Hasta - Hastalık - Ansiklopedik bilgi
Hasta - Hastalık

Hasta
1. (sıfat) Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız
2. Aşırı düşkün, tutkun
3. Parasız, züğürt
4. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan

Hastalık
1. (isim) Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
2. Ruh sağlığının bozulması durumu
3. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk
4. Aşırı düşkünlük, tutku
Hasta - Hastalık - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 184. ayet:
(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.

Bakara (Sığır) Suresi 185. ayet:
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur´an onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu tutsun. Kim hasta ya da  yolculukta olursa, tutmadığı günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete) ulaştırmasına karşılık Allah´ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.

Bakara (Sığır) Suresi 196. ayet:
Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc´da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram´da olmayanlar içindir. Allah´tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 43. ayet:
Ey iman edenler, sarhoş iken, ne dediğinizi bilinceye ve cünüp iken de -yolculukta olmanız hariç- gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişseniz yahud kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin, (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Maide (Ziyafet) Suresi 6. ayet:
Ey iman edenler, namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da (yıkayın.) Eğer cünüpseniz temizlenin (gusül edin); eğer hasta veya yolculukta iseniz ya da biriniz ayak yolundan (hacet yerinden) gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız da su bulamamışsanız, bu durumda, temiz bir toprakla teyemmüm edin (hafifçe) yüzlerinize ve ellerinize ondan sürün. Allah size güçlük çıkarmak istemez, ama sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimeti tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Nur (Işık) Suresi 61. ayet:
Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur; sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduğunuz (yerlerden) ya da dostlarınızın (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur. Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız.

Saffat (Saf Tutanlar) Suresi 145. ayet:
Sonunda o hasta bir durumdayken çıplak bir yere (sahile) attık.

Fetih (Fethetmek) Suresi 17. ayet:
Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah´a ve Resûlü´ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azab ile azablandırır.

Vakıa (Olay) Suresi 55. ayet:
Üstelik "içtikçe susayan hasta develerin" içişi gibi içeceksiniz.
Hasta - Hastalık - Kitap Tanıtım
Hastalar Risalesi (Günümüz Türkçesiyle ve Açıklamalı)
Bediüzzaman Said Nursi
Açıklamalar: İsmail Mutlu
MUTLU YAYINCILIK

İnsan demirden değil, taştan değil, et, kemik ve kandan yartılmıştır.
Dolayısıyla pek çok hastalıklara maruz kalır.
İlk bakışta bu hastalıklar "şer " olarak görülse de, neticesi itibariyle "hayır"dır.
Bu hastalıkların verilmesinde bazısını bilemediğimiz bir çok hikmet vardır.
Eğer kul o hastalığın veriliş sebebini bilse, şikayet yerine şükretmesi gerekir.
Hasta - Hastalık - Muhtelif yazılar
Bir kadının, kanser´den ölmeden önce yazdığı not

‎Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim. 
Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım. 
Yerler leke olacak diye korkmazdım.
Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım. 
Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim.
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim. 
Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim. 
Bu o kadar nadir bir olay ki. Mucize gibi bir şey.
Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla "Önce git ellerini yüzünü yıka" demezdim. 
Onlara daha çok "seni seviyorum", ondan da daha çok "özür dilerim" derdim.
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu.
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi. 
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım. 
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah´a şükredin. 
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor. 
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.
Hasta - Hastalık - Muhtelif yazılar
Ben HALEN onun kim olduğunu biliyorum

Oldukça yoğun bir sabah.. Tahminen saat 8:30 da seksenlerinde, yaşlı bir adam başparmağındaki dikişleri aldırmak üzere içeri girdi. 
Çok acelesi olduğunu söyledi, zira saat tam 9:00 da bir randevusu varmış. 
Onun canlı titreşimlerini hissettim adeta ve kendisine oturmasını söyledim.
Çünkü tedavisinin bitmesi ve onun birisini görmesi en azından bir saat sürerdi. 
Saatine baktığını görünce, başka bir hastam da olmadığı için yarası ile ben meşgul oldum. 
Tetkik ettiğimde yaranın çok güzel iyileştiğini görünce doktorlardan birisine bantları açmasını ve yeniden sarmasını söyledim. 
Yaranın tedavisi esnasında konuşmaya başladık. 
Bu kadar acelesi olduğuna göre acaba bu sabah bir doktorla mı randevusu olduğunu sordum.
Bana hayır diye cevap verdi. Bana bakımevine gidip eşi ile kahvaltı etmek için acelesi olduğunu söyledi. 
O zaman esinin sıhhatinin nasıl olduğunu sordum.
Bana orada uzun bir süredir kaldığını ve Alzheimer hastalığının bir kurbanı olduğunu nakletti. 
Konuşurken yarasını da sarmış bulundum ve karısı onu beklerken biraz da geç kalmış olmasından dolayı acaba eşiniz endişe duyar mı dedim. 
Bana beş seneden beri onun kim olduğunu bile bilmediğini ve kendisini tanımadığını söyledi. 
Şaşırmıştım. "sizi tanımadığı halde yine de her sabah onu görmeye mi gidiyorsunuz?" . 
Elimi okşayarak gülümsedi.
- O beni tanımıyor ama ben halen onun kim olduğunu biliyorum.
dedi.
Hasta - Hastalık - Özlü sözler
  • Acının ve hastalığın erişmediği ölümlü yoktur. - Euripides
  • Allah´ı anın, O´nu anmak şifadır. - Hz.Ömer (r.a.)
  • Aşk, akıllı, aptal demeden, bütün insanlara bulaşan bir hastalıktır. 
  • Aşk, amansız bir akıl hastalığıdır. - Platon (Eflatun)
  • Aşk, kızıl gibi geçirilmesi gereken bir hastalıktır. 
  • Ateşin, borcun, hastalığın ve düşmanın küçüğü yoktur. - Beydeba
  • Bedenimizde görülen bazı hastalıklar, ruhlarımızda saklanan hastalıkların küçük parçalarıdır. - Nathaniel Hawthorne
  • Ben küçük bir çocukken ölüdeniz sadece hastaydı. - George Burns  
  • Bilmediğini bilmek en iyisidir. Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. - Lao-Tzu
  • Bilmiyorum benim bu hasta gönlümde kim var? Ben susuyorum O feryad edip duruyor. - Hz.Mevlana
  • Bir hastayı tedavi eden doktordur, kurtaran hastabakıcı. - Victor Hugo
  • Bir hekim bir hastaya gider ve ona şunu söyler: "Sıtmanız var. Bugün hiçbir şey yemeyiniz, yalnız su içiniz." Hasta ona inanır, teşekkür eder ve ücretini verir. Filozof da bir kültürsüze şöyle der: "Azgın isteklerinizin sonu yok. Kaygılarınız bayağıdır. İnançlarınız sahtedir, yanlıştır." Kültürsüz öfkelenerek çıkıp gider ve alçaltıldığını söyler. Bu ayrılık nereden geliyor? Çünkü hasta ağrısını duyar, ama bilgisiz bu acıyı duymaz.
  • Bir yüksün omuzlarımda taşımaya gücümün yetmediği, çekmeye mecbur olduğum marazi bir hastalık..elveda demeyeceğim, el de sallamayacağım... Unutmak istiyorum seni, unutacağım da.
  • Büyük bir hastalık geçirmeyenler, herşeyi anladıklarını iddia edemezler. - Peyami Safa
  • Çocukken "akıl hastanesi" diye bi yer olduğunu duyunca aptallığın tedavi edilebildiğini sanmıştım. Büyüyünce anladım; yanılmışım.
  • Çok yemek, hastalık mayasıdır. - Feridüddin Attar
  • Dört şey gelmeden dört şeyin kıymetini bil; Meşguliyetten önce boş vaktin, hastalıktan önce sıhhatın, fakirlikten önce zenginliğin, ölümden önce hayatın. 
  • Düşüncelerde hastalıklar gibi saridirler (bulaşıcıdırlar). - Andre Maurois
  • En büyük hastalıklardan biri, bir kimseye hiç kimse olmaktır. - Rahibe Teresa  
  • Ey akıllı kimse, hekim sana acı ilaç gönderdiği zaman hastalıktan korkma. Dost elinden gelen her şeyi iç. Hasta hekimden daha bilgili değildir. - Sadi
  • Fazla dert ve tasa, bedeni zayıflatan ve solduran şeylerdendir. -İmam Şafiî Muhammed b. İdris
  • Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir. - Stefan Zweig
  • Gıybet, bela ve nefretin çekirdeğidir; mantar gibi çoğalan salgın bir hastalıktır. - Muhammed Bozdağ
  • Hasta bir ümid, sağlam bir yeisten daha fenadır. - Peyami Safa
  • Hasta ziyaretinin makbulü, kısa olanıdır. - Tavus
  • Hastalandığın için değil, doğduğun için öleceksin. - Sırrı Süreyya Önder
  • Hastalar sağlamlardan daha çok yaşar. - Theodor Fontane
  • Hastalığa tahammül, ihtirasa tahammülden daha kolaydır. - Alain
  • Hastalığını öğrenip geçmiş olsun diyenler değil, bi rgün sonra "nasıl oldun?" diyenler olmalı yanında.
  • Hastalık bir anlamda bahanedir İnsanın düşmanı, virüsler ve bakteriler değil, kıskançlığı, önyargısı ve akılsızlığıdır. - Henry Miller
  • Hastalık dediğin şey atla gelir, yaya gider. - Paul Heyse
  • Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez. - Thomas Fuller
  • Hastalık, herşeyden ziyade, sağlığı korur. - Goethe
  • Hastalık, ölümün hizmetçisidir. - Francis Rous
  • Hastalıkla ilgili çok fazla yazı okuyan insan günün birinde bir mürettip hatasından ölebilir. - Jonathan Swift
  • Hastalıklar, kötü zevklerin ücretidirler. - Thomas Fuller
  • Hepimiz ölüyoruz… Hangi hızda ölüyor? (hasta ölüyor diyen doktora).
  • Herkes yalan söyler. Hastalara neden yalan söylediklerini sormam, hepsinin yalancı olduğuna inanırım.
  • İlk aşk aşı gibidir. İnsanın ikincide hastalanmasını önler. - Balzac
  • Kendini sağlam bilen hastanın tedavisi olmaz. - Eddy Fuller
  • Kendisini olmazsa olmaz görenler hasta tiplerdir. Ölçü şudur: Olsam da olur, olmasam da olur; olmasam herhalde daha iyi olur.
  • Kimine göre yalnızlık, hasta kişinin kaçışıdır; kimine göre de, hasta kişilerden kaçıştır. - Friedrich Nietzsche
  • Kovan arısının olmasa balı / Kuru vızıltısı ile nola hali / İlahi gider bizden kilu kali (kilu kali : Dedi kodu) / Cemi’ taklidimizi tahkika dönder. Eğer sen bal üretmemişsen, bir hizmet üretmemişsen. Orada burada dedi kodu yapmanın bir anlamı yoktur. Bal üretmemiş arının vızıltısına benzer onun gibi vız vız eder durursun.  Bu hastalıktan kurtulmanın çaresi de ehl-i tahkik olmaktır. Taklidi olan hal ve tavırlarımızı tahkike çevir İlahi derken buna parmak basmış oluyor.
  • Kötüye yormak ve vehim yapmak insanı derdi yokken bile hasta eder. Onun için olaylara iyi bak. - Hz. Mevlana
  • Lokman Hekim´e: Hastamıza ne yedirelim die sorduklarında, - Acı söz yedirmeyin de ,ne yese olur demiş.
  • Mide bedenin havuzudur. Damarlar ona gelirler, mide sağlıklı olursa damarlarda sağlıklı olur. Mide hasta olursa damarlarda hasta olur. - Taberani
  • Ne hasta bekler sabahı / Ne taze ölüyü mezar / Ne şeytan bir günahı / Seni beklediğim kadar
  • ‎Nefes al. Şimdi öksür.. Ayrılık rüzgarında yüreğin açık uyumuşsun! Hüzünden kangren başlamış yüzünde. Aşkında kırk derece . Hastayı ameliyata hazırlayın; Kalbini alıyoruz. - Özdemir Asaf
  • O adamın haline hayret ederim ki, "hasta olacağım" korkusu ile helal gıda maddelerinden perhiz eder de, ateşe gireceğinden korkup, isyandan sakınmaz. - İbni Şübrüme
  • Sabır: hastalıkta Eyüp, hasrette Yakup, zindanda Yusuf, ateşte İbrahim olmaktır.
  • Sana dininden bilgi verecek bir alimin ve beden durumundan bilgi verecek bir doktorun bulunmadığı bir memlekette oturma. - İmam Şafii
  • Şiir, bir akıl hastalığıdır. 
  • Tutku, evrensel bir hastalıktır. Onsuz din, tarih, sevgi, sanat olamaz.
  • Vahim bir hastalık gibi bir aşk, hiçbir zaman tamamen iyileşemediğin bir hastalık. - Charles Bukowski
  • Yaşlılık, bütün hastalıkların limanıdır. - Bion
  • Yobazlık kutsal hastalıktır. - Herakleitos
  • Yoksul adam tavuk yiyorsa, ya adam hastadır, ya tavuk.
Hasta - Hastalık - Risale-i Nur Külliyatı
DÖRDÜNCÜ DEVÂ

Ey şekvâcı hasta! Senin hakkın şekvâ değil, şükürdür, sabırdır. Çünkü senin vücudun ve âzâ ve cihazatın, senin mülkün değildir. Sen onları yapmamışsın, başka tezgâhlardan satın almamışsın. Demek başkasının mülküdür. Onların mâliki, mülkünde istediği gibi tasarruf eder.
Yirmi Beşinci Lem´a (Hastalar Risalesi)

BEŞİNCİ DEVÂ

Ey maraza müptelâ hasta! Bu zamanda tecrübemle kanaatim gelmiştir ki, hastalık bazılara bir ihsan-ı İlâhîdir, bir hediye-i Rahmânîdir. Bu sekiz dokuz senedir, liyakatsiz olduğum halde, bazı genç zatlar hastalık münasebetiyle dua için benimle görüştüler. Dikkat ettim ki: Hangi hastalıklı genci gördüm; sair gençlere nisbeten âhiretini düşünmeye başlıyor. Gençlik sarhoşluğu yok. Gaflet içindeki hayvânî hevesattan bir derece kendini kurtarıyor. Ben de bakıyordum, onların tahammül dahilindeki hastalıklarını bir ihsan-ı İlâhî olduğunu ihtar ederdim.
Yirmi Beşinci Lem´a (Hastalar Risalesi)

YEDİNCİ DEVÂ

Ey sıhhatinin lezzetini kaybeden hasta! Senin hastalığın sıhhatteki nimet-i İlâhiyenin lezzetini kaçırmıyor, bilâkis tattırıyor, ziyadeleştiriyor. Çünkü birşey devam etse tesirini kaybeder.
Yirmi Beşinci Lem´a (Hastalar Risalesi)

SEKİZİNCİ DEVÂ

Ey âhiretini düşünen hasta! Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler. Hastalıklar keffâretü´z-zünub olduğu hadis-i sahihle sabittir. Hem hadiste vardır ki, "Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer; imanlı bir hastanın titremesi de öyle günahları silker."
Yirmi Beşinci Lem´a (Hastalar Risalesi)