da bana düşmüyor, benim hakkım değil. Dedim: "Acaba bu hakikatperest kardeşlerim, çok ikazatımla beraber, bu hüsnüzan ifratında, hem devamlarında faydaları nedir?" Kalbe ihtar edildi ki: Onlar ve memleketleri ve Isparta havalisi, onların en büyük hüsnüzanları derecesinde hüsnüzanlarının yümnünü gördükleri için, Beşkazalı Osman-ı Halidî ve Topal Şükrü gibi ehl-i velayete iktidaen, o nokta-i nazardan ifrat etmemişler, bir hakikat görmüşler. Fakat, nasıl keşfiyat tevile ve rüyalar tabire muhtaçtır; hususi hükümler tamim edilse, bir cihette hata görünür. Öyle de, onlar, Risale-i Nur´un şahs-ı manevisinin kendilerine ve memleketlerine ettiği faydayı, o şahs-ı manevinin mümessillerinden birisi olan, Üstad dedikleri bu kardeşlerine verip, o memleket hadisesini umumî bir hâdise nazarıyla bakıp tamim ederek, müfritane bir hüsnüzan suretinde göründü.

Kastamonu Lâhikası | Tahlil

İçtimâî heyette düsturları istersen: Müsâvâtsız adâlet, önce adâlet değil. Temâsülse, tezadın mühim bir sebebidir.
Tenâsübse, tesânüdün esası. Sıgar-ı nefistir tekebbürün menbaı. Zaaf-ı kalptir gururun mâdeni. Olmuş acz, muhâlefet menşei. Meraksa, ilme hocadır.
İhtiyaçtır terakkînin üstadı. Sıkıntıdır muallime-i sefâhet. Demek sefâhetin membaı sıkıntı olmuş. Sıkıntıysa, mâdeni yeisle sû-i zandır.
Dalâlet fikrîdir; zulümât kalbîdir; israf cesedîdir.

Sözler | Lemeât