Düzeltmek - Ansiklopedik bilgi
Düzeltmek

1. Düzgün duruma getirmek
2. Bozukluğunu gidermek, onarmak
3. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek
Düzeltmek - Ayet mealleri
Bakara (Sığır) Suresi 160. ayet:
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.

Bakara (Sığır) Suresi 182. ayet:
Bunun yanında, kim, vasiyet edenin haksızlığa eğilim göstereceğinden ya da günaha gireceğinden korkup da ikisinin (tarafların) arasını bulup-düzeltirse, artık ona günah yoktur. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Bakara (Sığır) Suresi 224. ayet:
Bir de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah´ı engel kılmayın.  Allah işitendir, bilendir.

Nisa (Kadınlar) Suresi 35. ayet:
(Kadın ile kocanın) Aralarının açılmasından korkarsanız, bu durumda erkeğin ailesinden bir hakem, kadının da ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar, (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da aralarında başarı sağlar. Şüphesiz, Allah, bilendir, haberdar olandır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 114. ayet:
Onların "gizlice söyleşmelerinin" çoğunda hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim Allah´ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.

Nisa (Kadınlar) Suresi 128. ayet:
Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, barış ile aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha hayırlıdır. Nefisler ise "kıskançlığa ve bencil tutkulara" hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik yapar ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

Nisa (Kadınlar) Suresi 129. ayet:
Kadınlar arasında adaleti sağlamaya -ne kadar özen gösterseniz de- güç yetiremezsiniz. Öyleyse, büsbütün (birine) eğilim (sevgi ve ilgi) gösterip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve sakınırsanız, şüphesiz, Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Maide (Ziyafet) Suresi 39. ayet:
Ancak kim işlediği zulümden sonra tevbe eder ve (davranışlarını) düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Muhakkak Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. 

Enam (Davar) Suresi 48. ayet:
Biz elçileri müjde vericiler ve uyarıp-korkutucular olmaktan başka (bir nedenle) göndermiyoruz. Şu halde kim iman ederse ve (davranışlarını) düzeltirse, artık onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.

Araf (Orta Yer) Suresi 35. ayet:
Ey Ademoğulları, içinizden size ayetlerimi haber veren elçiler geldiğinde, kim sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltirse işte onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır.

Enfal (Ganimetler) Suresi 1. ayet:
Sana savaş-ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah´ın ve Resûlündür. Buna göre, eğer mü´min iseniz Allah´tan korkup-sakının, aranızı düzeltin ve Allah´a ve Resûlü´ne itaat edin."

Yunus Suresi 81. ayet:
Onlar atınca, Musa dedi ki: "Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah, bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez."

Neml (Karınca) Suresi 44. ayet:
Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman´la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah´a teslim oldum."

Secde Suresi 9. ayet:
Sonra onu "düzeltip bir biçime soktu" ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?

Muhammed Suresi 2. ayet:
İman edip salih amellerde bulunan ve Muhammed´e indirilen (Kur´an)a -ki o Rablerinden bir haktır- İman edenlerin (Allah), kötülüklerini örtüp-bağışlamış, durumlarını düzeltip-ıslah etmiştir.

Muhammed Suresi 5. ayet:
Onları hidayete erdirecek ve durumlarını düzeltip-ıslah edecektir.

Hucurat (Odalar) Suresi 9. ayet:
Mü´minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin. Şayet biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, artık tecavüzde bulunanla, Allah´ın emrine dönünceye kadar savaşın; eğer sonunda (Allah´ın emrini kabul edip) dönerse, bu durumda adaletle aralarını bulun ve (her konuda) adil davranın. Şüphesiz Allah, adil olanları sever.

Hucurat (Odalar) Suresi 10. ayet:
Mü´minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah´tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.
Düzeltmek - Kitap Tanıtım
Düzeltilmesi Gereken Kavramlar
Prof. Muhammed Kutub
RİSALE YAYINLARI

Muhammed Kutub bu eserinde günümüz müslümanının öncelikle yapacağı ilk işin zihinde yer eden kavramların yanlış yorumlardan ayırt edilerek tashih edilmesi doğru temeller üzerine oturtulması ve berraklaşması olduğunu dile getirmektedir. Bu olmaksızın atılacak diğer adımların başarısızlığa mahkum olacağını belirten M.Kutub bu gerçekten hareket ederek Kelimei Tevhid Kaza-Kader Medeniyet İbadet kavramları üzerinde durmaktadır.


Düzeltmek - Muhtelif yazılar
DÜNYAYI DÜZELTMEK İÇİN

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti.
Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı:
- Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim! dedi. Sonra düşündü:
- Oh be, kurtuldum! En iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!
Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi:
- Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz! dedi.
Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu.
Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı:
-Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzettiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!
Düzeltmek - Özlü sözler
  • Alime sormuşlar: Üstün başın niçin perişan? Alim yanıt vermiş: İçimi düzeltmekten fırsat bulup da dışımı düzeltemiyorum.
  • Başkalarının bana uymayan düşüncelerine tahammül etmeye ve itirazlarımı apaçık ileri sürmemeye kendimi alıştırdım. Karşımdakinin düşüncelerine ait şartları ve bu şartların bu düşünceyi haklı saydırmaya imkan verip vermediğini tetkike ehemmiyet verdim.  "Şüphe yok ki ",  "muhakkak ki ", gibi kati kelimeleri kullanmaktan çekinmeye ve onların yerine "zannederim ",  "tahminime göre" gibi tabirleri kullanmaya başladım. Bu sayede herkesle rahat konuşabildiğimi görüyorum. Kimse sözlerime itiraz etmiyordu. Bu sayede başkalarının yanlışını düzeltme imkanı buluyordum. - Benjamin Franklin
  • Başkasını düzeltebilmek için önce kendinizi düzeltiniz.
  • Bir insan sadece yaşayarak, bir başkasına, düzeltilmeyecek kadar zarar verebiliyormuş. - Haruki Murakami
  • Bir kişi "davranışı" demek değildir. Biz de, başkaları da her zaman yanlışlarımızı düzeltebiliriz. Yanlış yaşamak kimsenin yazgısı olamaz.
  • Çocuğunda sevmediğin bir davranış görüyorsan, o davranış senin yaptığın davranıştır. Kendini düzelt. - Hasan-ı Basri
  • Devrimler, kusurların düzeltilmesi; ihtilaller de çoğu kere gücün el değiştirmesidir. - Bulwer Lytton
  • Durma üz kendini üzebildigin kadar, hatalarını düzeltecekse. Düşünme hiç şu anını, düşüncesizlik garantiliyorsa yarını. Ve kork ölümden ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse. -  Shakespeare
  • Eğer bir ülkede yönetici olsaydım ilk iş olarak dili düzeltirdim. Çünkü dilde bozukluk varsa söylenen şey, söylenmek isteneni anlatmaz; eğer söylenen istenen anlamı yansıtmazsa, yapılması istenen şey yapılmaz; eğer istenen yapılmazsa, ahlak ve sanat bozulmaya uğrar; eğer ahlak ve sanat bozulursa, adalet doğru yoldan çıkar; eğer adalet doğru yoldan çıkarsa, halk çaresiz bir bunalıma sürüklenir. Sonunda söylenen söz hakkında doğru karar verme fırsatı kalmaz. - Konfüçyüs
  • En iyi dost yanlışlarımızı görüp düzeltmeye çalışan dostturİyi bir öğretmen kendini yavaş yavaş gereksiz kılabilen öğretmendir.
  • Fikirlerini hiç değiştirmeyen ve hatalarını hiç düzeltmeyen kişi yarın bugünkünden daha bilge olmayacaktır. - Tyrone Edwards
  • Gerçek başarısızlar, yanılgılarını deneyimleri ile düzeltemeyenlerdir.
  • Hataları saklamak düzeltmekten daha çok acı verir. - Benjamin Franklin
  • İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: kendisi. - Aldous Huxley
  • İnsanlar her gün saçını düzeltiyor da, kalbini neden düzeltmiyor? - Che Guevara
  • İnsanları teşvik ediniz. Düzeltmek istediğiniz yanlışları kolaylıkla ıslah edilecek gibi gösteriniz. Yaptırmak istediğiniz işi karşınızdakinin kolayca başaracağınıza inandırınız. İş yaptırmak için rekabet hissini hızlandırmak gerekir.  İnsanların en güzide meziyetleri takdir ve teşvik ile gelişir. - Schwab
  • Kalp kırmak o kadar kolay ki, bir hata yaparsın hemen kırılır. Peki! ya o kırılan kalbi düzeltmek kırmak kadar kolay mıdır?
  • Sesinde ne var biliyor musun ev dağınıklığı var.İkide bir elini başına götürüp, rüzgarda dağılan yalnızlığını düzeltiyorsun. - Cemal Süreya
  • Sıkıştığımız anlarda kaçarız bir yerlere. Ya geride kalanlar? Düzeltmek dururken bu kaçmalar niye? Arkamızda bıraktıklarımızın suçu ne?
  • Şunu unutma ki, düşünceni değiştirmek ve senin yanlışlarını düzelten birisinin söylediklerine uymak özgürlüğünden taviz vermek anlamına gelmez. Çünkü bu değişiklik, senin iradenle olmuştur, kendi arzuna, değerlendirmene ve anlayışına uygun olarak yapılmıştır. Eğer gerçekten sahip olduğumuz biricik şey, içinde bulunduğumuz an ise ve sahip olmadığımız bir şeyi yitirmemiz de mümkün olmadığına göre, birisinin elimizden alabileceği tek şey yaşadığımız andır.
  • Temiz bir kalp, zehirli dillerin bozduğunu düzeltir. - Homeros
  • Uşağım dahi olsa, hatalarımı düzelten efendim olur. - Goethe
  • Yanlış yapmayan insan yoktur. İnsanlık yanlışını kabul ve düzeltmekle ölçülür. - Albert Einstein
  • Yıkmak düzeltmekten, yalan söylemek ispatlamaktan daha kolaydır. - Arthur Schopenhauer
Düzeltmek - Risale-i Nur Külliyatı
Mütemadiyen firak ve zeval ile o alâkalar kesilip, sende hadsiz yaralar açılır. Bahusus âhireti bilmediğin için, ölümü idam-ı ebedî tahayyül ettiğinden, adeta, güya yara bere içinde, dünya kadar hastalıklı bir vücudun var. İşte en evvel, hadsiz yaralı ve hastalıklı bu büyük mânevî vücudun hadsiz hastalıklarına katî ilâç ve katî şifa verici bir tiryak olan İmân ilâcını aramak ve itikadını düzeltmek gerektir ki, o ilâcı bulmakta en kısa yol, bu maddî hastalığın yırttığı gaflet perdesinin altında sana gösterdiği aczin ve zaafın penceresiyle, bir Kadîr-i Zülcelâlin kudretini ve rahmetini tanımaktır.

Lemalar | Yirmi Beşinci Lem´a 

Fıtratı değiştirmek değil, onun mecraını düzeltmek esastır

Tahmin ederim ki, nâsihlerin nasihatları şu zamanda tesirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlâksız insanlara derler: "Hased etme, hırs gösterme, adavet etme, inat etme, dünyayı sevme!" Yani, "Fıtratını değiştir!" gibi, zahiren onlarca mâlâyutak bir teklifte bulunurlar. Eğer deseler ki, "Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz"; hem nasihat tesir eder, hem daire-i ihtiyarlarında bir emr-i teklif olur.
Mektûbat, s. 38.

Hizmet Rehberi | Üçüncü Bölüm