Kişilik - Ansiklopedik bilgi
Kişilik

1. (isim) Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet
2. İnsanlara yakışacak durum ve davranış
3. (toplum bilimi) Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü
4. (sıfat) Herhangi bir kişi için, herhangi bir kişiye yetecek miktarda olan
5. (sıfat) Herhangi bir sayıda kişiden oluşan
6. Yabanlık
Kişilik - Kitap Tanıtım
Eve´in Son Yüzü - Çoğul Kişilik
KURALDIŞI YAYINLARI
Evelyn Lancaster/ James Poling

1980 yılına kadar Çoğul Kişilik Bozukluğu´nun (ÇKB) çok nadir bir hastalık olduğuna inanılıyordu. 
Hatta Eve´in Son Yüzü adlı kitap yayınlandığında (1957) Eve White´ın yaşayan tek örnek olduğu düşünülüyordu. 
Oysa 1980-1986 yılları arasında sadece ABD´de altı bin kişiye ÇKB tanımı konuldu. Bugün ÇKB´nin şizofreni kadar yaygın olduğu düşünülüyor.
1980 yılı ÇKB tarihinin dönüm noktasıdır. Çünkü 1980 yılında ÇKB ilk kez resmi olarak psikiyatrinin DSM-III listesine girdi ve böylece yasal kimlik kazanmış oldu. 

1984 yılında ise Chicago´da yapılan ilk büyük ÇKB kongresinde, ÇKB´nin çocuklukta yaşanan cinsel ve fiziksel tacizle olan bağlantısı açıkça dile getirildi. 

Çoğul Kişilik nedir? Çoğul Kişilik küçük kızın yaşadığı cinsel tacizin kendisine değil, başkasına yapıldığını hayal etmesidir. ÇKB´nin temelinde bu yatar. Tüm diğer belirtiler ikincildir. 
Çocuğun başka birini yaratma ihtiyacı öylesine güçlüdür ki kendisini hayalinde yarattığı kişilikten tümüyle koparmayı başarır. 

ÇKB bir bedende birden fazla kişinin yaşadığı metafizik bir olay değildir. 
Tacize uğrayan çocuk, benliğini ve onurunu koruyabilmek, varlığını sürdürebilmek için başka kişilikler yaratmıştır. 
Bu insanın zengin hayal gücünü kullanarak, içinde bulunduğu zor duruma kendini adapte etme çabasıdır. 
Kişilik - Muhtelif yazılar
KİŞİLİK

1982 yılı Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu´nda 2.sınıf öğrencileri Türkiye Ekonomisi dersinin hocasını bekliyor.
Sınıf,öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor, içeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor.
Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor.
"Bakın" diyor. "Bu, kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey."
Sonra (1) ´in yanına bir (0) koyuyor:  
- Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1) ´i (10) yapar.
 Bir (0) daha 
- Bu, tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz. 
Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor: Yetenek... disiplin... sevgi... Eklenen her yeni (0) ´in kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca.
Sonra eline silgiyi alıp en bastaki (1) ´i siliyor. 
Geriye bir sürü SIFIR kalıyor. 
Ve hoca yorumu patlatıyor:
- Kişiliğiniz yoksa, öbürleri hiçtir.
Kişilik - Özlü sözler
  • Affetmek için iki kişilik erdem lazım. Hem onu affetmek, hem onu affettiği için kendini affetmek. - Orson Welles
  • Aşk, iki kişilik bencilliktir. -  Antoine de Salle
  • Bazı insanların vicdanı vardır, içleri acır; sessiz kal(a)mazlar, görmezden gel(e)mezler. Yol ayrımlarında tereddüt etmezler, bir kişilik edinme kaygısı güderler, sürüklenmezler, tavır alırlar. Hayatlarının merkezinde bir tek kendileri yoktur, ötekini içerme bilgisini edinmek için çaba gösterirler, yorulurlar. Uçurumun kenarında yaşarlar. - Agnes Heller
  • Bir gün, dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleri ile yargılanacağı bir ülkede yaşacaklarına dair bir hayalim var. - Martin Luther King
  • Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan! Çünkü aşk acısı hep tek kişilik. - Cemal Süreyya
  • Eğitim ana kucağında başlar; her söylenilen kelime çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır. - Hosea Ballov
  • En çirkin kişilik özelliği bencilliktir.
  • Hayvanın iyisi, beden yeteneğiyle; insanın iyisi, kişilik yüceliğiyle kendini belli eder.
  • Herkesin üç kişiliği vardır; Ortaya çıkardığı , sahip olduğu , sahip olduğunu sandığı. - Alphonse Karr 
  • İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa, payı gerçek kişiliğini, paydası da kendini ne zannettiğini gösterir. Payda büyüdükçe değer küçülür.  - Tolstoy
  • İster kişiliğiyle olsun, ister bilgisiyle, bana birşeyler verebilen  herkesi severim. Benim tüm nefretim gevezeleredir. - Christian Morgenstern
  • Kişilikli olmak, kimse görmediği zaman da doğru olanı yapmaktır. - J. C. Watts
  • Saygı: Bazen değil her zaman bütün kişiliklerin boy aynası. Yansıdığın, yansıttığın.
  • Seni sevmeyene asla sabır gösterme. Çünkü, sabrının adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.
  • Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin eyleme dönüşür. Eylemlerinize dikkat edin alışkanlıklara dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin kişiliğinize dönüşür. Kişiliğinize dikkat edin kişiliğiniz kaderinizdir.
Kişilik - Risale-i Nur Külliyatı
Bir insanın müteaddit şahsiyeti olabilir. O şahsiyetler ayrı ayrı ahlâkı gösteriyorlar. Meselâ, büyük bir memurun, memuriyet makamında bulunduğu vakit bir şahsiyeti var ki, vakar iktiza ediyor, makamın izzetini muhafaza edecek etvar istiyor. Meselâ, her ziyaretçi için tevazu göstermek tezellüldür, makamı tenzildir. Fakat kendi hanesindeki şahsiyeti, makamın aksiyle bazı ahlâkı istiyor ki, ne kadar tevazu etse iyidir. Az bir vakar gösterse, tekebbür olur. Ve hâkezâ...
Demek bir insanın, vazifesi itibarıyla bir şahsiyeti bulunur ki, hakikî şahsiyetiyle çok noktalarda muhalif düşer. Eğer o vazife sahibi o vazifeye hakikî lâyıksa ve tam müstaid ise, o iki şahsiyeti birbirine yakın olur. Eğer müstaid değilse, meselâ bir nefer bir müşir makamında oturtulsa, o iki şahsiyet birbirinden uzak düşer; o neferin şahsî, âdi, küçük hasletleri, makamın iktiza ettiği âli, yüksek ahlâkla kabil-i telif olamıyor.

Mektubat | Yirmi Altıncı Mektup

İşte bu üç tabaka, benim üç şahsiyetimle alâkadardır: Dost, benim şahsî ve zâtî şahsiyetimle münasebettar olur. Kardeş, abdiyetim ve ubudiyet noktasındaki şahsiyetimle alâkadar olur. Talebe ise, Kur´ân-ı Hakîmin dellâlı cihetinde ve hocalık vazifesindeki şahsiyetimle münasebettardır. Şu görüşmenin de üç meyvesi var:
Birincisi: Dellâllık itibarıyla mücevherât-ı Kur´âniyeyi benden veya Sözlerden ders almak; velev bir ders de olsa.
İkincisi: İbadet itibarıyla uhrevî kazancıma hissedar olur.
Üçüncüsü: Beraber dergâh-ı İlâhiyeye müteveccih olup rapt-ı kalb ederek, Kur´ân-ı Hakîmin hizmetinde el ele verip tevfik ve hidayet istemek. Eğer talebe ise, her sabah mütemadiyen ismiyle, Bazen hayaliyle dahi yanımda hazır olur, hissedar olur.

Mektubat | Yirmi Altıncı Mektup