Hız - Sürat - Ansiklopedik bilgi
Hız - Sürat

Hız
1. (isim) Çabukluk, sürat
2. Bir hareketten doğan güç, şiddet
3. Çaba, güç, gayret, takat
4. (fizik) Alınan yolun harcanan zamana oranı, sürat

Sürat
1. (isim) Hızlılık, çabukluk, ivinti
2. (fizik) Hız
Hız - Sürat - Ayet mealleri
Enam (Davar) Suresi 62. ayet:
Sonra gerçek mevlaları olan Allah´a döndürülürler. Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O´nundur. Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır.

Maide (Ziyafet) Suresi 62. ayet:
Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta ve haram yiyicilikte çabalarına hız kattıklarını görürsün. Yapmakta oldukları ne kötüdür.

Tevbe (Tövbe) Suresi 57. ayet:
Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı, hızla oraya yönelip koşarlardı. 

Yunus Suresi 21. ayet:
İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika çevirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim)dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin ´geliştirmekte olduğunuz düzenleri´ yazmaktadırlar."

TaHa Suresi 20. ayet:
Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).

Enbiya (Peygamberler) Suresi 12. ayet:
Bizim zorlu-azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.

Kaf Suresi 44. ayet:
O gün yer, onlardan çatlayıp-ayrılır da (onlar,) hızla koşarlar. İşte bu, Bize göre oldukça-kolay olan bir haşir (sizi bir arada toplama)dır.
Hız - Sürat - Kitap Tanıtım
Haz ve Hız Çağında İlişkiler
Nazlı Özburun
PROFİL YAYINCILIK

İki şey insana haddini bildirir: Biri doğal yaşam koşulları, diğeri insan ilişkileri. Hele de içinden akıp geçtiğimiz, tüm anlam alanlarının buharlaşıp bir anafora dönüştüğü bu haz ve hız çağında önce kendimizle ve hayatla olan ilişkimizi yeniden anlamlandırmak ön plana çıkıyor. En temel insani acılarımıza; değersizlik, anlamsızlık,  yalnızlık,  anlaşılamama, hayatı kontrol etmek isteme ve diğerlerine dilin sınırları içinde anlamlar bulmak daha da önemli hale geliyor.

Zamanın ruhu, bedenimizden kalbimize bir yol bulmaya, bulduğumuz bu yolda ruhumuzla buluşmaya gayret etmenin önemini hissettiriyor.  İnancım o ki kendimizi fark ettikçe acılarımız azalacak, kalbimize yaklaştıkça başka her şeye de yaklaşacağız.
Hız - Sürat - Muhtelif yazılar
Fısıltı ve tuğla

Genç ve başarılı bir yönetici, yeni Jaguar’ıyla bir mahalleden hızlı bir şekilde geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola aniden çıkabilecek çocuklara dikkat ediyordu ve bir şey gördüğünü sanarak yavaşladı. Arabayla caddeden yavaşça geçerken hiç bir çocuk göremedi fakat, arabasının kapısına bir tuğla atıldığını fark etti. Aniden arabasını durdurarak tuğlanın fırlatıldığı yere geri döndü.
Arabadan indi, orada bulunan küçük bir çocuğu tuttu ve onu park etmiş bir arabaya doğru iterek bağırmaya başladı; “Bunu neden yaptın?
Sen de kimsin, ne yaptığının farkında mısın?” İyice sinirlenerek devam etti: “Bu yeni bir araba ve atmış olduğun bu tuğla bana çok pahalıya mal olacak. Bunu neden yaptın?” Çocuk yalvararak cevap verdi:
“Lütfen efendim. Çok üzgünüm ama başka ne yapabilirdim bilmiyordum.
Eğer tuğlayı fırlatmasaydım kimse durmazdı” Park etmiş bir arabanın arkasına işaret ederken çocuğun gözyaşları çenesine süzülüyordu.
“Kardeşim kaldırımın kenarından yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü, ben onu kaldıramıyorum. Lütfen onu tekerlekli sandalyesine oturtmam için bana yardım eder misiniz? Benim için çok ağır.” Bu durumdan son derece duygulanan genç yönetici, boğazında büyüyen yumruyu zar zor da olsa yutkundu. Yerdeki genci kaldırarak, tekerlekli sandalyeye geri oturttu. Mendiliyle, çizik ve yaraları sildi ve adamın ciddi bir yarası olup olmadığını kontrol etti.
Küçük çocuk genç yöneticiye dönerek “teşekkür ederim efendim, Tanrı sizden razı olsun” dedi. Genç yönetici, küçük çocuğun, ağabeyini kaldırımdan evine doğru götürmesini izledi. Bulunduğu yerden arabasına geri dönmesi oldukça uzun sürmüştü. Uzun ve yavaş bir yürüyüştü.
Genç yönetici, kapıyı hiç tamir ettirmedi. Kapıda oluşan çöküğü, hayatını birisinin kendisine tuğla atmasını gerektirecek kadar hızlı yaşamaması gerektiğini hatırlatması için öylece bıraktı.
Tanrı, ruhunuza fısıldar ve kalbinize konuşur. Bazen, dinleyecek kadar zamanınız olmadığında ise, size bir tuğla fırlatır. İster fısıltıyı, ister tuğlayı dinleyin.
Tercihi siz yapın…
Hız - Sürat - Özlü sözler
  • Acı kalbe elektrik hızında ulaşır, ama gerçek, kalbe buzul kadar yavaş ilerler. - Barbara Kingsolver
  • Ah be dünya sen dönüyorsun onu anladık da bu insanlar senden daha hızlı dönüyor, hem de ortada hiçbir yörünge yokken. - Can Yücel
  • Allah’a yemin ederim ki, gıybet, müminin dinini ifsad (bozma) hususunda, cüzzamın bedeni ifsad etmesinden çok daha hızlıdır. - Hasan Basri
  • Başarı yolunda sürat, isteğin şiddeti kadardır.
  • Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor. - Albert Einstein
  • Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer. - Kenya atasözü
  • Biz ertelerken, hayat hızla geçip gider. - Seneca  
  • Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.  - Özdemir Asaf
  • Değişin, ama yavaşça, çünkü gideceğiniz yön, hızdan daha önemlidir. - Clarice Lispector
  • Eğer merdiveni doğru duvara yaslamazsak, attığımız her adım bizi sadece yanlış yere daha hızlı götürür. - Stephen R. Covey  
  • En güzel saatlerimiz en hızlı uçup gider. - Virgil  
  • Ey düşmanım sen benim iradem ve hızımsın, gündüz geceye muhtaç banada sen lazımsın.
  • Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç banada sen lazımsın. - Necip Fazıl Kısakürek
  • Ey nefsim! Deme "zaman değişmiş, asır başkalaşmış, herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder. Derd-i maişetle şarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor. Firak, bekaya kalbolup başkalaşmıyor. Acz-i beşeri, fakr-ı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor.
  • Geçişini hızlandırmaktan daha fazla yapılacak şey var hayatta. - Mahatma Gandhi
  • Hayat bir yelkenli gibi yanımızdan sessiz ve hızlı akıp giderken biz hayata hazırlanmakla meşgulüz.
  • Hepimiz ölüyoruz… Hangi hızda ölüyor? (hasta ölüyor diyen doktora).
  • Her sabah Afrika´da bir ceylan uyanır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir. Yoksa öldürülecektir. Her sabah Afrika!da bir aslan uyanır. En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini bilir. Yoksa açlıktan ölecektir. Aslan yada ceylan olmanız farketmez. Güneş doğmadan koşmaya başlasanız iyi olur. 
  • Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman, saman ve tüydür.
  • Hiçbir şey, acıdan daha hızlı gelemez. - Bailey
  • Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin. - Don Herold
  • İnsanları teşvik ediniz. Düzeltmek istediğiniz yanlışları kolaylıkla ıslah edilecek gibi gösteriniz. Yaptırmak istediğiniz işi karşınızdakinin kolayca başaracağınıza inandırınız. İş yaptırmak için rekabet hissini hızlandırmak gerekir.  İnsanların en güzide meziyetleri takdir ve teşvik ile gelişir. - Schwab
  • İşini her şeyden önemli sayarak günde sekiz saat çalışan, sonunda çalıştığı yerin başına geçer ve günde aynı hızla yirmi dört saat çalışmaya mahkum olur. - Robert Frost 
  • Makineleşmeyle geliştirdiğimiz hızın içine sıkışıp kaldık. Bereket bizi terketti. Bilgimiz bizi alaycı kıldı. Aklımız ise anlaşılmaz ve kaba. Çok düşünüp az hissettik. Teknolojiden çok insanlığa, zekadan çok nezakete ihtiyacımız yok mu? - Charlie Chaplin
  • Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.  - Mustafa Kemal Atatürk 
  • Milyonlarca yıldır hep aynı yöne ve aynı hızda, yörüngesinden bir milim şaşmadan dönen dünya dahi, lavlar fışkırtarak patlayan yanardağlarla, depremlerle sarsılmasa, kasırgalarla, sellerle hırpalanmasa yaşamını sürdürebilir miydi? Onun tabiatı yaratıyordu bunları ve insan denilen dünya da arada bir kendi tabiatının koşullarına boyun eğmese yaşamazdı belki. - Marina Alcoforada
  • Nerdeyse ışığa inanmaz olacaktık, öyle hızla büyüyordu içimizdeki karanlık. 
  • Önümde üç adam gidiyordu. Baktım en öndeki aceleci adımlarla belli ki bir yere yetişmeye çabalıyordu. İşine ya da bir toplantıya. Bu adam hayata bir şeyler başarabilir dedim. İkinci adam o kadar hızlı olmasa da yavaş adımlarla bir yöne doğru gidiyordu. Tamam dedim bu da hayatta yavaş ta olsa bir şeyler başarabilir. En sondaki benim önümdeki ise boş boş bir amacı olmadan yönü belirsizdi. Dedim ki bundan bir şey olmaz. Sonra beynim bir an dondu kaldım. Ben onların da gerisindeyim. - Sıtkı Aslanhan - Hayata Gülümse eserinden
  • Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı büyüyen sarmaşığın boyu kavak kadar uzar ama çok çabuk ölür.
  • Yanlış yola girdiğinde hızlandıkça daha da kaybolursun.- Denis Diderot
  • Yavaş konuş,ama hızlı düşün.
  • Zaman bekleyenler için çok yavaştır, korkanlar için çok hızlı, yas tutanlar için çok uzun, neşelenenler için çok kısa, ancak sevenler için zaman; sonsuzluktur. - Henry Van Dyke  
Hız - Sürat - Risale-i Nur Külliyatı
Ey sersem! Sen diyorsun: "Nasıl bu koca memleket tahrip edilip, başka yere kurulacak?"
İşte görüyorsun ki, her saat, senin aklın kabul etmediği o tebdil-i diyar gibi, çok inkılâblar, tebdiller oluyor. Şu toplanmak, dağılmak ve şu hallerden anlaşılıyor ki, bu görünen süratli içtimâlar, dağılmalar, teşkiller, tahripler içinde başka bir maksad var. Bir saatlik içtimâ için on sene kadar masraf yapılıyor. Demek bu vaziyetler maksud-u bizzat değiller; bir temsildir, bir takliddirler. O zât, mu´cize ile yapıyor. Tâ sûretleri alınıp terkib edilsin ve neticeleri hıfzedilip yazılsın. Nasıl ki, manevra meydan-ı imtihanının Herşeyi kaydediliyordu ve yazılıyordu. Demek, bir mecmâ-ı ekberde muâmele, bunlar üzerine devam edip dönecek. Hem, bir meşher-i âzamda dâimî gösterilecek. Demek, şu geçici, kararsız vaziyetler; sabit sûretler, bâkî meyveler veriyorlar.
Demek, bu ihtifâlât bir saadet-i uzmâ, bir mahkeme-i kübrâ, bilmediğimiz ulvî gâyeler içindir.

Sözler | Onuncu Söz 

Gördü ki: Küre-i arzdan bin defa büyük, top güllesinden yüz defa çabuk hareket edenler içlerinde bulunan binler kütleler, ateş saçan yıldızlar; şuursuz, camid, serseri gibi birbiri içinde süratle gezerler. Bir dakika bir tesadüfle biri yolunu şaşırsa, o boş ve hudutsuz ve hadsiz nihayetsiz alemde bir şuursuz küre ile çarpmak suretinde kıyamet gibi bir herc ü merce sebep olur. 

Şualar | On Beşinci Şuâ