İsraf - Ansiklopedik bilgi
İsraf

İsraf : (isim) Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık
İsraf - Ayet mealleri
Nisa (Kadınlar) Suresi 6. ayet:
Yetimleri, nikaha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Enam (Davar) Suresi 141. ayet:
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O´dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Araf (Orta Yer) Suresi 31. ayet:
Ey Ademoğulları, her mescid yanında ziynetlerinizi takının. Yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Furkan (Ayırıcı) Suresi 67. ayet:
Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.
İsraf - Kitap Tanıtım
İsraf - Hayırda İsraf, İsrafta Hayır Yoktur
Sıddık Erdem
SEMERE

"Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez." (Araf:31)
"Saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir." (İsra:27)
"Müsriflere gelince , onlar ateş ehlidir." (Mümin:43)
Bu ayetlerde israftan sakındırma ve kınamanın şiddetini açıkça görebiliyoruz. 
İsraf - Muhtelif yazılar
İsraf - 1

On dokuz yıl evveldi. Stockholm’ e gitmiştim. Bir otele indim. Geceydi. Sabahleyin , tıraş olmak için lavaboya gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir yazı gördüm. Lütfen diyordu, tıraştan sonra jiletinizi çöpe atmayın. Yanda bir kutu var, oraya bırakın . Bir tek jiletle dahi olsa , İsveç çelik sanayine yardımcı olun.
Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya üzerinde “İsveç çeliğinden yapılmıştır” diye yazardı. İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor , ona sahip çıkıyor , gelen turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu.
İsviçre’de zaman zaman , belli periyotlarda radyolar, televizyonlar, basın bir haber duyurur. Şu tarihte , şu saatte , adamlarımız gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın .
Okumadığınız , ilgilenmediğiniz , kullanmadığınız ne kadar kitap ,dergi, gazete varsa , kağıt , ambalaj , kutu varsa, velev ki , bir ilaç prospektüsü dahi olsa , kapının önüne koyun. İsviçre’nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun. 
İsraf - Muhtelif yazılar
İsraf - 2

Beş yaşında idim. Babaannem rahmetli, pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor,  bulmaya çalışıyor. Çocukluk işte, aman babaanne dedim. Bir pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya yorulmaya değer mi ?
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı , öfkeyle doğruldu. Sen oturduğun yerden ahkam kesiyorsun ,dedi .
Hiç pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.
Bir pirinç tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor musun?
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim . Alain’in proposlarını okuyorum. Birden irkildim. Babaannemi hatırladım. Alain , bir insan yerde bir iğne görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru , el emeği vardır diyordu.
Japonlar son derece sade, basit ,yalın mütevazi yaşan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını anlayamamış , zavallı kimselerdir.
Böyleleriyle, zavallı, evini belediye mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler.
Bir insanın gösteriş için eşyasının esiri olması ne kadar acıdır.
Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç borçlar ,dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar.
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve şu andan itibaren der, Allah şahidim olsun ki , Japonların iç ve dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden başka elbise giymeyeceğim.
Dediklerini yapar , en üstten en altta bir israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek yok .
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade , ne kadar mütevazı , ne kadar gösterişten uzak...
Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan boş yere akıtmakta ,gece çamurlu ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz ?
Hayat çok ince, akıl almaz incelikte iplikler örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki, ilkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
“Bir mıh , bir nal kaybettirir. Bir nal, bir atı, bir at orduya savaşı kaybettirir.” diyordu.
Başarı, ayrıntılarda saklıdır.
Maddi durumunuz ne olursa olsun , ister zengin olalım, ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik vardır.
İsraf - Özlü sözler
  • Bir ulus ne kadar derin bir iktisadî bunalım içinde ise, ziynet ve süs eşyası ile o kadar savurgandır . - A. Lous
  • Büyük servetler, küçük israflarla erir.
  • Cimrilik, aşırı zayıflık, israfçılık aşırı şişmanlık gibidir. - Eyyüp Sabri Osmanoğlu
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Giderini, kazanç ve gelirine uyduran kimse muhtaç olmaz.  - İzzet MOLLA
  • Herkese, israf olarak canının her istediğini yemesi yeter. - Hz. Ömer (r.a.)
  • İktisat eden zenginleşir, israf eden fakirleşir. - Bezzar
  • İktisat, az şeyi çoğaltır, israf, çok şeyi azaltır. - Hz. Ali (r.a)
  • İsraf etmede hayır, hayırda israf olmaz. - İmam-ı Azam
  • İsraf sefahetin, sefahet sefaletin kapısıdır. - Said-i Nursî
  • İsraf, başkasının hakkını kendi namına kullanmaktır. - Ahmed Ulukaya
  • İsrafçılar dünyayı kendilerine ait zannederler. - Eyyüb Sabri Osmanoğlu
  • Kişinin dostu, iktisadı; düşmanı da israfıdır. - Hukemâ
  • Küçük harcamalardan sakının. Ufacık bir delik, koskoca gemiyi batırmaya yeter.
İsraf - Risale-i Nur Külliyatı
İkinci bir sual: "Kur´ân´da sarîhan ve zımnen ve işareten, âhiret ve tevhidi ve beşerin mükâfat ve mücâzâtını binler defa ispat edip nazara vermenin ve her sûrede, her sayfada, her makamda ders vermenin hikmeti nedir?"
Elcevap: Daire-i imkânda ve kâinatın sergüzeştine ait inkılâplarda ve emanet-i kübrayı ve hilâfet-i arziyeyi omuzuna alan nev-i beşerin şekavet ve saadet-i ebediyeye medar olan vazifesine dair en ehemmiyetli, en büyük, en dehşetli meselelerinde, en azametlilerini ders vermek ve hadsiz şüpheleri izale etmek ve gayet şiddetli inkârları ve inatları kırmak cihetinde, elbette o dehşetli inkılâpları tasdik ettirmek ve o inkılâpların azametinde büyük ve beşere en elzem ve en zaruri meseleleri teslim ettirmek için, Kur´ân, binler defa değil, belki milyonlar defa onlara baktırsa yine israf değil ki, milyonlar kere tekrarla o bahisler Kur´ân´da okunur, usanç vermez, ihtiyaç kesilmez.

Sözler | Yirmi Beşinci Söz

Dördüncü Bürhan: Üçüncü bürhanı izah eder. Bütün fenlerin şehadetiyle, fıtratta israf yoktur. Eğer insan-ı ekber denilen alemdeki hikmetleri idrakten aciz isen, alem-i asgar denilen insandaki nüktelere, hikmetlere dikkat et.
Evet, fenn-i menafiü´l-a´zanın şerh ve beyan ettiği vecihle, insanın cisminde, herbirisi bir menfaat için takriben iki yüz küsur kemik vardır. Ve herbirisi bir fayda için altı bin damar vardır. Ve hüceyrata hizmet eden yirmi dört bin mesame ve pencere vardır. O hüceyratta cazibe, dafia, mümsike, musavvire, müvellide namıyla, herbirisi bir maslahat için beş kuvvet çalışıyor. Alem-i asgar böyle olsa, insan-ı ekber ondan geri kalır mı? Ruha nisbeten ehemmiyetsiz olan ceset bu derece israftan uzak bulunsa, ne suretle cevher-i ruhla asarında, emellerinde, efkarında ve maneviyatında israf olur. Çünkü, saadet-i ebediye olmasa, bütün maneviyat kurur. O hakikatler, israf memleketine kaçarlar. Acaba dünya kadar kıymetli olan bir cevhere malik olmakla, hem daima onun zarfını ve gılafını muhafaza ettikten sonra, o cevheri birden bire yere vurup kırmak ihtimali var mıdır? Hangi akıl kabul eder? 

İşaratül-İcaz | Hurûf-u Mukattat