Çanakkale - Ansiklopedik bilgi
Çanakkale

Çanakkale : (özel, isim) Türkiye´nin Marmara Bölgesi´nde yer alan illerinden biri
Çanakkale - Kitap Tanıtım
Çanakkale Savaşı Günlüğü - Gün Gün Saat Saat Çanakkale
İsmail Bilgin


TÜRKİYE’DE ALANINDA İLK...
Uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü…
Deniz, Kara ve Hava savaşları hakkında hiç bilinmeyen detaylar, unutulan hatıralar, düşmanların gözünden acı gerçekler, komutanların günlüklerinden detaylı bilgiler, askerlerin gözüyle asrın savaşından göz yaşartıcı öyküler…
Çanakkale Cephesi’nin öncesi ve sonrası, önemli muharebeler, kahramanlar, komutanlar; sadece Türk tarafındaki değil, İtilaf Devleleri’ndeki gelişmeler de gün gün bu kitapta derlendi. Çanakkale’ye daha geniş açıdan ve bütünüyle bakabilmek, gelişen olaylar arasındaki bağlantıyı izleyebilmek için temel bir kaynak. Bir başvuru kitabı…
Çanakkale Cephesi’nin belli gün ve olaylardan ibaret olmadığını, küçük bir kara parçasında savaşın her yönüyle nasıl şiddetle sürdüğünü, cephe dışında İstanbul’da, Kocaeli’de, Gebze’de, Marmara Denizi’nde yapılan saldırıları, sözkonusu olayları yaşayanların ağzından anlatan hatıralarla, sözlerle ve görsel içerikle destekleyen eşsiz bir çalışma…
Çanakkale - Muhtelif yazılar
Çanakkale İçinde Vurdular Beni Türküsünün Hikayesi

Çanakkale türküsü Çanakkale savaşları başlamadan önce mi yoksa harp sırasında mı yakılmıştır?
Bu sorunun yanıtı bir mektupta bellidir. Söz konusu mektup Emrullah Nutku’nun "Çanakkale Şanlı Tarihine bir Bakış" adlı eserinde yer almaktadır. 
Mektupu yazan Emrullah Nutku’nun kardeşi Seyfullah’tır. 
1903 doğumlu olan Seyfullah savaşın arifesinde Çanakkale Sultanisi lisesi 1. sınıf öğrencisidir. 
Seyfullah, Çanakkale’den gönderdiği ve üzerinde 29 Eylül 1914 tarihi yazılı olan mektubunda şöyle der:

Bir Öğrencinin Annesine Mektubu

Sevgili Anneciğim,

Canımıza tak diyen iki yıllık gurbet hayatından artık kurtuluyoruz. Sana ve aileme kavuşacağım için seviniyorum.

Mektebimizi alıyorlar, hastane olacakmış, bizi de İstanbuldaki mekteplere dağıtacaklarmış. 
Hocalarımızın çoğu da askerlik hizmetine gidiyorlar, büyük sınıflar da gönüllü yazılacaklarmış. 
Bugün Türkçe hocamız sınıfa geldi, ama çok kalmadı, bize veda etti. 
Bize; "Zamanı gelince cephede yapılacak vatan hizmetinin mektepte yapılan hizmetten kutsi olduğunu" söyledi.

Birkaç günden beri Çanakkale sokaklarından askerler geçiyor. 
"Çanakkale içinde Aynalıçarşı, Anne ben gidiyorum düşmana karşı" şarkısını söylüyorlar. 
At üstünde zabitler, top arabaları, mekkare ve deve kervanları sokağımızı doldurdu. 
Harp olacakmış. İngiliz ve Fransız harp filoları boğazın dışında dolaşıyormuş. 
Buraları bombardıman edeceklermiş. Bu bombardımanı görmek isterdim, ama yakında Çanakkaleden ayrılacağız. Ama size kavuşacağım ben.

Beybabamın, sizin ellerinizi öper kardeşlerime selam ederim.

Oğlunuz Seyfullah.


Mektubun Analizi

Mektuptan öğrendiğimize göre henüz Çanakkale savaşı başlamadan önce Çanakkale’de harbe hazırlanan askerler tarafından Çanakkale Türküsü söylenmektedir. 
Bu da bize türkünün doğuş zamanını harp öncesine götürmemiz gerektiğini haber vermektedir. 
Türk müzik tarihi ve halk türküleri üzerine önemli çalışmaları bulunan Mahmut Ragıp Kösemibal!in görüşleri de bu belgeyi destekler mahiyettedir. 
Kösemihal, Musiki Mecmuası’nda bu türkünün Çanakkale savaşları sırasında yeniden hazırlanmış ve zamana uygun mısralar araya katılmış bir türkü olduğunu, asıl türkünün "ilk iki kıtadan anlaşıldığı gibi" (Çanakkale içinde vurdular beni/Nişanlımın çevresiyle sardılar beni; Çanakkale içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyorum düşmana karşı) daha eski olup Çanakkale’de öldürülen bir delikanlının ağzından yakılmış bir ağıt olduğunu hatta Bay Vahit Lütfi’nin bu türkünün 1. Dünya Savaşı’ndan çok önce söylendiğini kendisine anlattığını bildirir.

Sonuç

O zaman bu bilgiler ışığında şimdilik şöyle bir ara tespitte bulunabiliriz; Çanakkale türküsünün meydana gelmesi savaş öncesine kadar uzanır. 
İlk iki kıtadaki sözler de bu kanaatimizi doğrulayan işaretlerdir.

Araştırmalarımız sırasında bulduğumuz başka belge ve bilgiler ise bu türkünün savaş başladıktan sonra meydana geldiği yönündedir. Şimdi de sırayla bunlara bakalım.

Şamlı Selim tarafından 1915 yılında yayımlanan ve üzerinde Risale-i Musikiyye yahut Musiki Gazetesi yazan eserin on üç numaralı nüshasında şu ifadeyi okuyoruz. 
Çanakkale Marşı bestekarı Kemani Kevser Hanım.

Kevser Hanım tarafından bestelendiği belirtilen ve ikişer mısralı on iki bentten oluşan marşın sözleri şöyledir:

Çanakkale Türküsünün Sözleri

Çanakkale Türküsü

Atar çavuş atar vururlar seni
Ölmeden mezara koyarlar seni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içini duman bürür
Kırk altıncı fırkanın namı yürür
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde dolu bir testi
Analar babalar ümidi kesti
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde sıra serviler
Altında yatıyor aslan şehitler
Of gençliğim eyvah

Çanakkale boğazı dardır geçilmez
Kan olmuş suları bir tas içilmez
Of gençliğim eyvah

Çanakkale içinde bir sarı yılan
Osmanlının tayyaresi durdurur divan
Of gençliğim eyvah

Çanakkale sende vurdular beni
Nişanlımın mendiline sardılar beni
Of gençliğim eyvah

Çanakkale sende yatar bir selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah

Atar ingiliz atar pişman olursun
Kan alıcı fırkaya kurban olursun
Of gençliğim eyvah

İstanbul’dan çıktım başım selamet
Çanakkale’ye varmadan koptu kıyamet
Of gençliğim eyvah

Çanakkale seni duman bürüdü
Ali Kemal Bey’in namı yürüdü
Of gençliğim eyvah

Tayyare ile uçarız, dağlar aşarız
Bize tayyareci derler, düşmanları yıkarız
Of gençliğim eyvah
Çanakkale - Muhtelif yazılar

İNSANLIK DERSİ 

Çanakkale Savaşları´nda savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor:
"Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirsiniz.Hiç unutmam.Savaş sahasında dövüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zayiat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeride kendi göleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu.Tercüman vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık:
- Niçin öldürmek istediğin askere yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:
"Bu Fransız yaralanınca cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi, anlamadım ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok. İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün". Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşlarımı dondurduğunu hissettim. Çünkü, Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutan ot tıkamıştı. Az sonra ikisi de öldüler..."

Fransız Generali BRIDGES
Çanakkale Savaşları komutanı.

Çanakkale - Muhtelif yazılar

EDİNCİKLİ MEHMET ER

"Edincikli Mehmet Er´in bir top mermisinin parçaladığı konumdan kanlar içerisinde bir et parçası sarkmaktadır.Yalvarırcasına:
"Komutanım ne olur şu kolumu kes!"
Sağ eliyle yakaladığı ve tuttuğu sarkık kola bakan Teğmen donmuştur. Edincikli Mehmet Er tek ve emin sesi ile tekrarlar:
"Allah Aşkına, Allah Rızası için kes şu kolumu!"
Bu ilahi cümleleri emir gibi işiten Teğmen Saip, bıcağı kola kola vurur. Gık bile dememiştir, Edincikli Mehmet. Bir sağ elindeki kola, bir ileride Allah! Allah! nidaları arasında çarpışan erlere bakar ve kolu fırlatır: "Bu kol vatana feda olsun," der. Yerdeki et parçalarından başını kaldıran Teğmen´in karşısında kimse yoktur. Çünkü, Edincikli, Hakla alış verişe başlayınca her şeyi, acıyı, özlemleri unutuyor, rahmet deryalarında, tecelli dalgalarında yıkanıp arınırken, kolunun fani bedenden ayrılma işlemini duymuyordu. O ateş, o yangın fakat getirilmez feryatlar içinde, Edincikli bu cehennemi ateş altında kendinden geçti. Bir avuç istek ve özlem halinde yandı, tüttü.
Edincikli Mehmet, çoktan kolunun öcünü almak için vatan için Allah için hücum saflarına katılmıştı.Alayların içine karışır, teke tek vuruşur.Onu durdurmak mümkün değil artık, yine harikalar gösterir, bire bir dövüşür, bire on dövüşür, bire yüz dövüşür... Allah´ın yardımıyla haklamadığı kafir kalmaz. Ama kaderden kaçılmaz ki! Kolunun kopmasıyla kaybettiği kan onu halsiz düşürmeye başlamış Edincikli´ye şimdi de şehitlik mertebesi ekleniyordu. Güzel yüzü soldu, sarardı, canı teninden süzüldü... Gözü dünyaya kapandı..."

Teğmen SAİP
Çanakkale Savaşlarından
12. Alay 1. Bölük Komutanı

Çanakkale - Şiir türü
Çanakkale

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sakit yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.


Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu´nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed´in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed´in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN
Çanakkale - Şiir türü
Çanakkale içinde aynalı çarşı         

Çanakkale içinde aynalı çarşı, 
Ana ben gidiyom düşmana karşı. 
Of gençliğim eyvah. 

Çanakkale içinde bir uzun selvi, 
Kimimiz nişanlı kimimiz evli.
Of gençliğim eyvah.

Çanakkale üstünü duman bürüdü, 
On üçüncü fırka yürüdü. 
Of gençliğim eyvah. 

Çanakkale içinde bir dolu testi, 
Analar babalar mektubu kesti.
Of gençliğim eyvah.